İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/161 E. 2022/520 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/161
Karar No
2022/520
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/161 Esas KARAR NO:2022/520 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/06/2020 İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 22/06/2018 TARİH VE ... SAYILI DOSYASI İLE TEVHİTLİDİR. BİRLEŞEN DAVA : DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/09/2020 KARAR TARİHİ:14/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve Tic. A.Ş'nin deniz yolu ile yük taşımacılığı yapan bir şirket olduğunu, davalı ... Gıda ve Ambalaj San A.Ş'nin ise ... numaralı konişmento tahtında Mersin/Türkiye'den Tripoli/Libya'ya taşman yüklerin taşıtanı/göndereni/ihracatçısı olduğunu, anılan konşimento tahtında taşınan söz konusu yüklerin, anılan konişmentoda numaraları ayrıntılı olarak belirtilen konteynerler ile taşınmak üzere, ...'ın verdiği booking ve konişmento talimatına istinaden 03.08.2018 tarihinde Mersin Limanında ... (...) gemisine yüklendiğini, söz konusu konteynerler tahliye limanı olan Libya/Tripoli limanında 11.08.2018 tarihinde tahliye edildiğini, sözkonusu konteynerlerin, konişmentoda açıkça belirtilen 10 günlük free-time süresi içerisinde boş olarak taşıyana ve acentesine iade edilmediğini, bu nedenle, konişmentolarda yazılı oları klozlar ile taşıyan ile akdediler taşıma anlaşması şartları çerçevesinde, süresi içerisinde boş olarak iade edilmeyen her bir konteyner bakımından, konteynerler boş olarak iade edilinceye kadar geçen süre için, taşıyanın tarifesi uyarınca konteyner başına free time süresi sonra erdikten sorra konteyner demuraj işlemeye başladığını, tahliyesi yapılan konteynerler 10 günlük demurajdan ari süre içerisinde boşaltılmamış olduğu için konişmentonun son sayfasında yeralan tarife uyarınca, demurajdan ari süreden sonraki ilk 10 gün için beher gün için konteyner başına 7,50 USD , ikinci 10 günlük süre için beher gün için konteyner başına 15,00 USD ve sonrasındaki günler için beher gün için konteyner başına 30,00 USD demuraj tahakkuk ettiğini, konteynerlerin tamamı boş olarak teslim edilinceye kadar konişmentoda yazılı tarifeye göre işleyen konteyner demuraj bedeli toplam 105.510 USD'ye ulaştığını, dava konusu konteynerlerin bir kısmı 27.12.2018 tarihinde, bir kısmı ise 29.12.2018 tarihinde, boş olarak taşıyanın tahliye limanı acentesine teslim edildiğini, müvekkilinin davalıya oluşan konteyner demoraj borcunu ödemesi hususunda mail yolu ile gerekli bilgiler verildiğini ve ödeme yapılması hususunda hatırlatmalar defalarca yapılmış olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının konteyner demurajın kendileri tarafından ödeyeceğini bildirerek, müvekkilinden demuraj tarifesi üzerinden yapılan hesaplamada indirim talep ettiğini, davalının oluşan toplam demuraj bedelinde indirim talebi üzerine, müvekkili tarafından işleyen koönteyner demuraj bedelinde %35 indirim yapılarak toplam 68,581 USD bedelli 24.12.2018 tarihli ve ... nolu konteyner demuraj faturası düzenlenerek davalıya gönderilmişse de, müvekkilinin muhtelif ihtarlarına ve hatırlatmalarına rağmen davalı ödeme yapmaktan imtina ettiğini, ... numaralı, 24.12.2018 tarihli fatura davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini ve davalı tarafından da TTK madde 21/2 uyarınca 8 günlük süresi içerisinde itiraz ve iade edilmeyerek kabul edildiğini, davalının ödeme yapmaktan imtina etmesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine, işleyen faizi ile birlikte toplam 71.858,38 USD'lik alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığını, ödeme emri gönderildiğini ve davalı, ödeme emrinin tebliğ üzerine takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyanla .... İcra Müdürülüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 71.858,38 USD üzerinden devamına, haksız itiraz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 1200 madde hükmü navlun bedeline ilişkin olup, müvekkili tarafından bu bedelin peşin olarak ödendiğini, bu hususun konşimentoda belirtildiğini, davacı talebinin dayanağını oluşturan, uygulamada “konteynır demurajı” olarak ifade edilen kavram Türk Ticaret Kanunu’nda “sürastarya” olarak adlandırılan kavrama karşılık geldiğini, sürastarya alacağının doğabilmesi için hukuken belli koşullar aranmakta olup bunlardan ilkinin talep edenin sözleşmesel ilişkide öncelikli olarak kendi edimini hukuka uygun bir şekilde ifa etmesi gerektiğini, davacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işinde hukuka uygun bir taşıma gerçekleştirilmediğini, tedarik edilen konteynırların yüke ve/veya yola elverişsiz olması sebebiyle müvekkiline ait taşınan mallarda çok büyük zarar meydana geldiğini, varma limanı olan Trablus’ta bağımsız denetçi tarafından gerçekleştirilen tespitlere göre müvekkiline ait mallarda meydana gelen hasarların konteynırlarda deliklerin mevcut olması, hava yastığı ve palet olmaması gibi sebeplere dayandığı tespit edildiğini, dolayısıyla davacı tarafından tedarik edilen konteynırların yola ve/veya yüke elverişsiz olması sebebiyle müvekkilinin varma limanında oldukça sıkıntı yaşadığını, maddi olarak büyük zarara uğradığını, bekleme süresinin aşıldığı ve demuraj alacağı doğduğunu hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an içi böyle bir durumun varlığı farz edilse bile bunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, zira davacı tarafından tedarik edilen konteynırların elverişsizliği sebebiyle müvekkiline ait mallar büyük oranda zarar görmüş olup, müvekkilinin varma limanında bağımsız uzman kişilere ekspertiz yaptırmak durumunda kaldığını, bununla birlikte davacı tarafından sunulan e-posta yazışmalarında da görüleceği üzere müvekkili tarafından gerçekleştirilen bahse konu ihracat CAD ödeme sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmiş olup, bir gecikme olduğu varsayılsa bile bunda müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını, davaya ilişkin icra takibinde davacının talep etmiş olduğu demuraj hakkının doğduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte, son derece fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki uyarınca, davalı tarafın yüklendiği taşıma işlemi sırasında kullanılan konteynerlerin elverişsizliğinden ötürü taşınan malların hasar görmüş olması dolayısıyla müvekkili şirketin büyük maddi zarara uğradığını, bu zarar tutarına ilişkin taraflarınca .... İcra Müdürlüğü’nde ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini, davalı ... ve Tic. A.Ş tarafından müvekkili aleyhinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibine taraflarınca itiraz edilmesi sonucu itirazın iptali istemli olarak İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası ikame edildiğini, müvekkili şirketin her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, taşıma işinde müvekkilinin Libya’daki ... isimli firmaya toplamda 591.557,60 ABD Doları değerinde meyve suyu ihracatı gerçekleştirdiğini, bu ihracatın taşıma işini ise yükleme limanı Mersin, boşaltma limanı Trablus olarak 26.07.2018 tarihli ... nolu konşimentoya istinaden davalı şirket gerçekleştirdiğini, navlun sözleşmesine göre taşımaya ilişkin konteynırlar davalı tarafından tedarik edildiğini, davalının yüklendiği taşıma işleminde konteynırların yüke ve/veya yola elverişsiz olarak temin edilmesinden kaynaklı olarak müvekkilinin ihracatını gerçekleştirdiği toplamda 14000 adet kutu içecek hasar görmüş ve zayi olduğunu, bu suretle müvekkilinin toplamda 97.339,66 ABD Doları zarara uğradığını, davalının kusurundan kaynaklı bu zarara ilişkin olarak karşı taraf ile pek çok kez iletişime geçilerek zararın giderilmesi talep edilmişse de bu girişimler sonuçsuz kaldığını, taşıyan tarafından tedarik edilen konteynerin elverişsizliğinden dolayı taşıtana karşı TTK md. 1141 gereği sorumlu olduğunu, somut olayda konişmento üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, buna göre, davacı/karşı davalı malları teslim aldığında, meydana gelen hasar oluşmadığını, söz konusu mallar son derece iyi hal ve koşulda olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/161 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas numarasıyla açılan icra takibindeki ödeme emrine davalı tarafından gerçekleştirilen haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı tarafından gerçekleştirilen itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle karşı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından düzenlenen konişmentolarda yeralan 4 nolu klozu uyarınca taşıyıcının her tür sorumluluğunun, malların tesliminden veya malların teslim edilmiş olması gereken tarihten sonra dokuz ay içinde dava açılmadığı sürece sona ereceğini, TTK Md 1188 hükmü ile hasara dayalı alacak talepleri yönünden hak düşürücü süre 1 yıl olarak belirlendiğini, dava konusu yükün, müvekkili tarafından düzenlenen 26/07/2018 tarih ve ... nolu konişmento tahtında taşındığını, dava konusu yüklerin 11.8.2018 tarihinde tahliye limanında tahliye edildiğini, davacı tarafından .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası tahtında, gerek konişmentoda yeralan 9 aylık hak düşürücü süre/zamanaşımı süresi gerekse TTK’nın 1188. maddesi gereği belirlenen 1 yıllık hak düşürücü süre sonra erdikten sonra icra takibi başlatıldığını, konişmentonun 13 nolu klozunda öngörülen süre içerisinde, usulüne uygun olarak taşıyan veya taşıyanın tahliye limanı acentesine hasar ihbarında bulunulduğunu gösteren herhangi bir delil de taraflarına tebliğ edilmediğini, yükte meydana geldiği iddia edilen hasarlarla ilgili olarak süresi içerisinde hasar ihbarında bulunularak, ilgili tüm tarafların sörveye davet edilmesi ve sörveyin yapılacağı gün ve saatin bildirilerek, tüm tarafların katılımı ile inceleme yapılması gerekli olduğunu, müvekkili ve/veya tahliye limanı acentesinin katılımı ile ortak bir sörvey incelemesi yaptırılmadığını, yüklerin tahliye limanında tahliye edildiği 18.8.2018 tarihinden yaklaşık 5 ay sonra 8.1.2019 da yapılan inceleme sonucunda 25.3.2019 tarihinde düzenlenen raporun dikkate alınmasının mümkün olmadığını, dava konusu yük hasarının ne zaman ve ne sebeple meydana geldiği kesin olarak tespit edilmediğini, yükler gemiye yüklenmeden önce veya gemiden tahliyeden sonra iç nakliye sırasında meydana gelen hasarlardan dolayı deniz yolu taşıyanının herhangi bir sorumluğu olmadığını, taşıyanın yalnızca deniz yolu ile yapılan taşıma sırasında meydana gelmiş olan hasarlardan sorumlu olduğunu, ekspertiz raporunda ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı yönünde bir tespit olmadığını, sörvey raporu ekinde konteynerlerde delik olduğunu gösteren herhangi bir fotoğrafın müvekkiline tebliğ edilmediğini, dosyaya sunulan belgeler arasında, konteynerde delik yırtık bulunduğunu gösteren ve limanlar tarafından düzenlenen EIR raporu bulunmadığını, dava konusu yüklerin taşındığı konteynerler, 6.12.2018 tarihinde boşaltılarak boş olarak müvekkilinin tahliye limanı acentesine teslim edildiğini, dolayısı ile 8.1.2019 tarihinde sörveyörün, dava konusu yüklerin taşındığı konteynerleri alıcının deposunda açarak kontrol etmesi mümkün olmadığını, sörvey incelemesinin yapıldığı tarih itibari ile sağlık sertifikasının geçerliği sona erdiğini, dosyaya sunulan mal faturası, yükleme listesi ve gümrük beyannamesinde yazılı olduğu üzere, dava konusu malların satım şekli CFR olduğunu, hasarlandığı iddia edilen mallara ilişkin imha sertifikaları da dosyaya sunulmadığını, alacağın likit olmadığını, davanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/161 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada dava; davacı ...'in Mersin-Tripoli arasında davalı ... için yaptığı deniz taşımasında kullanılan konteynerlerin zamanında iade edilmemesi nedeni ile Konteyner bekleme (demuraj) ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Birleşen davada ise dava; asıl davaya konusu deniz taşıması sırasında ortaya çıktığı ileri sürülen zararın tahsiline yönelik itirazın iptali davasıdır. 23/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Asıl Dava Yönünden; Konişmentodaki tarife uyarınca ve on günlük serbest zaman düşüldükten sonra işleyen konteyner demurajının 86.809,50- USD olduğu, taraflar arasındaki yazışmalarda indirim yapılarak 24/12/2018 tarih ve 68.581,00- USD bedelli faturanın düzenlendiği, söz konusu gecikmenin taşıyandan kaynaklanmadığı, konişmentodaki kayıt uyarınca yükleten/taşıtan ... ile dava dışı gönderilenin/alıcının müteselsilen sorumlu oldukları, ayrıca faturaya süresi içinde itiraz edilmediği ve her iki taraf defterlerine göre ...'ın fatura tutarı kadar borçlu olduğu, davacı karşı davalı ve davalı karşı davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, 31/12/2019 tarihi itibarıyla davacı karşı davalının defter ve kayıtlarında 361.739,98 TL (68.581,50 USD) davalı karşı davacıdan cari hesap alacağı gözüktüğü, davalı karşı davacının defter ve kayıtlarında ise söz konusu fatura dahil olmak üzere 595.349,77 TL davacı karşı davalının alacağı gözüktüğü, alacağın varlığına karar verilmesi halinde, faiz oranının mahkemenin takdirinde olmak üzere alacak dökümünün demuraj hesap alacağı 68.581,50 USD + işlemiş faiz %5,55 USD 1.950,06 USD = Toplam 70.531,56 USD olduğu, Birleşen Dava Yönünden; Boşaltma 11/08/2018 tarihinde yapılmış ve takip 15/11/2019 tarihinde açılmış olmakla takibin süresinde açılmadığı, taşıyanın karşı tarafı oyaladığına dair dosyada bir bulguya rastlanmadığı, süresi içinde hasar ihbarı ve her iki tarafın katılımıyla tespit yapılmadığı, 25/03/2018 tarihli sörvey raporunun geç yapıldığı, gıyapta yapıldığı, yetersiz ve çelişkili olduğu için taşıyan lehine doğan karineyi çürütemeyeceği, konteynerlerin yola ve yüke elverişsiz olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, zararın ambalaj ve konteyner içi yükleme ve istif hatasından kaynaklanmış olabileceği yönünde bulgular olduğu, satışın CFR olduğu ve zarar ispatı konusundaki savunmaya cevap verilmediği, bu nedenlerle taşıyanın zarardan sorumlu olmadığı, aksi sonuç için tazminat tutarının 97.339,65- USD olduğu, taraflarca gerekli detaylar açıklanmadığı için sınırlı sorumluluk limiti hesaplanamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Asıl dosya davacısı ... vekili; TTK.1171/4 uyarınca boşaltma limanındaki demuraj borçlusunun taşıtan olduğunu, davalı yetkilisinin 06/12/2018 tarihli e-posta ile sorumluluğun alıcıda değil kendisinde olduğunu kabul ettiğini, iddia etmiştir. ... vekili ise; TTK.1203 uyarınca gönderilen yükü kabul ettiğinde demuraj alacağından onun sorumlu olacağını, taşıyanın yükün kabul edilmediğine dair bir ihbarda da bulunmadığını, ayrıca davacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işinde hukuka uygun bir taşıma gerçekleştirilmediğini, tedarik edilen konteynırların yüke ve/veya yola elverişsiz olması sebebiyle müvekkiline ait taşınan mallarda çok büyük zarar meydana geldiğini, varma limanı olan Trablus'ta bağımsız denetçi tarafından gerçekleştirilen tespitlere göre müvekkiline ait mallarda meydana gelen hasarların konteynırlarda deliklerin mevcut olması, hava yastığı ve palet olmaması gibi sebeplere dayandığının tespit edildiğini öne sürerek buna delil olarak 25.03.2018 tarihli ekspertiz raporunun fotokopi ile tercümesini dosyaya sunmuştur. Dava konusu taşıma 1801279 nolu konşimento tahtında yapılmış olup konşimento 26.07.2018 tarihinde Mersinde düzenlenmiştir. Ekspertiz raporu ise 25.03.2018 tarihlidir. Bu nedenle taşımanın başlamasından önceki tarihli ekspertiz raporunun delil olarak dikkate alınması mümkün değildir. Kaldıki, konşimentoda FCL yani konteynerlerin tam yüklendiği ve ...kaydı ile ... (...) kaydı olduğu görülmektedir. Bu kayıtlar konteynerin iç yüklemesinin istifinin sayımının gönderici (davalı) tarafından yapıldığını ve davacının konteyneri dışından göründüğü şekilde teslim aldığına dair olan kayıtlardır. Bunun yanında dava dosyasına sunulan eksper raporunda hasar sörveyinin alıcının deposunda yapıldığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak iddia edilen yük hasarının yük taşıyanın hakimiyet sahasında iken ve taşıyanın kusuruyla meydana geldiği ispatlanamamıştır. Dava dosyasına sunulan, ... temsilcisinin ...' e gönderdiği 6 Aralık 2018 tarihli e-mailde herhangi bir şekilde hasardan bahsedilmeyerek "Libya'daki müşterimizin konu ile ilgili, sizin de bildiğiniz gibi, herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Sonuçta banka mallar limandan çekilmeden bize herhangi bir ödeme yapmamaktadır. Size anlatmak istediğim, hali hazırda oluşan zararımızı azaltmak için şirketimizin %20'den daha fazla bir indirime ihtiyacı olduğudur,Biz sizin nakliye ve navlun ücretinizi her zaman olduğu gibi zamanında ödedik ve böyle bir durumla karşılaşmayı da kesinlikle beklemiyorduk." şeklinde demuraj ücretinde indirim talebinde bulunulmuştur. Dosya kapsamından; gönderilenin/alıcının ilk aşamada yükü red etmediği ve boşaltmanın 11/08/2018 tarihinde yapıldığı, müteakiben uzun süre yükü gümrükten çekmediği, dolayısıyla ilave liman masrafları çıktığı ve satıcı ...'ın ödeme alamadığı, anlaşılmaktadır. Buna göre, gönderilen /alıcı TTK m.1203 gereğince taşıyana karşı sorumludur. Taşıtan ...'ın müteselsil sorumluluğunun ne zamana/hangi tutara kadar olduğunu tespit ise bekleme- gecikme ayrımı yapılamadığı için mümkün görülmemektedir. Fakat konişmentonun 19/3(b) klozunda zamanında iade edilmeyen konteyner için taşıyanın tarifesi uyarınca demuraj ödeneceği ve bundan taşıtan/yükleten ve gönderilenin müteselsilen sorumlu olacağı yazılıdır. Ayrıca, 06/12/2018 tarihli e-postada ... yetkilisinin borcu kabul ile birlikte indirim istediği ve yapıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, bu savunmanın da doğru olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. ... tarafından düzenlenen 26/07/2018 tarihli kombine taşıma konişmentosu altında 30 adet 20'lik konteyner tedarik edilerek ... işyerine gönderildiği, meyve suyu yüklendikten sonra Mersin ve Tripoli limanları arasında gemiyle taşındığı, konişmentoda FCL,SSLC ve STC kayıtları bulunduğu, yükleten ve taşıtanın ... ve gönderilenin ise dava dışı alıcı olduğu, boşaltmanın 11/08/2018 tarihinde yapıldığı, konteynerlerin ise 06/12/2018 tarihinde iade edildiği, aradan geçen sürede ... ile dava dışı alıcı arasında anlaşmazlık çıktığı ve liman, vb. masraflara yol açtığı, ... ile de konteyner demurajı konusunda anlaşmazlık çıktığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır ve/veya bu hususlarda çekişme bulunmamaktadır. ... vekili, ödenecek demuraj hakkında konişmentoda bir tarife bulunduğunu, buna göre 105.510,00- USD alacak doğduğunu, müzakereler neticesinde 9635 indirim yapılarak 68.581,00- USD demuraj için 24/12/2018 tarihli fatura düzenlendiğini, buna süresinde itiraz edilmediğini, iddia etmiştir. ... ise; bu tutarın fahiş olduğunu ve faturanın da tebliğ edilmediğini, savunmuştur. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada varma limanındaki beklemeden kaynaklanan demuraj ücreti alacağı 86.809,50 USD olarak saptanmıştır. Dolayısıyla, indirim yapılarak düzenlenen daha düşük bedelli faturanın fahiş olmadığı anlaşılmaktadır. Muhasip bilirkişinin yaptığı defter incelemesinde 68.581,00- USD bedelli demuraj faturanın ...'ın ticari defterlerinde ...'in hesabına kayıtlı olduğu, böylelikle davalı ...'ın söz konusu faturayı tebliğ alarak defterlerine borç olarak kaydettiği sonucuna varılmaktadır. Davalının konteynerlerin davacıya boş olarak teslim tarihi ile ilgili bir itirazı da bulunmadığından bilirkişi raporunda 11.08.2018 ile 6.12.2018 tarihleri aralığında 30 konteyner için demuraj hesabı 1801279 nolu konşimentodaki tarife esas alınarak yapılmıştır. Buna göre;11.08.2018- 20.08.2018 arası serbest süre, 21.08.2018- 30.08.2018 arası 7,5 USD x l0gün=75 USD,31.08.2018- 09.09.2018 arası 15,0 USD x 10 Gün= 150 USD,10.09.2018- 06.12.2018 arası 30,00 USD x 88 gün=2.640 USD, olmak üzere her bir 20 feetlik konteyner için 2,865 USD x 27 adet 20 feetlik konteyner için toplam 77.355,00USD, 2,865 USDx9610 (286,5 USD) x 3 adet 20 feetlik özel ekipman konteyner için3151,5 USD x 3 adet 20 feetlik özel ekipman konteyner için 9.454,5 USD, sonuçta toplam 30 adet konteyner için 77.355,00USD x 9.454,5 USD= 86.809,5 USD demuraj ücreti hesap edilmiştir. Davacının asıl davadaki talebi ise, 68.581,50 USD'dir. Taleple bağlılık ilkesine göre icra takibinde tahsili gereken alacak miktarı 68.581,50 USD olmalıdır. Davacı vekili tarafından davalıya gönderilen 19.06. 2019 tarihli e-posta yazısı ile 68.581,50 USD tutarındaki borcun 21.06.2019 tarihine kadar ödenmesi ihtar edilmiştir. Bu yazının davalıya ulaştığı, 21.06.2019 tarihli e- posta içeriği ile sabittir. Bu durumda davalı ..., asıl dava konusu demuraj alacağı bakımından 21.06.2019 tarihinde temerrüde düşmüş olacaktır. 68.581,50 USD'nin 21.06.2019 tarihinden takip tarihi olan 30.07.2019 tarihine kadarki işleyen temerrüt faizi (68.581,50 USDx40 gün x yıllık %3.84 faiz= 288,89 USD) 288,89 USD olarak saptanmış olduğundan, davacının icra takibinde 68.581,50 USD asıl alacak ile birlikte 288,89 USD işlemiş faiz alacağının tahsilini talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Birleşen davada davalı ... vekili, takibin konişmentoda yazılı 9 aylık süre içinde açılmadığını, TTK'nın1188. maddesindeki bir yıllık süreninde geçmiş olduğunu savunmuştur. Davacı ... vekili ise konteynerlerin 27/12/2018 ve 29/12/2018 tarihlerinde iade edildiğinden bahisle takibin süresinde açıldığını, ayrıca zararın giderilmesi için 21/06/2019 tarihinde bildirimde bulundukları halde oyalandıkları için sürenin uygulanmayacağını ileri sürmüştür. Birleşen davaya konu edilen taşıma zararı TTK m.1188'deki bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Taraflarca bu sürenin uzatılması yasal olarak mümkün olmakla birlikte TTK m.1188 emredici bir hüküm olduğundan kısaltılması söz değildir. Bu süre boş konteynerlerin iade edildiği tarihten değil, yükün teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Dosya kapsamına göre konişmentonun düzenlendiği tarih 26.07.2018'dir.Asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde varma limanında yükün 11.08.20118 tarihinde tahliye edildiği beyan edilmiş olup ... vekilinin buna bir itirazı olmamıştır. Takip ise 15/11/2019 tarihinde açılmıştır. Boşaltmadan sonra ... ile dava dışı alıcı arasında anlaşmazlıklar yaşandığı ve yükün uzun süre konteynerler içinde kaldığı anlaşılıyor ise de limana teslim ile yükün artık taşıyanın hakimiyetinden çıktığı TTK m.1178/f.3-c hükmüne göre açıktır. Kaldıki yükün tahliyesinden yaklaşık 10 ay sonra ... temsilcisinin hasarın ödenmesi konusunda gönderdiği 21/06/2019 tarihli talep de ... vekili tarafından 25/06/2019 tarihli e-posta yazısı ile red edilmiştir. Dosya kapsamında oyalama ya da süre uzatmaya dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Bu nedenlerle, takibin TTK'nın 1188. Maddesinde düzenlenen bir yıllık sürede açılmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda, yukarıda açıklanan nedenlerle; asıl davada davalının 68.581,50 USD asıl alacak ile 288,89 USD işlemiş faizden oluşan toplam 68.870,39 USD'ye yönelik takibe itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığından, 68.870,39 USD'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dolar faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak likit olduğundan takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 76.000,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleşen davanın ise icra takibinin TTK'nın 1188. Maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle usulen reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Asıl Davada; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine itirazının KISMEN İPTALİNE, 68.581,50 USD asıl alacak ile 288,89 USD işlemiş faizden oluşan toplam 68.870,39 USD'nin, bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince dolar faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE -Takdiren %20 oranın hesap edilen 76.000,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 26.449,45 TL harçtan 6.316,08 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.133,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6.316,08 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 57.207,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 54,40 TL başvurma harcı, 166,50 TL posta gideri, 4.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.720,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 4.505,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 4.500,00 bilirkişi ücretinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 205,20 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.259,80-TL sinin davalıdan, 60,20-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Birleşen Davada; 1-Birleşen davanın icra takibinin süresinde açılmamış olması nedeniyle USULEN REDDİNE, 2-Peşin alınan 9.961,20 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 9.880,50 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/09/2022 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/161, K. 2022/520, T. 14.09.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-161-e-2022-520-k-e9e647759de5