İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/76 E. 2023/945 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/76
- Karar No
- 2023/945
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/76 Esas KARAR NO : 2023/945 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/01/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25/01/2019 tarihinde ... ili ... İlçesi ... Mahallesi, ... Caddesinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte iken davalı ...'ın maliki ve işleteni olduğu davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu hayati tehlike yaşayacak derece de yaralandığını, kaza sonrası müvekkilin ... Devlet Hastanesinde 3 gün yatışının yapılarak tedavi gördüğünü, ardında da bir ay süreyle istirahati uygun görülerek taburcu edildiğini, iyileşme sürecinde şahsi ihtiyaçlarını bile karşılamaktan yoksun biçimde bakıma muhtaç hale geldiğini, davacı müvekkilinin izafe edilebilecek herhangi bir kusurunun olmadığını, ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin trafik kazası nedeniyle dava dışı iş veren şirketin nezdinde aylık net 7.000,00 TL ücret karşılığında çalışmakta olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin geçici ve sürekli işgücü kaybından doğan zararından diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğunu, ... Arabuluculuk Bürosuna 13/12/2019 tarihinde başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini, şimdilik 500,00 TL maddi tazminatını trafik kazasının tarihinden itibaren davalılardan tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatı trafik kazasının tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalılar yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların eksik belge ile müvekkil şirketine başvurduğunu, bu yüzden dava şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil şirkete yürürlükteki mevzuata uygun olarak oran tespiti yaptırılmış bir maluliyet raporu sunmaksızın başvuru yaptığını, kaza karışan aracın müvekkil şirket tarafından 14.12.2018 – 14.12.2019 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile teminat altına alındığını, poliçe üzerinde yazılı olan azami sınırlar ile teminat altına alındığını, bedeni zararlarda azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin ZMSS dışında kaldığını, ... plakalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, araç sürücüsünün kaza esnasında alkollü veya başka bir madde etkisinde olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsusunun gerektiğini, hesaplamanın gerekli koşullarda yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin açıklanması için ATK'dan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasında dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek davacının 25/01/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı oranının ve maluliyeti nedeniyle bakıcı yardımına muhtaç olup olmadığı, bakıcı yardımına muhtaç olması halinde süresinin tespiti noktasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 01/12/2021 tarihli ATK raporunda özetle;" 1-... Devlet Hastanesi’nin ... tarih ve ... sayılı genel adli muayene raporu ile 25.01.2019 giriş 28.01.2019 çıkış tarihli epikriz raporunda; Araç dışı trafik kazası nedeniyle acil servise getirilen hastada genel durum iyi, vitaller stabil olduğu, nörolojik muayenesinde hastanın sağ elini kullandığı, bilinç açık, koopere, oryante, GKS: 15, pupiller izokorik, IR: +/+, glob hareketleri doğal olduğu, fasial asimetri (-), disdiadikokinezi (-/-), dismetri (-/-), motor muayenede parezi olmadığı, duyu muayenesinde defisit saptanmadığı, DTR: bilateral normoaktif, Hoffman (-), TDR: F/F, sfinkter kontrol kusuru olmadığı, yürüyüşünün normal olduğu, çekilen humerus, ön kol, dirsek grafilerinde ossoez patoloji görülmediği, 25.01.2019 tarili Beyin BT’de; sol frontalde lateral fissürde ve temporal düzeyde SAK ile uyumlu dansite artışlarının olduğu, sol parietooksipitalde hafif yumuşak doku şişliği izlendiği, 26.01.2019 tarihli Beyin BT’de; Sol temporal lob anterior kesimde 16x10 mmlik parankimal hemoraji odağı, etrafında az miktarda ödem izlendiği, bu düzeyde ekstraaksiyal sıvama tarzında kanama mevcut olduğu, yatırılan hastaya analjezik ve destek tedavi başlandığı, BT tetkiklerinin yapıldığı, mevcut travmatik SAK ve kontüzyonun seri BT tetkiklerinde azaldığının görüldüğü, klinik iyi hali devam eden ve takiplerinde komplikasyon izlenmeyen, son yapılan muayenesinde ek patoloji saptanmayan hastanın salah ile taburcu edildiği, 2-... Devlet Hastanesi’nin 03.09.2021 tarihli Radyoloji raporlarında; Beyin BT’sinin normal sınırlarda izlendiği, aynı tarihli Beyin MRG raporunda; Her iki serebral hemisferde, subkortikal alanda ve yer yer derin beyaz cevherde birleşme eğiliminde FLAIR T2lıiperintens, yer yer T1 hipointens odakların eşlik ettiği nonspesifık görünüm izlendiği (mikroanjiopatik değişiklik?), ayırıcı tanıda vaskülitik lezyon düşünülebileceği, bu açıdan gereklilik halinde kontrastlı Beyin MRG değerlendirilmesinin uygun olacağı, nazal septumun sola deviye olduğu, her iki maksiller sinüsde, ehtmoid hücrelerde enflamatuar mukozal değişiklikler mevcut olduğu, 3-Kişinin 02.07.2021 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde; Nöroloji: Şahsın karşıdan karşıya geçeken araç çarptığını, olay yerinde ayıldığını, hastanede 3 gün izlendiğini, opere olmadığını, şimdi arada baş ağrısı ve her iki elde uyuşma şikayetinin olduğunu, sanayide saç kesme ve bükme işi yaptığını, ortaokul mezunu olduğunu, halen çalıştığını, evli ve 4 çocuklu (en küçüğü 6 y) olduğunu ifade ettiği, NM’de; Şuur: Açık, koopere, oryante, Kranial sinirler: İntakt, Kas gücü: her iki üst ekstremite 5/5, her iki alt ekstremite 5/5, Kas tonusu: normotonik, DTR: her iki üst ve alt ekstremite tam, Patolojik refleks: yok, Serebellar sistem muayenesi: becerikli, Denge ve yürüyüş: normal, Konuşma: doğal, Trofik bozukluk, duyu kusuru, nöbet öyküsü, sfinkter kusuru: yok, Periferik sinir değerlendirmesi: Patoloji yok, Yorum ve öneri: Nörolojik muayenenin normal sınırlar içinde olduğu, 4-Dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 25.01.2019 tarihli BBT’de sol frontotemporalde SAK temporal lob anteriorunda hemorajik kontüzyon izlendiği, 03.09.2021 tarihli Beyin MR’da sol temporal lob anteriorda kortikal malazik alan, subkortikal ak maddede her iki hemisferde multipl T2-flair hiperintens fokuslar (iskemik?) izlendiğine göre; SONUÇ: Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 1975 doğumlu ...'ın 25.01.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; 1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasında kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı ve davacının talep edebileceği sürekli ve geçici iş gücü kaybı ve bakıcı gideri tazminatı hesaplanması hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 08/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Kaza bölgesinde yayalar için ayrılmış bir geçit olmadığı, diğer yandan güneşin doğmasına yaklaşık 1 saat kala gece karanlığı göz önüne alındığında, Davacı ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 68/b/3 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 138/b kurallarını ihlâl ettiğinden %75 oranında ASLİ KUSURLUdur. Davalı Sürücüsü ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 52 kuralını ihlal ettiğinden %25 oranında TALİ KUSURLUdur. a) Dava dosyasında bulunan nüfus kayıt örneğine göre 02.02.1992 D.lu olan davacı ... 25.01.2019 kaza tarihi itibariyle (26)yıl (11) ay (23) Günlük olup, (27) yaşında olduğu kabul edilerek TRH 2010 işaretli yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (47) yıl ve muhtemelen (74) yaşına kadar yaşayacaktır. b) Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında (60) yaşından sonra devam edecek olan Pasif devreye ait Maddi zararın da hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bu duruma göre. c) Davacının (60-76) yaşları arası zarar gördüğü Pasif Devresi (16) yıldır. Davacı ...'ın ATK tarafından "12 (oniki) aya kadar uzayabileceği” mütealâsı farazi bir durum olup ortada SGK hizmet dökümüne göre gerçeklik olduğundan 25.01.2019 - 16.08.2019 tarihleri arası geçen (6) Ay (21) Günlük süre davacının mesleğini icra edemediği ve çalışamadığı Geçici İş Göremezlik dönemi olarak kabul %100 kazanç kaybı sebebiyle Maddi zararı tespit ve hesaplanacaktır. Davacının yaptığı iş ve kazanç durumuyla ilgili olarak T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI EMEKLİLİK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'nün 18.02.2020 tarihli yazındaki Hizmet Dökümünde davacının kaza öncesinde 16.01.2019 tarihinde “18” “işin sona ermesi” işten çıkış kodu ile işten çıktığı ancak 16 günlük PEK(Prime Esas Kazancı) olduğundan bu tutar netleştirilerek davacının hesaplanacak maddi tazminatına esas teşkil edecektir. Bu duruma göre; Asgari geçim indirimi dikkate alınmadan yukarıda belirtilen Brüt yasal asgari ücretten 9615 Sigorta Primi, vergi Vergi matrahlarından 9615 Gelir vergisi ve 96 00759 damga resmi tenzil edilerek kalan net tutara “Bekâr” olanlar için AGİ hesaba esas alınacaktır. Bu duruma göre;¸ Davacının 25.01.2019 - 16.08.2019 tarihleri arası (6) Ay (21) Günlük Geçici İş Göremezlik dönemi kazancı:¸ ...'ın (6) AY (21) GÜNLÜK MADDİ ZARARI: a) Davacının geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararları 25.01.2019 - 16.08.2019 tarihleri arası geçmiş dönemi kapsamakta olup, Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere geçmiş dönemde uğranılan işlemiş maddi zararların herhangi bir iskontoya tabi tutulması söz konusu olmadığından anılan geçici iş göremezlik devredeki maddi zararları %100 malüliyetli ve iskontosuz olarak tespit ve hesaplanacaktır. Bu duruma göre; b) Davacının (6) Ay (21) Günlük maddi zararı aşağıdadır; 12Aylık Geçici İş Göremezlik dönemde iskontosuz maddi zararı : 24.095,17TL x %100 Mal. = 24.095,17 TL DAVACI HASAN AKTAR'IN NİHAİ VE GERÇEK MADDİ ZARARI : a) Heyetimiz kusur mütaalasında açıklandığı üzere kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ın 9675 kusuru dışında kalan davalımım 9625 kusuruna isabet eden tutarı davacı yararına Maddi Tazminat olarak nazara alınacaktır. b) Dava dosyasında davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış herhangi bir ödeme bilgisi ve belgesi bulunmadığından hesaplanan maddi tazminattan bu konuda bir tenzil yapılmayacaktır. c) Sayın Mahkemenin müzekkeresine cevaben SGK tarafından gönderilen yazıda davacının olay tarihinde sigortalılığı olmadığından davacıya geçici iş göremezlik ödenenği ödenmediği ve rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmektedir. Buna göre bu konuda hesaplanan maddi tazminattan bir tenzil yapılmayacaktır. d) Davacı ...'nin Nihai ve Gerçek Maddi zararı; 24.095,17 TL x %25,0 Kusur= 6.023,79 TL Olacaktır. Maluliyet nedeniyle davacının hesaplanan Maddi Tazminat tutarı (6.023,79) TL. Olup (360.000,00) TL. poliçe limitinin altında kalmaktadır. SONUÇ: Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 25.01.2019 tarihinde meydana gelen Trafik kazası sonucu Geçici ş Göremez kalan davacı Hüseyin AKTAR'ın ; Geçici İş göremezlik maddi zararının (6.023,79)TL.den (Altıbinyirmiüç TL. Yetmişdokuz Krş.dan) ibaret bulunduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasında dosyanın ATK ya gönderilerek davacının trafik kazası nedeniyle bakıcı yardımına muhtaç hale gelip gelmediği, bakıcı yardımına muhtaç ise süresinin tespiti hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 03/08/2022 tarihli ATK raporunda özetle;" SONUÇ: Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1975 doğumlu ...'ın 25.01.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle kişinin sürekli ya da geçici olarak bakıcı ihtiyacının bulunmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememiz dosyasında dosyanın trafikçi ve aktüerya bilirkişisinden oluşan heyete tevdii ile rapora karşı beyan ve itirazlar, ... 18. AsCM'nin ... Esas sayılı dosyasındaki olayın oluşuna ilişkin tespit ve güncel asgari ücret göz önünde tutularak ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 23/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" SONUÇ : Hukuki durumun ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 25.01.2019 tarihinde meydana gelen Trafik kazası sonucu Geçici İş Göremez kalan davacı ...'ın ; Geçici İş göremezlik maddi zararının (6.088,06)TL.den (Altıbinseksensekiz TL. Altı Krş.dan) ibaret bulunduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasının 28/04/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline talep arttırım dilekçesi sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 02/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile . Geçici iş göremezlik zararı 6.088,06-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 06/12/2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davacı tanıklarının dinlenilmesi için davetiye çıkarılmasına karar verildiği, 22/12/2023 tarihli celsede dinlenilen davacı tanığı ...'ın beyanında; "Ben davacının kızı olurum, babam davaya konu trafik kazası meydana geldikten sonra 6-7 ay süreyle çalışamadı, bundan dolayı ekonomik olarak ailece zor durumda kaldık, çünkü ailemizde tek çalışan kişi babamdır, ekonomik sıkıntıların yanında bu kaza nedeniyle psikolojik olarak da babam zor günler geçirdi, o dönemde bu kazanın etkisiyle ailemiz arasında sürekli kavgalar olmaktaydı, kaza davacı babamı maddi manevi olumsuz olarak etkiledi. Babam 6-7 aylık süreçten sonra da çalışmaya başladığında kazadan kaynaklı psikolojik problemleri devam etti. Kaza olduğu dönemde abim okulu olduğu için kısa süreli bir çalışma durumu oldu, normal şartlarda abim çalışmamaktadır, okula devam etmekteydi, tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği görüldü. Yine aynı celsede dinlenilen davacı tanığı ...'ın beyanıda;" Ben davacının eşi olurum, meydana gelen kazadan sonra davacı 6-7 ay boyunca çalışamadı, evde tek çalışan ve gelir getiren kişi davacı olduğundan biz ailece ekonomik olarak çok zor günler yaşadık, o dönemde kiramızı ve giderlerimizi ödemek için çevreye borçlanmak durumunda kaldık, davacının o dönemde ayağa kalktığında sürekli başı dönüyordu, biz bu dönemde karşı tarafı aramış isek de telefonlarımıza cevap alamadık, ayrıca bu kazadan dolayı ve yaşadığımız ekonomik problemlerden dolayı davacının psikolojisi bozuldu, manevi olarak da zarara uğradık, tanıklık ücreti talebim yoktur." dediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; geçici ve sürekli işgücü kaybı ile bakıcı giderine ilişkin olarak belirsiz alacak davası olarak 500,00-TL maddi tazminat ve 50.000,00-TL manevi tazminat talebi isteminde bulunmuştur. Davacı vekili 18/02/2020 havale tarihli beyan dilekçesinde; maddi tazminat talebine konu alacak kalemlerini açıklamış 200,00-TL geçici işgöremezlik, 200,00-TL sürekli işgöremezlik ve 100,00-TL bakıcı gideri olarak talepte bulunmuştur. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusurlu olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen 01/12/2021 tarihli raporda özetle; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, 03/08/2022 tarihli ATK raporunda ise davacının sürekli ya da geçici olarak bakıcı ihtiyacının bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Alınan maluliyet raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle mahkememiz 09/02/2022 tarihli 6 no.lu celsesinde dosyanın 1 aktüerya ve 1 trafik kazaları konusunda uzman bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 08/03/2022 tarihli raporda özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı yaya Hüseyin Aktar'ın %75 kusurlu, davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, maluliyete ilişkin alınan ATK raporunda davacının sürekli işgöremezliği ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığı bildirildiğinden bu hususlarda hesaplama yapılmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacının SGK kaydından 16/08/2019 tarihinde çalışmaya başladığı, ATK raporunda iyileşme süresi 12 ay olarak bildirilmiş ise de; SGK kaydı içeriğinden bu süreden önce davacının kaza tarihinden 6 ay 21 gün sonra çalışmaya başladığı görüldüğünden bu süre dikkate alınarak geçici işgöremezlik tazminatı hesaplanmış ve neticede davacının kendi payına düşen kusur oranı da düşüldükten sonra 6.023,79-TL geçici işgöremezlik zararının olduğu mütalaa edilmiştir. Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve aynı olaya ilişkin olarak ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporunun da tartışılması ve güncel asgari ücret dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi için mahkememizce bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 23/01/2023 tarihli ek rapor ile ; davacının geçici işgöremezlik maddi zararının 6.088,06-TL olarak hesaplandığı mütalaa edilmiştir. Dosya kapsamında alınan 23/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının ceza dosyası ile çelişki oluşturmadığı ve yapılan hesaplamaların da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, bu rapor hükme esas alınmıştır. Anılan işbu rapor akabinde davacı tarafça dosyaya ibraz edilmiş olan 02/05/2023 havale tarihli bedel arttırım dilekçesinde; davacı geçici işgöremezlik tazminatı talebini 6.088,06-TL ye artırıldığını beyan etmiş ve maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacının sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminat alacağı istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davacı her ne kadar bu alacak kalemlerine ilişkin olarak istemde bulunmuş ise de; dosyada mevcut hüküm kurmaya elverişli ATK raporu uyarınca davacının sürekli işgöremezliğinin bulunmadığı ve geçici veya kalıcı maluliyet süresi içinde bakıcı ihtiyacının da bulunmadığı bildirildiğinden davacının bu alacak kalemlerine ilişkin istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının geçici işgöremezliğe ilişkin maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendimede; davacının, davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, davacının geçici olarak maluliyetinin bulunduğunun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile sabit olduğu, raporda belirtilen iyileşme süresi ve davacının sgk kaydına göre çalışmaya başladığı süre dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının 6.088,06-TL geçici işgöremezilik tazminatı alacağına hak kazandığı anlaşılmakla davacı tarafça sunulan bedel artırım dilekçesi ile de bu tutarın talep edildiği görülmekle bu alacak kalemine ilişkin talebin kabulünün gerektiği kanaatine varılmakla bu alacak kalemine ilişkin istemin kabulüne, fazlaya dair maddi tazminat isteklerinin reddine karar verilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olduğundan davalı sigorta şirketin poliçe limitleri dahilinde davacının uğradığı zarardan sorumlu tutulmuş, diğer davalılar ise araç sürücüsü ve araç işleteni olmakla meydana gelen zarardan davacıya karşı sorumlu tutulmuşlardır. Davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 4. HD 2015/13580 ,2017/6362). Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (davalı sürücü %25 kusurlu), davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresi, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olması gerektiği şeklindeki düzenlemesi uyarınca dosyaya sunulan deliller incelendiğinde mahkememizce hükmedilen tazminatın, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olduğu görülmekle yasal olan 8 iş günlük sürenin bitiminde 05/07/2019 tarihi itibari ile davalının temerrüde düşmüş olduğu görülmekle sigorta şirketi yönünden bu tarihten, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 1-Davacının 6.088,06-TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 05/07/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2- Davacının bakıcı giderine ve sürekli işgöremezlik giderine ilişkin fazlaya dair maddi tazminat alacağı istemlerinin REDDİNE, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince maddi tazminat istemi yönünden alınması gereken 415,87-TL harçtan peşin alınan 21,83 TL harcın ( 1,72-TL dava açılırken + 20,11 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 394,04-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. 5-Harçlar kanunu gereğince manevi tazminat istemi yönünden alınması gereken 683,10-TL harçtan peşin alınan 170,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,33-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına. 6-Davacı tarafından yatırılan 192,60 TL harcın; 21,83-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen , bakiye 170,77-TL harcın ise davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.088,06-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre hesaplanan 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 8-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yapılan 62,20 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 769,60 TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.105,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası ile 2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.336,80 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.522,64-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 10-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 971,98-TL'sinin davacıdan, 388,02 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, Dair, davacı, davacı vekili ve davalı ...'ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/12/2023 Katip (e-imza) Hakim (e-imza)