İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/303 E. 2022/411 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/303
- Karar No
- 2022/411
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2021/303 Esas KARAR NO :2022/411 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/07/2021 KARAR TARİHİ : 23/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... ... A.Ş.nin dava dışı taşıtan ... San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait emtiaların İzmit/... Limanından Hamburg/Almanya Limanına yapılan taşıması işini organize ettiğini, taşıma işinin davalı tarafından yapıldığını ve davalının taşıyan sıfatına haiz olduğunu, cam türü emtianın taşıma sırasında hasarlandığını, müvekkili şirketin sigortalısı olan dava dışı ve taşıma işleri organizatörü sıfatına haiz olan ... firmasının meydana gelen hasarın tespit edilmesine müteakiben 27/05/2022 tarihinde fiili taşıyan davalı firmaya ihtarname ile TTK 1185 kapsamında yasal süresi içinde ihbarda bulunduğunu, ... şirketinin hasarlanan emtia bedelinin kendi sigorta şirketinden tahsil ettiğini ve akabinde müvekkilinden emtia sahibi olan kendi sigortalısına ödediği bedeli tahsil talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin de hasar tazminat bedelini ödediğini, müvekkilinin bu ödeme ile TTK 1472 kapsamında yasal halef sıfatına haiz olduğunu beyanla davanın kabulü ile müvekkili şirketin dava dışı emtia sahibinin sigorta şirketi şirketine ödediği tutarın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ve sigortalıya ödeme tarihinden itibaren 90 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın her ne kadar kendisi adına asaleten ... ... A.Ş. Ne karşı açılmış ise de, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağını bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini gerektiğini, davacının müvekkiline karşı aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, konşimento hükümleri gereğince huzurdaki davaya bakmaya görevli mahkemelerin Hamburg Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, konteyner muhteviyatı emtiaların ne zaman, nasıl ve ne şekilde hasarlandığının belli olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu hasar iddiaların ilişkin olarak usulüne uygun bir survey veya usulüne uygun bir hasar ihbarının yapılmadığını beyanla davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, husumet yönünden reddine, milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetki yönünden reddine ve nihayetinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalılar sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsile ilişkin alacak davası olup; uyuşmazlığın, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı ,hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasar sebebiyle davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, sorumlulukları bulunuyor ise bunun miktarı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 01/06/2022 tarihli raporda, Exper Raporunda camların paketlendiği sandıkların teker teker çelik çemberle paketlendiği, boşaltılmadığı için içinin gözlenemediği belirtilerek, paketleme yetersizliğinin hasara neden olmadığı vurgulandığı, raporda Hasar Sebebi olarak olağandışı bir nakliye olayından kaynaklandığının belirtildiği, taşıma sırasında, konteyner yan duvarlarında ve her iki yan demirinde ve bir çapraz köşe direğinde ve cam levhalarda ciddi hasara neden olan üst taraftan dikey bir yük uygulandığı varsayılmıştır. Ahşap sandıkların ön duvarlarının yamulmuş olmasının nedeni üstten uygulanmış dikey yük olduğunu gösterdiğini gösterdiği vurgulanmıştır. Do/ay/s/y/a aksine bir tespit bulunmamakla, meydana gelen hasarın taşıma aşamasında meydana geldiğinin sabit olduğu, Ekspertiz raporuna göre; kırık cam içeren sandıktaki camların sovtajınm söz konusu olmadığı değerlendirildiği, kırılan camlar, ancak cam geri dönüşümü olarak değerlendirilebileceği, ancak bunun sağlayacağı ekonomik değer, nakliyeler göz önüne alındığında kayda değer miktarda olmadığı, bu halde kınlan cam levhaların Sovtajı mümkün olmadığı değerlendirildiğinden faturanın tamamının hasar olarak belirlenmesinin uygun gözüktüğü, Dosya ekindeki exper raporuna göre, hasar olayının taşıma aşamasında meydana geldiği tespit edilmiş olmakla, davacı sigorta şirketinin, sigortalısına ödemiş olduğu, 101 144,84 TL tutardan davalı ... ... / izafeten-temsilen ... ... ... A Ş. firmasının sorumlu olması gerektiği, Davanın TTK m. 1188 ile düzenlenen süreler geçtikten sonra ikame edildiği, hak düşürücü süre değerlendirmesinin yüce mahkemeye ait olduğu, Davacının sigortacı sıfatı ile ve davalı acentenin acente sıfatı ile işbu davada taraf gösterilmesinin de dosya kapsamına uygun olduğuna ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebine ilişkin olmakla; TTK 1188/1 maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. TTK 1185/2 gereği bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak aynı maddenin 3, fıkrasında rücu davasının, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabileceği, bu durumda rücu davası açma hakkına sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği tarihten itibaren doksan gün içinde dava açması gerektiği belirtilmektedir. Davanın alacak davası niteliğinde açıldığı, mezkur ekspertiz raporuna göre malların hasarlı tesliminin 17.06.2020 tarihi olduğu, 03.02.2021 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığı, 24.02.2021 tarihinde sürecin tamamlandığı, 09.07.2021 tarihinde davanın açıldığı, TTK 1188 madde uyarınca davanın teslim tarihinde itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, 17.06.2021 tarihine kadar davanın açılması gerektiği , arabuluculuk yoluna gidilmesi ile bu süre içerisinde dava açma süresinin durduğu , dolayısıyla 21 gün dava açma süresinin işlemediği, 17.06.2021 tarihinden itibaren 21 günlük süre eklendiğinde son dava açma tarihinin 09.07.2021 tarihi itibariyle dava açma süresinin sona erdiği, davacı tarafından dava dışı sigortalıya ise ödemenin 19/11/2020 tarihinde yapıldığı, TTK 1188/3 fıkrasının davacı bakımından uygulanması mümkün değildir. Zira madde hükmünde açıkça sorumlu tutulan kişinin rücu davası bakımından ödeme tarihinden itibarın 90 günlük süre öngörülmüştür. Oysa eldeki davada davacı hasardan sorumlu tutulan kişi değil TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet yolu ile dava hakkını kazanan sigorta şirketidir. Bu nedenle davacı bakımından uygulanması gereken hak düşürücü süre TTK 1188/1 maddesi gereğince 1 yıllık süredir. 1188/1 uyarınca sürenin 09.07.2021 tarihinde dolduğu, hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra dava açıldığı anlaşılmakla davacının davasının hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın Hak düşürücü süre içerisinde açılmaması sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 1.727,31TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.646,61.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır