İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/482 E. 2024/798 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/482
- Karar No
- 2024/798
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/482 Esas KARAR NO : 2024/798 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 15/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre 19.10.2015 tarihinde münfesih olmuş, şirketin hukuksal varlığına son verildiğini, müvekkili banka ile ...Yazılım Donanım Ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan Genel Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu şirkete krediler kullandırılmış olduğunu, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine Beyoğlu ... Noterliği ... yevmiye numaralı 01.07.2007 tarihli muacceliyet ihbarnamesi çekilmiş olduğunu, hesabın katı üzerine İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas, İstanbul ... İcra Daires... Esas, İstanbul ... İcra Dairesi...Esas, İstanbul ... İcra Dairesi...Esas ve İstanbul ...İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaları ile icra takiplerine geçilmiş olduğunu, şirketin 19.10.2015 tarihinde münfesih olması, şekli bir işlem olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davalı şirketten alacağı devam etmekte olup, yukarıda bildirildiği üzere derdest icra dosyalarından işlemlere devam edilmekte olduğunu, şirketin 19.10.2015 tarihinde münfesih olması taraflarınca yeni öğrenildiğini, İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas, İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas ve İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaları ile kesinleşen takipler bulunan ...'nin kanun ve yasaya açıkça aykırı olarak terkin edildiği ve şirketin münfesih olduğunu, bu sebeple borçlu şirketten müvekkili bankanın hak ve alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirketin ek tasfiye yapılmak üzere yeniden ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilip 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. madde gereği şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise de; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiş olduğunu, beyan ederek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, ...'nin tasfiye için ihya edilmesi istemine ilişkindir. ...'nin ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numarasında kayıtlı olduğu, şirketin sicil kaydının 6102 sayılı TTK'nun geçici 7.maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin olduğu anlaşılmıştır. TTK.'nın 547. maddesi; "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" şeklinde düzenlenmiştir. Ayrıca, TTK' nın 547. maddesi kapsamında açılan davada, zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi ; "şirketler hukuku temelinde, şirketlerin sona ermesi, tasfiyesi ve ek tasfiye işlemleri ile ilgili bir hükümdür. Zira söz konusu madde esasında, şirketlerin belirli durumlarda sona ermesi halinde uygulanacak tasfiye işlemlerini ve ek tasfiye sürecini düzenlemektedir." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davacının...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında sicile kayıtlı ... 'nin İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyaları ile kesinleşen takipler bulunan ... San. ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanun ve yasaya aykırı olarak terkin edildiği ve şirketin münfesih olduğu , bu sebeple borçlu şirketten davacının hak ve alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirketin ek tasfiye yapılmak üzere yeniden ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilip 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 26.06.2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. madde gereği şirketin ihyasını talep etmesinde HMK m.114/1-h uyarınca ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı ihyası istenilen ... aleyhine açtığı davanın niteliği gereği işbu şirketin davada taraf olma zorunluluğu bulunmadığı , ticaret sicilden terkin edildiği ve dava ehliyeti - taraf sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla; işbu şirket yönünden davacının açtığı davanın davalı şirketin taraf ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115/2 maddeleri gereğince usul yönünden reddine dair karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, ihyası istenilen şirketin 09/10/2015 tarihinde TTK'nun geçici 7.maddesine göre re'sen terkin edildiği, gerek davacının davasını açmasında hukuki yararının bulunması gerek ...'nin, İstanbul... İcra Dairesi...Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi...Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından yapılacak işlemlerinin devam etmesi için ihyasında yarar bulunduğundan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nolu ...'nin ihyasına ilişkin açılan davanın kabulüne,...'nin, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ...Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi... Esas sayılı, İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyalarında taraf teşkilinin yapılması dava konusu şirketin temsilinin sağlanması bakımından dosyadaki tüm işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca mahkememiz kısa kararında Tasfiye Memuru olarak Atanan ...'ün vergi müfettişi olarak görev yaptığı ve kurumunca tasfiye memurluğuna izin verilmediğinden bahisle, tasfiye memurunun da çekilme dilekçesi sunduğu görülmekle; çekilme talebinin kabulü ile yerine mali müşavir ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına ve gerekçeli kararda bu şekilde hüküm fıkrasının düzeltilmesi mahkememizce uygun görülmüştür. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davacı tarafından ...'ne karşı açılan davanın ilgili şirketin dava tarihi itibariyle taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, HMK 114/1-d ve 2 ve HMK 115 maddeleri gereğince USUL YÖNÜNDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından açılan, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... ticaret sicil numaralı ...'nin ihyasına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, ...'nin, davacı yanın ihyası istenilen şirket aleyhine yaptığı a- İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı, b-İstanbul ... İcra Dairesi...Esas sayılı, c- İstanbul ... İcra Dairesi... Esas sayılı, d- İstanbul ... İcra Dairesi... Esas sayılı, e-İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaları yönünden yapılacak işlemler ve işbu dosyalarla ilgili açılacak davalar ve bunların sonucu olacak karar iş ve işlemlerin infazı ile de sınırlı olmak üzere İHYASINA, 3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararın özetinin ticaret sicil gazetesinde İLANINA, 4-a) TTK'nın 547/2.maddesine göre, Pakize Erarslan'ın tasfiye memuru olarak ATANMASINA, b-Tasfiye memuru için aylık 7.500-TL ücret takdiri ile davacı tarafından 4 aylık 30.000 TL tasfiye ücreti avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, tasfiye memurunun görevinin işbu ücretin depo edilmesinden sonra başladığının ilgili tasfiye memuruna BİLDİRİLMESİNE, c-Tasfiye memuru ücretlerinin tasfiye memuru atanan şirketten dava sonunda tasfiye sırasında davacı yana ÖDENMESİNE, 4-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunduğundan davacı lehine yada aleyhine yargılama gideri ile ücreti vekalet hususunda karar tayinine yer olmadığına, yaptığı yargılama giderlerinin ise KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ TARAFINDAN İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır