İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/171 E. 2024/933 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/171
Karar No
2024/933
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/171 Esas KARAR NO : 2024/933 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2022 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21-25 Nisan 2020 tarihinde ... ... Yeşilköy'de yapılacak ... Fuarına katılmak isteyen müvekkilinin, üyesi bulunduğu ... (...) ile yaptığı anlaşma gereği etkinliği düzenleyecek olan davalı ile 39.096,42TL bedelle anlaştığını, müvekkilinin, davalı ile yapmış olduğu anlaşma gereği anlaşma bedelini her biri 6.516,07 TL bedelli, 15/05/2019, 14/06/2019, 14/07/2019, 13/08/2019, 12/09/2019 ve 12/10/2019 tarihli 6 adet çek ile davalıya ödediğini, 21-25 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan fuarın, COVİD 19 pandemi tedbirleri sebebiyle önce 18-22 Mayıs 2021 tarihine daha sonra ... ve davalının almış olduğu karar ile 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelendiğini, ...'ın resmi internet sitesi üzerinden 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenlenecek fuarın ertelendiğini, yapmış olduğu anlaşma gereği etkinliği düzenleyecek firmanın değiştiğini, davalının fuarı düzenlemeyeceğini duyurduğunu, fuarın davalı tarafından yapılamayacak olması ve yeni organizatör tarafından yapılacak olması sebebiyle, davalıya ödemiş olduğu bedelin iadesini isteyen müvekkilinin talebinin davalı tarafından reddedildiğini beyanla müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 39.096,42 TL bedelin, 20-24 Eylül 2021 tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 15,75 Avans Faizi ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin; ... bünyesinde yurt içi ve yurt dışında, dünya çapınca çeşitli fuarlar düzenlediğini, davalı şirketin ise tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 21-25 Nisan 2020 tarihleri arasında düzenlenecek ... Fuarı (...) için "Fuar Katılım Sözleşmesi" akdedildiğini, COVİD-19 salgını nedeniyle fuarın, haklı sebeplerle ileri bir tarihe ertelendiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince müvekkili şirketin, fuarı haklı gerekçelerle erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, Yargıtayın müstakar kararlarının da bu yönde olduğunu beyanla davacı yanın davasının haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 15/02/2023 tarihli celsesinde dosyanın borçlar hukuku nitelikli hesap uzmanı bir bilirkişiye tevdii ile uyuşmazlık noktaları hakkında rapor aldırılmasına karar verilmiş olup 04/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında imzalananan Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesinde fuarı düzenleyenin (davalı) sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı fuar takviminde değişiklik yapabileceği, hatta fuarı kısmen veya tamamen iptal dahi edebileceği kararlaştırılmış olduğundan, davacının iade talebinde haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 13/12/2023 tarihli celsesinde bilirkişi raporun karşı yapılan itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmak üzere dosyanın aynı bilirkişiye ek rapora tevdiine karar verilmiş olup 10/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Kök raporda, o ana kadar dosyaya sunulan tüm evraklar göz önünde bulundurulmuş olup, buna davacı tarafın sunduğu örnek mahkeme kararları ve hukuki mütalaa da dahildir. Ancak dosyada bir hukuki mütalaanın bulunuyor olması, bilirkişinin mutlak surette bu mütalaada ileri sürülen görüşleri benimsemesi ve buna uygun olarak raporunu kaleme alması zorunluluğunu doğurmamaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, ... ile yapılan sözleşme ile dava konusu olaya konu fuar katılım sözleşmesi birbirinden bağımsız iki ayrı sözleşmedir. ... ile yapılan sözleşme fuar katılım sözleşme bakımından çerçeve yahut bileşik sözleşme olarak nitelendirilemeyecektir. Bu nedenle davalı ile ... arasındaki protokoller, davacı ile davalı arasındaki fuar katılım sözleşmesine bir etkisi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki fuar katılım sözleşmesinde davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bundan kaynaklı fesih hakkının oluşmayacağı ve davacının ödeme yükümlülüğünün bu duruma rağmen devam edeceği kararlaştırılmıştır. Bu hüküm sebebiyle TBK m.131 vd. hükümlerinin uygulanamayacağı söylenebilecektir. Zira taraflar tacir olup, basiretli davranma yükümlülüğü altındadırlar. Davacı kabul edip imza ettiği bu hükümle fuar tarihinin değiştirilmesi sebebiyle ortaya çıkabilecek zararlardan baştan feragat etmiş durumadır. Bu nedenle olayda mücbir sebep nedeniyle fuar tarihi değişmiş de olsa, davalının sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Sonuç olarak, kök raporda tarafımızca varılan sonuçtan farklı bir sonuca varılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Takdir sayın mahkemeye aittir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava fuarın ertelenmesi nedeniyle ödenen fuar katılım ücretinin iadesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık fuarın ertelenmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır. Davacı dava dilekçesinde; davacının 21-25 Nisan 2020 tarihinde ... ... yapılacak ... Fuarına katılmak için davalı ile anlaşma yapıldığını, 21-25 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan fuarın, COVİD 19 pandemi tedbirleri sebebiyle önce 18-22 Mayıs 2021 tarihine daha sonra ... ve davalının almış olduğu karar ile 20-24 Eylül 2021 tarihine ertelendiğini, sonrasında ise davalının fuarın ertelendiğini ve yapmış olduğu anlaşma gereği etkinliği düzenleyecek firmanın değiştiğini duyurduğunu, fuarın davalı tarafından yapılamayacak olması ve yeni organizatör tarafından yapılacak olması sebebiyle davacının ödediği bedelin iadesini istediğini ancak davalının bedeli iade etmediğini beyan etmiş, sözleşme gereği davalıya ödenen bedelin iadesi talebinde bulunmuştur. Davalı davaya cevap dilekçesinde; davalı şirketin pandemi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlar ve yayınlanan genelgeler nedeni ile fuarı ertelemek zorunda kaldığını, belirlenen tarihte yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmaları nedeniyle fuar katılımcıları tarafından ertlenmesi talep edildiğini, ödenen bedelin iadesinin talep edilmesinin ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu beyan etmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, bilirkişi raporu tanzim edilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosya kapsamında tanzim edilen 01/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; "Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında Lmzalanana Fuar Katılım Sözleşmesinin 2. maddesinde fuarı düzenleyenen (davalı) sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdirleri ile yapacağı fuar takviminde değişiklik yapabileceği, hatta fuarı kısmen veya tamamen iptal dahi edebileceği kararlaştırılmış olduğundan, davacının iade talebinde haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasında davacının 21-25 Nisan 2020 tarihlerinde düzenlenecek olan ... Fuarına katılımı için sözleşme düzenlenmiştir. Sözleşmenin ilgili maddeleri şu şekildedir. Madde 1- "MADDE 1: İşbu Fuar Katılım Sözleşmesini İmzalayan kuruluşlar "KATILIMCI" olarak; ... AŞ. ise "DÜZENLEYİCİ" diye anılacak, taraflar iş bu katılma koşullarını aynen kabul edeceklerdir." Madde 2- "MADDE 2: Fuar Katılım Sözleşmesi'ni imzalayarak iş bu Form'da belirtilen DÜZENLEYİCİ'nin ... ... Merkezinde (kısaca ... ... organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden KATILIMCI, bu imzadan sonra, fuara katılmayı reddetse dahi KATILIMCI'nın maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. KATILIMCI fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri, KATILIMCI'nın fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri unvanı vb hususlarda, DÜZENLEYİCİ'nin, sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih sebebi değildir, KATILIMCI'nın ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. KATILIMCI, ancak DÜZENLEYİCİ'nin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. DÜZENLEYİCİ, Fuardan 3 gün öncesine kadar, hiçbir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve KATILIMCI'yı Fuardan çıkarabilir. DÜZENLEYİCİ, Fuar katılım bedelini fesih/ çıkarma/ fuar iptali bildiriminden itibaren 30 (Otuz) gün içinde KATILIMCI'ya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi, Fuardan çıkarma ve fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda KATILIMCI, fuar katılım bedelinden başka, masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunma hakkına sahip olmadığını önceden beyan, kabul ve taahhüt eder." Sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın birinci kısmında borç ilişkilerinin kaynakları üst başlığı ile 1. vd maddelerinde düzenlenmiştir. 26. maddede, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiştir. Somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Davalı organizatör sözleşmede kendisine tanınan yetki ile covid sebebi ile değişiklik yapmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, dava 13/03/2022 tarihinde açılmıştır. Davacı dava dilekçesinde " ... , resmi internet sitesi üzerinden, "20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında düzenleneceği duyurduğumuz fuarımız, hazırlıklarımızı tamamlamış olmamıza karşın, etkinliği düzenlemeyi taahhüt eden firmanın kendi sorunları nedeniyle tek taraflı ertelemesi nedeniyle yapılamayacaktır... sektörü açısından önem arz eden buluşmamız bundan böyle ... adı altında 17-21 Mayıs 2022 tarihinde ... ve ... Acentesi Şirketi ( ... Fuarcılık) organizasyonu ile ... Merkezi'nde, ulusal ve uluslararası alım heyetlerinin yoğun ve güçlü katılı ile düzenlenecektir" şeklindeki açıklama ile fuarın ertelendiğini duyurduğunu bildirmiş bu hali ile dava tarihi itibari ile dava konusu fuar ertelenmiş ancak dava ertelenen tarihten önce açılmıştır. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Tüm dosya kapsamına nazaran; davalı organizatör sözleşme hükümlerine göre değişiklik yapma hakkına sahip olup, davacı müşterinin sözleşmeyi fesh etme veya ödediği ücreti talep hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( ... Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/947 E., 2024/816 K. Sayılı emsal kararı da aynı yöndedir.) HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 513,98 TL harçtan mahsubu ile artan 86,38‬ TL harcın davacıya iadesine, 3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 5-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/171, K. 2024/933, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-171-e-2024-933-k-5c86da920cd3