İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/647 E. 2025/238 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/647
Karar No
2025/238
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/647 Esas KARAR NO :2025/238 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:01/11/2024 KARAR TARİHİ:26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; ;fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla 01.05.2009 tarihinde, saat 01.00 sıralarında, ... isimli kişi sevk ve idaresindeki ... Tur. İnş. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. Üzerine kayıtlı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi sigortası davalı ... Şirketi tarafından düzenlendiğini ... plakalı otobüs ile üniversite öğrencilerini gezi amaçlı ... iline götürmek üzere İstanbul'dan yola çıkıldığını D-650 yolunan ... ilçesi ... Köyü geçişi mevkiine gelindiğinde duble yolda bulunan çalışma nedeniyle çift şeritli gidiş geliş şeklindeki yoldan tek yönlü bölündüğünü yola girileceği esnada ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun şeridine geçtiğini anılı otobüs ve kanyonun ön taraflarından çarpıştıklarını şeklinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkil davacı ... ağır şekilde yaralandığını müvekkilinin yaşamış olduğu geçici ve sürekli iş gücü kaybı maddi zararına uğramış olup zararlarının tazmini için şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın 25,00-TL geçici iş gücü kaybı, 50,00-TL sürekli iş gücü kaybı ve 25,00-TL bakım bedeli olmak üzere davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden başvuru dilekçelerinin tebliğ tarihi olan 26.02.2024 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 07.03.2024 tarihinden, davalı ... ... Şirketi yönünden ise başvuru dilekçelerinin tebliğ tarihi olan 20.03.2024 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 01.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesinde belirtilen değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsilini ve müvekkili olduğu davacıya ödenmesini, Davalılar adına kayıtlı olan taşınmaz, taşınırlar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili ... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesinde özetle; kazanın 01.05.2009 tarihinde meydana geldiğini, aradan 15,5 sene geçmesi sebebiyle hem 10 yıllık zamanaşımı hem de ceza zamanaşımının dolduğunu, huzurdaki dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğunu, zamanaşımı itirazlarımız doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, davacının kalıcı sakatlığını gösterir herhangi bir rapor müvekkili şirkete sunulmamış olduğunu dava şartı niteliğindeki başvuru şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle huzurdaki davanın öncelikle usulden reddini karar verilmesi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete tedavi evrakları ve kaza tespit tutanağının tüm sayfaları iletilmediğinden eksik evrak ile yapılan başvurunun kabulü mümkün olmadığını, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının adli tıp kurumu 3. ihtisas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ile özürlülük ölçütü ve sınıflandırması yönetmeliği’nin yerine artık erişkinler için engellilik yönetmeliğinin kullanılması gerektiğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacı taraf taraf kaza tarihi itibariyle gelir getiren bir işi olmadığından geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağını, öncelikle zamanaşımı deflerinin ve başvuru şartının gerçekleşmediğini bu nedenle davanın reddini, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, davacının maluliyet oranının tespiti için erişkinler için engellilik yönetmeliği’ne göre rapor alınmasını, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınarak gerçek zararın tespit ettirilmesini, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından faiz, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran tarafa yüklenilmesini, karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... A.ş. Vekili'nin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Genel Şartları Uyarınca kaza tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde tazminat talebinde bulunması gerektiğini, huzurdaki dava 2 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra ikame edildiğinden davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediğini, faiz hatalı talep edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerli olduğunu, eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile müvekkili şirkete temerrüde düştüğü kabul edildiğini, fakat somut olayda müvekkil şirkete yapılan müracaat usulüne uygun gerçekleştirilmediği için müvekkili şirkete temerrüde düşmemiş olduğunu, başvuranın faiz isteme hakkı doğmadığını, bu nedenle talep edilen avans faiz talebi avans faiz talebinin reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını, talep etmişlerdir. DELİLLER: Dava konusu ... plakalı araç ile ... plakalı araçların kaza tarihi itibariyle trafik tescil kayıtlarının Uyap sisteminden çıkarılarak mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. ... Sigorta A.Ş.'ne müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. ... 2.Ağır ceza mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ve Sağlık Bakanlığı'na müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmışıtr. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; davaya konu uyuşmazlığın 01.05.2009 tarihinde ... plakalı minibüs ile ... plakalı kamyonet arasında meydana gelen trafik kazsı neticesinde ... plakalı minibüste yolcu olarak bulunan davacının davalı ... sigorta şirketinden ZMMS kapsamında davalı ... Şirketi bakımından zorunlu koltuk ferdi sigortası kapsamında geçici ve sürekli iş gücü kaybı ile bakıcı giderlerine yönelik olarak tazminat talep edip edemeyeceği zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarına ilişkindir. Huzurdaki davada; davacının 01/05/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığını iddia ettiği geçici ve sürekli iş görmezlik ile bakıcı giderlerinden oluşan zararlarını tazmine yönelik eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Her iki davalının da zamanaşımı def'inde bulunması nedeniyle davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun öncelikle tetkiki gerekmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; trafik kazalarından doğan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda özel olarak düzenlendiği, 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesine göre, motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, ancak eylem suç niteliği de taşıyorsa ceza kanununda öngörülen amanaşımı süresinin daha uzun olması halinde bu sürenin uygulanacağı, somut olayda da kazanın meydana geldiği 01/05/2009 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK hükümlerine göre zamanaşımı süresinin hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Covid-19 salgını sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yargılama süreleri 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ile 13 Nisan 2020 tarihinden 30 Nisan 2020 tarihine kadar durdurulmuş, daha sonra Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen durma sürelerinin, 15 Haziran 2020 tarihine uzatılmasına karar verilmiştir. Duran süreler, durmanın sona erdiği gün olan 15 Haziran 2020 tarihini takip eden günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği gün olan 15 Haziran 2020 tarihini takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacaktır. Kazanın meydana geldiği 01/05/2009 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 01/05/2009 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımı süresinin 01/05/2024 tarihinde sona ereceği, 92 gün Covid salgını sebebiyle durma süreleri ve arabuluculuk görüşmelerinde geçen 26 gün durma sürelerinin eklenmesi halinde de zamanaşımı süresinin 28/08/2024 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise 01/11/2024 tarihinde açıldığı görülmekle arabuluculuk ve covid nedeniyle duran zamanaşımı süreleri eklendiğinde de kaza tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürede zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60TL harçtan, alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının mahsubu sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına, kalan ‭187,8‬0 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar tayinine yer olmadığına, 5-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ayrı ayrı verilmesine, (AAÜT m.13/2) 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, 7-Yargılama giderlerinden sayılan 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/03/2025 Katip .. e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/647, K. 2025/238, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-647-e-2025-238-k-2253acf2bf31