İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/908 E. 2024/974 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/908
- Karar No
- 2024/974
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/908 Esas KARAR NO : 2024/974 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketçe ... no’lu Kasko Poliçesi ile ... plakalı aracın, 31.08.2021-31.08.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalamış olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı sigortalı araç ile 05.12.2021 tarihinde ... ili Merkez ... Caddesi istikametinden Adliye Kavşağına doğru seyir halinde iken ... Caddesi kavşağına geldiği esnada kavşağa kontrolsüz giriş yapan ve sürücüsü tespit edilemeyen davalı ... plakalı araca çarpmamak için sol tarafa doğru kontrolsüz bir şekilde manevra yapması ile direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje ön kısımları ile çarpıp takla atarak yol kenarında park halinde bulunan ... plakalı araca çarparak durması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı kazanın meydana geldiğini, davalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğunu, maddi hasar ile sonuçlanan işbu kaza sonucu; müvekkili şirket 329.550,00-TL tutarında hasar ödemesi yaptığını, söz konusu ödemenin %75 kusur oranına göre 247.162,50-TL'si rücu edileceğini, bu tutarın 43.000,00-TL'si ... plakalı aracın trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ödendiğini, kalan 204.162,50-TL ... plakalı aracın sahibi davalı ... ... ve Davalı İMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den rücuen talep edildiğini, davalı sigorta şirketine dava öncesi yapılan taleplerin olumlu cevap verilmemesinin akabinde; alacağın tahsiline ilişkin olarak başlatılan .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Numaralı icra takip dosyasına davalılar tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduruğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mesnedi olan Kasko Sigorta Poliçesindeki İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı ancak davacının maddi zararının kaza tarihi itibariyle ZMMS sigorta poliçe teminat limiti olan 43.000,00-TL'yi aşması halinde ve bu zararın üzerinde kalan miktar için teminat limiti ile sınırlı olarak devreye gireceğini, müvekkili şirketin sorumluluğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesindeki teminat limiti ile birlikte sigortalının kusur oranıyla sınırlı olduğunu, 05.12.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ... plakalı aracın kusuru bulunmadığını, sigortalı sürücü vermiş olduğu beyan dilekçesi ile kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını beyan etmiş ve kollukta alınan ifadesinde de kusurunu kabul etmediğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu hasar miktarı fahiş olduğunu, davacı yanın %20 icra inkar tazminatı da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira sigorta tazminatı likid bir alacak olmayıp varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, sigortalı kusursuz olduğundan haksız davanın müvekkili şirket bakımından esastan reddini, faiz ve icra inkar tazminat isteminin reddini, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dosyada müvekkili araç sahibi olup başlatılan takipte taraf sıfatı bulunmadığını, bu sebeple davanın taraf sıfatı yokluğundan reddini talep ettiklerini, müvekkilin çalışanı olan ... ... iddia edilen olayda kazaya sebebiyet vermediğini, kazayı duyunca kendi iradesi ile karakola ve ilgili mercilere giderek ifade verdiğini, ... Başsavcılığı 2021/... Soruşturma dosyasında görüleceği üzere ... ...'nin olay yerini terk etmediğini olayda kusurlu olmadığını sigorta şirketinin rücuyu haklı nedene dayandırma amacıyla hareket ettiğini beyan ettiğine dair dilekçesinin mevcut olduğunu, nitekim savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde de kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, kusur değerlendirmesi için herhangi bir keşif, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, gerçekleşen olaylara karşın ... Sigorta Anonim Şirketi'nce müvekkiline ait aracın sadece sürücüsü tarafından olay yerini terk etmesi gerekçe göstererek müvekkilinin kusurlu olduğu kanaatine varılarak ... Sigorta Anonim Şirketi ile müteselsil sorumluluk kapsamında haksız bir şekilde ilamsız icra takibi ve iş bu itirazın iptali davası süreci başlattığını, ilgili dosya alacağının tamamına itiraz ettiklerini, ayrıca takip konusu edilen borç mevcut olsaydı öncelikle ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvurulması, sigorta şirketinin ödeme yapmaması durumunda ancak tarafımıza başvurulması gerekeceğini, bir an için müvekkilin çalışanının kazaya sebep olduğu varsayılsa bile Yargıtay kararları ışığında sürücünün olay yerini terk etmesi tek başına yeterli görülmediğini, sürücü olay yerinden ayrılmış ancak daha sonra polise müracaat ederek kazayı bildirmiş olması durumunda sigortacının karşı tarafa ödemiş olduğu tazminatı olay yerini terk eden sürücüden geri almasına yasal imkan bulunmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerden ötürü; ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize, yetkiye ve takibin tüm ferilerine itirazımızın kabulünü, açılan icra takibinin durdurulmasını, davanın öncelikle usulden aksi durumda esastan reddini, müvekkili aleyhine haksız olarak takip başlatan davacı tarafın takip miktarının %20 den aşağısı olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazası neticesinde ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı şirket nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı 3. Kişiye ait, dava dışı ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile 05.12.2021 tarihinde kavşağa kontrolsüz giriş yapan ve sürücüsü tespit edilemeyen davalı ... plakalı araca çarpmamak için sol tarafa doğru kontrolsüz bir şekilde manevra yapması ile direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüje ön kısımları ile çarpıp takla atarak yol kenarında park halinde bulunan ... plakalı araca çarparak durması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı kazanın meydana geldiği, söz konusu kaza sebebiyle davacı tarafından ödenen 329.550,00-TL tutarındaki hasar bedelinden davalının %75 kusur oranına göre 247.162,50-TL'sinin rücu edildiğini, bu tutarın 43.000,00-TL'sinin ... plakalı aracın trafik sigortacısı ... SİGORTA A.Ş. Tarafından ödenmesi sebebiyle kalan 204.162,50-TL'nin ... plakalı aracın sahibi Davalı ... ... ve Davalı İMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den rücuen tahsili talebiyle davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasından 204.162,50-TL asıl alacak, 7.500,87 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 211.663,37 TL üzerinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte takibe girişilmiş olduğu, davalıların itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. Sürücü ... 'ın, 05/12/2021 günü saat 17.30 sularında , sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobille ... Caddesini takiben Adliye Kavşağı istikametine seyirle geldiği olay yeri kavşakta, seyrine göre sağ taraftaki ... Caddesini takiben kavşağa girip kendi gelişini görmesiyle kavşak içerisinde duran sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı kamyonete çapmamak için sol tarafa doğru manevra yaparken, direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracın ön kısımlarıyla orta ayırıcıya çarptığında taklalar atarak geçtiği karşı şerit kenarında park halinde olan ... plaka sayılı kamyonun sol ön kısmına çarpmasıyla neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacının halefiyet ilkesi uyarınca dava açmış olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş., kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle diğer davalı sigortalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır. İşbu somut olayda davacının davalıya ait olan aracın karışmış olduğu kazada %75 oranında kusurlu olduğu iddiasıyla kusuru oranına tekabül eden 247.162,50-TL'sinin rücu edildiği, işbu bedelin 43.000,00-TL'sinin ... plakalı aracın trafik sigortacısı ... SİGORTA A.Ş. Tarafından ödenmesi sebebiyle kalan 204.162,50-TL'nin ... plakalı aracın sahibi Davalı ... ... ve Davalı İMM sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den rücuen tahsili talebinde bulunmuş olduğu; ... SİGORTA A.Ş.'ye ait celp edilmiş olan hasar dosyası ve poliçe sureti incelendiğinde dava dışı ... SİGORTA A.Ş.'nin ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitini tüketmiş olduğu görülmüştür. Yargılama esnasında davacı sigorta şirketinden ödemeye ilişkin evraklar, davacı şirket nezindeki hasar dosyası, davalı şirket nezdinde tutulan hasar dosyası, dava dışı ZMMS- ... SİGORTA A.Ş. Nezdinde tutulan hasar dosyası, ceza dosyası celp edilmiş, ... ne, SBGM'ye, davacı şirkete yazılan müzekkere cevapları uyarınca eksik evraklar celp edilerek dosyanın trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş ve bilirkişi tarafından rapor tanzim edilerek 21.12.2023 tarihinde mahkememize ibraz edilmiş ise de mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve ceza dosyası kapsamında alınan raporlar ve ATK raporları arasında çelişkiler olması sebebiyle işbu kez İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan 3 kişilik heyetten rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... ...'nin olayda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücü ... 'ın olayda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsünün atfı kabil kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı otomobilin meydana gelen hasarın onarılmasının ekonomik olmadığı, ... . Ltd. Şti. tarafından hazırlanmış 05.01.2022 tarihli Kesin Kasko Ekspertiz raporunda ... plakalı Volkswagen marka 2016 model ... tipi dizel yakıtlı ... şase numaralı 103.000 km’de olan otomobilin kaza tarihindeki (Aralık 2021) olan piyasa rayiç değerinin 507.000,00 TL olduğu ve aracın hasarlı vaziyetteki (sovtaj) bedelinin 177.450,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bunlara göre gerçek zarar tutarı aşağıdaki gibidir. Piyasa rayiç değeri : 507.000,00 TL Sovtaj değeri : - 177.450,00 TL Gerçek zarar tutarı : 329.550,00 TL Dolayısı ile; ... plakalıotomobilin kaza sonrası meydana gelen hasar bedeli 329.550,00 TL olacağı kanaatine varılmıştır. Kusur oranına göre : 329.550,00 x 0,70 = 230.685,00 TL olduğu belirlenmiştir. ... plaka sayılı otomobilin hasar bedeli 329.550,00 TL olduğu, ... plaka sayılı otomobilin kusur oranına göre talep edilebilecek hasar bedelinin 230.685,00 TL olduğu, tespit, görüş ve kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Rücuen tazminat davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yöneliktir. Zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17 HD, 2020/2303 E-2021/3171 K sayılı ilam). Başka bir ifade ile rücuen tazminat davaları, ödenmesi gerekenin tespiti amacı güder. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı hak sahibine yapılan ödeme tarihi, rücu borçlusu davalının temerrüt tarihidir. Başka bir ifade ile rücuen tazminat davalarında, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekecektir.(Yargıtay 17 HD,2016/11439 E- 2019/9363 K sayılı ilamı). Dosya kapsamında sunulan belgelerden davacının 329.130,24 TL'yi dava dışı sigortalısına 18.01.2022 tarihinde ödemiş olduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu uyarınca (maddi hesap hataları mahkememizce gerekçede değerlendirildiğinden yeniden ek rapor alınmamıştır), davacının ödemiş olduğu 329.130,24 TL'den kendi sigortalısının kusuru olan %30'u oranındaki 98.739,07 TL'sinden sorumlu olduğu; bakiye %70 oranındaki kusur sebebiyle 230.391,12 TL toplam gerçek zararını- hasar bedeli olarak talep edebileceği, bu miktarın 43.000,00 TL'nin dava dışı ... SİGORTA A.Ş. Tarafından ZMMS poliçesi kapsamında davacıya ödenmiş olması sebebiyle ödenen bedel mahsup edildiğinde (230.391,12 TL - 43.000,00 TL =) 187.391,12 TL bakımından davalılardan talepte bulunabileceği, davalı ... Sigortanın poliçe kapsamında limitinin 300.000,00 TL olduğu, talep edilen miktarın poliçe limiti kapsamında kaldığı, davacının ... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyasından 204.162,50-TL asıl alacak isteminde bulunmuş olduğu görülmekle davacının talep edebileceği asıl alacak tutarının 187.391,12 TL olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya uygundur (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar). Bu sebeple davacının talep edebileceği 187.391,12 TL asıl alacağa ödeme tarihi olan 18.01.2022 tarihinden takip tarihi olan 20.06.2022 tarihine kadar (UYAP sisteminden yapılan kontrolde icra takibine girişilen tarih esas alınmıştır) geçen 5 ay 2 günlük sürede talep gibi reeskont avans faizi işletildiğinde takip öncesi 12.290,80 TL; avans faizi işletildiğinde ise 12.371,66 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği; ancak davacının icra takibinde 7.500,87 TL takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak 7.500,87 TL takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği kabul edilmiş olup bu kapsamda davacının davasının kısmen kabulü ile davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazların 187.391,12 TL asıl alacak, 7.500,87 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 194.891,99 TL üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacı tarafın, davalıdan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi incelemesiyle mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalıların ... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin ; 187.391,12 TL asıl alacak, 7.500,87 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 194.891,99 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2-Davacının davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, 3-Alınması gerekli olan 13.313,07-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 2.556,37-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 10.756,70-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.556,37-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20-TL (başvuru ve vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 422,25-TL, bilirkişi ücreti: 10.000,00-TL olmak üzere toplam: 10.514,45-TL yargılama giderinin davanın %92 kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 9.673,29-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 31.182,72-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 16.771,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.600,00TL'nin %92 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.472,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 128,00TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.