İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/10 E. 2025/4 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/10
- Karar No
- 2025/4
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/10 Esas KARAR NO : 2025/4 DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında Konsinye Mal Satış ve Hizmete ilişkin anlaşma sağlandığını, bu kapsamda davalı tarafa ait ürünlerin müvekkil şirkete ait ... AVM binasında bulunan " ... " isimli mağazada konsinye olarak sergilenmekte ve satışı yapıldığını, her ne kadar müvekkil şirket ile davalı taraf arasında , davalı tarafa ait ürünlerin ... mağazasında konsinye olarak sergilenmesi ve satışı hususunda mutabık kalınmışsa da müvekkil şirket yönetim kurulunca alınan karar uyarınca davalı tarafın ile devam eden ticari ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenlerde davalı tarafa 08/05/2024 tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ancak bugüne dek müvekkili şirketten ürünlerin teslim alınmadığını ve müvekkil şirketin davalı şirkete herhangi bir şekilde ulaşamadığını, gelinen noktada ekte listelenen davalıya ait ürünlerin müvekkil şirket tarafından halen depolanmakta olması neticesinde müvekkil şirketin alanını işgal ettiğini, mahkemece tevdii edilecek mahale teslim edilmesi için tevdi mahalli tayini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; tevdi mahalli tayini talepli dava olduğu görüldü. Tevdi mahalli belirlenmesi talebi HMK 382/2d3 maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle her ne kadar talep dilekçesinde karşı taraf kimlik ve adres bilgileri yazılmış ise de yasa gereği çekişmesiz yargı usulü uygulanmak suretiyle karşı tarafa tebligat çıkarılmamıştır. Talep eden, karşı taraf ile aralarında, dava dilekçesi ekinde listesi sunulan menkullerin konsinye olarak sergilenip satışı hususunda mutabakat bulunduğu belirtilmiş ise de bu konuda yazılı bir sözleşme sunulmamış ve yazılı sözleşmenin varlığı iddia edilmemiştir. Tevdi mahalli tayinine ilişkin TBK madde 107 "Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir."hükmü gereği, tevdi mahali tayin talep hakkı, alacaklının temerrüdü halinde, borçluya tanınan bir haktır, TBK 107/2 maddesinde ticari malların hakim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebileceği ifade edilmiştir. TBK'nda konsinye sözleşmesi düzenlenmemiştir. Uygulamada konsinye sözleşmesi TBK 532 ve devamı maddelerinde düzenlenen komisyon sözleşmesi kapsamında değerlendirilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir konsinye sözleşmesi iddia ve ibraz edilmediğinden sadece konsinye satışına ilişkin taraflar arasında mutabakat olduğu hususunda talepte bulunanın iddiası olduğundan, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği, fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, karşı tarafa ait olduğu belirtilen ürünlerin talepte bulunanın işyerinde bulundurma sebebinin tespiti ancak nizalı olarak açılacak bir davada yapılacak yargılama sonucu tespit ve takdir edilebilecektir. TBK 532. Madde gereği talep edenin anlatımından taraflar arasında komisyon sözleşmesi yada TBK 561. Madde gereği saklama sözleşmesi bulunduğu kabul edilse bile her iki sözleşmede de talep edenin asli borcu ürünleri karşı tarafa teslim etmek olmadığından, sözleşmenin feshi sonucu iade borcunun doğması için ise haklı fesih şartlarının veya taraflarca sözleşmenin müştereken feshinin gerektiği, somut uyuşmazlığın mevcut delillerle yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen tevdi mahalli talebinin reddine karar verilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. Dair, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 09/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır