İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/92 E. 2022/285 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/92
Karar No
2022/285
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2019/92 Esas KARAR NO :2022/285 İHBAR OLUNAN :... ... - DAVA :Tazminat DAVA TARİHİ :26/03/2019 KARAR TARİHİ :17/05/2022 KARAR YAZIM TARİHİ :23/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; donatanı oldukları ... gemisinde yük taşınmasına ilişkin sözleşme kurulduğunu, davalının kiracı olduğunu, sözleşme uyarınca navlunun sadece Yanbu yükünün yüklenmesi durumunda 85.000 Usd, Yanbu + Port Sudan yükünün yüklenmesi halinde 185.000 Usd olarak belirlendiğini, davalının sözleşme kurulduktan 4 gün sonra 30.01.2019 tarihinde sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkili olduğunu gösterir belgenin saat 17:00 ye kadar ibraz edilmesini istediğini, mesajın henüz 4 saat önce gönderilmiş olmasına rağmen bu belgenin saat 17:00'ye kadar sunulmamış olduğunu gerekçe göstererek haksız bir biçimde sözleşmeyi feshettiğini bildiren mesajı gönderdiğini, sözleşmenin 26.01.2019 tarihinde ortak irade ile kurulduğunu, sözleşmeyi imzalayan kişinin imza yetkilisi olan ... ... olduğunu, davalının feshe sebep olarak ileri sürdüğü vakıanın gerçeği yansıtmadığını, davalının sözleşmeyi feshettiği gün içerisinde yeni bir imza sirküleri belgesinin yabancı bir sicilden bu kadar kısa sürede temin edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki sözleşmede de böyle bir düzenleme bulunmadığını, davalı tarafından fesih için sözde bir neden arandığını, sözleşmenin haksiz ve hukuka aykırı olarak feshedildiğinin açık olduğunu, fesih tarihinde geminin yükün teslim alınacağı limana doğru seyir halinde olduğunu, vakıaların TTK m.1158 de düzenlendiği şekilde gerçekleştiği beyanları ile kazanç kaybının en az 85.000 Usd ve işleyecek faizi olmakla birlikte, şimdilik bu kaybın kaybın 28.300 Usd lik kısmının 30.01.2019 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ibraz edilen 26.01.2019 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, ... ... ın temsil yetkisinin 17.01.2019 tarihinde sona erdiğini, dilekçeleri ekinde sunulan imza sirkülerinden anlaşılacağı üzere ... ...'a 17.01.2014 tarihinden başlamak üzere 5 yıl temsil yetkisinin verildiğini, davacının sunduğu imza sirkülerinde temsil yetkisinin 01.02.2019 tarihinden itibaren geçerli olduğundan 26.01.2019 tarihinde imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşme geçersiz olduğundan sözleşmenin bir maddesi olan yetki şartının da geçersiz olduğunu, yetkili mahkemenin Afyonkarahisar mahkemeleri olduğunu, ... Adaları'nda mukim olan davacının yabancılık teminatı göstermesinin gerektiğini, sözleşme geçersiz olduğundan fesih tazminatı talep edilemeyeceğini, TTK m. 1158'de belirtilen fesih tazminatının geçerli bir çarter sözleşmesinin feshine ilişkin olduğunu, mahkemenin sözleşmenin geçerli olduğu kanaatinde ise sözleşmenin haklı bir sebeple feshedildiğinin aşikar olduğunu, 2 adet 40 feet ve 1 adet 20 feet konteynerin taşınması için brokerler aracılığıyla ... gemisinin bağlandığını, 26.01.2019 tarihinde sözleşmenin kurulduğunu, ön ödemenin ... ... ... Tıc. Ltd. Şti. isimli firmaya yapılması istendiğinde para transferine icazet veren bir yazı ve bu yazıyı imzalayan kişinin yetkili olduğunu gösterir belgenin istendiğini, gönderilen belge incelendiğinde ... ...'ın yetkisinin 17.01.2019 tarihinde dolduğunun anlaşıldığı ve güncel yetki belgesinin talep edildiği broker aracılığıyla verilen bilgide önce yetki belgesinin olmadığı sonra ise gün içerisinde temin edileceğinin bildirildiğini, davacıya makul süre verildiğini, bunun zaman alacak bir durum olmadığını, sonrasında ... ...'ın yetkisinin 30.01.2019 tarihinden başlayan belgenin gönderildiğini, belge incelendiğinde imza kısımlarının bir önceki 17.01.2014 tarihli ve geçerliliği sona eren belge ile birebir aynı olduğu ve sadece önceki belgenin tarih kısmında oynama yapılarak gönderildiğinin fark edildiğini, hatta her iki belgenin apostil numarasının dahi U/05313/1/2014 olarak aynı olduğunu, evrakın sahte olduğunun anlaşılması üzerine ... Adalar Türkiye temsilciliği ile irtibata geçilerek belgenin doğruluğunun araştırıldığını, temsilcilikte görev yapan ... 'ın brokere bildirdiği üzere 31.01.2019 tarihli belgenin sahte olduğunun anlaşıldığını, sahte belge ile aldatılmaya çalışıldıklarını, ön ödeme olan 1Û.000 Usd nin sahte belge gösterilerek transferinin talep edilmesi üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sahte evrak sunulmasına rağmen sözleşmeye devam edilmesinin abesle iştigal olacağını, davacının kusurlu hareketlerinden ileri gelen fesih karşısında tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, son yıllarda navlunun başka hesaba transferi, taşıyan fırmya navlun ulaşmaması ikinci bir Ödemenin yapılması gibi bir çok dolandırıcılık olaylarının vuku bulduğunu, davacının bir kazanç kaybının bulunmadığını, dava konusu geminin Rusya'dan yüklü bir şekilde gelip Sudan limanına seyretmekte olduğunu, kendilerine ait yük için Ali ağa/Nemrut limanına uğrayıp seferine devam edeceğini, gemi yüklü olduğundan herhangi bir kazanç kaybının oluşmadığını, masraflar da dikkate alındığında herhangi bir kazanç kaybının olmadığı beyanları ile davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacı donatan ile davalı taşıtan arasında kurulan çarter sözleşmesinde davacı donatan şirketin müdürü ... ...'ın imzası bulunduğundan sözleşmenin geçerli olduğu, şahıs organ sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan ... ...'ın münferit imza yetkisini gösteren sirkülerin yalnızca mevcut yetkiyi ortaya koyduğu; yetkinin doğumu ve mevcudiyeti açısından bir öneminin bulunmadığı, Çarter sözleşmesinin davalı taşıtan tarafından gemiye eşya yüklenmemek suretiyle feshedildiğinin kabul edilebileceği, Çarter sözleşmesinin haklı sebeple veya haksız şekilde feshedilmiş olduğunun Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği kabul edilirse davalı taşıtanın herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmayacağı, sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğinin kabul edilmesi halindeyse davalı taşıtanın fesih sebebiyle davacının uğradığı zararı tazmin etmekte yükümlü olduğu, bu durumda teknik incelemede fesih sebebiyle yapılmayan masrafların indirilmesi suretiyle 28.300 USD olarak tespit edilen zararın tazmininin mümkün olduğu, feshin haksız olduğu ve davacının uğradığı zararın tazmini gerektiği sonucunun benimsenmesi ihtimalinde, bu duruma davacı şirket şube müdününün güven sarsıcı davranışlarının da önemli katkısının bulunduğu dikkate alınarak hükmedilecek tazminat miktarında esaslı bir indirim yapılmasının TBK m, 52 hükmünün gereği olacağı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan ek raporda özetle; görüşlerin değiştirilmesini gerektiren bir hususun söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Dava; navlun sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle donatanın meydana gelen zararı tazmini isteğine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde donatanı oldukları ... gemisinde yük taşınmasına ilişkin sözleşme kurulduğunu, davalının kiracı olduğunu, davalının sözleşme kurulduktan 4 gün sonra 30.01.2019 tarihinde sözleşmeyi imzalayan kişinin yetkili olduğunu gösterir belgenin saat 17:00 ye kadar ibraz edilmesini istediğini, belgenin saat 17:00'ye kadar sunulmamış olduğunu gerekçe göstererek haksız bir biçimde sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmeyi imzalayan kişinin imza yetkilisi olan ... ... olduğunu, davalının feshe sebep olarak ileri sürdüğü vakıanın gerçeği yansıtmadığını, sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini belirterek meydana gelen zararın tahsilini talep etmiş, davalı taraf imza sirkülerine göre ... ...'a 17.01.2014 tarihinden başlamak üzere 5 yıl temsil yetkisinin verildiğini, davacının sunduğu imza sirkülerinde ise temsil yetkisinin 01.02.2019 tarihinden itibaren geçerli olduğundan 26.01.2019 tarihinde imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşme geçerli kabul edildiği durumda ise feshin haklı olduğunu, ön ödemenin ... ... ... San. ve Tıc. Ltd. Şti. isimli firmaya yapılması istendiğinde para transferine icazet veren bir yazı ve bu yazıyı imzalayan kişinin yetkili olduğunu gösterir belgenin istendiğini, gönderilen belge incelendiğinde ... ...'ın yetkisinin 17.01.2019 tarihinde dolduğunun anlaşıldığı, sonrasında ... ...'ın yetkisinin 30.01.2019 tarihinden başlayan belgenin gönderildiğini, gönderilen bu belgenin ise sahte olduğunun tespit edildiğini, ön ödemenin sahte belge gösterilerek talep edilmesi üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan 26.01.2019 Tarihli ... nin incelenmesinde donatanı davacı, işleteni dava dışı ... ... ... Ltd. Şti, (... ...) ve kiracısı davalı olan, ... isimli gemi ile İzmir/Alsancak veya Aliağa/Nemport limanından 2x40 feet ve 1x20 fect konteynerin Yanbu limanına 85.000 USD bedel ile opsiyonun kiracı davalı tarafından kullanılması durumunda ise 8x40 feet ve 2x20 feet konteynerin Port Sudan limanına toplam 185.000 USD bedelle taşınması hususunda anlaşıma sağlandığı, navlunun 10.000 USD tutarındaki kısmının ön ödeme olarak gemi yükleme limanına varmadan en geç 1 gün içerisinde ödeneceğinin belirtildiği görülmektedir. Dosyada mevcut yazışmalardan, ön ödemenin dava dışı ... ... firmasına yapılmasının istendiği ve davalı tarafından ön ödemenin ... ...'ya yapılabilmesi için, sözleşme ekine konmak üzere (annex), davacının antetli kağıdında ve imza yetkilisi tarafından imzalanacak ekin, imza yetki beyannamesi ile birlikte gönderilmesinin talep edildiği, davacı tarafından davalı firmaya sırasıyla 2 adet imza sirkülerinin gönderildiği, ilk olarak 17.01.2014 tarihli imza sirkülerinin gönderildiği, davalı tarafça sirkülerin 17.01.2019 tarihi itibariyle geçerliliğini yitirdiği belirtilerek güncel ve geçerli sirküler talep edildiği, bunun üzerine 30.01.2019 tarihli 5 yıl süreyle geçerli bir başka sirküler gönderildiği anlaşılmaktadır. Gönderilen ikinci sirkülerin apostil numarasının, ilk gönderilen tarihi geçmiş sirküler ile aynı olduğu anlaşıldığından, davalının ... Adaları İstanbul Temsilcisiyle yazılı temasa geçtiği ve kendisine anılan temsilci tarafından 30.01.2019 tarihinde gönderilen e-posta mesajı ile "evrakın Marshal Islands tarafından hazırlanmadığı ve sahte olduğu, imzaların taklit edildiği veya farklı bir belgeden kopyalanmış olabileceği" hususlarının bildirildiği, bunun üzerine davalının sözleşmeyi feshettiği görülmektedir. Buna göre uyuşmazlık donatanın ön ödemenin işletene yapılması talebi üzerine davalı tarafından imza sirküleri ve yetki istemesi, gönderilen imza sirkülerinin tarihinin sözleşme tarihini kapsamaması ve devamında sahte sirküler gönderilmesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf öncelikle imza sirkülerinin sözleşme tarihini kapsamaması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürmekte olup bu hususta değerlendirilmesi yapılması gerekmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan üç ayrı imza sirküleri değerlendirildiğinde ilk iki sirküler sözleşmenin kurulduğu tarihte ... ...'ın imza yetkisinin bulunduğunu ispat gücünden yoksun bulunurken, üçüncü sirküler ise dava tarihinden sonra düzenlenmiş olup geçmişe etkili olarak ... ...'ın imza yetkisini gösterdiği, dosyadaki sirkülerlerde ... ...'ın şirketin "müdürü" olduğu, buna göre MK m. 50/1 ve 2 gereğince "temsilci" değil "organ şahıs" sıfatını taşıdığı, imza sirkülerlerinin davacı donatan şirketin şahıs organı ... ...'ın temsil yetkisinin kapsam ve sınırlarını belgeleyen bir belge olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, imza sirkülerinin "kurucu etki"ye sahip olmadığı , imza sirkülerinin sadece ispat vasıtası niteliğini taşıdığı ve imza sirkülerlerinin sözleşmenin geçerliliği bakımından etkisinin olmadığı belirtilmiş olup buna göre sözleşmenin geçerli şekilde kurulduğu, sözleşmedeki yetki şartına göre de Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi kök raporunda sözleşmede ön ödemenin ... ya yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı belirtilerek donatanın ödemenin ... ya yapılması talebi üzerine davalının imza sirküleri istemesinin olaya uygun olup olmadığı yönünden değerlendirmeler yapılmış, feshin haklı olup olmadığı hususunda görüş bildirilmemiştir. Dosyaya sunulan ... incelendiğinde ... ... nun işletmeci olarak belirtildiği, bilirkişi raporunda da ... nun işleten değil gemi yöneticisi olarak hareket ettiği belirtilmiştir. Dosyaya sunulan mail yazışmalarında ... ... dan gemi yöneticisi/manager olarak bahsedilmesi, sözleşmede "Navlun ödeme" başlığı altında ise ön ödemenin "gemi operatörünün" hesabına yapılacağı yönündeki hüküm, devamında gemi veya yük kayıp olsun veya olmasın "armatör" navluna hak kazanır düzenlemesine yer verilmiş olması, uygulamada işleten ya da gemi yöneticisi yerine operatör kelimesinin kullanılamaması birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmede ön ödemenin ... ... ya yapılacağı yönünde bir hüküm bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Bu kabule göre davacı taraf ödemenin sözleşme dışında üçüncü bir kişiye yapılmasını talep etmiş, davalı da bu talep karşısında sözleşmeye ek bir belge ile ödemenin donatana temsilen yapıldığını ortaya koymak istemiştir. Sözleşmeye konu yükün taşınması borcu davacının; sözleşmede kararlaştırılan taşıma bedelinin ödenmesi borcu da davalının borcu olup; bu edimlerden "ödeme borcu" niteliği taşıyan edimin alacaklıya ödenmesi" gerekir. Sözleşmede, aksine bir düzenleme bulunmadığı kabul edilmiş olup para borcunun alacaklı dışında bir şahsa ödenmesi mümkün ise de bunun için ya sözleşmede özel bir hüküm bulunmalı ya da alacaklı bu yönde bir talepte bulunmalıdır. Sözleşmenin kurulmasından sonraki bir zaman diliminde, alacaklının bu tür bir talebi ile karşılaşan borçlunun, alacaklının bu tür bir yetkiye sahip olup olmadığını sorgulaması mümkün olup somut olay değerlendirildiğinde, davalının bu talebi üzerine davacı tarafından sahte olduğu ileri sürülen imza sirküleri gönderilmiş olması, navlun sözleşmesinin gerektirdiği güven ilişkisinin ve sözleşmedeki güven unsurunun sarsılmasına neden olacağından davalının sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği kanaatine varıldığından davacının sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle meydana gelen zararı davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.737,58 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 2.656,88 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 1.200,00 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili için takdir edilen 19.178,74 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/05/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/92, K. 2022/285, T. 17.05.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-92-e-2022-285-k-36c5b53a1058