İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/189 E. 2022/394 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/189
Karar No
2022/394
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2021/189 Esas KARAR NO :2022/394 DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ :11/05/2021 KARAR TARİHİ :21/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; rulo sac emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, sigortalısı tarafından Rusya'dan ithal edilen rulo sac emtiasının eksiksiz ve hasarsız olduğunu, bir şekilde ... limanına getirildiğini, 10.01.2020 tarihinde dava konusu emtianın ... isimli gemiden Liman Limanına sahil vinciyle tahliyesi sırasında 1 rulo sacın gemi ambarı içerisinde devrilerek hasar gördüğünü, meydana gelen hasar ile ilgili ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, hasarın sahil vincine bağlı kancanın tahliye sırasında gemi ambarı içerisindeki rulo saclardan birine takılması nedeniyle bu rulonun gemi ambarı içerisinde devrilerek gemi yakıl tankına çarpması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, I.imaş Limanı'ndaki liman hizmetlerinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, bahse konu hizmet ile ilgili olarak davalı tarafından 10.01.2020 tarihli tahliye limanı faturası düzenlendiğini, sigortalının uğradığı zararın sigorta sözleşmesi kapsamında tazmin edildiğini, TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca düzenlenen ibraname nedeniyle akdi halef sıfatını da haiz olduğunu, davalının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, takibin devamına karar verilerek borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmektedir, Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı, davacı tarafından dosyaya sunulu Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi incelendiğinde poliçe konu gemi adının ... olarak yer aldığını, davaya konu geminin ise ... olduğunu, poliçe ve bildirimlerin somut duruma uygun olmadığını, davacının rücu şartlarının bulunmadığını, zararın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, ... A.Ş. firmasına ait rulo sacların tahliye operasyonu sırasında 2 no'lu ambarın kıç perdesinde bulunan son sıradaki 2 kat rulo sacların tahliyesi yapılırken yükleme limanında, alt kattaki rulo sacların bazılarına lashing için takoz, konulmaması ve konulan takozların da yetersiz olması nedeni ile üst katta bulunan iskele, sancak ve orta kısımdaki 3 adet rula sacdan, iskele tarafındaki rulo sacın tahliyesi esnasında alt kattaki rulo saclardan bir tanesinin, takoz yetersizliğinden dolayı yerinden oynaması ve orta kısım üst katta bulunan rulo sacın dengesinin bozularak geminin kıç perdesine doğru düşmesi nedeni ile daha önceden kaynak île kapatılan menhol kapağında, kaynaklanmış kışında 4 cm. boyunda 2 mm genişliğinde yırtık oluştuğunu, yırtılan bu kısımdan gemi ambarına ve 1 adet yere düşen rulo saca bir miktar yakıt bulaştığını, hasarın lashing'ten kaynaklandığını; bu konuda hiçbir sorumluluğu bulunmadığım, kusurlu olanların, eksik lashing yapılan geminin yükleme limanı ve bu lashingi kabullenerek yükleme limanından kalkan gemi olduğunu, sorumluluğun ayrıca "satıcı, yükleyici, taşıyıcı, alıcı ve varsa yükleme limanındaki gözetim firmasına" ait olduğunu, kaza raporunun gemi kaptanı tarafından tek taraflı ve hatalı olarak tutulduğunu, akabinde gemiye protesto çekildiğini, eksperli raporunun hazırlanması aşamasında da davalıya ait tesislerde hiçbir inceleme yapılmadığını ve kendilerinden bilgi alınmadığını, tek taraflı ve hatalı olarak hazırlanan ekpertiz raporunun da kabul edilemeyeceğini, ekspertiz raporunun hasar nedeni bölümünde yer alan emtianın, gemi ambarından vinçle tahliyesi sırasında gemi yakıt tankına çarparak devrilmesi sonucu" ifadesinin somut duruma aykırı olduğunu, zira olayda rulo saca herhangi bir temas olmadan, başka bir rulo sacın alınması sırasında yetersiz lashing'den dolayı kendiliğinden yerinden oynayarak devrildiğini, pas oluşma konusunda malın göndericisi ve/veya yükleme limanı ya da taşıyanının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep ederiz. Dava; taşınan emtianın tahliye sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteğine ilişkindir. Dava konusu ... A Ş. ye ait rulo sac emtiasının gemiden tahliyesi sırasında 1 rulo sacın gemi ambarı içerisinde devrilerek hasar gördüğü , meydana gelen hasar ile ilgili ekspertiz incelemesinde hasarın sahil vincine bağlı kancanın tahliye sırasında gemi ambarı içerisindeki rulo saclardan birine takılması nedeniyle bu rulonun gemi ambarı içerisinde devrilerek gemi yakıt tankına çarpması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, eldeki davanın söz konusu liman hizmetlerini yerine getiren davalı aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Taşımaya konu mal faturasında CFR-FO kaydının bulunduğu görülmektedir. CFR teslim şekline göre satıcının masrafları kendisine ait olmak üzere malların belirlenen terminale kadar taşınması için taşıma sözleşmesi yapma, buna karşın alıcının da malları varış limanında boşaltma masraflarını ve liman ücretlerini ödemek suretiyle gecikmeksizin malı boşaltma yükümlülüğü bulunmaktadır. Yine FO kaydına göre tahliye limanında gemiden boşaltma masrafları navluna dahil olmayıp, yükün ... Limanında tahliyesinin gönderilen konumundaki sigortalının sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı tarafından verilen hizmete ilişkin olarak "tahliye hizmeti " açıklaması ile düzenlenen faturanın dava dışı sigortalı adına tanzim edildiği görülmüştür. Buna göre sigortalının tahliye işlemini davalı tarafa yaptırdığı görülmektedir. Taraflar arasındaki ilişki iş görme sözleşmesi niteliğinde olup uyuşmazlığa TBK' nın 502/2 maddesi uyarınca niteliğine uygun düştüğü ölçüde vekalete ilişkin hükümler uygulanacaktır. Yukarıda açıklanan nedenler ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre tahliye sırasında deniz taşımasının sona ermiş olduğu, davanın navlun sözleşmesinin tarafı olmayan Liman İşletmesine yöneltildiği, bu durumda uyuşmazlığın TTK'nın 5. kitabında düzenlenen Deniz ticaretinden veya deniz sigortasından kaynaklanmadığı gibi, deniz ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirecek iddia ya da savunma da bulunmadığı, tarafların tacir olduğu anlaşılmakla davanın genel görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, genel görevli İstanbul Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/06/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/189, K. 2022/394, T. 21.06.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-189-e-2022-394-k-ed484192e35d