İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/40 E. 2022/250 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/40
- Karar No
- 2022/250
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2022/40 Esas KARAR NO :2022/250 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/01/2022 KARAR TARİHİ:26/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin sigortalı alıcı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş; satıcı ... firmasından toplam 275 çuval ve 18.975 net kg ağırlığında çiğ kahve çekirdeği emtiası satın alındığını, söz konusu emtianın müvekkili tarafından nakliyat muhataralarına karşı ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi tahtında sigorta edildiğini, satıcı şirket tarafından sigortalı alıcısına gönderilen emtialar taşıma işini üstlenen donatan/taşıyan .... ve onun acentesi ... A.Ş.'nin sorumluluğunda İstanbul/... Limanına sevk edilmek üzere 20.08.2020 tarihinde ...'dan “... ...” isimli gemiye yüklendiğini, söz konusu taşımanın davalı/taşıyan sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, yapılan gemi nakliyesi sonrası ...-4 nolu konteynerın ... Limanında tahliye edildiğini, gerçekleştirilen incelemeler esnasında konteyner tabanının tamamen ıslak olduğunu ve zeminde bulunan çuvalların ıslanmış ve küflü olduğunu, ... numaralı konteynerde taşınan 21 çuval çiğ kahve çekirdeğinin nakliye esnasında ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini, tutanak ile kayıt altına alındığını, taşımaya konu olan emtiaların hasarlı bir şekilde alıcıya teslim edildiğini ve bu sebeple dava dışı sigortalı şirket ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin müvekkili sigorta şirketine zararın tazmini amacıyla başvurduğunu, yapılan incelemeler neticesinde taşıma sırasında ıslanarak hasarlandığını, tespit edilen yükler için 5.738,04 USD değerinde tazminat tutarının 27.10.2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef ve temellük alan olduğunu, ... firmasının Türkiye temsilcisi ... A.Ş.'nin donatan sıfatını haiz olduğunu, alacaklı selefi/müvekkili sigorta şirketinin alıcı konumunda olduğunu, tanzim edilen ekspertiz raporları tahtında taşımanın davalı donatan/taşıyan şirketlerin sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, konteynerlerin yetersizliği ve dava dışı sigortalı şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren hasarın davalı taraf taşıyan/donatan kusuru ile gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın konişmentoyu tanzim eden donatan sıfatıyla söz konusu emtiaların alındığı gibi nakliye edilmesinden ve kararlaştırılan tarihinde alıcısına tesliminden sorumlu olduğunu, müvekkili ... A.Ş tarafından sigortalısının haklarına halef olarak davalı aleyhinde .... İera Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilmiş olması sebebiyle takip durdurulduğunu, uyuşmazlığın çözümü amacıyla arabuluculuk başvurusu yapıldığını fakat 2021/28025 sayılı arabuluculuk dosyası tahtında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, 15.04.2021 tarihinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı imzalandığını belirterek davalı tarafın icra takibine itirazının iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ....’nın ticari merkezinin Marsilya/Fransa’da olduğunu, Türkiye’de daimi bir ikametgahı bulunmadığını, bu nedenle HMK gereği taşıyan/donatanın ikametgahı olan Marsilya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan mahkememizin yetkisinin bulunmadığını, konşimentoda yetki şartının da yer aldığını, mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının sigortalısı ile malların satıcısı olan şirket arasında akdedilen satım sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediğini, mal bedelinin davacının sigortalısı tarafından ödenip ödenmediğinin ve malın hasar ve yararının alıcıya geçip geçmediğinin tespiti için davacının sigortalısının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, inceleme ile davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilebileceğini, nakliyat abonman sigorta poliçesinin dosyaya sunulmadığını, dosyaya sunulan nakliyat emtia sigorta poliçesinin sadece ilk sayfasının sunulduğunu, 2. ve 3. sayfalarının dosyaya ibraz edilmediğini, dava konusu taşımanın sigorta teminatı altına alınmış olup olmadığının ve davacının sigortalısına yaptığı ödemenin sigorta teminatı dışında kalıp kalmadığının belli olmadığını, dava dışı sigortalının poliçe hükümlerine uygun davranmadığını, konşimentoda izafeten husumet yöneltilen şirketin imzası bulunmadığını, izafeten dahi dava açılabilmesi için kanunda sayılan şartların bulunmadığını, dava konusu yüklerin yükleme limanında yüklendiği ilk gemi "... ..." gemisinin donatanı veya işleteninin ... olmadığını, deniz yolu ile konteyner taşımacılığındaki yaygın uygulama uyarınca taşıyanların aralarındaki anlaşmalar uyarınca bir başka hat tarafından işletilen gemilere yükleme yaptıklarını, dava konusu yüklerin 30.9.2020 tarihinde gemiden tahliye edilmiş olduğunu, 9.10.2020 tarihinde davacının sigortalısı tarafından teslim alındığını, taşıyana karşı açılacak her türlü davanın 1 yıllık hak düşümü süresine tabi olduğunu, derdest davanın hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığını, dava konusu konşimento tahtında doğan ihtilaflar bakımından Fransız hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını, derdest dava bakımından Fransız hukukunun uygulanması gerektiğini, taşıyan veya taşıyanın tahliye limanı acentesine hasar ihbarında bulunulduğunun ispatlanmadığını, konşimentoda yer alan 7 nolu kloz uyarınca en geç malların teslim tarihinde, hasarın yazılı olarak taşıyana bildirilmesi zorunlu olduğunu, davacının sigortalısının bu ihbar yükümünü yerine getirdiğinin kanıtlanmadığını, dava konusu yükler 30.9.2020 tarihinde tahliye limanında gemiden tahliye edildiğini, 9.10.2020 tarihinde davacının sigortalısı tarafından teslim alındığını, ekspertiz raporu ve sigorta poliçesinin ödeme emri ekinde müvekkillerine tebliğ edilmediğini, dava konusu yükte bozulma meydana gelip gelmediğinin tespiti zımnında tahliye limanında tüm ilgililere sörvey incelemesinin yapılacağı gün ve saatinin taraflara bildirilerek, tüm tarafların sörvey incelemesine davet edildiğini ve tüm tarafların katılımı ile yükte inceleme yapıldığını ispatlayan bir delilin de olmadığını ve taraflarına tebliğ edilmediğini, tek taraflı katılım sonucunda düzenlenen sörvey raporlarının müvekkilleri açısından bağlayıcı olmadığını, tarafların ortak katılımı ile yapılmış bir tespitin yokluğunu, davacı tarafından başlatılan icra takip dosyasında da müvekkiline gönderilen ödeme emri ekinde hiçbir belgenin tebliğ edilmediğini, davacının %20 icra inkar tazminatı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporu ve sigorta poliçesinin de ödeme emri ekinde tebliğ edilmediğini ve alacağın likit olmadığını bu sebeple icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini, hasarın taşıyanın hakimiyet sahasında meydana geldiğini ispatlayan herhangi bir delil ve tespit olmadığını, yanlış ambalaj ve konteyner içi istifin usulüne uygun olarak yapılmadığını, bu yüzden meydana gelen zarardan dolayı müvekkilinin acenteliğini yaptığı taşıyanın sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu konteynerde delik/yırtık bulunduğunu gösteren EIR (Equipments Interchange Report) raporunun da müvekkiline tebliğ edilmediğini, hasarın ne zaman ve nerede meydana geldiğinin belirsiz olduğunu, dava konusu konşimentonun ön yüzünde tahliye limanında tüm risk ve hasar sorumluluğunin alıcıya ait olduğuna ilişkin kloz (cargo at port is at merchant risk, expenses and responsibility) ile ayrıca "free out" klozu mevcut olduğunu, tahliye sırasında vinç operatörünün dikkatsizliği ve hatası ile meydana gelen hasarlardan dolayı da taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, bahsedilen kloz uyarınca boşaltmada tüm sorumluluğun alıcıya ait olduğunu, dava konusu yüklerin yükleme öncesindeki durumunu ispatlayan bir yükleme sörveyi, hasar raporu ve yükle ilgili düzenlenen sertifikaların da işbu esas dosyaya ibraz edilmediğini, ürünlerin kendi vasfından kaynaklanan sebeplerle yükte bozulmaların meydana gelebileceğini, müvekkilinin acenteliğini yaptığı taşıyanın bir sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, mal bedeli üzerinde aşkın sigorta yapıldığının da anlaşıldığından milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmaması sebebi ile, hak düşürücü süre, aktif husumet yokluğu nedeni reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalılar vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürülüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 25/12//2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 26/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 28/01/2021 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın 28/01/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince cevap dilekçesi ile her ne kadar müvekkili ... AŞ'nin davaya konu taşımaya aracılık etmemiş olması nedeni ile TTK 105 maddesi gereğince kendisine izafeten husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı savunulmuşsa da; davacı vekilince sunulan e-posta yazışmaları ile ... Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında izafeten davalı gösterilen ... AŞ nin acente olarak kayıtlı bulunması ve ... A.Ş'nin davalının Türkiye genel acentesi olduğu, icra takip dosyasına da bu sıfatla itiraz edildiği dikkate alındığında, izafeten davalı görülen ... A.Ş'nin taraf teşkilinin sağlanması bakımından acentelik yaptığı kabul edilerek davalının aksi yöndeki beyanı dikkate alınmamıştır. Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... SAN ve TİC AŞ tarafından yurtdışından ithal edilen çiğ kahve çekirdeği emtiasının dava dışı sigotalıya teslimi hususunun davacı sigorta şirketi nezdinde 01/11/2019 tanzim tarihli ve .../0 numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, ... Limanı'ndan Türkiye İstanbul-... Limanına taşımasının davalı ...'ya ait ... numaralı konşimento tahtında ... ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak ... tarafından imzalandığı, davalı ...'nın yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların yurt dışından ithal edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında Yetkili Mahkeme başlıklı 31. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dosyaya sunulan sigorta poliçesi kapsamında sigortalı hak sahibinin dava dışı ... SAN ve TİC AŞ olduğu, yetki kaydının bulunduğu konşimento tahtında emtiaların sigortalıya teslim edildiği ve hasar tazminatı ödemesinin de buna göre yapıldığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) davaya konu konşimentonun düzenlenmesinde Türk acentenin dahilinin bulunmadığı, navlun faturasının Türkiye acentesi tarafından değil bizzat davalı tarafından düzenlendiği, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı değerlendirilerek konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Marsilya Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.130,37 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.049,67 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/04/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır