İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/242 E. 2021/418 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/242
- Karar No
- 2021/418
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO: 2020/242 Esas KARAR NO: 2021/418 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:19/08/2020 KARAR TARİHİ:21/10/2021 Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigortalısı tarafından organize edilen taşımada demuraj borcu doğduğunu, bu demuraj borcunu sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında tanzim ettiğini, sigortalının zararını karşılamış olduğundan TTK ml481 kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğunu, sigortalı ile davalı şirket arasında bir kısım medyanın taşınmasının organize edildiğini, sigortalı şirketin taşıma işlemini bilfiil kendi araçları ile yapmadığını, bu taşıma nezdinde akdi taşıyan sıfatı ile hareket ettiğini, Bu taşıma kapsamında fiili taşıma işleminin ... şirketi tarafından yapıldığını ve fiili taşıyan olduğunu, sigortalı şirketin akdi taşıyan sıfatına haiz olduğunu, davalı şirketin bu taşıma nezdinde taşıtan sıfatına haiz olduğunu, Konu taşıma kapsamında ... numaralı konteynerin, davalı şirketin talimatları uyarınca ...numaralı ara, ... ana konşimento tahtında, ... limanından ... limanına taşımasının gerçekleştirildiğini, imtihanın 23.07.2016 tarihinde varacağı bilgisinin davalı firmaya verildiğini, konteynerin varış limanına planlanan zamanda geldiğini, müvekkil şirketin sigortalısının taşıma kapsamında tüm sorumluluklarını yerine getirdiği, ancak davalının müşterisi alıcı şirket .... firmasının malını teslim almadığını, taşıtan davalı şirket sorumluluğu dahilinde olan boşaltma limanında zamanında çekilmediği için mallar konteyner içinde kalmaya devam ettiğini, buna istinaden demuraj ücreti işlemeye başladığını, uzun bir süre limanda beklediğini, neticesinde çekilmedi için liman otoritesi tarafından 28.07.2019 tarihinde imha edildiğini, demuraj ücretine ilişkin öncelikle sigortalı tarafından davalı tarafa ihtarname ile yükün ivedilikle teslim alınması gerektiği İhtar edildiğini, ancak işbu İhtardan sonra da yük limandan çekilmediği için demuraj ücreti işlemeye devam ettiğini, tüm bu sürenin sonunda fiili taşıyan ...'ye demuraj bedeli ve yurt dışı masrafları şirketin sigortalısı tarafından 18 05 2020 tarihinde ödendiğini ve sigortalı ile fiili taşıyan arasında sulh protokolü imzalandığını, Ödenmiş olan bu bedellerin sigorta poliçesi kapsamında teminat altında olduğunu, müvekkili şirketin bedeli talep etme hakkını kazandığını, Sonuç olarak davalının söz konusu taşımasının gerçekleşmesi sonrasında müvekkili sigorta şirketinin zarara uğrayan sigortalısına yapmış olduğu ödeme sonucunda zarara uğradığını ve TTK m1207 hükümlerine aykırı olarak taşıtan davalı şirketin demuraj bedelini ödemekten imtina ettiğinden davalı firmaya müvekkili şirket sigortalısının haklarına halef sıfatıyla zararını rücu etmek durumunda olduğunu, Taşıtanın kendisine her türlü ihbar yapılmış olmasına ve demuraj bedelinin arttığı bildirilmesine rağmen sorunu çözmek için herhangi bir girişimde bulunmadığını, İş bu dava konusu sigortalı tarafından fiili Taşıyan ...'ye ödenen ve sonrasında sigortalısına Ödeme yaparak sigortalısının haklarını halef olunan toplam 41.466,28USD ve dava tarihinden itibaren Amerikan doları cinsinden mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigortacının Kanuni halefiyet hakkından söz edebilmek için öncelikle geçerli bir sigorta sözleşmesinin olmasının, sigortacının sözleşme teminatı kapsamında sigortalısının zararı için tazminat ödemiş olmasının ve sigortalısının zarar sorumlusuna karşı talep hakkının mevcut olması gerektiğini, işbu davada sigortacının sigortalısına yaptığı tazminat ödemesinin, sigorta teminatı kapsamında bir ödeme olmadığını, sigortacının bu tazminat ödemesinin "..." nitelik olduğunu ve kanuni halefiyet hakkı doğurmadığını, bu bağlamda davacının aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını , konşimentonun ön yüzünde demuraj masraflarının alıcıya ait olduğu hususunun ve müvekkili tarafından ithalatçı .... Firmasına düzenlenen faturada yer alan "..." kaydının, işbu uyuşmazlıkta sorumluluğun alıcı firma ....'e ait olduğunu gösterdiğini, davacının dava dosyasına sunduğu sorumluluk sigortası poliçesinde demurajın ve bununla bağlantılı masrafların teminat kapsamında olup olmadığına dair bir açıklık bulunmadığını, sadece sorumluluk sigortası poliçesinin ibrazının yeterli olmadığını, hasar dosyası, sorgulama sigortasına ilişkin bilgilendirme formu, tüm Genel ve özel şartlan, klozlan ve dava konusu poliçenin dayanağı Abonman sigorta poliçesini mahkeme dosyasına ibrazının gerektiğini, Ancak bu belgelerin ibrazı halinde, demurajın ve masraflann teminat kapsamında olup olmadığının çözüme kavuşacağını, Bilindiği üzere TTK ml246 uyannca bütün alacaklann 1 yılda zaman aşımına uğradığını, Bu sürenin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığını, Konu demuraj alacağın Muaccel olduğu tarihten itibaren 1 yıl sonra zaman aşımına uğrayacağını, iş bu davaya konu uyuşmazlıkta demuraj alacağının 2016 yılında Muaccel hale geldikten çok uzun bir süre sonra ancak 2020 yılında Davacı tarafından ödendiğini, demuraj oluştuğu tarih bakımından 1 yıllık zaman aşımına uğrayıp yaklaşık 3-4 yıllık bir süre sonra fatura edildiğinde Davacı tarafından ödenmiş olmasının Aslında eksik bir borcun ifası olduğunu, bu yönüyle davacının davasının zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, Konşimentonun ön yüzünde yer alan demuraj ve masrafların alıcıya ait olduğu yönündeki kayıt, demuraj ve masraflardan müvekkilinin sorumlu olmadığını gösterdiğini, demuraj in alıcıya ait olduğu hususunda konşimentoda bulunan şerhin açıkça müvekkil lehine bir kayıt olduğu, demuraj masrafından alıcının sorumlu olduğunun anlaşıldığı, Talep konusu demuraj masrafının neye göre ve ne şekilde ücretlendirildiği hususunin davacı tarafça açık ve ayrıntılı olarak belgelendirilmesi gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından alıcı .... adına düzenlenen fatura ve gümrük beyannamesinde teslim şekli olarak "..." kaydı bulunduğunu, bu da satışın CİF teslim satış olduğunu ispatladığı, bilindiği üzere CİF satışlarda, yüklemeden sonra satıcının mala ilişkin hasar ve masraflardan sorumluluğunun ortadan kalktığını ve sorumluluğun alıcıya geçtiğini, bu bağlamda CİF satışta yüklemeden sonra hasar ve masrafların ve bu arada demuraj ücretinin alıcı/gönderilene ait olduğu ve müvekkilin bundan sorumlu tutulamayacağını, Davacının sigortalısının ihtarnamesine karşı gönderilen cevabı yazıda özetle alıcının söz konusu malın çekilmemesinin ne kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ve konşimento üzerinde yazılı "karşı ülke gümrüğünde bekleme süresi de dahil, demuraj ve masrafların alıcıya ait olduğu yönündeki ifadenin tarafımızın haklılığını göstermekte olduğu dolayısıyla taraflarına atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısının taşımacılığını yaptığı deniz taşımasından doğan ve sigortalıya ödenen demuraj bedelinin rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup Uyuşmazlığın konusunun;mahkememizin yetkili olup olmadığı geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı tarafların husumet itirazlarının bulunup bulunmadığı davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı ve demuraj şartlarınında oluşup oluşmadığı buna göre de varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ...Light tarafından tanzim edilen 07/07/2021 tarihli raporda özetle, Tarafların aktif ve pasif dava ehliyeti olduğu, Konteynerin 23.07.2016 tarihinde boşaltma limanına ulaşmış olduğu, yükün alıcısı tarafından zamanında teslim alınmadığı ve neticeten 25.07.2019 tarihinde liman otoritesi tarafından imha edilerek konteynerin taşıyana iadesinin sağlandığı, Dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler kapsamında, yükün imha tarihine kadar yapılan hesaba göre konteyner gecikme bedelinin USD 28.803,24 olduğu, ayrıca liman otoriteleri tarafından imha edilen yüke ait fiili taşıyan ... şirketi adına tanzim edilen ve sigortalı akdi taşıyandan tahsil edilen toplam USD 2.508,64 (imha ücreti olarak USD 2.303,85 ve gümrük incelemesi olarak USD 204,79) tutarında Davalı taşıtanın sorumlu olduğu, Yasal halefiyet hakkına sahip olan Davacı'mn, selefi bulunduğu sigortalısı akdi taşıyanın davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa, onun da davayı o süre içinde açması gerektiği, konteyner gecikme bedelinin, navlun teferruatından doğan alacak olarak nitelendirilmesi ve bu alacağın tabi olduğu, TTK madde 1246 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığına ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Dava halefiyete istinaden açılmıştır. Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için, bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından sorumlu üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. İlk koşul bakımından yapılan değerlendirmede, Davacı Sigorta Şirketi, sigortalı ... arasında düzenlenen ... numaralı ve 12/02/2016 -11/02/2017 tarihleri arasındaki rizikoların sigortalandığı, sigorta poliçesinin var olduğu, bu kapsamda uyuşmazlığa konu taşımada meydana gelebilecek rizikoların teminat altına alındığı anlaşılmaktadır. Sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosya içeriğinde yer alan ve dava dışı ... ... A.Ş. (fiili taşıyan acentesi) tarafından sigortalı akdi taşıyan ... adına "Yurt dışı Masrafları" açıklamasıyla tanzim edilen 14/05/2020 tarihli ... numaralı USD 41.649,00 tutarlı ve 14/05/2020 tarihli ... ... numaralı USD 2.514,78 tutarlı faturaların toplamı USD 44.163,78 bedele ait ödemenin ... Bankası aracılığıyla 18/05/2020 tarihinde gerçekleştiği; davacı ... tarafından sigortalı akdi taşıyan ... şirketine 44.163,78USD tutardan, 2.500,00 USD muafiyet bedeli düşülerek, boşaltma limanında alıcısı tarafından teslim alınmayan yüklere ait oluşan konteyner gecikme bedeli için 41.664,78 USD ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halef sıfatını ve aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davalı vekilince zamanaşımı defii ileri sürülmekle evvela bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Yasal halefiyet hakkına sahip olap davacının, selefi bulunduğu sigortalısı akdi taşıyanın davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerektiği anlaşılmakla; konteyner gecikme bedelinin, navlun teferruatından doğan alacak olarak nitelendirilmesi ve bu alacağın tabi olduğu, TTK madde 1246 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde taşıtana husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, taşınan eşyanın zıyaı, hasarı veya geç tesliminden dolayı taşıyana yöneltilecek tazminat istemlerini düzenleyen TTK'nun 1188. maddesinin uygulama olanı bu olay açısından bulunmamaktadır. 25/07/2019 tarihinde liman otoritesi tarafından imha edilerek konteynerin taşıyana iadesi sağlanmış olduğu nazara alındığında, işbu davanın TTK madde 1246/2 uyarınca alacağın muaccel olduğu 25/07/2019 tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmış olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir. Mezkur ana ve ara konşimentolar ve navlun faturası tahtından dava dışı ... şirketinin fiili taşıyan, sigortalı ... şirketinin taşıma işini organize ettiği, konşimento düzenlediği ve navlun faturası tanzim ederek tahsil ettiğine göre akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketinin faturaya göre satıcı olduğu, ayrıca yükleyici ve taşıma işini organize etmek üzere taşıyanla anlaşma sağlayarak navlun faturası tarafı olduğuna göre taşıtan olduğu kabul edilmiştir. Navlun sözleşmesinin tarafları taşıyan ve taşıtandır. TTK 1207 maddesi uyarınca navlun ücreti ile genel olarak navlun teferruatı olarak nitelendirilen masrafların borçlusu taşıtandır. Konteyner gecikme ücreti ve diğer masraflar navlunun teferruatı niteliğindedir. Dava dışı gönderilen tarafından malların teslim almadığı dosya kapsamında sabit olmakla; bu durumda navlun teferruatları nedeni ile sorumluluğun taşıtanın üzerinde bulunduğu mahkemece kabul olunmuştur. Bu kapsamda uyuşmazlığa konu konşimento kayıtlarına göre taşıtan olduğu anlaşılan davalının uyuşmazlık bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. Dava konusu konteynerin 24/06/2016 tarihinde yüklendiği ve 23/07/2016 tarihinde anlaşılan boşaltma limanına ulaştığı, yükün alıcısı tarafından zamanında teslim alınmadığı ve neticeten 25/07/2019 tarihinde liman otoritesi tarafından imha edilerek konteynerin taşıyana iadesinin sağlandığı anlaşılmaktadır. Dava dışı fiili taşıyan tarafından düzenlenen ana konşimento üzerinde uygulanacak demuraj tarifesi yazılıdır. Akdi taşıyan tarafından düzenlenen ara konşimento üzerinde "varış masrafları, demuraj, bekleme ve ardiye ücretleri gönderilenin hesabına ibaresine yer verilmiş olmakla dosya kapsamında gönderilenin malları teslim almadığı sabittir. Navlun sözleşmesinin tarafları taşıyan ve taşıtandır. Yukarıda da açıklandığı hali ile; TTK madde 1207 uyarınca navlun ücreti ile genel olarak navlun teferruatı olarak nitelendirilen masraflann borçlusu taşıtan olmakla; navlunun teferruatı niteliğinde bulunan konteyner gecikme ücreti ve buna bağlı masraflar bakımından davalı taşıtan sorumludur. Davacı vekilinin 24/12/2020 tarihli dilekçesi ekinde sunulan fiili taşıyan ... tarifesi ve ayrıca yapılan hesaba göre emtianın imha tarihine kadar hesaplama yapıldığı, toplam 1.083 gün demuraj hesaplandığı toplam demuraj tutannm SAR 313.200,00=USD 83.298,00 olduğu görülmektedir. Ayrıca dava dışı liman hizmet şirketleri tarafından fiili taşıyan ... şirketine imha ücreti olarak 2.303,85 USD ve gümrük incelemesi olarak 204,79 USD fatura düzenlendiği buna göre toplam tutarın 85.806,64 USD olarak hesaplandığı ancak fiili taşıyanla akdi taşıyan arasında yapılan protokole göre toplam tutar olarak 44.163,78 USD bedel üzerinde uzlaşıldığı ve nihai olarak akdi taşıyan tarafından fiili taşıyan ...'ye 44.163,78 USD ödendiği anlaşılmaktadır. Dosyada iki ayrı demuraj tarifesi bulunmakla birlikte, bilirkişilerce açıklandığı üzere genel uygulamada konteyner demurajına ilişkin şartların konşimento üzerine basılması veya bu tarifeye borçlandırılan tarafından nasıl ulaşılabileceğinin, sözleşmenin kuruluş aşamasında, borçlandırılan taraf tarafından bilinmesidir. Davacı tarafından dosyaya sunulan demuraj tarifesinin alıcı/gönderilen ya da taşıtana iletilip iletilmediği konusunda, mevcut belgelerden kesin bir kanaate varılamamış olmakla birlikte, taşıtan olana davalının ana konşimento üzerindeki fiili taşıyan tarifesi hususunda bilgi sahibi olduğu kabulü ile; bu tarife üzerinden yapılan ve davacı sigortalı tarafından göre hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Buna göre yapılan hesaplama neticesinde; 15 gün serbest süre sonrasında; 1083gün üzerinden yapılan hesaplamaya göre; 28.803,24 USD bedel bilirkişilerce tespit edilmiştir. Davalı vekilince her ne kadar emtiaların teslim alınmamasının kendisinden değil, dava dışı alıcıdan kaynaklandığı savunması ile oluşan masraflardan dava dışı alıcının sorumlu bulunduğu itirazı ileri sürülmüşse de; yukarıda açıklandığı üzere gönderilen malları teslim almadığından TTK gereği taşıtan davalının sorumluluğu devam ettiğinden ve davalının savunmaları kendisi ile dava dışı alıcı arasındaki ilişki kapsamında sonuç doğuracağından savunmaları mahkemece yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler de mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak, 28.803,24 USD+ 2.303,85 USD + 204,79 USD olmak üzere toplam 31.311,88USD bakımından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanını KISMEN KABULÜ ile 31.311,88USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD de ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya dair davanın REDDİNE, 2- Karar harcı olan 15.811,49.TL'den peşin alınan 5.234,79.TL'nin mahsubu ile bakiye 10.576,70.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacının peşin olarak yatırdığı 5.234,79.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yargı gider toplamı olan 2.558,00 TL'nin ( 54,40TL başvurma harcı, 103,60.TL posta gideri ve 2.400,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 1.931,58.TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı için takdir edilen 24.652,68TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, 6-Davalı vekili için takdir edilen 10.558,37TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 323,27-TL sinin davacıdan, 996,73-TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır