İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/407 E. 2025/735 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/407
- Karar No
- 2025/735
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2023/407 Esas KARAR NO :2025/735 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:02/08/2022 KARAR TARİHİ:04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı yan arasında yapılan elektronik yazışmalar ile 2 farklı alıcıya teslim edilmek üzere, müvekkil şirkete ait bir kısım eşyanın (Türkiye’den Hollanda’ya ve Almanya’ya) kapıdan kapıya (door to door) taşınması konusunda mutabakata varıldığını. Ancak davalı yan tarafından gerekli işlemler zamanında yapılmadığını ve gümrük işlemleri sürüncemede kaldığını. Gümrük işlemlerindeki gecikme nedeni ile müvekkilinin, malın alıcısı olan müşterileri nezdinde ticari olarak itibar kaybına ve ticari zarara uğradığını bu zararın tahsili amacı ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını. İcra dairesince gönderilen ödeme emrine davalı tarafça itiraz edilerek , takibin durduğunu, beyan ederek, , davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, icra takibinin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere en yüksek oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusu "deniz taşıması kaynaklı demuraj ve masrafların iadesi" olmakla dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiğini, Davcının kendi hatalarından kaynaklanan demuraj sebebi ile müvekkiline demuraj ve tüm masraflara ait faturalar yansıtılmış olup, müvekkilinin talebi üzerine işbu meblağlar davacı tarafından müvekkiline ödendiğini, bu durumun defter kayıtlarında ıspat edileceğini, beyan ederek, başlatılan takip nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini davanın reddini,mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2023 tarih ve ... sayılı Görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında ihtirazi kayıtla ödendiği belirtilen demuraj bedelinin davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın davacı adına düzenlenen takibe konu alacak kalemleri bakımından davacı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı tarafından bu hizmetlerin verilerek ilgili masrafların dava dışı kurum yahut şirketlere ödenip ödenmediği ile neticede varsa davacıya iadesi gereken miktarın tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Tic. Ve Loj. Tur. Ltd. ŞTi. , borçlusunun ... Loj. A.Ş. olduğu, 15/06/2022 tarihinde 5.200,00.EURO'nun tahsili için takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 21/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 23/06/2023 tarihli itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 02/08/2022 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 19/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 5.200 eur tutarın Davalı tarafından dava dışı armatör şirkete ödendiği, Emteanın teslim limanında zamanında teslim alınmaması sebebiyle konteynerlerin serbest süresi içerisinde fiili taşıyan verilemediği, bu sebeple demuraj ve ardiye ücretlerinin oluştuğu, ancak bu gecikmede kusurun kime ait olduğunun tespit edilemediği, Her ne kadar taşıma DAP teslim şekli ile organize edilmiş olsa da, Davadışı alıcı şirketlerin mal bedelini ödemeden, varış limanındaki gümrük işlemlerini yapmadan ve ilgili dokümanları ibraz etmeden emteayı teslim alamayacakları, Her halükarda emteayı teslim aldıkları için demuraj tutarından Davadışı şirketlerin sorumlu oldukları, Dava konusu taşımada oluşan demuraj, ardiye ve liman masrafları için Davacı şirketin 5.200 eur tutarı Davalı şirkete ödediği, Ancak emteayı teslim aldıkları için ilgili tutarlardan asıl sorumluların dava dışı gönderilen şirketler olduğuna ilişkin tespit ve görüşlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirmesi için dosya Kaptan bilirkişi Önder Körpe'ye yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 06/08/2025 tarihli raporda; 13.05.2022 tarihinden sonra (5 gün serbest süre) olacak şekilde hesaplandığı, toplam ardiye tutarının 1.890 EURO olduğu, ... tahtında taşınan ... ve ... (20 TEU) konteynerler için 19.05.2022 tarihinden sonra (11 gün serbest süre devamında mavna barge taşıması olduğu için) 1.200 EURO olduğu, ... tahtında taşınan ... (40 TEU) ve ... (20 TEU) konteynerler için (A) Kök Rapordaki gibi 15.05.2022 tarihinden sonra (7 gün serbest süre) hesaplama yapıldığında 2.010EURO hesap edildiği, (B) Yüce Mahkemenin görevlendirmesindeki gibi 19.05.2022 tarihinden sonra (11 gün serbest süre) hesaplama yapıldığında 1.310EURO olduğu, Ardiye Toplam 1.890 EURO 1.890 EURO ... Demuraj 1.200 EURO 1.200 EURO ... Demuraj 2.010 eur (A) 1.310 EURO (B) Toplam 5.100 eur 4.400 EURO Davalı şirket ise 5100 Euro + ICS 70 EURO + CID 30 EURO tutarları toplamını Davacı şirkete faturalandırmıştır. ICS (International Carrier Securitv Fee) ve CID (Change of Inland Destination) tahliye limanı masrafları olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmiştir. Dosyada bulunan ... numaralı ve ... numaralı konşimento kayıtları ile dosyaya celp edilen gümrük kayıtları incelendiğinde; Dava dışı satıcı şirket ile Dava dışı gönderilen / alıcı şirketler .... ve ... arasında gerçekleşen emtea satışı sonrasında taşıma organizasyonunun yapıldığı, taşıma organizasyonuna göre Davacı şirketin taşıma işi için Davalı şirket ile anlaştığı, Davalı şirketin Davacı adına navlun faturası tanzim ettiği ve ödemesinin tahsil davacıdan tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin taşıma işini Davadışı fiili taşıyan ... şirketine yaptırdığı, Davadışı ... şirketinin Fiili taşıyan konumunda olduğu, dava konusu taşımalar için yukarıda açıklanan konşimentoları tanzim ettiği, Davalı şirketin Davacı şirketin akdi taşıyanı konumunda olduğu, Davacı şirketin ise Davalı şirketin taşıtanı konumunda olduğu, ancak asıl taşıtanın ise Dava dışı satıcı şirket olduğu anlaşılmıştır. Davacı ile Davalı arasındaki taşıma ilişkisinin DAP teslim şekline göre yapıldığı anlaşılmakla; bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bu teslim şekline göre taşımanın kararlaştırılan teslim yerine kadar tüm masraf ve sorumluluğun Davacı şirketin ait olacak şekilde Davalı şirkete yaptırıldığı anlaşılmıştır. Ancak taşıma ve teslim şekli uyarınca, dava dışı gönderilen şirketlerin varış yerindeki gümrük işlemlerini yapmakla sorumlu oldukları ve teslim için gerekli evrakları ibraz etmeleri gerektiği, satış sözleşmesine göre vesaik mukabili ödeme şekli gereğince varış yerinde ödeme yapıldığında teslim dokümanlarının dava dışı alıcı şirketlere geçeceği, dava dışı alıcı şirketlerin gümrük işlemlerini yapmadan ve mal bedelini ödeyerek gerekli dokümanları almadan emteayı teslim alamayacakları da bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Taşımanın gerçekleştiği ve emtiaların dava dışı alıcılar tarafından teslim alındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu faturanın ise; Davalı tarafından Davacı adına tanzim edilen 5.200 EURO bedelli, ... ve ... numaralı konteynerler için düzenlendiği anlaşılan "Yurtdışı Ardiye Ücreti" konulu olduğu görülmüştür. Dava dışı Fiili taşıyan şirket tarafından Davalı adına Ardiye ve Demuraj açıklamalı olarak toplam 5.100 EURO bedelli faturanın tanzim edildiği, davalı tarafından bu fatura bedelinin dava dışı fiili taşıyana ödendiği yapılan muhasip incelemesi neticesinde tespit olunmuştur. Dosyada bulunan E-posta yazışmalarından anlaşıldığı hali ile, Davalı şirket 5100 EURO + ICS 70 EURO + CID 30 EURO alacakları Davacı şirkete faturalandırmış, davacı tarafından bu bedeller ödenmiş ve iadesi istemine ilişkin takip ve dava konusu yapılmıştır. ICS (International Carrier Security Fee) ve CID (Change of Inland Destination) tahliye limanı masrafları olduğu bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Taraflar arasındaki e posta yazışmaları incelediğinde esasen davaya konu demuraj bedellerinin oluşmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği tespit olunamamıştır. Ancak bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile; taşıma ve teslim şekli uyarınca, dava dışı gönderilen şirketlerin varış yerindeki gümrük işlemlerini yapmakla sorumlu oldukları ve teslim için gerekli evrakları ibraz etmeleri gerektiği, satış sözleşmesine göre vesaik mukabili ödeme şekli gereğince varış yerinde ödeme yapıldığında teslim dokümanlarının dava dışı alıcı şirketlere geçeceği, dava dışı alıcı şirketlerin gümrük işlemlerini yapmadan ve mal bedelini ödeyerek gerekli dokümanları almadan emteayı teslim alamayacakları anlaşılmakla birlikte, dava dışı alıcının süresi içerisinde gümrük işlemlerini tamamladığı, gecikmenini davalıdan kaynaklandığı hususu davacı tarafça ortaya konulamamıştır. Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Bu kapsamda dava konusu uyuşmazlıkta davacının, davalı nezdinde taşıtan olduğu hususu ile dava dışı gönderilen tarafından yükün teslim alındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dışı fiili taşıyan tarafından davalı adına düzenlenen demuraj ve ardiye bedellerinin, davalı tarafça fiili taşıyana ödendiği hususu da dosya kapsamında sabittir. Davacının dava konusu ettiği fatura bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmekteki dayanağı, davalı tarafça taşımanın kapıdan kapıya olarak üstlenilmesiyse de, yukarıda da açıklandığı hali ile dava dışı gönderilenlerin ilgili gümrük işlemlerini tamamlamadan davalının yükü teslim etmesinin mümkün olmadığı bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Dosyada ise dava dışı alıcının işlemleri zamanında yaptığı, demuraj ve ardiye masraflarının oluşması bakımından dava dışı alıcının sorumluluğu bulunmadığı, başka bir deyişle davalının sorumluluk sahasında bu masrafların oluştuğu hususu davacı tarafça ortaya konulamamıştır. Bu hali ile TTK 1203 ve 1205 maddeleri kapsamında dava konusu bedellerin ödenmesi kapsamında sorumluluk dava dışı alıcı şirketlere ait olmakla birlikte, davacı tarafından bu bedellerin davalıya ödendiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı tarafından dava dışı fiili taşıyana ödendiği de sabit olan, dava konusu bedellerin iadesinin davalıdan talep edilemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Davacının ödemiş olduğu bedelleri, TTK 1203 ve 1205 maddeleri kapsamında ancak dava dışı alıcıdan talep edebileceği, bu hususu ise dava konusu olmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Davaya konu taşımada, dava dışı gönderilen şirketin sorumluluğunda emtea için gerekli gümrük işlemlerini zamanında yapıp yapmadığı, teslim evraklarını zamanında ibraz edip etmediği bilinmediği gibi, aksi husus davacı tarafından ortaya konulamamıştır. Her halükarda konteyner demurajının ve konşimentoya göre tahliye limanı masraflarının sorumlusunun dava dışı gönderilen şirket olduğu, konteyner demurajı ve tahliye limanı masraflarının asıl alacaklısının ise dava dışı fiili taşıyan olduğu kabulü ile, davalı tarafından adına düzenlenen bedellerin fiili taşıyan ödenmiş olması, bu bedellerin davalı tarafından davacıya rücu edilerek tahsil edilmesi karşısında, davalının sorumluluk sahası altında bu masrafların oluştuğunun davacı tarafça ortaya konulamadığından; neticede davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.175,64.TL den karar harcı olan 615,40.TL nin mahsubu ile fazla alınan 560,20.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 45.000,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır