İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/139 E. 2023/210 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/139
Karar No
2023/210
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2023/139 Esas KARAR NO : 2023/210 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 31/01/2023 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkiline ait... isimli tekne,... A.Ş bünyesinde işletilen...Marina&... Club'ta bağlandığını, davalı şirket tarafından keşide edilen 29.07.2022 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin derhal feshedildiğinin bildirildiğini, ihtarnamede dayanak gösterilen 17.08.2020 tarihli sözleşme müvekkili... tarafından imzalanmadığını, olduğu gibi ne sözleşme ne de eki ... Marina İşletme Yönetmeliği tarafından müvekkiline iletilmediğini, sözleşme incelendiğinde yalnızca davalı şirket yetkililerinin imzasını içerdiğini, davacı müvekkilinin imzasını ve beyanlarını içermediğini, sözleşmenin taraflar yönünden feshe bağlı sonuçları doğurabilmesi için öncelikle karşılıklı akdedilmiş olması gerektiğini, dava konusu sözleşmenin tek taraflı şekilde düzenlenmiş olduğu, müvekkilinin sözleşmede yer alan hususları kabul ettiği iddiasıyla feshin haklı fesih olarak kabulünü talep etmesinin hukuka aykırı olacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber ihtarnamede müvekkiline ait teknede ağırladığı misafiri ... tarafından 29.07.2022 tarihinde marina huzur ve güvenliğini bozan davranışların sergilenmesi ve bu olayın ...Turizmi Yönetmeliği'nin 17 ile 20. maddeleri çerçevesinde tek taraflı fesih sebebi olduğu belirtildiğini, davalı tarafça ihtarnamede dayanak olarak gösterilen Deniz Turizmi Yönetmeliği'nin ilgili maddelerindeki unsurların gerçekleştiğini kanıtlar nitelikte deliller sunulmadığı gibi Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haklı feshin koşulları oluşmadığını, davalı tarafça dava konusu sözleşmenin tek taraflı fesih bildiriminin haklı sayılabilmesi için ileri sürülen fesih sebebi durumun sözleşmede belirlenen hizmet ilişkisinin sürdürülmesinin imkansızlaşması, sözleşmenin ifasının güçleşmesi koşullarının gerçekleşmesini gerektiğini, ancak sözleşmenin tarafı ve ...simli tekne malik... daha önce marinada huzur ve sükunu bozacak eylemlere, her hangi bir şikayete konu olmadığını,...işletmesine karşı görevlerini gereken hassasiyet ile yerine getiren bir müşteri olmasına rağmen yalnızca iddiadan ibaret münferit bir olaya dayanılarak tek taraflı fesih bildiriminde bulunulmasının kötü niyetli olduğunu, haklı feshin koşulları oluşmamasına rağmen davalı tarafın Deniz Turizmi Yönetmeliği'nde düzenlenen haklarını ihtarnameye konu münferit olay üzerinden geniş bir yorumla sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi hakkın kötüye kullanılması sonucu davalı yönünden sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmasının beklenemeyeceğini, feshin haksız fesih hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, dayanak olarak gösterilen kanuni düzenlemelerin 19.10.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Deniz Turizmi Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılması, bağlama sözleşmelerinin tarafları arasındaki uyuşmazlıklarda dayanak oluşturmasının pratikte uygulanabilir bir yanı olmadığı hususunda davaya ışık tutacağını, davalı tarafça haksız bir şekilde sözleşmenin ifasından kaçınılması hem davacı müvekkili yönünden bedeli ödenmiş hizmetten yoksun kalınmasına ve zarara uğranılmasına hem de davalı tarafça sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, davacı müvekkilinin hizmet bedelini ödeyerek teknesini 03.08.2023 tarihine kadar marinada bağlama hakkına sahip olduğunu, ancak sözleşmenin tek taraflı feshi müvekkilini hem satın alınan hizmetten mahrum bırakmış, hem de başka bir marina ile daha yüksek bedelle sözleşme yapma zorunda bırakarak maddi zarara uğramasına sebep olduğunu, müvekkilinin bedelini peşin ödemiş olmasına rağmen, davalı şirketin haksız feshi ile hizmet almasını engellediğini, dolayısıyla haksız fesih nedeniyle müvekkilinin hizmet alamadığı 12 aylık döneme ilişkin yaptığı ödemenin yani müspet zararının tazminini talep etme zorunluluğu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin tek taraflı feshi sebebiyle kalan sözleşme bedelinin müvekkiline iadesini, feshe bağlı müspet ve menfi zararların bilirkişi marifetiyle tespitini ve tazminini, Davalı şirketin haksız feshi nedeniyle müvekkilinin hizmet alamadığı döneme ilişkin şimdilik 1.000-TL zararının dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yana ati "..." isimli teknenin, müvekkili şirket tarafından işletilen ...Marina'da... Yeri ve Hizmetleri Sözleşmesi gereğince bağlanarak çıkış yaptığı ana kadar hizmet aldığını, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerin... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacıya ait teknede bulunan ve davacı tarafından dilekçesinde "B.Ş." olarak adlandırılan şahsın 29/07/2022 tarihinde marina huzur, düzen ve güvenliğini bozan söylem ve davranışlarda bulunduğunu, buna ilişkin ...Aleyhinde Marmaris...Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve Marmaris ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, haklı feshin dayanağını teşkil eden olayın 29/07/2022 tarihinde meydana geldiğini ancak davacının bahsettiği... Turizmi Yönetmeliğinde Değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 19/10/2022 yani olay tarihinden sonra yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/02/2023 tarih,... Esas, 2023/88 Karar sayılı Görevsizlik Kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, alacak davası olup uyuşmazlığın davalının marina bağlama sözleşmesini erken feshetmesi sebebiyle davacının menfi ve müspet zararının tazmini isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Dava; özel tekne bağlama ücreti alacağının tahsili için yapılan takipte borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir. HMK 'nun 114.maddesi gereğince görev kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin marina bağlama hizmet sözleşmesine dayandığı, dosyaya sunulan bağlama sözleşmesinde teknenin özel tekne olarak beyan edildiği, buna göre davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceği belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği, benzer nitelikteki uyuşmazlıklara ilişkin Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/29354 Esas 2020/705 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/99 Esas 2022/290 Karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 2021/1597 Esas 2021/1198 Karar sayılı ilamlarının da bu doğrultuda olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE Tüketici Mahkemelerinin görevli bulunduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, 4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/139, K. 2023/210, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-139-e-2023-210-k-ca555319fc20