İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/106 E. 2021/419 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/106
Karar No
2021/419
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/106 Esas KARAR NO:2021/419 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:08/03/2018 KARAR TARİHİ:21/10/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Otomotiv tarafından ithal edilen araçların davalı sorumluluğunda ... ... adlı gemiden tahliyesi sırasında hasarlanması neticesinde müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalısına 29.1.2016 tarihinde toplam 2.470,00 Tl, hasar tutan ödendiğini, bu ödeme ile müvekkili şirketin TIK 1472.madde uyarınca sigortalısının haklarına halef olarak zarar/hasar sorumlusu olan davalıya rücu hakkı doğduğunu, rücu başvurusundan bir sonuç alınamaması üzerine davalı aleyhine ....lcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlattıkları ilamsız takibe itiraz edildiğini beyanla itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini taleple .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hasar konusu dokuz adet araçtan ...şase numaralı dört adet aracın müvekkili şirket tarafından işletilen ... Limanı'nda gerçekleştirilen tahliye işlemleri sırasında değil deniz yolu taşıması aşamasında gemide hasırlandığının 20.11.2015 tarihli Gemi tahliye raporundan açık şekilde anlaşıldığını, diğer beş araçta meydana gelen hasarların ise gözle görülmesi mümkün olmayan hasarlardan olması nedeniyle gemi tahliye raporunda yer almadığını beyanla müvekkili aleyhine açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde; ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce bilirkişilerden aldırılan raporda özetle; davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu; davalının ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu ve dolayısıyla geçerli bir sözleşme uyannca ödemenin yapıldığı, dava konusu hasarın deniz taşıması esnasında taşıyanın sorumluluk sahası içinde gerçekleştiği bu nedenle dava konusu araçlardaki hasardan davalının sorumlu olmadığı, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda 2.470,00 TL olarak davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının kadri marufunda olduğu belirtilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş olup, dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan alınan bilirkişi raporu karara esas alınarak hüküm tesis edilmiştir. ....İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı icra dosyasında yer alan 09.05.2016 tarihli takip talebinde ;Alacaklı ... ... A.Ş., borçlunun ... ... ...A.Ş. olduğu takibe esas borcun 2.470,00 TL asıl alacak ve 70,00 TL işlemiş avans faiz olmak üzere toplam 2.540,00 TL olduğu, borçlunun 02.01.2018 tarihinde borca ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Dava halefıyete müsteniden açılmıştır. Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından sorumlu üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. İlk koşul bakımından yapılan değerlendirmede, dosya içeriğinde dava konusu taşımaya ilişkin yer alan poliçe örneği ile de sabit olduğu üzere, davacı sigorta şirketi ile dava dışı ... ... San. ve Tic. A.Ş. arasında ... numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi ile taşıma sırasında meydana gelebilecek nakliyat rizikolarına karşı sigorta sözleşmesi yapıldığı görülmektedir. Ayrıca söz konusu sigorta sözleşmesi de geçerli bir sözleşme niteliği arz etmektedir. Zira sigorta sözleşmeleri de kuruluşu ve keza geçerliliği bakımından Borçlar Kanunu'nun sözleşmeler hukuku ilkelerine bağlıdır. Dolayısıyla BK m. 1 uyarınca tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. Dosyada mevcut sigorta sözleşmesinin taraflarının karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan bahse konu sigorta sözleşmesinin kişilik hakları, kamu düzeni, genel ahlak vb., sözleşmelerin geçersizliği kurallarına aykırı olduğunu gösterir bir bilgi ve/veya belgenin dosyada mevcut olmaması sebebiyle, geçersizliğinden söz etmek de mümkün görünmemektedir. Diğer bir değişle, huzurdaki dava konu sigorta sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğu; buna bağlı olarak geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılmış olduğu değerlendirilmiştir. Nitekim sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosya içeriğinde yer alan belgeler arasında yer alan dekont incelendiğinde; davacı sigorta şirketinin 29.01.2016 tarihinde dava dışı sigortalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'ne toplam 2.470,00 TL tutarında ödeme yapmış olduğu görülmektedir. Nihayet dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından sorumlu üçüncü bir kişinin varlığı şartı açısından; söz konusu zararın deniz yolu ile taşıma sırasında meydana geldiği tespitine bağlı olarak, dava dışı sigortalının oluşan zarar sebebiyle üçüncü bir kişiye başvuru hakkının bulunduğu tespiti yapılmıştır. Şu halde TTK m. 1472 uyarınca sigorta şirketi, yaptığı ödeme ile halef sıfatını kazanarak aktif husumet ehliyetini kazanmıştır. Pasif husumet ehliyeti açısından yapılacak incelemesinde, tespiti gereken husus davalının davaya konu zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile doğrudan ilgilidir. Zira bahse konu zarar sebebiyle sorumlu olduğunun tespiti halinde pasif husumet ehliyetinin varlığından söz edilebilecekken; aksine, sorumluluğunun bulunmadığının tespiti halide ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varmak gerekecektir. Bu bağlamda davalının huzurdaki davaya konu zarardan sorumluluğu, davalı ... ... ...A.Ş.'nin bir sorumluluğunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu tespite bağlı olarak, davalının huzurdaki davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan konişmentoda Alma Yeri ile Nihai Varış Yeri belirtilmeksizin sadece Yükleme Limanı ile Tahliye Limanı gösterildiğinden söz konusu taşımanın ... liman sahasından TÜRKİYE/... liman sahasına olduğu anlaşılmaktadır. Bu taşıma şeklinde, taşıyanın araçlara ilişkin sorumluluğu araçların yükleme limanında gemi rampasında kabul edilmesiyle başlamakta ve tahliye limanında geminin rampasından tahliye edilmesiyle sona ermektedir. Taşıyan her ne şekilde olursa olsun, her nasıl kaynaklanırsa kaynaklansın yükleme limanında geminin rampasında kabul edilmeden önce veya tahliye limanında geminin rampasından tahliye edildikten sonra araçlara gelebilecek her nevi zarardan veya gecikmeden dolayı sorumlu olmamaktadır. Konişmentoya göre araçların gemiye 15.11.2015 tarihinde yüklendiği görülmektedir. TTK m. 1239 f. 2 uyarınca taşıyan, eşyanın haricen belli olan hâlini konişmentoda beyan etmeyi ihmal ederse, konişmentoda eşyanın haricen iyi hâlde olduğuna dair beyanda bulunulmuş sayılır. Ayrıca ... limanında geminin araçları yüklenmesi esnasında ve/veya öncesinde yapılmış her hangi bir ön sörvey çalışması ile gerek acente ve liman görevlileri gerekse kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından tutulmuş herhangi bir hasar tutanağına da dosya mevcudunda raslanılmadığından araçların gemiye yüklendiği anda hasarsız olduğu sonucuna varılmaktadır. Dava konusu toplam 9 aracın dosya mevcudu belgeler arasında bulunan ... A.Ş. antetli 20.11.2015 tarihli Nakliye Hasar Raporu'nun incelenmesi neticesinde ; raporun ... , ... , ... ve ... şase no'lu toplam 4 aracın gemi rampasından tahliyesi esnasında hasar tespitlerinin yapıldığı aynı zamanda gerek ... İthalat Yetkilisi ... ... tarafından gönderilen yazıya göre gerekse de 20.11.2015 tarihli ... Hasar Tutanağı ve ihbar Formlarına göre ..., ... , ..., ... ve ... şase no'lu toplam 5 aracın hasar nedeninin ise "GEMİ İÇERİSİ" olarak tutanak tutulduğu görülmüştür. Bu bağlamda araçların gemiye ... limanında yüklendiği anda hasarsız olduğu sonucuna varıldığından ve ... limanındaki araç park sahasında kötü elleçleme sonucu ve/veya kara nakli esnasında hasarlandığını açıkça ispat olunamadığı, bu bakımdan ... marka araçlarda oluşan hasarların deniz nakliyesi esnasında taşıyanın sorumluluk sahası içinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Araçların bir limandan bir diğer limana taşınması ve teslim edilmesi sürecinde gemi kaptanı ve zabitlerinin gerekli dikkat ve özeni sarf etmekle yükümlü olduğu; aksi takdirde teslim alındıkları andan teslim edildikleri ana kadar olan süre zarfında araçlara gelecek zararlardan dolayı sorumlu olacakları ve bu konuda, taşıyanın sorumluluğu ile ilgili olarak, TTK.md.1178 de; " Taşıyanın, malların "Teslim Alındıkları Andan" "Teslim Edildikleri Ana Kadar" geçen müddet içerisindeki ziya ve hasarından sorumlu olduğu" hükmünün yer almakta olduğu hususu göz önüne alındığında, fiili taşımayı gerçekleştiren dava dışı "... ..." gemisinin meydana gelen hasardan sorumlu olacağı, bu nedenle davalı ... ... ...A.Ş.'nin bir sorumluluğunun bulunmadığı tesbit olunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaların, sunulan deliller, usul ve yasaya uygun alınmış bilirkişi raporuna göre, huzurdaki davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu; davalının ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu ve dolayısıyla geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapıldığı, dava konusu hasarın deniz taşıması esnasında taşıyanın sorumluluk sahası içinde gerçekleştiği bu nedenle dava konusu araçlardaki hasardan davalının sorumlu olmadığı anlaşıldığından, açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 59,30 TL'den peşin alınan 43,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 15,92 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 2.540,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davalı ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/10/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/106, K. 2021/419, T. 21.10.2021, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-106-e-2021-419-k-78708432949e