İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/275 E. 2024/753 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/275
- Karar No
- 2024/753
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/275 Esas KARAR NO : 2024/753 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 02/07/2020 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS... KARAR SAYILI DOSYASINDA; DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/10/2021 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, Osmaniye Mah., ..., Ada ..., parsel ...’de kayıtlı toplam 22.418 m²lik arsa vasıflı taşınmazın maliki olup anılan taşınmazın 2.719 m²lik bölümü 01.07.2002 başlangıç ve 01.07.2012 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıl süreliğine akaryakıt satış ve servis istasyonu olarak kullanılmak üzere davalı şirkete kiralandığını, kira sözleşmesinde de taşınmazın arsa vasıflı taşınmaz olduğu belirtildiği gibi kira süresi başlığı altında 01.07.2002’den 01.07.2012 tarihine kadar 10 yıldır şeklindeki hüküm ile kira sözleşmesinin süresi ve bitiş tarihinin de açık ve net olarak belirtildiğini, düzenlemeler çerçevesinde; kira sözleşmesinin süresinin belirli olması halinde kira sözleşmesinin belirlenen sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceğini, kira sözleşmesinin belirsiz süreli olması halinde ise 818 sayılı BK’nun 262. maddesinde, TBK’nun ise 327. maddesinde gösterilen sürelere uyulmak suretiyle sona erdirileceğinin hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki kira sözleşmesine konu taşınmazın arsa vasıflı olmasının daha açık bir ifadeyle çatısız bir yapı olması nedeniyle anılan kira sözleşmesini, olay tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun adi kira hükümlerine tabi bir sözleşme olup sözleşmedeki “01.07.2002’den 01.07.2012 tarihine kadar 10 yıldır” şeklindeki hüküm nedeniyle de belirli süreli bir sözleşme olduğunu, bu nedenle taraflarca sözleşmede kararlaştırılan sürenin sonunda kira sözleşmesinin herhangi bir ihtara gerek olmadan kendiliğinden sona ereceği hususunun taraflarca bilindiğini, esasen davalı şirketin iştigal konusu nedeniyle sahip olduğu akaryakıt istasyonu ağına istinaden benzer nitelikte kira sözleşmelerini binlerce kez yapmış olup kira sözleşmesinin hukuki niteliğinden haberdar olduğunu, davalı şirket ile yapılan sözleşmede kira bedeli olarak aylık 30.000-USD kararlaştırılmış olup sözleşme bitim tarihinden evvel müvekkili şirket yetkililerinin davalı şirket yetkilileri ile iletişime geçtiğini ve sözleşmenin kira bedeli güncellenerek yenilenebileceği hususunun bildirilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, sözleşmenin bitim tarihinde davalı şirket tarafından kiralanan yerin tahliye edileceğini düşünerek kiracı arayışına girdiğini, bu süreçte dava dışı...A.Ş. tarafından taşınmazın kiralanmak istendiğini ve müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasında 13.03.2013 tarihinden itibaren yıllık 1.100.000–USD+KDV kira bedeli üzerinden 10 yıllık kira sözleşmesinin imzalanmasına karar verildiğini, dava konusu taşınmaza yeni kiracı bulunması nedeniyle kira sözleşmesinin adi kira sözleşmesi olduğu ve kira süresinin belirli süreli olduğu, 01.07.2012 tarihinde sona ereceği kira sözleşmesinde açık ve net olarak belirtilmiş olmasına ve yine davalı şirketin benzer sözleşmeleri binlerce kez yapmış olmasına rağmen herhangi bir kaybı olmaması adına müvekkili şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği' nin 26.01.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete bir kez daha bildirildiğini, ihtarnamenin tebliği üzerine; davalı şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş ...Noterliği’nin 29.06.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile şifahen yapılan görüşmelerden farklı olarak; “taşınmazın 6570 sayılı yasaya tabi olduğu ve bu nedenle taşınmazın tahliye edilmeyeceği” hususunun bildirildiğini, davalının müvekkilinin tüm ihtarlarına rağmen taşınmazı tahliye etmemesi üzerine İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla davaya konu taşınmazın tahliyesi talebiyle dava açıldığını, müvekkilinin TTK hükümlerine göre ticari bir şirket olup maliki olduğu ve net 2.719 m2 gibi geniş bir alana ve bununla birlikte tesisleri ile akaryakıt satış ve servis istasyonuna sahip arazi niteliğindeki taşınmazı kiraya vermesindeki amacın kar ve gelir elde etmek olduğunun açık olduğunu, davalı şirketin yasadaki açık düzenlemeler gereğince taşınmazı 01.07.2012 tarihinde tahliye etmesi gerekirken, tahliye etmeyerek 01.07.2019 tarihine kadar toplam 7 sene kullanmaya devam ettiğini ve müvekkilinin taşınmaz üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisini engellediğini, bu süre boyunca müvekkilinin taşınmazdan elde edeceği gelirden mahrum kalmasına sebebiyet verdiğini beyanlarla davanın kabulü ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin maddi zararından şimdilik 740.000-USD’nin sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.07.2012 tarihinden itibaren USD mevduata Kamu Bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etttiklerini, müvekkili şirket ... A.Ş.'nin dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir zaman fiili bir faaliyetinin söz konusu olmadığını, davacı tarafından Kira Sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi dışında taşınmazın haksız olarak fiili kullanımı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarar iddiasından taşınmazda fiilen faaliyet göstermeyen müvekkili şirketin sorumlu tutulması imkanı bulunmadığını, nitekim sektöre ilişkin olarak daha önce verilen emsal Yargıtay Kararları'nda da Dağıtım şirketleri tarafından amblem ve markası altında akaryakıt satışı yapılmasının dahi fiili olarak taşınmaz üzerinde faaliyette bulunma anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin huzurdaki davadaki taleplerden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu ve husumet itirazında bulunduklarını, huzurdaki davada iddia edilen zararı kabul etmemekle birlikte her halukarda müvekkili tarafından taşınmaz üzerinde hiçbir fiili faaliyeti söz konusu olmadığından kendisine bir husumet yöneltilmesi imkanının da bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline iddia edilen zarar yönünden bir husumet yöneltilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davanın kira sözleşmesinin sona erdiği ve kiracılık sıfatı kalmadığından bahisle sözleşmesel ilişkiye dayanmaksızın Haksız Fiile dayalı Maddi Tazminat davası olduğunu, T.B.K. 72. madde uyarınca zamanaşımı süresinin iddia edilen haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren 2 yıl olduğunu, işbu davada ise bu 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından kira sözleşmesinin sona erdiğinden bahisle müvekkili aleyhine öncelikle İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden tahliye davası açıldığını, ilgili dosyada davanın kabülüne karar verilmişse de dosyanın İstinaf aşamasında olup halen derdest olduğunu, ayrıca davacı tarafından bununla da yetinilmeyerek akabinde müvekkili aleyhine ecrimisil tazminatı talepli olarak Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığnı, ilgili davada görevsizlik kararı verilmiş olup fakat dosyanın halen derdest olduğunu, aynı konuya ilişkin taleplerin dava konusu yapılmış olması nedeniyle derdestlik itirazında da bulunduklarını, davacı tarafından bir başka dağıtım şirketi ile akdedildiği iddiası ile sunulan Adi Yazılı Kira Sözleşmesinin davacının doğrudan kar mahrumiyeti zararı olarak değerlendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi mahkeme tarafından ilgili sözleşmeye itibar edilecek olması halinde ilgili dağıtım şirketinden bu kira sözleşmesinin taraflar arasında hukuken yürürlüğe girip girmediği, ilgili kira bedeli ile hukuken bağlı olup olmadıkları, bu konuda hukuken sözleşmenin geçerli olabilmesi için gerekli olan yönetimden iç onaylarının alınıp alınmadığı ve ilgili sözleşmenin hukuken halihazırdaki akibetinin ve halen yürürlükte olup olmadığının araştırılmasını da talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kar mahrumiyeti talep edilemeyecek olması yanında ilgili dönem ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından kira sözleşmesinin devam etmesi nedeniyle her yıl sözleşme uyarınca peşin olarak yatırıldığını ve davacıya ödenmiş bulunan kira bedelleri bulunduğunu, bu konuda, 15.07.2017-15.07.2018 dönemi ile ilgili olarak da İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin...D. İş sayılı dosyası üzerinden talep edilen tevdi mahal tayini taleplerinin de kabul edilerek, mahkeme tarafından tayin edilen banka hesabına kira bedeli peşin olarak yatırılığını, diğer dönemler ilgili olarak da gerek davacının banka hesaplarına yapılan kira bedelleri ödemesi ve gerekse sair tevdi mahal ödemelerinin de bulunduğunu, dolayısıyla bu konuda, müvekkili şirketin ticari defterlerinin ve ilgili tevdi mahal kararlarının ve ödemelerinin incelenmesini ve bugüne kadar ödenen kira bedellerinin ticari defterleriden tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kiracı olarak ilgili sözleşme kapsamında tüm kira bedellerini davacıya ödemiş olup bunun dışında kendisinden bir başka talepte bulunulamayacağının ortada olduğunu, aksi ihtimal halinde ise müvekkili şirket tarafından yapılan tüm kira bedeli ödemeleri ile ilgili olarak takas ve mahsup talebinde bulunmakla mahkeme tarafından taleplerin kabulü ihtimalinde müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödemelerin de bilirkişi marifetiyle tespit edilerek takas ve mahsup defi talepleri doğrultusunda nazara alınmasını talep ettiklerini, zira davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için talebin kabulü ihtimalinde dahi müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödemeler nazara alınmaksızın tazminat talebinin kabulünün hukuken mümkün olmadığını beyanlarla davacının dava dilekçesindeki hiçbir iddiasını kabul etmedikleri ve tüm iddia ve beyanlarına açıkça itiraz ettiklerini, yetkisizlik kararı verilerek, huzurdaki davanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın gerek usuli ve gerekse de esasa ilişkin tüm itirazlarımız uyarınca reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas...0 Karar Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, Osmaniye Mh., ... pafta, ... ada, ...de kayıtlı toplam 22.418 m²’lik arsa vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, anılan taşınmazın 2.719 m²’lik bölümünün 01.07.2002 başlangıç ve 01.07.2012 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıl süreliğine akaryakıt satış ve servis istasyonu olarak kullanılmak üzere davalı şirkete kiralandığını, kira sözleşmesinde de taşınmazın arsa vasıflı taşınmaz olduğu belirtildiği gibi kira süresi başlığı altında 01.07.2002’den 01.07.2012 tarihine kadar 10 yıldır şeklindeki hüküm ile kira sözleşmesinin süresi ve bitiş tarihi de açık ve net olarak belirtildiğini, Türk hukuk sistemine göre kira sözleşmesinin süresinin belirli olması halinde kira sözleşmesinin belirlenen sürenin sonunda kendiliğinden sona erdiğini, kira sözleşmesinin belirsiz süreli olması halinde ise 818 sayılı BK’nun 262. maddesinde, TBK’nun ise 327. maddesinde gösterilen sürelere uyulmak suretiyle sona erdirileceğinin hüküm altına alındığını, davalı şirketin iştigal konusu nedeniyle sahip olduğu akaryakıt istasyonu ağına istinaden benzer nitelikte kira sözleşmelerini binlerce kez yapmış olup kira sözleşmesinin hukuki niteliğinden haberdar olduğunu, davalı şirket ile yapılan sözleşmede kira bedeli olarak aylık 30.000,00-USD kararlaştırıldığını, sözleşme bitim tarihinden evvel müvekkili şirket yetkililerinin davalı şirket yetkilileri ile iletişime geçtiğini ve sözleşmenin kira bedelinin güncellenerek yenilenebileceği hususunun bildirilmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, sözleşmenin bitim tarihinde davalı şirket tarafından kiralanan yerin tahliye edileceğini düşünerek kiracı arayışına girdiğini, bu süreçte dava dışı ...A.Ş. tarafından taşınmazın kiralanmak istendiğini ve müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasında 13.03.2013 tarihinden itibaren yıllık 1.100.000,00-USD+KDV kira bedeli üzerinden 10 yıllık kira sözleşmesinin imzalanmasına karar verildiğini, davalı şirketin herhangi bir kaybı olmaması adına müvekkili şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 26.01.2012 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; borçlar kanununun hükümleri gereğince kira akdinin süresinin bitim tarihinde sona ereceği, kira akdinin devam ettirilmeyeceği ve bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan süre sonunda taşınmazın tahliye edilmesi gerektiğinin davalı şirkete bir kez daha bildirildiğini, akabinde davalı şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş ...Noterliği’nin 29.06.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile şifahen yapılan görüşmelerden farklı olarak; taşınmazın 6570 sayılı yasaya tabi olduğunun ve bu nedenle taşınmazın tahliye edilmeyeceğinin bildirildiğini, davalı şirketin taşınmazı tahliye etmemesi üzerine; İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...esas sayılı dosyasıyla davaya konu taşınmazın tahliyesi talebiyle dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde; İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E.-...K. sayılı ve 19.06.2018 tarihli kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verildiğini, davalı şirketin kararı istinaf ederek taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, nihayetinde sözleşmenin bitim tarihinden tam 7 sene sonra 01.07.2019 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, aradan geçen süre zarfında müvekkili şirketin taşınmaz üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisini engellediğini ve bu süre boyunca müvekkili şirketin taşınmazdan elde edeceği gelirden mahrum kalmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirket bu süreç içinde süresi biten kira sözleşmesinde belirlenen yıllık toplam 360.000,00-USD miktarındaki bir bedeli ödemeye devam etmiş ise de müvekkili şirketin, dava dışı... Petrol A.Ş. örneğinde olduğu üzere yıllık elde edeceği 1.100.000,00-USD kira gelirinden mahrum kaldığının açık olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelenmesi üzerine "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin maddi zararından şimdilik 740.000,00-USD’nin sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.07.2012 tarihinden itibaren USD mevduata Kamu Bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiziyle birlikte tahsili talebiyle davalıdan tahsili” talebiyle İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile kısmi dava açıldığını ve söz konusu davanın derdest olduğunu, müvekkili şirketin maddi zararından bakiye 3.919.943,00-USD’nin tahsili için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ve müvekkili şirketin maddi zararından bakiye 3.919.943,00-USD’nin sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.07.2012 tarihinden itibaren USD mevduata Kamu Bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar Sayılı Dosyasında davalı vekili cevap dilekeçesinde; müvekkili şirket ... Petrol A.Ş.'nin dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir zaman fiili bir faaliyeti söz konusu olmadığını, davacı tarafından huzurdaki davada, kira sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi hariç tutularak taşınmazın haksız olarak fiili kullanımı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarar iddiası ile talepte bulunulduğu nazara alındığında taşınmazda dava konusu dönemlerde hiçbir zaman fiilen faaliyet göstermeyen ve başka bir şirketin faaliyet göstermesi karşısında müvekkili şirketin iddia edilen zararlardan sorumlu tutulması imkanı olmadığını, davada iddia edilen zararı kabul etmemekle birlikte her halukarda müvekkili tarafından taşınmaz üzerinde hiçbir fiili faaliyet söz konusu olmadığından ve kira sözleşmesi hariç tutularak işbu davada maddi tazminat talebinde bulunulması nedeniyle bu konuda hukuken kendisine bir husumet yöneltilmesi imkanı da bulunmadığını, dava dilekçesinde de açıkça ikrar edildiği üzere, kira sözleşmesinin sona erdiği ve kiracılık sıfatı kalmadığından bahisle kira sözleşmesi ile ilgili ilişkiye dayanmaksızın haksız fiile dayalı maddi tazminat davası olduğunu, davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından kira sözleşmesi'nin sona erdiğinden bahisle müvekkili aleyhine öncelikle istanbul ... sulh hukuk mahkemesi'nin ... e. sayılı dosyası üzerinden tahliye davası açıldığını, ilgili dosyada davanın kabülüne karar verilmişse de dosya Temyiz aşamasında olup halen derdest olduğunu, ayrıca davacı tarafından bununla da yetinilmeyerek, akabinde ayrıca müvekkili aleyhine ecrimisil tazminatı talepli olarak Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, davacı tarafından huzurdaki davada kar mahrumiyeti olarak talepte bulunulmakta ise de ilgili kira sözleşmesinin devamının kabulü ihtimalinde huzurdaki davanın kiracılık sıfatının devam etmesi nedeniyle açılamayacağı diğer yandan sözleşmenin süresi sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona erdirdiği iddiasının kabülü halinde de hukukumuzda sözleşmenin sona ermesi sonrası için müspet zarar kapsamında nitelendirilen kar mahrumiyeti talebinde bulunulamayacağının hukuken açık olduğunu, İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan Tahliye davasının derdest olup sair itirazları kapsamında davanın reddedilmesi halinde öncelikle ilgili davanın kesinleşmeden huzurdaki davada herhangi bir karara varılması imkanı bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kar mahrumiyeti talep edilemeyecek olması yanında ilgili dönem ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından kira sözleşmesinin devam etmesi nedeniyle her yıl sözleşme uyarınca peşin olarak yatırılmış ve davacıya ödenmiş bulunan kira bedelleri bulunduğunu, bu konuda, 15.07.2017-15.07.2018 dönemi ile ilgili olarak da İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden talep edilen tevdi mahal tayini taleplerinin de kabul edilerek, mahkeme tarafından tayin edilen banka hesabına kira bedeli peşin olarak yatırıldığını, diğer dönemler ilgili olarak da gerek davacının banka hesaplarına yapılan kira bedelleri ödemesi ve gerekse sair tevdi mahal ödemelerinin de bulunduğunu, diğer taraftan delil olarak sunulan Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında zaten ödenip ödenmemesi gerektiği hususundaki takdirin mahkemeye ait olmak üzere taşınmaza ilişkin ecrimisil tazminatı hesabı zaten yapılmış olup bu tutarlara göre dahi davacının huzurdaki davadaki iddia ve taleplerinin ne kadar fahiş olduğu da bu raporlardan da zaten ortaya çıktığını beyanlarla haksız ve hukuka aykırı davanın gerek usuli ve gerekse de esasa ilişkin tüm itirazları uyarınca reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı deliller hep birlikte incelenmiştir. İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasının Uyap sisteminden celp edilerek yapılan incelemesinde; davacı... AŞ tarafından,...AŞ aleyhine tahkiye istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "Davanın kabulüne, davalının 01/07/2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olarak bulunduğu; Güngören İlçesi, Osmaniye Mahallesi, ...üzerine,... ada, ... parseldeki (Eski adresi; Bakırköy İlçesi, Osmaniye Mahallesi, Yeni Londra Asfatı üzeri, ... ada, ... parsel) mecurdan BK 328 maddesi gereğince kira süresinin tamamlanması nedeniyle tahliyesine..." karar verildiği görülmüştür. Karara karşı yapılan istinaf isteminin, İstinaf mahkemesince esastan reddine dair karar verildiği, Yargıtay 3. HD' nin 2021/6239 esas, 2021/10618 karar sayılı kararıyla da kararın onanmasına karar verildiği anlaşıldı. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas,...karar sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde, davacı ...Holding A.Ş tarafından dosyamız davalısı aleyhine açılan davada, dava dilekçesi ile; taraflar arasındaki kira sözleşmesinin sonlanmış olduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin sonlanmış olduğu hususunun İstanbul ... SHM' nin ... esas nolu dosyası içeriğinde yer alan 16/11/2015 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davalının 01/07/2012 tarihinden itibaren haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın rıza dışı taşınmaza işgal ve müdahalede bulunduğunu, davalının 04/01/2013 tarihinden 01/01/2015 tarihine kadar olan dönem için davacının tazmini gereken ecrimisil alacaklarının (ödemelerin USD cinsinden olması nedeniyle) USD cinsinden hesaplanarak işlemiş faizi ile birlikte tespitine, fesih tarihinden sonra davalının yaptığı bir kısım ödemelerin TBK 100. Mad gereğince öncelikle faiz ve ferilerden mahsubuna, fark bakiyenin fiili ödeme tarihindeki TC merkez bankası efektif satış kuru ticari faizler toplamı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince açılan davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar verildiği, 21.09.2020 tarihli arar karar ile HMK'nun 20.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve dosyada 21/07/2020 tarihli kesinleşme şerhinin bulunduğu anlaşıldı. Bu haliyle Bakırköy ...Asliye Hukuk Mahkmesi' nin dosyasında verilen davanın açılmamış sayılması kararı nedeniyle mahkememizin iş bu dosyası ile mükerrerlik de olmayacağı kanaatiyle bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir. İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D. İş dosyasının incelenmesinde; Tevdi mahalli tayini talep eden ... A.Ş vekilinin talebinin kabulüne karar verildiği; "İstanbul, Bakırköy ilçesi,... Mahallesi,Yeni Londra Asfaltı üzerinde kain ,tapuda pafta ...,ada ...,parsel ... sayısında kayıtlı 22418m2 yüzölçümlü gayrımenkül'ün kira bedellerinin masrafları tevdi mahalli tayini isteyen ...Petrol Aş'ye ait olmak üzere mahkememiz nezdinde ... değişik iş adına tevdi mahalli olarak ... Bankası İstanbul Adalet Sarayı Şubesinin Tayinine... " şeklinde karar verildiği görülmüştür. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na müzekkere yazılarak İstanbul İli, Bakırköy İlçesi , Osmaniye Mah. Pafta ..., Ada ..., parsel ... 'de kayıtlı toplam 22.418 m2 lik taşınmaz üzerinde ilk faaliyet tarihinden itibaren bugüne kadar kimlerin faaliyette bulunduğunun ve faaliyette bulunanların Bayilik Lisansları'nın gönderilmesi istenilmiş, istenilen bilgi belgeler ile bayiilik lisansının gönderildiği görülmüştür. ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, ... A.Ş'nin ve ... A.Ş sicil bilgilerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. İstanbul... Tapu Müdürlüğü' ne yazılan müzekkereye cevap verilerek; İstanbul ili, Bakırköy ilçesi, Osmaniye Mah., Pafta..., Ada ..., parsel ...’de kayıtlı toplam 22.418 m²lik “Arsa Vasıflı” taşınmazın 2.719 m²lik bölümünün 2002 tarihli ilgili kira şerhinin terkinini gösterir aktif/pasif tapu kaydı ile ilgili kira şerhi işleminin terkinine ilişkin tescil istem belgesi ve terkin işlemi evraklarının gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından emsal akaryakıt istasyonlarından ve İstanbul ...Bölge Müdürlüğü'nden davaya konu emsal nitelikte bulunan Benzin istasyonuna ait okunaklı kira sözleşmeleri celp edilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince, dava konusu taşınmazın adresinin Bakırköy ilçe sınırları içerisinde olması ve davacının da kira sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi dışında maddi tazminat talepleri ile ilgili olarak huzurdaki davayı açmış olması nedeniyle huzurdaki davada yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu mahkeme olarak Bakırköy Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu anlaşılmış ise de; açılan davanın gayrimenkulün aynına ilişkin dava olmadığı gibi 08/03/1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay 8. HD 'nin 11/01/2021 tarih ve 2018/7717 Esas 2021/77 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ecrimsilin haksız işgal tazminatı olarak nitelendirilmesi ve HMK md 16 uyarınca davanın zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilmesi karşısında yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. 13/07/2021 tarihli ara karar ile tarafların Türk Ticaret Kanunun hükümleri gereğince tutmakla yükümlü oldukları ticari defter kayıt ve belgeleri, davalı tarafın kiralanan taşınmazı tahliye etmediği iddiası nedeni ile davacı tarafın maddi tazminat talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşuyor ise miktarı konularında tarafların iddia ve itirazlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 10/02/2022 tarihli heyet raporunda; "Öncelikle, 01.10.2012 tarihi ile 01.07.2019 tarihi arasındaki dönemde, piyasa rayiçlerine göre davacının, USD üzerinden aylık olarak elde edecek olduğu toplam kira bedeli tutarı hesaplanmalıdır. Bu hesaplama kurulumuzun uzmanlığı dışında olup, “taşınmaz değerleme uzmanı bir bilirkişi” tarafından yapılmalıdır. Davalı ile davacı arasındaki kira sözleşmesinde kira bedeli aylık 30.000 USD (yıllık 360.000 USD olarak kararlaştırılmış olup; 01.10.2012 tarihi ile 01.07.2019 tarihi arasındaki dönemde, aylık 30.000 USD (yıllık 360.000 USD) üzerinden davacının toplam olarak ne miktarda kira bedeli tahsil etmiş olduğu hesaplanmalıdır. Davacı, bu süreç içindeki bütün kira bedeli tutarlarını tahsil ettiğini, beyan etmiştir. Buna göre; davacının bu süreç içinde tahsil ettiği kira bedelleri tutarı 2.430.000 USD olarak hesaplanmıştır 01.10.2012 tarihi ile 01.07.2019 tarihi arasındaki dönemde, piyasa rayiçlerine göre davacının USD üzerinden aylık olarak elde edecek olduğu toplam kira bedeli tutarından, 13.03.2013 tarihi ile 01.07.2019 tarihi arasındaki dönemde aylık 30.000 USD üzerinden davacının toplam olarak davalıdan tahsil etmiş olduğu 2.430.000 USD'lik kira bedeli tutarı düşülmelidir. Bu suretle, davacının davalıdan, dava tarihi itibariyle, kar mahrumiyeti tazminatı talep edip edemeyeceği ve edebilecekse bu tazminatın miktarının ne kadar olduğu tespit edilecektir. Davacı şimdilik bu alacağının 740.000 USD'lik kısmının tahsilini talep ettiğinden, bu talebi ile bağlı olacaktır.Davacı alacağının, 01.10.2012 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi (3095 sayılı Faiz kanunu md.4/a) ile birlikte tahsili gerekecektir..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, bilirkiş heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri ibraz edilmiştir. Mahkememiz Dosyasına Birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar Sayılı Dosyasının birleştirme işlemi yapıldığı anlaşılarak yargılamaya devam olunmuş bu dosya yönünden ön inceleme yapılarak, 29/09/2022 tarihli celsede; dosyanın taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmek üzere ek rapor tanzimi hususunda bilirkişi heyetine tevdiine, (... ile olan sözleşme ve piyasa rayici olmak üzere) kök raporda ifade edilen piyasa rayicinin tespiti açısından dosyaya gayrimenkul değerleme uzmanı ...'ın eklenmesine karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporunda; Taşınmazın kira değerinin yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda SPK tarafından kabul görmüş Uluslararası Değerleme Standardları ve Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği tarafından hazırlanan ... kapsamında da hesaplanabilmesi için, ... Tapu Müdürlüğünden kadastral durum, ...Belediyesi İmar Müdürlüğünden imar durumu ile imar işlem dosyasının usb ile temini, Lukoil sözleşme tarihinden önceki ve sonraki yıllar itibari ile akaryakıt istasyonun günlük/yıllık cirosu, akaryakıt ürünlerinin (benzin, motorin, Lpg.) mizan verileri, Market ciro, araç yıkama, vb. diğer satış gelirleri, sektörel kapitalizasyon/iskonto oranı ve kar marjına ihtiyaç olup ek raporda heyetimizce tekrar değerlendirilerek hesaplanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış..." yönünde ek rapor ibraz edilmiştir. Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. 28/09/2023 tarihli celsede; Mahkememizce tespit edilen hukuki uyuşmazlık, aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporu ile taraf vekillerinin bilirkşi raporlarına karşı itirazları (Mahkememizin bilirkişi ek raporunda bildirilen eksiklikleri giderme yoluna başvurma saklı kalmak üzere) ve mahkememizin 29/09/2022 tarihli ara kararında geçen (... ile olan sözleşme ve piyasa rayici olmak üzere) ikili hesaplama ve Bakırköy ... ATM'nin ...E. Sayılı dosyasındaki rapor da değerlendirilerek yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişiler Mm..., ... İle Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ...Tarafından düzenlenen heyet raporunda; Davalı tarafından ödenen tutarlar Davacı tarafın kanuni defterlerinde yer aldığı, Davacı tarafından düzenlenen faturaların Davacı tarafın Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Kanuni Defterlerin Açılış ve Kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı /Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, Davalının sözleşme bitiş tarihinden itibaren (01.07.2012) istasyonu boşalttığı tarih aralığında (01.07.2019) aralığında Her yıl için Davalı tarafından yıllık 360.000.- USD karşılığı TL olarak ödeme yaptığı, Davalının dava süresi içerisinde yaptığı TL ödeme tutarı karşılığının 2.520.000.- USD olduğu, Kararı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere tarafımızdan yapılan Alternatif hesaplama; 1- Davacı tarafla, dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen 13.03.2013 İmza tarihli Kira Sözleşmesi'ne istinaden, Davacı tarafça talep edilen sözleşmede yer alan 1.100.000.- USD yıllık kira tutarından Gayrimenkul Değerleme uzmanı tarafından tespit edilen 13.03.2013 İmza tarihi ile taşınmazın tahliye edilmiş olduğu 01.07.2019 tarihi arasındaki (16 Gün, 3 Ay, 6 Yıl) süre için 6.941.557.- USD kira tutarından Davalının tahliye tarihine kadar ödediği 2.520.000.- USD düşüldüğünde Davacının kalan Kira Alacak tutarının 4.421.557.- USD olacağı, Davacının 4.421.557.- USD tutarındaki Kira Alacağının Dava tarihindeki (1,00-USD— 6,8654-TL) kurdan TL karşılığının 30.355.757,43 TL olacağı, 2- Davacı tarafla, dava dışı... A.Ş. arasında düzenlenen 13.03.2013 İmza tarihli Kira Sözleşmesi'ne istinaden, Davacı tarafça talep edilen sözleşmede yer alan 1.100.000.- USD yıllık kira tutarından Gayrimenkul Değerleme uzmanı tarafından tespit edilen taşınmazın davaya konu edildiği ilk tarihle, taşınmazın tahliye edilmiş olduğu 01.07.2019 tarihi arasındaki süre için 7.700.000.- USD kira tutarından Davalının tahliye tarihine kadar ödediği 2.520.000.- USD düşüldüğünde Davacının kalan Kira Alacak tutarının 5.180.000.- USD olacağı, Davacının 5.180.000.- USD tutarındaki Kira Alacağının Dava tarihindeki (1,00-USD- 6,8654-TL) kurdan TL karşılığının 35.562.772.- TL olacağı..." şeklin de hesaplama yapılarak rapor ibraz edilmiştir. Yeni alınan bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda belirtilen birkısım eksik hususlar giderildikten sonra dosyaya celp edilen emsal kira sözleşmeleri ve taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, düzenlenen bilirkişi heyeti ek raporunda ise; "A- KİRA ALACAĞI; 1- Davacı tarafla, dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen 13.03.2013 İmza tarihli Kira Sözleşmesi'ne istinaden, Davacı tarafça talep edilen sözleşmede yer alan 1.100.000.- USD yıllık kira tutarından Gayrimenkul Değerleme uzmanı tarafından tespit edilen 13.03.2013 İmza tarihi ile taşınmazın tahliye edilmiş olduğu 01.07.2019 tarihi arasındaki (16 Gün, 3 Ay, 6 Yıl) süre için 6.941.557.- USD kira tutarından Davalının tahliye tarihine kadar ödediği 2.520.000.- USD düşüldüğünde Davacının kalan Kira Alacak tutarının 4.421.557.- USD olacağı Davacının 4.421.557.- USD tutarındaki Kira Alacağının Dava tarihindeki (1,00-USD— 6,8654-TL) kurdan TL karşılığının 30.355.757,43 TL (#KDV) olacağı, 2- Davacı tarafla, dava dışı LUKOİL EURASİA PETROL A.Ş. arasında düzenlenen 13.03.2013 İmza tarihli Kira Sözleşmesi'ne istinaden, Davacı tarafça talep edilen sözleşmede yer alan 1.100.000.- USD yıllık kira tutarından Gayrimenkul Değerleme uzmanı tarafından tespit edilen taşınmazın davaya konu edildiği ilk tarihle, taşınmazın tahliye edilmiş olduğu 01.07.2019 tarihi arasındaki süre için 7.700.000. USD kira tutarından Davalının tahliye tarihine kadar ödediği 2.520.000.- USD düşüldüğünde Davacının kalan Kira Alacak tutarının 5.180.000.- USD olacağı, Davacının 5.180.000.- USD tutarındaki Kira Alacağının Dava tarihindeki (1,00-USD- 6,8654-TL) kurdan TL karşılığının 35.562.772.- TL (#KDV) olacağı, B- ECRİMİSİL ALACAĞI; Tarafımızdan yapılan inceleme sonucunda dava konusu kısmın ecrimisil başlangıç tarihi olan 02.07.2015 tarihi itibari ile aylık kirası 230.000.-TL/Ay olarak tespit ve taktir edilmiştir. Buna göre: 02.07.2015 tarihi ile taşınmazın tahliye edildiği dava tarihi ile arasındaki dönem ile ilgili ecrimisil bedeli 12.626.124.-TL olarak hesaplanmıştır. Ecrimisil olarak bu raporumuzda hesaplanan 12.626.124.-TL'dan Davalının ödediği 4.958.280. TL Düşülünce (Mahsup edilince) kalan Ecrimisil bedeli (12.626.124.- TL - 4.958.280.- TL) 7.667.844.- TL olacağı tespit edilmiştir..." şeklinde görüş bildirilerek hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri ibraz edilmiştir. Asıl Davadaki ihtilafın, davalı tarafın kiralanan taşınmazı tahliye etmemesi nedeni ile davacı tarafın maddi tazminat talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, davalı tarafın husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı ve derdestlik itirazı noktalarında toplandığı görülmüştür. Birleşen Dava, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesine ilişkin olarak kiralanan arsa vasıflı taşınmazın, belirlenen sözleşme bitiş tarihinde tahliye edilmemesi üzerine, tahliyesine ilişkin başlatılan yargılama süreci sonunda tahliye edildiği tarihe kadar, davacı şirketin uğramış olduğu zararın davalı şirketten tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya içeriğine göre; açılan dava, ecrimisil talebine ilişkindir. Davacı vekili ana dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin İstanbul ili, Bakırköy ilçesindeki toplam 22.418 m²lik arsa vasıflı taşınmazın maliki olup anılan taşınmazın 2.719 m²lik bölümünün 01.07.2002 başlangıç ve 01.07.2012 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile 10 yıl süreliğine akaryakıt satış ve servis istasyonu olarak kullanılmak üzere davalı şirkete kiralandığını, kira sözleşmesinde de taşınmazın arsa vasıflı taşınmaz olduğu belirtildiği gibi kira süresi başlığı altında 01.07.2002’den 01.07.2012 tarihine kadar 10 yıldır şeklindeki hüküm ile kira sözleşmesinin süresi ve bitiş tarihinin de açık ve net olarak belirtildiğini, davalının müvekkilinin tüm ihtarlarına rağmen taşınmazı tahliye etmemesi üzerine İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasıyla davaya konu taşınmazın tahliyesi talebiyle dava açıldığını, olay tarihinde yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun adi kira hükümlerine tabi bir sözleşme olup sözleşmedeki “01.07.2002’den 01.07.2012 tarihine kadar 10 yıldır” şeklindeki hüküm nedeniyle de belirli süreli bir sözleşme olduğunu, bu nedenle taraflarca sözleşmede kararlaştırılan sürenin sonunda kira sözleşmesinin herhangi bir ihtara gerek olmadan kendiliğinden sona ereceği hususunun taraflarca bilindiğini, bunun üzerine sözleşmenin bitim tarihinde davalı tarafından kiralanan yerin tahliye edileceğini düşünerek kiracı arayışına girdiğini, bu süreçte dava dışı...A.Ş. tarafından taşınmazın kiralanmak istendiğini ve dava dışı şirket ile 13.03.2013 tarihinden itibaren yıllık 1.100.000–USD+KDV kira bedeli üzerinden 10 yıllık kira sözleşmesinin imzalanmasına karar verildiğini, davalının yasadaki açık düzenlemeler gereğince taşınmazı 01.07.2012 tarihinde tahliye etmesi gerekirken, tahliye etmeyerek 01.07.2019 tarihine kadar toplam 7 sene kullanmaya devam ettiğini ve taşınmaz üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisini engellendiğini, bu süre boyunca taşınmazdan elde edilecek gelirden mahrum kalındığını beyanlarla maddi zarardan şimdilik 740.000-USD’nin tahsilini talep etmiştir. Davacı taraf, birleşen davada ise maddi zararından bakiye 3.919.943,00-USD’nin tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise; huzurdaki davanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etttiklerini, davalının, dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir zaman fiili bir faaliyetinin söz konusu olmadığını, davacı tarafından kira sözleşmesi ve kiracılık ilişkisi dışında taşınmazın haksız olarak fiili kullanımı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarar iddiasından taşınmazda fiilen faaliyet göstermediklerinden sorumlu tutulmalarının imkanı bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline iddia edilen zarar yönünden bir husumet yöneltilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, işbu davada ise 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, aynı taleplerle Bakırköy ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı tarafından bir başka dağıtım şirketi ile akdedildiği iddiası ile sunulan adi yazılı kira sözleşmesinin davacının doğrudan kar mahrumiyeti zararı olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kira sözleşmesinin devam etmesi nedeniyle her yıl kira bedelinin peşin olarak yatırıldığını beyan ettiği görülmüştür. Davada hukuki niteleme hakime ait olmakla; davacının talebi; sözleşmeden değil, sözleşme süresinin sona ermesine rağmen kulanımın devam etmesi nedenine dayandığından davanın ecrimisil talebine ilişkin olduğu kanaatine varılmıştır. Ecrimisil kötüniyetli işgalin, taşınmazı işgal ettiği dönem için ödemek zorunda olduğu tazminat miktarı olup, en azı kira geliri en çoğu da tam kar mahrumiyetidir. Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Ecrimisil bir tür haksız fiil tazminatıdır. Ecrimisil 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İBK'da haksız eylem olarak nitelendirilmiştir. Dava konusu somut olayda, taraflar arasında, 01.07.2002 başlangıç tarihli, 01.07.2012 tarihine kadar 10 yıl süreli, aylık 36.000 USD (yıllık 360.000 USD kira bedelli) kira sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı (kiraya veren), davalıya (kiracıya), kira sözleşmesinin süresinin sona ermesinden önce keşide ettiği 25.01.2012 tarihli ihtarneme ile sözleme süresi sona erdiğinde kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildirmiştir. İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı kesinleşen dosyasında işbu kira sözleşmesinin, sürenin dolması ile birlikte 01.07.2012 tarihinde sona erdiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla da davalı (kiracı) kanun gereği, kiralananı (taşınmazı) tahliye etme ve davacıya (kiraya verene) teslim etme borcu altındadır. Ne var ki davalı taşınmazı tahliye etmemiş ve davacıya teslim etmemiştir. Davalı taşınmazı, İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında mahkemenin tahliye kararının 19.06.2018 tarihinde verilmesinden sonra 01.07.2019 tarihinde tahliye etmiştir. Bu haliyle, davalının, kira sözleşmesinin süresinin sona ermesine rağmen taşınmazı tahliye etmemesi nedeniyle davacının ecrimisil talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının hak kazandığı tazminat miktarının hesabı açısından yapılan değerlendirmede; davalı taraf her ne kadar kaçırılan fırsatın ( ... ile yapılan sözleşmenin) tazminat olarak tahsilini talep etmiş ise de; mahkememizce emsal kabul edilen Yargıtay 14. HD' nin 2006/13072 esas, 2007/101 karar; Yargıtay 7. HD' nin 2023/4725 esas, 2024/3790 karar; Yargıtay 15. HD' nin 2018/5648 esas, 2019/2263 karar; Yargıtay 7. HD' nin 2024/975 esas, 2024/2428 karar sayılı ilamları da birlikte değerlendirildiğinde, ecrimisilin, diğer bir adıyla haksız işgal tazminatının hak sahibinin, hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibariyle haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Mahkememizce, Bakırköy ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile celp edilen mezkur taşınmaza yakın konumlu benzer nitelikte E-5- D100 karayolu üzerinde yer alan benzin istasyonuna ait emsal kira sözleşmelerinin değerlendirildiği 10.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki ecrimisil hesabına aynen itibar olunmuştur. Nitekim bilirkişi heyetince üst mahkeme kararlarına uygun olarak, davaya konu taşınmazın ecrimisil bedeli belirlenirken, taşınmazın bulunduğu yer ve konumu, alanı, vb. tüm özellikleri ile ekonomik göstergeler, hak ve nesafet kuralları da dikkate alınmış, emsal olan 3 adet benzer nitelikli akaryakıt istasyonlarının alanları ve kira bedellerinin ortalamaları alınmış, yanısıra kira sözleşmelerine Zeytinburnu, ... Mahallesi ... ada, ...ve ... nolu parsellerde yer alan akaryakıt istasyonlarının bitişik parsellerde yer aldıkları anlaşıldığından, davaya konu akaryakıt istasyonu ile olumlu/olumsuz tüm özellikler karşılaştırılarak ecrimisil bedeli hesaplanmıştır. Kira bedeli ve taşınmazın getirebileceği işgal tazminatı tespit edilmiş, değişim oranları ise, TUİK ' in 12 aylık ortalamaya göre değişim yüzdesi Yİ=ÜFE Yurt içi Üretici Fiat indeksleri kullanılarak belirlenmiş ve uygun oranda yuvarlanmıştır. Yerleşik Yargıtay kararları ile dava tarihinden geriye en fazla 5 yıllık süre için ecrimisil hesabı yapılması gerektiği bilindiğinden bu doğrultuda dava tarihinden geriye 5 yıl için 02.07.2015 tarihi ile taşınmazın tahliye edilmiş olduğu 01.07.2019 tarihi arasındaki 4 yıl için ecrimisil bedeli olarak hesaplanan 12.626.124 TL'dan davalının ödediği 4.958.280 TL düşüldüğünde kalan ecrimisil bedeli (12.626.124.- TL-4.958.280.- TL)= 7.667.844 TL olacağı tespit edilmekle kabul edilen toplam bu miktar üzerinden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Haksiz fiil, yeni TBK'nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde işlenmiş olduğundan, zamanaşımı süresi yeni TBK.md.72'deki 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır. Haksız fiil 01.07.2019 tarihine (tahliye tarihine) kadar işlenmeye devam etmiş olduğundan, 2 yıllık zamanaşımı süresi bu tarihte işlemeye başlamış olacaktır. İşbu dava 02.07.2020 tarihinde açılmış oldugundan, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Yargıtay 14. HD' nin 2009/2959 esas, 2009/3942 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Borçlar Kanununun 83.maddesinin ilk fıkrası hükmüne göre konusu para olan borcun ülke parası ile ödenmesi gerekir. Kaldı ki ecrimisil bir tür haksız fiil tazminatı niteliğinde olduğundan yabancı para birimi ile ödenmesi de niteliğine aykırıdır. Kısa kararda, her ne kadar sözleşmenin bitiş tarihi olarak 01.07.2020 tarihi yazılmış ise de; anılı hatanın açık maddi hata olduğu anlaşılmakla gerekçeli kararda hüküm kısmında hatanın düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. Mahkememiz ana dosyası açısından; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak ... Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan Mehmet Kasapoğlu ekte sunulan 1320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememiz Dosyası İle Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/673 Esas 2021/780 Karar Sayılı Dosyası Açısından; HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:.. sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememiz ana dosyası açısından davacının davasının kabulü ile 740.000 USD karşılığı (740.000 USD * 6,8654 =) 5.080.396,00 TL tazminatın sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Mahkememize birleşen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası açısından; davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; 2.587.448 TL alacağın sözleşmenin bitiş tarihi olan 01.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, MAHKEMEMİZ ANA DOSYASI AÇISINDAN; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 347.041,85.-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 86.760,47.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 260.281,38.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 530.019,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 45.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 738,10.-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 7,80.-TL vekalet harcı, 54,40.-TL başvurma harcı, 86.760,46.-TL peşin harç olmak üzere toplam 132.560,76.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/673 ESAS 2021/780 KARAR SAYILI DOSYASI AÇISINDAN; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 176.748,57.-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 623.579,13.-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 446.830,56.-TL harcın davacıya iadesine, -176.748,57.TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 344.619,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Kısmi red nedeniyle davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 344.619,28.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 8,50.-TL vekalet harcı, 59,30.-TL başvurma harcı, 96,10.TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 163,90-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 11,65.-TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına, -Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 93,53.-TL'sinin davalıdan , 1.226,47.-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır