İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/423 E. 2022/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/423
Karar No
2022/248
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/423 KARAR NO:2022/248 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/11/2020 KARAR TARİHİ:26/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile Dava dışı ... ... Sanayi A.Ş. arasında 01.01.2019 ile 01.12.1020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...-0 no'lu nakliyat abonman sigorta poliçesi tanzim edildiğini; dava dışı ... ("...”) tarafından ...'ye kaplamalı beyaz testliner kâğıt emtiası satışı olduğunu, emtianın denizyolu ile taşıma işini davalı taşıyan ...'nın üstlendiğini, gemi varma limanına geldiğinde taşıma konusu emtiaların bulundukları konteynerlerden ... ... numaralı konteynerin kapakları açıldığında 4 adet bobinde ıslaklık olduğunun tespit edildiğini, bu 4 bobinin hiçbir şekilde kullanılamaz hale geldiğinden tam zıyaa, diğer 3 bobininde kısmen kullanılabilir olduğundan kısmı zıyaa söz konusu olduğunu, hasarın fark edilmesi üzerine depo sorumluları ile forklift operatörü tarafından hasara ilişkin tutanak tanzim edildiğini, sigortalı ... tarafından ... Sigorta'ya hasar talep yazısı gönderilerek hasarın bildirildiğini ve zarar tazminin talep edildiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda düzenlenen ekspertiz rtaporunda sovtaj tenzili de yapılarak 14.883.14 TL hasar tespit edildiğini, hasarın nakliyat abonman sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğundan ... Sigorta tarafından sigortalısı ...'ye 14.883.14 TL tazminat ödendiğini, hasar nedeni ile ... Sigorta'nın ... numaralı hasar dosyası açtığını, davalılar arasındaki sorumluluk sigortası nedeni ile davalı ... Sigorta'nın diğer davalı taşıyan ...'nın sorumluluk sigortacısı olduğunu; ... Sigorta ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, hasarın kâğıt emtiasının gemi ile taşınması sırasında meydana geldiğini, davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 14.883,14 TL tutarındaki icra takibine yaptıkları itiraz sonucunda icra takibinin durduğunu, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... Limited Şirketi vekilinin 24.12.2020 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı ... Sigorta ile sigortalısı ...'nin zarara uğradığını ispat edemediğini, abonman sigorta poliçesinin çerçeve sözleşmesi niteliğinde olduğunu, geçerli olabilmesi için ayrı bir sigorta sözleşmesinin yapılması gerektiğini, dosyada taşıyanın veya yetkilisinin imzası bulunan bir hasar tutanağının olmadığını bu scbeplerle davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin denizciliğin taşıyan sıfatı taşımadığını, aksi düşünülse bile taşıyana karşı açılacak her türlü istem hakkının 1 yıl içinde düşeceğini, huzurdaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin taşıyan sıfatının olmadığını, taşıyanın konşimentoda imzası bulunan ... ... olduğunu, müvekkili şirketin huzurdaki davaya konu taşımada taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiğini, taşıma işi için ... firması ile anlaşılmış olup taşıma işini bu firmanın gerçekleştirdiğini, taşıyanın sorumluluklarından dolayı sorumlu tutulamayacağından dolayı davanın pasif husumet chliyeti olmayan müvekkili şirket yönünden reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak, varlığı iddia olunan hasardan sorumlu olmadıklarını, hasarın kendilerine yüklenemeyecek sebeplerden ileri geldiğini, hasar tespitinin dava dışı ...'nin deposunda yapıldığını ancak müvekkili şirketin dava konusu taşımada yalnızca deniz taşıma kısmını organize ettiğini, taşımanın ... no'lu konteyner ile yapıldığını, konteynerin herhangi bir sorun olmadan teslim alındığını yani liman sahasında konteyner alıcısına teslim edilirken hasarsız bir biçimde teslim edildiğini, daha sonra konteynerin karayoluyla gönderilenin deposuna taşındığını, dosyadaki mevcut ekspertiz raporunda gümüş nitrat testi sonuçlarının olumsuz çıktığı belirtilmesinin deniz suyuna bağlı bir hasarın olmadığını işaret ettiğini, sigortacının tek taraflı ve kendi talepleri doğrultusunda yaptırmış olduğu ekspertiz raporunun taşıyanı bağlamayacağını, ekspertiz raporunun kullanılabilmesi için ekspertizin tüm tarafların kabul ettiği üçüncü bir firmaya yaptırılması ve tüm tarafların ortak katılımı ile yapılması gerektiğini, hasar bildiriminin TTK uyarınca yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmemiş olmakla usulüne uygun olarak yapılmadığını, dava dışı sigortalı ... tarafından müvekkili şirkete yapılan herhangi bir hasar bildirimi olmadığını, konşimentoya herhangi bir şerh düşülmediğini, yükün teslim anında açıkça görünmeyen hasarlar durumunda yükün alıcıya tesliminden sonra 3 gün içinde ihbarda bulunulması gerektiği halde bunun yapılmadığını, müvekkil şirketin taşıyan sıfatı kabul anlamına gelmemek kaydıyla emtianın liman teslimi sırasında konşimentoya herhangi bir şerh düşülmemesi ve limanda hasar tutanağı düzenlenmemesi sebebiyle emtianın sağlam ve hasarsız şekilde teslim edildiğini ve taşıyanın sorumsuzluğunun karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu aşamadan sonra emtianın alıcı firmanın Kocaeli'nde bulunan deposuna teslimi aşamasında hangi koşullarda ve araçlara taşındığı konusunda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yükün alıcıya tesliminden sonra eğer yolda hasar oluşmuş ise bu hususun taşıyanı ilgilendirmeyeceğini, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin konşimentoda hiçbir surette hasar şehri düşülmediğini, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin taşıyıcı olarak sorumluluğunun TTK madde 1186/3 gereğince sınırlı sorumluluk kapsamında tespiti gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye maruz kaldığından ve aktif/pasif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine, bu talepleri kabul görmez ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili 24 .12.2020 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; Usul yönünden huzurdaki davanın hak düşürücü süre içinde açılmamış olması nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısı ... şirketinin dava konusu taşıma ilişkisinde kusuru olmadığını bu yüzden davacının aktif husumetinin bulunmadığını, esasa ilişkin olarak müvekkili şirketin sigortalısı ... şirketinin sorumluluğunun limana kadar olduğunu, dava konusu olayda konteyner içerisindeki emtia ... Liman sahasında indirildiğinde teslim belgesi üzerine emtianın hasarlı olduğuna ilişkin hiçbir şey düşülmediğini, bu yönde bir hasar ihbarı yapılmadığını, gümrük işlemlerinin tamamlanmasından sonra limandan Kartepe/Kocaeli'ndeki alıcı tesislerine götürüldüğünü, burada yapılan tahliyede hasarlı olduğunun tespit edildiğinden dolayı ... Sigorta'nın sigortalısı ... şirketinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, yükün limana indirilmesi ile alıcının tesislerine götürülüp hasarın tespit edilmesi arasında bir haftalık süre geçtiğini, liman ile alıcının tesisi arası hasarın ... şirketine ait olmadığını, dava konusu taşımanın deniz yolu ile yapıldığını, ıslaklık hasarının ekspertiz raporlarında kaynağının deniz suyu olmadığını, muhtemelen yağmur suyu ile ıslandığının belirtildiğini bu da hasarın ... şirketine ait olmadığını gösterdiğini, ... şirketinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, fiili taşıma esnasında emtianın zilyetliğini elinde bulundurmadığını, bu yüzden hasardan sorumlu olamayacağını, davacının İİK m.67/2 uyarınca müvekkillerine kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle aktif husumet yokluğu ve müvekkillerinin söz konusu hasardan dolayı sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların davalı taşıyan sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, Uyuşmazlığın konusunun; Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 23/06/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 01/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların süresi içerisinde sundukları itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 24/11/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır. 08/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; Somut uyuşmazlıkta dava konusu emtiada ıslaklık zararı oluştuğunu, söz konusu zarara ilişkin olarak davacı ... tarafından hasar tazminatı ödemesinin sigortalısı dava dışı ...'ye yapıldığını, bu zarardan kaynaklanan uyuşmazlıkta aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunduğunu, zira abonman sigorta sözleşmesinin geçerli bir şekilde kurulduğunu ve bu sözleşme kapsamında münferit sigorta teminatının sağlanması bakımından sigortalının iş faaliyetleriyle ilgili tüm yüklerin ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın sigorta teminatı içerisinde yer aldığını ancak hasar ihbarının süresi içinde davalı taşıyana yapılmadığını, bu nedenle yük hasarının eşya taşıyanın hakimiyeti altında iken meydana geldiği konusundaki ispat yükünün davacıya geçtiğini, ancak davacının bu konuda ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği kanaatine ulaşıldığını beyan etmişlerdir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosya içerisinde bulunan .../0 numaralı, 14/01/2019 tanzim tarihli, 01/01/2019 - 01/01/2020 tarihlerini kapsar Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi'nden, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... San. AŞ arasında davaya konu emtiaların gemi ile gerçekleştirilecek taşıması sırasında meydana gelebilecek nakliye rizikolarına karşı sigorta sözleşmesi kurulduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosyaya sunulan 21/02/2020 tarihli ödeme belgesi ile davacının sigorta tazminatını dava dışı sigortalıya ödediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosyaya davaya konu taşımaya ilişkin olarak spesifik bir sigorta poliçesi sunulmamışsa da, dosyada bulunan sigorta poliçesinden, sigortalının faaliyetleri ile ilgili tüm yüklerin ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın sigorta teminatı içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı davaya konu emtiaları dava dışı satıcı ... firmasından CFR teslim şekli ile satın almış olup, bu teslim şekline göre satıcı, malı gemide alıcıya teslim etmekte; mala ilişkin hasar da bu an itibariyle alıcıya geçmektedir. Dolayısıyla konşimentoyu henüz teslim almamış olan dava dışı sigortalı alıcı, malların yükleme limanında gemiye alınmasıyla birlikte hasara katlanır hale gelmektedir. Buna göre dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaate sahip olduğu ve buna bağlı olarak da davacının TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet yolu ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davalıların pasif husumet ehliyetlerinin tespiti bakımından yapılan değerlendirmede ise; davaya konu taşıma için ... ile ... arasında akdedilen sözleşme dosyaya sunulmamıştır. Bununla birlikte ... tarafından düzcnlenen ... numaralı konişmento dosyada yer almaktadır. Sadece taşıma işleri organizatörü olduğunu savunan ...'nın konişmento düzenlememesi gerekirdi. Bu nedenle ...'nın taşıyan sıfatının olduğu, pasif husumet ehliyetine ilişkin itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu açıdan ...'nın taşınan eşyanın zilyetliğini elde etmemiş olması, taşımanın fiili olarak ... tarafından gerçekleştirilmiş olması, yükün, Antwerp'ten İzmit'e nakliyesi işini üstlenerek yerine fiilen bunu getiren ... firmasının ise fiili taşıyan sıfatını; ...' nın ise akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Diğer davalı ise davalı ... firmasının sorumluluk sigortacısı olduğundan bu davalı bakımından da pasif husumet ehliyetinin bilindiği mahkemece kabul edilmiştir. Davalılar vekillerince davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı itirazı bulunmakla bu hususun irdelenmesi gerekmiştir. Davaya konu taşıma 25/10/2019 tarihinde başlamıştır. Dosyada bulunan deliller incelendiğinde, malların 08/11/2019 tarihinde ... Limanı'nda gemiden indirilerek alacıya teslim edildiği kayıtlıdır. Davaya konu icra takibi ise 23/06/2020 tarihinde başlatılmış olduğundan TTK 1188 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde yargı yoluna başvurulmuş olduğundan hak düşürücü süre itirazları mahkemece yerinde görülmemiştir. Dosyaya sunulan 2 adet konşimento bulunmaktadır. Bunlardan ilki yukarıda da bahsedilen davalı tarafından düzenlenen ... numaralı ana konşimento olup bu konşimento kayıtlarına göre, yükleten dava dışı satıcı ..., alıcı dava dışı sigortalı ... firmasıdır. Diğer konşimento ise dava dışı ... tarafından düzenlenen aynı ... numaralı konşimento kayıtlarına göre ise, yükleten ... Lojistik firması alıcı ise davalı ... firmasıdır. Konşimentolarda FCL kaydı bulunmaktadır. Bu kayda göre bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, konteyner satıcı yükleten tarafından koönteynere doldurulmuş ve konteyner mühürlü olarak taşıyana teslim edilmiş olmaktadır. Yani bu tür taşımacılıkta taşıyan konteyneri teslim aldığında konteynerin harici durumuna bakarak eğer konteynerde bir hasar. ezilme, çatlaklık vs. varsa konişmentoya yazmaktadır. Aksi takdirde yukarıda anılan karineler konteynerin harici durumuna ilişkin olarak (yani koönteyneri iyi durumda taşıyana teslim edildiği ve konteynerin iyi durumda gönderilene teslim edildiği) söz konusu olmaktadır. Davaya konu talep taşımaya konu edilen emtiaların tahliyesi esnasında ... ...-6 numaralı konteynerdeki 4 bobin kağıdın ıslanarak hasarlanmasına ilişkindir. Bu kapsamda yapılan ekspertiz raporu ile ... nolu bobinin (3.304 kg) bir yan yüzeyinin komple ıslandığı belirlenmiş, geri kalan 3 bobinde ise, kağıtların dıştan birkaç sarımlarının ıslanmak ve yırtılmak suretiyle hasarlandığı tespit edilmiştir. Kâğıt bobinlerin ıslak yüzeylerine uygulanan gümüş nitrat testinde, tuzlu su emaresine rastlanılmadığı da belirtilmiş ve tahliye sırasında çekilmiş olan fotoğrafların yetersiz oluşundan dolayı rulo kağıtlarındaki ıslanmanın konteyner içerisinde yükleme öncesi mi oluştuğu yoksa taşıma sırasında koönteynırdaki bir delik yırtıktan sızan yağmur suyunun teması neticesi mi oluştuğunun pek anlaşılmadığı belirtilmiş ve hasarın konteynerdeki muhtemel bir sebepten kaynaklandığından bahsedilmiştir. Uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman ve acente görevlileri gerekse gemi görevlileri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip "Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağı "na kaydedilmektedir. Ancak dava konusu olayda davaya konu ... nolu konteynerin dış gövdesinde herhangi bir fiziki hasar olduğuna ve içerisinde bulunan emtia hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemi görevlileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmamıştır. Dolayısıyla bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere dosyada bulunan belge ve bilgiler çerçevesinde yükteki hasarın konteynerin elverişsizliğinden kaynaklandığını söylemek mümkün değildir. Davaya konu hadisede uyuşmazlık konusu konteynerler, ... Limanında 08.11.2019'da tahliye edildikten sonra alıcı firmanın Kartepe/Kocaeli'de bulunan tesislerine karayolu ile sevk edilmiştir. Dava dosyasındaki belgelerden, yükün alıcı tesislerine gitmeden önce liman sahasında | hafta beklediği anlaşılmıştır. 15.11.2019 tarihinde alıcının tesislerindeki boşaltma işlemi sırasında, ... numaralı konteynerin kapakları açıldığı sırada dört bobinde ıslaklık tespit edilmiş ve sadece alıcı firma yetkilerinin imzasını taşıyan tutanak ile kayıt altına alınmıştır. Bu tutanak dışında ... no'lu konteynerin içerisindeki malın hasarlı olduğuna dair, taşıyanın bir temsilcisi de dahil olacak şekilde TTK m. 1184 kapsamında, kanunda belirlendiği şekilde mahkemece veya yetkili diğer makamlarca ya da bu husus için yetkili uzmanlarca düzenlenmiş herhangi bir inceleme tutanağının dosyada mevcut olmadığı; dava dosyasında bulunan ekspertiz raporuna göre, hasar ihbarının ilk olarak 20/11/2019 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre; TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak yukarıda bahsedildiği üzere, hasarın ve ıslanmanın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından gümüş nitrat testinin de negatif çıktığı değerlendirildiğinde ve taşımaya konu konşimentoların kapalı ve mühürlü olarak yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği, taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı değerlendirildiğinde, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği de davacı tarafından ispatlanamadığından; ayrıca ıslanmanın deniz suyundan kaynaklandığına ilişkin de dosyaya bir delil sunulmadığındar hasarın, davalıların sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 187,94 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 107,24 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı ... Taşıma vekilinin yüzüne karşı davalı ... sigorta vekilinin yokluğunda , kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/04/2022

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/423, K. 2022/248, T. 26.04.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-423-e-2022-248-k-351bfb59ebfb