İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/419 E. 2022/633 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/419
- Karar No
- 2022/633
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/419 Esas KARAR NO :2022/633 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/10/2021 KARAR TARİHİ:03/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müşterisi ... San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin taşıma işleri organizasyonunu üstlendiğini, davalı firmanın part kargo tarzında gemi bağlayan bir Türk operatör olduğunu, müvekkili şirketin müşterisi dava dışı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. firmasına ait “galvaniz çelik” muhteviyatlı yüklerin davalı firma tarafından Haydarpaşa/İstanbul Limanı'ndan teslim alınarak, davalı firma tarafından organize edilen “... ...-..." gemisi ile ... Limanı'na “liman teslim” koşulu ile taşınmak üzere anlaşıldığını, müvekkili şirketin müşterisi ...İnş. Tur. San. Dış Tic. Ltd. Şti.'den gelen bilgiler doğrultusunda davalı firma tarafından konşimento hazırlandığını, geminin 04.11.2020 tarihinde Haydarpaşa Limanı'ndan ayrıldığını, kalkış esnasında Türkmenistan ETA'sı 22.11.2020 olarak bildirildiğini, geminin 05.12.2020 tarihinde ... Limanı'na vardığını, davalı firma tarafından 10.12.2020 tarihinde yapılan bildirim uyarınca geminin 12.12.2020 tarihinde ... Limanı'na yanaşarak yük tahliyesinin gerçekleştirilebileceği ile acente bilgisi paylaşıldığını, bu bildirime rağmen geminin liman açığında demirli olarak beklediğini, bildirilen acente ... ile yapılan görüşmelerde davalı firmanın navlun ödemesini tam olarak yerine getirmediğinin anlaşıldığını, davalı firmaya taşıyıcı sıfatıyla "...“ gemisinde taşınması için gerekli tüm ödemelerin ve navlunun 426,00 USD transit geçiş ücreti ile yükleme öncesi peşinen 27.10.2020 ve 06.11.2020 tarihlerinde toplamda 17.926,00 USD olarak ödendiğini, davalı firma tarafından armatör ... firmasına navlun masraflarının ödenmediğini, armatör ... firmasına navlun masrafları ödenmediğinden armatör tarafından yüklerin alıkonularak varış limanında boşaltımının yapılmadığını, gemi üzerinde birçok firmaya ait yükün bulunduğunu, tüm yük sahipleri ve armatörün Türkiye'deki vekili ile görüşmeler yapıldığını, ek ödeme yapılan “Anlaşma ve Yanaşma Protokolu" dahilinde 29.12.2020 tarihinde yüklerin dava dışı alıcı firmaya teslim edildiğini, davalı firmanın taşıma organizasyonundaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı firmaya ödenen navlun bedeli ve masrafların davalı firma tarafından, ...- ..." (MO No, ...) geminin sahibi armatör ... firmasına ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından diğer yük sahipleri ile birlikte hukuk firmasıyla anlaşma durumunda kalındığından müvekkili şirketin 11.050,00 USD tutarında ek ödeme ve 950,00 USD avukatlık ücreti ödeyerek yükü kurtardığını, bu nedenlerle ödediklerini iddia ettikleri 12.000,00 USD'nin tahsili için icra takibi yapıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibinin takip talebinde toplam 12.000,00 USD yazılmak suretiyle takip başlatıldığını, takibe konu alacak için sorumluluk bildirimi yazısı gösterildiğini, bu borç kalemine ilişkin bir açıklama belirtilmediğini, alacağın kaynağının belirsiz olduğunu, davacının yüklerinin adı geçen gemiye yüklenerek liman hizmetleri sağlandığını, Rusya Volga Kanalı üzerinden transit gümrük işlemleri yapılarak Hazar Denizi'ne oradan da Türkmenistan'da bulunan ... Limanı'na ulaştırıldığını, müvekkili şirketin davacıya ait yük ve yüklemeler için Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Haydarpaşa Limanı'ndan hizmet aldığını, terminal, depolama ve ardiye masraflarını ödeyerek liman hizmeti verdiğini, gemi üzerinde başka yük sahiplerinin de yüklerinin bulunduğunu, bazı yük sahiplerinin navlun ödemelerini zamanında yapmamaları nedeniyle donatanın gecikmeye bağlı olarak demuraj talep ettiğini, bu ödemelerin yapılmaması sebebiyle yükün tahliyesinin geciktiğini, müvekkili şirketin yalnızca taşıma ve gemi üstü teslimden sorumlu olduğunu ve tahliyeden sorumlu olmadığına dair 14.12.2020 tarihli mailinde sorumluluk reddi beyanında bulunduğunu, sorumluluk reddinin yükleme öncesi rezervasyon yaptıran davacıya 29.10.2020 tarihli mail yazışmalarında da iletildiğini, müvekkilinin davacı tarafından ilamsız takibe konu edilen alacakla karşı karşıya kaldığını, takibe ve borca itiraz hakkını kullandığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın usul ve esas yönünden reddi ile %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında navlun bedelinin rücüen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın taraflar arasında ki taşıma ilişkisinde gemi üzerinde teslim anlaşmasının davaya konu alacağa etkisi, davacı tarafça davalı edimini yerine getirilmediğinin bahisle ödeme yapılıp yapılmadığı bu bedel nedeniyle davalı sorumluğunun bulunup bulunmadığı, davalının temerrüte düşürülüp düşürülmediği ve buna göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşıldı. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 20/08/2021 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11/07/2021 tarihinde e tebliğ yolu ile tebliğ edilmesi sonrası davalı borçlunun 12/07/2021 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 20/10/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ...tarafından tanzim edilen 02/08/2022 havale tarihli raporda özetle; davaya konu taşıma (navlun) sözleşmesinde davacı tarafın taşıtan, davalı tarafın ise taşıyan sıfatını haiz oldukları; taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde gemi üzerinde teslim anlaşmasının varlığına rağmen gemi üstünde teslim, geminin açık denizde, tahliye limanına yanaşmadan yükün teslimi anlamına gelmeyeceği; gemi üstünde teslimin geminin tahliye limanına yanaşıp yükünün tahliyeye hazır halde olmasını gerektirdiği, bu sebeple gemi limanda iskeleye/rıhtıma yanaşmayıp, açık denizde demirde bekletildiğinden, davalının taşımadan kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmediği, davacı tarafından başlatılan icra takibi neticesi 20.08.2021 tarihli ödeme emrinin ihtar niteliği arz edeceği ve dolayısıyla temerrüt için aranan ihtar şartının bahse konu ödeme emri ile gerçekleştiğinin kabulü ile davalının temerrüde düşürülmüş sayılabileceği belirtilmiştir. Davacı tarafça dava dışı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. 'nin galvanizli çelik emtiasının taşıma işleri organizasyonunu üstlendiği ve bu emtiların davalı firma tarafından ... isimli gemi ile Haydarpaşa-... Limanı arası taşınması hususunda anlaştıkları dosya kapsamında sabittir. Dosya kapsamındaki uyuşmazlık ise davalının ... Limanı'na yükleri boşaltmaya uygun şekilde yanaşmaksızın liman açığında beklemek sureti ile taşıma akdine göre edimini yerine getirip getirmediği ve bu hale göre davacının katlanmak durumunda kaldığı bedeller bakımından sorumlu olup olmadığı hususlarında toplanmıştır. Davalı vekili tarafından da taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kabul edilmekle, taşımanın gemi üzerinde teslim olduğundan bahisle ve davalı tarafından davacı yetkilisine gönderilen 29/10/2020 10.59 pm tarihli e posta içeriği gereğince tahliye işlemleri üstlenilmediğinde bahisle davaya konu bedeller bakımından sorumlulukları bulunmadığı beyan edilmektedir. Davaya konu taşımada, aynı yükün taşınması için birden fazla navlun sözleşmesinin akdedildiği; işbu ilişkide davacı ile davalı arasında alt navlun; davalı ile ... ...-... gemisi işleteni ile asıl navlun sözleşmesinin akdedildiği anlaşılmaktadır. Ancak huzurdaki dava konusu uyuşmazlığa konu olan navlun sözleşmesi ise davacı taraf ile davalı arasındaki navlun sözleşme olup; bu sözleşmede davacının taşıtan, davalının ise taşıyan olduğu hususları ise tartışmasızdır. Mahkemece çözümlenmesi gereken husus ise, bahse konu sözleşmenin tarafları arasında kararlaştırılmış olan yükün gemide teslim şartının anlamı ve bu kapsamda davalı taşıyanın yükü teslim borcunu ifa etmiş sayılıp sayılmadığıdır. Dosyadaki bilirkişi raporunu düzenleyen teknik bilirkişi tarafından açıklandığı hali ile dava konusu taşımada geminin limana yanaşmamış olması sebebiyle, henüz teslimin gerçekleştiğinden bahsetmek mümkün değildir. Buna göre davalı taşıyanın sorumluluğunun TTK 1178 maddesinin“Taşıyan, eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.” şeklindeki düzenlemesi kapsamında belirlenmelidir. Buna göre taşıyan eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar iyi halde bulundurmakla yükümlüdür. Buna göre davalı taşıyanın dava konusu alacak bakımından sorumluluğu bulunmadığını, bu zararın taşıyanın kendisinin veya adamlarının kusuru nedeni ile oluşmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Burada tespiti gereken önemli bir diğer husus da yükün taşıyanın hakimiyetinde olmasından ne anlaşılması gerektiğidir ki; bu konuda genel olarak yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar geçen süre olduğu kabul edilmektedir. Bu süre TTK 1178/3 maddesinde “eşyanın yükleten veya onun adına veya hesabına hareket eden bir kişiden yahut yükleme limanında uygulanan kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın taşınmak üzere kendilerine teslimi zorunlu makamlardan ya da üçüncü kişilerden taşıyanca teslim alındığı andan, (a) taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana veya (b) gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığı hallerde sözleşme veya kanun hükümlerine yahut boşaltma limanında ticari teamüle uygun olarak gönderilenin ermine hazır tutulduğu ana ya da (c) boşaltma limanında geçerli kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği ana kadar taşıyanın hakimiyetinde sayılır.” şeklinden hüküm altına alınmıştır. Buna göre davalının taşımaya konu eşyayı, limana yanaşmaksızın açıkta beklemek sureti ile, gemi üzerinde teslim şartı kapsamında dahi olsa gönderilenin teslim almasına hazır halde tutarak edimini yerine getirdiğinden bahsetmek mümkün değildir. Zira taşıyan sıfatını haiz davalının dava konusu davaya konu emtiayı, gemi limana yanaşmadan, açıkta demirlemek suretiyle bekletmekle TTK 1178/3 maddesi kapsamında henüz teslim etmiş sayılamayacağından ve bu şekilde bir süre bekledikten sonra yükün geç teslim edilmiş olduğu anlaşıldığından, davalının davaya konu bedel bakımından sorumlu olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Dosya kapsamında muhasip bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde, davalının dava dışı fiili taşıyan firma ile arasındaki ticari ilişkiyi ve hesapları gösterir kayıtları incelemeye esas olmak üzere ibraz etmediği belirtilmekle, bu kapsamda davacı vekilinin dava dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu, davalının armatöre taşıma bedelini ödemediğinden geminin limana yanaşmadığı iddiasının aksi davalı tarafça ispat edilememiştir. Bu hali ile da gemide bulunan eşyaların alıkonularak alıcılara ancak yapılan ek ödemeler sonrası geç teslim edilmesi nedeni ile davalının kusurunun da bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Muhasip incelemesi neticesinde, davacının davalıya navlun bedelini ödemiş olduğu, bununla birlikte dava dışı fiili taşıyan armatör vekiline da davaya konu edilen limana yanaşma masraflarına ilişkin ödemenin yapılmış olduğu tespit edildiğinden, mahkemenin yukarıdaki kabulleri doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın İPTALİNE, takibin 12.000,00 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarına USD faizi uygulanmasına, -Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 7.639,79 TL'den peşin alınan 1.907,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.731,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.975,70 TL ilk harç, 106,2 TL posta ücreti ve 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.681,9 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı vekili için takdir edilen 17.776,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/11/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır