İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/534 E. 2025/274 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/534
Karar No
2025/274
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2023/534 Esas KARAR NO:2025/274 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:19/04/2023 KARAR TARİHİ:22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde genişletilmiş kasko filo poliçesi ile sigortalı olduğunu, 06.04.2020 günü saat 07:49 sıralarında sigortalı araç sürücüsü ... ... plakalı aracı ... Sahasından almak için yanına gittiğinde aracın ayaklarının hasarlı olduğunu gördüğünü, konu dosyada hasar liman idaresine ait mafinin park ettiği sırada gerçekleşmiş olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... Anonim Şirketi ... sahasında sigortalı ... plakalı aracı gemiden indirirken verdiği zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini ve ödenen hasar tazminatının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 202/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, ... İcra Müdürlüğünün 202/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli Mahkemenin Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, itirazın iptali talepli davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacı taleplerinin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davacının hasarının oluşmasında müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, ekspertiz raporunda da hasar müvekkili şirketin sebebiyet verdiğine ilişkin herhangi bir bilgi içermediğini beyanla öncelikle davanın görevli İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, ardından davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden usulden reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarih ve ... sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, davacı sigortalısına ait aracın davalı sorumluluğunda gemiden tahliyesi aşamasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, hasarın davalı sorumluluğunda meydana gelip gelmediği ile varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Sigorta A.Ş., borçlusunun ... Denizcilik ve Taş. A.Ş olduğu, 17/09/2020 tarihinde 4.180,12.TL.'nin tahsili için takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 28/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 30/12/2021 tarihli itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği ve buna göre de, eldeki davanın 19/04/2023 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 18/02/2025 tarihli raporda; Davacı sigortalısına ait aracın hasarlanması bakımından davalı sorumluluğu bulunup bulunmadığı, Dava konusu dorse hasarının Deniz taşımacılığı sonrasında, Pendik limanında ... gemisinden indirildiği sırada, Davalı şirketin sorumluluğunda oluştuğunun sabit olduğu, Talep edilebilecek hasar miktarı, Hasar miktarı konusunda ekspertiz raporunda belirtilen hasar tutarının 4.095,30.TL olduğu, Davacı şirkete hasar tamiri için tanzim edilen tamir faturasının 4.833,48.TL olduğu, Dava ve takip konusu tutarın 4.180,12.TL olduğu tespit edildiğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile davacı sigortalısı olan dava dışı ... Nakliyat ve Ticaret AŞ ye ait ... numaralı römorkun davacı tarafından sigorta teminatı altına alındığı, sigortaya konu römorkun 07/05/2020 tarihinde Pendik Limanı'nda park sahasından sigortalı çalışanı tarafından hasarlı olarak teslim alındığı , davaya konu aracın liman çalışanı tarafından mafi ile park edilmesi esnasında hasarlanması nedeni ile dava dışı sigortalıya davacı tarafından dosyada bulunan ... Bankası'na ait ödeme dekontu ile 11/06/2020 tarihinde 4.095,30 TL TL sigorta tazminatı ödendiği anlaşılmakla, davacının yapmış olduğu sigorta tazminatı ödemesi kapsamında TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya celp edilen sigortalı ... müzekkere cevabı ve ekindeki 05/04/2020 tarihli 1.048,00 Euro bedelli navlun faturası, 27/04/2020 tarihli Hasar Beyan formu ile 06/04/2020 tarihli ... antetli hasar raporu belgelerine göre, davalıya ait ... isimli gemi ile davaya konu römorkun sürücüsüz bir şekilde taşındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakla, davalının taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır. TTK 1188 maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Uyuşmazlığa konu olayda, dosyada mübrez hasar raporlarına göre hasara uğrayan römork sigortalıya 06/04/2020 tarihinde teslim edildiği dikkate alındığında; davaya konu icra takibinin başladığı 17/09/2020 tarihinde TTK 1188 maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolmamış olduğu değerlendirilerek asıl ve birleşen davaların hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu kabul edilmiştir. Davaya konu edilen ... plakalı; ... marka aracın hasar resimleri ve davalı ... A.Ş.'nin, olay tarihinde çalışanı olan... tarafından hazırlanan Hasar Raporu (06.04.2020/"... " gemisinden tahliye olan ... plakalı Dorsenin Sağ Ayağı, operasyon esnasında hasar görmüştür/Yüksel Emanet imzalı) göz önüne alındığında: davalı ... A.Ş. ... sahasında, sigortalı ... plakalı Dorse (Tenteli Yarı Römork)'nin ... Gemi'den tahliye edilirken/indirilirken ve park etme esnasında, davalı firma sorumluluğunda olan Mafi (Liman içi konteyner taşıyıcı yarı römork) tarafından Dorse sağ taraf ayağına hasar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da, ekspertiz raporu ile uyumlu şekilde hasarın, yükleme esnasında kullanılan Liman Mafisi tarafından yürütülen yanlış operasyon nedeni ile meydana geldiği açıklanmış olup, dosyada bulunan ve davalı tarafındand da çalışanı tarafından imzalandığı kabul edilen hasar raporuna göre, davaya konu hasarın operasyon esnasında davalı taşıyanın sorumluluğu altında meydana geldiği kanaati ile bilirkişi raporundaki tespitler de esas alınarak, TTK 1178 maddesi uyarınca hasar bakımından davalının sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir. Bilirkişiler tarafından talebe konu edilen hasar miktarının kadri maruf olduğu açıklanmış olup, mahkemece resen yapılan faiz hesaplaması neticesinde davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 4.095,30.TL asıl alacak ile 84,82.TL işlemiş faiz bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz UYGULANMASINA, -Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 615,40.TL'den peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( 385,40.TL ilk harç 200,75.TL posta ücreti ve 8.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 8.586,15.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı vekili için takdir edilen 4.180,12.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/534, K. 2025/274, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-534-e-2025-274-k-595d6b7bd647