İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/552 E. 2024/493 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/552
- Karar No
- 2024/493
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/552 Esas KARAR NO : 2024/493 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2022 KARAR TARİHİ : 08/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalı ... Tic. A.Ş. ile sözlü satım ilişkisine dayanarak kurduğu satım sözleşmesi gereği müvekkili şirket tarafından ödenmesi kararlaştırılan 800.000,00 TL karşılığında davalı şirket tarafından emtia edilecek 45.000 kutu nitril eldiven için borçlu müvekkili şirket tarafından 01.10.2020 tarihinde fatura kesildiğini, müvekkili şirketin 01.10.2020 tarihinde adına kesilmiş olan fatura bedelini ... Bankası aracılığıyla aynı gün 800.000,00 TL'yi ödediğini, ancak davalı şirketin emtia edilmesi gereken 45.000 kutu nitril eldiveni teslim etmediğini, müvekkili şirketin davalı şirket tarafından oyalanarak, akit gereği edimini yerine getirmiş olan müvekkilini şirkete malzemeler teslim edilmediği gibi gecikme olup olmayacağı yönünde bir bildirim de yapılmamış olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete 26.10.2020 tarihinde iade faturası kesilerek gönderildiğini, davalı şirket tarafından iade faturasına ilişkin yasal süre olan 8 gün içinde herhangi bir itiraz olmadığı için faturanın kesinleştiğini, TTK'nın m.21/2 hükmünde “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” denilmek suretiyle söz konusu emtianın gerçekleşmediği ikrar edildiğini, davalı hakkında 15.09.2021 tarihinde ... 23. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasıyla taraflar arasındaki anlaşmaya binaen genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı şirketin haksız itirazı ile takibin durdurulmasına binaen taraflarınca 28.10.2021 tarihinde ticari uyuşmazlık konusuyla takip çıkışı ve ferilerinin talebiyle arabuluculuk başvurusu yapıldığını, iki oturum sonucunda 08.12.2021 tarihinde anlaşamama ile uyuşmazlık giderilemediğini, davacı müvekkilinin davaya konu emtiaya yönelik kararlaştırılan bedeli yatırmasına rağmen davalı şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasında imzalanan anlaşmaya aykırı davrandığını, BK Md. 112 gereği "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." olduğunu, davalı şirket tarafından emtianın verilmemesi neticesinde bundan doğan zararın giderilmesi gerektiğini beyan ederek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen alacakların zamanaşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin takip tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığını, takip talebi ile müvekkilinden talep edilen işlemiş faiz miktarlarının da hatalı hesaplandığını, takip öncesi temerrüde düşürülmeyen müvekkilinden işlemiş faiz talebinde bulunulmasının da hukuka aykırı olduğunu, takip öncesi ve gerekse de takip sonrası dönem için talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu, alacağın varlığı ve varsa miktarının ne olduğunun ancak yargılama neticesinde belirlenebilir olacağından, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı tarafça müvekkili aleyhine kötü niyetle takibe geçildiğinden, müvekkili lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehlerine vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. ... 23. İcra Dairesi'nin...takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde, Davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 920.600,00.-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 02/05/2023 tarihli ara karar ile, davacı şirketin bulunduğu yer itibariyle ilgili mahkemesine talimat yazılarak, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ve bilirkişi raporu alınması için dosyanın mali müşavir bilirkişisine tevdine karar verilerek, Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda neticeten; "Davacıya ait 2020-2021-2022 yılı yasal defterlerinin 213 sayılı VUK'nun 220-226 md. ile 6102 sayılı TTK'nun 64-67 md. gereğince açılış tasdiklerinin, TTK 64.md. gereği yapılması gereken yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresinde ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, yasal defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu haliyle davacının 2020-2021 yılı yasal defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır. Davacının ticari defter kayıtlarında davalı firmaya ait hesap hareketlerini takip ettiği ... adlı Alıcılar hesabında 800.000,00 TL borç bakiyesinin devam ettiği, Davacı ...Tic. San. Ltd. Şti. tarafından, davalı ... Tic. A.Ş. arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının “45,000 Kutu Nitril Eldiven ön ödeme” açıklaması ile, 01.010.2020 tarihli 800.000,00 TL bedeli banka yoluyla ödemesine takiben, davalının aynı gün bu tutara fatura düzenlediği, Davacı firmanın fatura içeriği malın teslim edilmemesine istinaden 26.10.2020 tarihinde iade faturası kestiği, davalının malın teslimine ilişkin dosyaya kanıtlayıcı belge sunmadığı, faturanın başlı başına malın teslimine ilişkin kanıtlayıcı belge sayılamayacağı, Davacının iade faturası tarihi olan 26.10.2020 tarihinden itibaren işlemiş faiz talep etmiş olsa da faturada borcun ödenmesine yönelik herhangi bir ihtar bulunmadığı ve takip tarihine kadar ödeme ihtarına yönelik belge bulunmadığı üzere işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, icra takibinden itibaren ödeme gününe kadar geçecek süre için faiz istenebileceği..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 05/10/2023 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna beyan ve itirazlarını sunmuştur. 13/04/2023 tarihli celsede dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, Sözleşmeler Alanında Uzman ..., Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporunda ise; Davalı şirketin 2020-2021-2022-yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, 01.09.2023 tarihinde ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat raporuna istinaden; Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerde Davalı şirketten 800.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, Davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerde Davacı şirketten 800.000,00 TL tutarında borçlu olduğu görülmüştür. Davalı şirket bilirkişi incelemesine ve dosya kapsamına malın teslimine ilişkin dayanak belge sunulmadığı ve Davacı şirketin Davalı şirkete 26.10.2020 tarihinde ...” no'lu *Nütril Eldiven” açıklamasıyla” düzenlediği iade faturası her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nun “Fatura ve teyit mektubu” başlıklı 21. Maddesinin ikinci fıkrası gereğince 8 gün içerisinde Davalı şirkete iade edilmemiştir. Ancak Davalı şirketin de bu faturaya itirazı olmayıp ticari defterlerin de kayıtlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda Davacı şirketin Davalı şirketten 800.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, Davacı şirketin takip öncesi faiz talebi açısından; a.“Sebepsiz zenginleşme” kurallarının uygulanacağının kabul edilmesi halinde 111.326,03 TL, faiz talep edilebileceği, b.“sözleşme” hükümlerinin uygulanacağı kabul edildiğinde takip öncesi faiz talebinde bulunulamayacağı..." şeklinde rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 25/03/2024 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna karşı beyanlarını dosyaya ibraz etmiştir. Taraflar arasındaki ihtilafın; Taraflar arasında kurulan satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, işlemiş faiz ve miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Türk Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir.Böylelikle, ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması; birbirini tutması ve doğrulaması şarttır. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, icra takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, dava, ... 23. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ... A.Ş. ile sözlü satım ilişkisine dayanarak kurduğu satım sözleşmesi gereği müvekkili şirket tarafından ödenmesi kararlaştırılan 800.000,00 TL karşılığında davalı şirket tarafından emtia edilecek 45.000 kutu nitril eldiven için 01.10.2020 tarihinde fatura kesildiğini, müvekkili şirketin 01.10.2020 tarihinde adına kesilmiş olan fatura bedelini ... Bankası aracılığıyla aynı gün 800.000,00 TL'yi ödediğini, ancak davalı şirketin 45.000 kutu nitril eldiveni teslim etmediğini ifade ettiği anlaşılmıştır. Taraf ticari defter ve kayıtlarının mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde oluşturulan rapora göre, davalı şirketin 2020-2021-2022-yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğini haiz ticari defterlerde davalı şirketten 800.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete 800.000,00 TL tutarında borçlu olduğu görülmüştür. Davalı tarafça bilirkişi incelemesine ve dosya kapsamına malın teslimine ilişkin dayanak belge sunulmadığı ve davalı şirketin de düzenlenen faturaya itirazı olmayıp ticari defterlerin de kayıtlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının, davalı şirketten 800.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu kanaatine varılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Taraflar tacir olup davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarname vs sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan takip öncesi işlemiş faiz talebi açısından sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabileceği yönündeki bilirkişi raporundaki görüş benimsenmemiştir. Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; sözleşme tarihi ile icra takip tarihi arasında dahi TBK'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 1-... 23. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının 800.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 160.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54.648,00.-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 20.324,55.-TL (4.603,00.-TL'si icra dosyasından) mahsubu ile, eksik kalan 34.323,45.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 118.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınrak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 19.296,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından bu dava sebebi yapılan 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 273,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 11.50.-TL vekalet harcı, 80,70.-TL başvurma harcı, 20.324,55.-TL peşin harç olmak üzere toplam 33.689,75.-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre 29.276,34-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.135,20-TL'sinin davalıdan, 184,80.-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (davalı vekilinin e duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2024. Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır