İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/662 E. 2025/623 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/662
Karar No
2025/623
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/662 Esas KARAR NO :2025/623 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:18/09/2025 KARAR TARİHİ:29/09/2025 Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ekiplerince yapılan 18.12.2024 tarihli incelemede, davalının ... adresinde müvekkili şirket ile iki anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek mevzuata aykırı bir şekilde kaçak enerji kullandığının tespit edildiğini, müvekkili şirket yetkililerince yapılan tespite istinaden kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının düzenlendiğini, ... numaralı fatura ile 1110.000 KWH enerji tüketimi karşılığı 7.587,90 TL tutarında kaçak tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, kaçak elektrik kullanım karşılığının ödenmemesi nedeni ile alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı yapılan itiraz sonucunda işbu davanın açıldığını beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafa henüz tebligat yapılmamıştır. DELİLLER: Mahkememizce davalı yönünden ... Vergi Dairesi'ne ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevaplar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktada incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı yönünden ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye: "... Anılan mükellefin, dairemiz yetki alanında 01.01.2023 tarihi itibari ile KENDİNE AİT VEYA KİRALANAN GAYRİMENKULÜN KİRALANMASI VE İŞLETİLMESİ faaliyeti yürüttüğü, ... ..., ... VERGİ DAİRESİ yetki alanında bulunan ... vergi kimlik numaralı mükellef kurum ... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 28/11/2008 tarihi itibariyle yöneticisi (Genel Müdür; Şirket Müdürü) ve şirketin tek ortağı olduğu," şeklinde ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye "Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde faal olan firmalar arasında yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgisi verilen ... ... gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır. " şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı. Yapılan incelemeler sonrası; vergi dairesi ve ticaret sicil müdürlüğü yazı cevapları gereği davalının tacir olmadığı anlaşılmış olup limited şirket ortağı olduğu görülmektedir. Limited şirket ortağı olmak kişinin tacir sayılmasına yeterli değildir.Bu hali ile eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı tespit edilmiş olup işbu dava için genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. ( Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2022/1523 Esas 2022/1438 Karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/2423 Esas 2022/1814 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. H.D nin 2023/3099 Esas ve 2023/3932 Karar ) Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 29/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/662, K. 2025/623, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-662-e-2025-623-k-39651612e6d9