İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/575 E. 2024/855 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/575
Karar No
2024/855
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/575 Esas KARAR NO : 2024/855 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/06/2018 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/06/2016 tarihinde davalı nezdinde trafik sigortalısı olan ...plakalı aracın arkadan müvekkilinin içinde bulunduğu araca çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, meydana gelen kazadan dolayı müvekkilinin yaşamını tehlikeye sokulduğunu, kalıcı şekilde yaralanmalar meydana geldiğini, sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığı için bu davanın açıldığını belirterek davanın kabulüne, 500,00 TL tedavi ve bakıcı gideri, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL kacılı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada öncelikle kusur tespitinin yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sınırlı sorumlu olduğunu, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının reddinin gerektiğini çünkü SGK'nın sorumlu olduğunu, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, maluliyet oranı ile ilgili ATK'dan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 16/10/2019 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ATK'ya gönderilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 09/03/2021 tarihli ATK raporunda özetle;"Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu 1981 doğumlu ...'un 24.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; 1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasının 04/02/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın ek rapor alınmak üzere ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 07/11/2022 tarihli ATK raporunda özetle;" ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1981 doğumlu ...'un 24.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle; A-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; İyileşme süresi olan 3 haftanın bitiminden itibaren Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B-) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasının 21/02/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline, dava dilekçesinde bildirilen tutarın ne kadarının bakıcı, ne kadarının tedavi gideri olduğuna ilişkin beyan sunması için süre verildiği, davacı vekilinin 18/03/2024 tarihli ile talep ettikleri 500,00 TL olan taleplerinin 10,00 TL'sinin bakıcı, 490,00 TL'sinin tedavi gideri olduğuna ilişkin beyan dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 21/02/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 18/07/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; a) ... plakalı otomobil sürücüsü ... 'nın sürücü ...U 'un yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında 96 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, b) ...plakalı otomobil sürücüsü ... 'un kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, c) ... plakalı otomobil sürücüsü ... ... 'un ... 'un yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasıda kusursuz olduğu, d) ... 'un tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı, İş Göremezlik zarar hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılan hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Güncel Asgari Ücret Verisinin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, e) Dava dişi SGK (T.C. SGK Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü “nün 19.02.2024 tarihli yazısından) tarafından davacıya geçirmiş olduğu trafik azası sonrası rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, f) Davacı ... 'ın davalının %100 kusur oranına göre hesaplanan; Geçici iş göremezlik zararının 910,69 TL olduğu, Tedavi Gideri zararının 1.000,00 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Gideri zararlarının karşılanacağı kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Başı Tedavi ve Sağlık Giderli 310.000,00 TL olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Davacı vekilinin 25/07/2024 tarihli dava arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatının 910,69 TL tedavi giderinin 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.910,69 TL olarak yükselttiklerini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; 24.11.2016 tarihinde davalı nezdinde trafık sigortalı olan ...plakalı aracın arkadan davacının içinde bulunduğu araca çarpması sonucu davacının ağır yaralandığını, meydana gelen yaralanma nedeniyle 500TL Tedavi ve bakıcı giderleri, 500TL Geçici İş göremezlik, 1000 TL Kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isteminde bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 18/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile" Dava dilekçemizdeki 500TL tedavi ve bakıcı giderini; 490 TL tedavi gideri olarak, 10 TL bakıcı gideri olarak, ayrıştırıyoruz." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusurlu olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Yargılama sırasında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve sunulan cevap dilekçelerinden kazaya karışan ...plakalı aracın davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik ) Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu bildirilmiştir. Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen 30/03/2021 tarihli rapor ile " Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu 1981 doğumlu ...'un 24.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; 1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce davacı tarafça yapılan itirazlar da dikkate alınarak dosyanın ATK üst kuruluna gönderilerek ... Devlet Hastanesi 08/06/2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporu ile ... Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24/02/2021 tarihli raporları arasındaki çelişkinin giderilerek davacının 24/11/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı maluliyet oranının, özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilerek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, akabinde Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan rapor dosyaya kazandırılmıştır. Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporda özetle ; " ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 1981 doğumlu ...'un 24.11.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle; A-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; İyileşme süresi olan 3 haftanın bitiminden itibaren Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B-) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür. Çelişkiyi giderici nitelikteki Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından tanzim edilen maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle mahkememiz 21/02/2024 tarihli celsesinde, dosya arasına celp edilmiş olan tüm belgeler, davacı asil adına düzenlenmiş olan ATK raporu bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle dosyanın 1 trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi, 1 aktüerya uzmanı ve 1 doktor bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; bilirkişi heyetinden takdiri mahkemeye ait olmak üzere güncel içtihatlar uyarınca dava konusu kazaya karışmış olan tarafların kusur oranlarının hesaplanılmasının, davacı asilde meydana gelen maluliyet oranı göz önünde bulundurularak davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu her bir alacak kalemi bakımından ayrı ayrı hesaplama yapılarak, ayrıca davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmayacağı doktor bilirkişi tarafından değerlendirilerek, sigorta şirketinin poliçe miktarındaki sorumlu olduğu kalemler ve meblağları da göz önünde bulundurularak sorumluluk miktarlarının da ayrıca hesapta belirtilmesi suretiyle (SGK'nın sorumlu olduğu- sigorta şirketinin sorumlu olduğu tedavi giderleri ayrımı gözetilerek) kusur oranı uyarınca davalıların sorumlu olduğu miktarlar bakımından dosya kapsamı itibariyle hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 17/07/2024 tarihli raporda özetle ; " İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca; a) ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’nın sürücü ...U ’un yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, b) ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’un kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, c) ... plakalı otomobil sürücüsü ... ... ’un ... ’un yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasıda kusursuz olduğu, d) ... ‘un tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik zarar hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılan hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Güncel Asgari Ücret Verisinin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, e) Dava dışı SGK (T.C. SGK Başkanlığı Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ‘nün 19.02.2024 tarihli yazısından) tarafından davacıya geçirmiş olduğu trafik azası sonrası rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik Zararından bu açıdan bir tenzil yapılmadığı, f) Davacı ... ’ın davalının %100 kusur oranına göre hesaplanan;  Geçici İş Göremezlik zararının 910,69 TL olduğu,  Tedavi Gideri zararının 1.000,00 TL olduğu,  Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik ve Tedavi Gideri zararlarının karşılanacağı kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 310.000,00 TL olduğu, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 26/072024 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunulmuştur. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle davacının talebine konu geçici olarak maluliyetinin bulunduğunun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile sabit olduğu, dosyaya sunulan ATK raporunda belirtilen geçici maluliyet süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda, davalı sigortalısının kusur oranı ve davalı ... şirketinin poliçe teminat limitleri dikkate alınarak ve davacının bedel artırım dilekçesindeki tutarlar da dikkate alınarak davacının 910,69-TL geçici işgöremezlik ve 1.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.910,69-TL maddi tazminat alacağına hak kazandığı anlaşılmakla davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesi ile de bu tutarın talep edildiği görülmekle açılan davanın bu alacak kalemleri yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı taraf her ne kadar sürekli işgöremezlik ve bakıcı alacağı taleplerinde de bulunmuş ise de; dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli ve çelişki giderici nitelikte Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından tanzim edilen maluliyet raporu incelendiğinde davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden davacının sürekli işgöremezlik zararının ve bakıcı ihtiyacının dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı kanaatine varıldığından bu alacak kalemlerine ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olması gerektiği şeklindeki düzenlemesi bulunduğu, bu hali ile davacının davalı sigortaya başvurduğu tarihden 8 iş günü sonrasında davalının temerrüde düşeceği ve davacının temerrüt tarihinden itibaren faize hak kazanmış olduğu da anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 910,69-TL geçici işgöremezlik ve 1.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.910,69-TL maddi tazminatın 10/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının sürekli işgöremezlik ve bakıcı giderine dair fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.910,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.010,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 435,45‬ TL müzekkere ve tebligat gideri, 4.130‬,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası, 6.600,00 TL bilirkişi ücreti ile, 41,10 TL ilk masraf (35,90 TL başvurma harcı + 5,20 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 11.206,55 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 7.331,23 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/575, K. 2024/855, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-575-e-2024-855-k-da6c2343400b