İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/743 E. 2025/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/743
- Karar No
- 2025/116
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2023/743 Esas KARAR NO :2025/116 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:20/12/2022 KARAR TARİHİ:19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; ... için; destekten yoksun kalma tazminatı olarak belirsiz alacak davasına konu olarak ileride artırılmak üzere 50,00TL ... Sigorta Aş, 50,00TL ... Sigorta Aş, 50,00tl ... Hesabına ) ( ... için; destekten yoksun kalma tazminatı olarak belirsiz alacak davasına konu olarak ileride artırılmak üzere 50,00TL ... Sigorta Aş, 50,00TL ... Sigorta Aş, 50,00TL ... Hesabına ) ( ... için;destekten yoksun kalma tazminatı olarak belirsiz alacak davasına konu olarak ileride artırılmak üzere 50,00TL ... Sigorta Aş, 50,00TL ... Sigorta Aş, 50,00TL ... hesabına ) olaylar ve değerlendirilmesi: Müvekkili ...'un eşi ve müvekkillerim ...'un ve ...'un babası ..., 28.08.2006 tarihinde ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile orta bariyerlere çarpması sonucu yaşanan ölümlü/yaralanmalı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, ekte sunulan nüfus kayıt örneğinden anlaşılacağı üzere müvekkilim ... eşinin, müvekkillerim ... ve ... babalarının anılan kaza sonucu ölümü ile birlikte maddi ve manevi desteklerinden mahrum kaldığını, Müvekkillerinin zararının tahsili ve sigorta şirketi ile sulhen uyuşmazlığın çözümü amacıyla 17.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığını ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapıldığını, Karayolları Trafik Kanunu Madde 109 - "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmü amirdir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu madde 66: " d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl," maddesi hükmü amirdir. Bu durumda söz konusu tazminat alacağı için zamanaşımı 15 yıl olmalıdır. Tarafımızca dava konusu kazaya ilişkin ... plakalı aracın poliçe numarası tespit edilememekle söz konusu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini tanzim eden Sigorta Şirketinin tespiti de yapılamadığını, KTK m. 109 gereğince zamanaşımı, tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak işlediğinden işbu dava bakımından zamanaşımı henüz işlemeye başlamadığını, müvekkillerim adına destekten yoksun kalma tazminatının tahsili amacıyla sigorta tahkim komisyonu 2021.E.194324 esasına kayden dava açılmış, 18.02.2022 tarihli ve K-2022/... sayısı ile dosyamız husumet yokluğundan reddedildiğini, Red kararı incelendiğinde Komisyon bünyesinde davamızı ... Sigorta AŞ' ye yönelttiğimiz, ancak ... plakalı aracın ... no' lu sigorta poliçesi ile ... Sigorta Aş. Nezdinde sigortalı olduğundan bahisle husumetten reddedildiğini, tramer kayıtlarında yapılan sorguda ise ... plakalı aracın ... Sigorta Aş nezdinde sigortalı olduğu görüldüğünü, tarafımızca şifahi araştırmalar yapılmış, ... Sigorta Aş kendilerinde poliçe olmadığını beyan etmiş, ... Sigorta Aş kendilerinde poliçe olmadığını beyan ettiğini, resmi kayıtlarda tutulan yanlışlık sebebi ile tarafımızca davalı bir başka deyişle zararın faili öğrenilemediğini, her üç sigorta şirketine karşı davanın açıldığını, Yargıtay İçtihatlarında zamanaşımı süresinin başlangıcının zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayacağı, HMK md. 107 Gereği Belirsiz Alacak Davası Olarak İkame Ettiğimiz Davada; ... için ... Sigorta A.Ş.'den 50,00TL, ... Sigorta A.Ş.'den 50,00TL ve ... Hesabından 50,00TL olmak üzere toplam 150,00TL destekten yoksun kalma tazminatı; ... için ... Sigorta A.Ş.'den 50,00TL, ... Sigorta A.Ş.'den 50,00TL ve ... Hesabından 50,00TL olmak üzere toplam 150,00TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için ... Sigorta A.Ş.'den 50,00TL, ... Sigorta A.Ş.'den 50,00TL ve ... Hesabından 50,00TL olmak üzere toplam 150,00TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 450,00TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tarafımıza tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili dilekçesinden özetle; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde trafik kazalarından dolayı meydana gelen zararların tazminine ilişkin taleplerin 2 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiş olup söz konusu kaza sonucunda yaralanma veya ölüm halinin olması durumunda Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen uzamış zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, söz konusu olay tek taraflı ölümlü bir trafik kazasıdır. Ölümlü trafik kazalarında "taksirle bir kişinin ölümüne sebep olmak" suçundan dolayı ceza zamanaşımının 15 yıl olarak uygulanacağı düşünülse de bu durum tek taraflı ve tek ölümlü trafik kazaları için geçerli olmadığını, örneğin işbu kazada tek başına araç sürerken tek taraflı bir kazada ölen bir kişinin "taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet" vermediği çok açıktır. Kazada başka bir ölüm de olmadığı düşünüldüğünde; bir kişi bir suçun hem faili hem de mağduru olamayacaktır. Taksirle ölüme neden olma suçunun unsurlarının bu olayda oluşması mümkün değildir. Burada oluşabilecek tek suç trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçudur ve bu suçta da zamanaşımı 8 yıldır. Yine bu olayda bir de yolcunun olduğu ve sürücünün vefat ederken yolcunun yaralandığı bir senaryo kaza düşünüldüğünde de; zamanaşımı yolcunun yaralanması esas alınarak "taksirle yaralamaya sebebiyet" maddesi uyarınca yine 8 yıl olacağını, Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.2019 tarihli 2017/1103 E. 2019/423 K. sayılı ilamında da; "....Dosyanın incelenmesinde davacıların desteğinin maliki ve sürücüsü olduğu aracın direksiyon hâkimiyetini kaybederek takla atması şeklinde meydana gelen olayın araç sürücüsünün ölümü ile sonuçlandığı, olayın meydana gelmesinde davacının desteği sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşıldığını, olayın meydana geliş şekli itibariyle ölen sürücünün eylemi bir bütün olarak ele alındığında, murisin aracı kullanırken tek taraflı ve kendisinin tam kusuru ile meydana gelen eylem TCK’nın 179. maddesinin ikinci paragrafında tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmaktadır. ....Buna göre davacının desteğinin tam kusuru ile neden olduğu ve kendisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin ikinci paragrafında düzenlenen ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi üzerinden sekiz yıl geçmeden açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği açıktır." gerekçeleriyle kabul edildiğini, dava konusu kaza müteveffanın %100 kusuru ile meydana gelmiş olup davacıların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi kapsamı dışındadır. yargıtay'ın son içtihatı gereğince eski tarihli kazalarda da sigorta şirketlerinin sorumlu olmadığı yönünde karar verildiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti dâhilinde olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkil şirkete, 02/11/2005 –2006 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 8757908 poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 57.500,00-TL ile sınırlı olduğunu, Teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLER: SGK'ya, Noterler Birliği'ne, SBGM'ne, Sigorta Tahkim Komisyonu'na, yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Düzce CBS'ye yazılan müzekkereye verilen cevaplar mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... Sigorta'ya elden takipli müzekkereye verilen cevap mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Yukarıdaki esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam edilmiştir. Makine mühendisi bilirkişileri ... tarafından hazırlanan 10/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "...Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 28.08.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1-Müteveffa sürücü ... 96 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, 2-Davalının 96100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu olay sonucu vefat ...'un geride kalan hak sahiplerinden, a)Davacı Eş ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının z 2.992.365,47 TL, b)Davacı Oğlu ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının - 80.261,71 TL, c)Davacı Kızı ...'nın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının - 54.984.221 TL. Olduğu, d)Davacıların maddi zarar toplamı davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumlu olduğu 57.500,00 TL.lık limiti aşması nedeniyle davalının anılan limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı ve bu tutarın her bir davacının payına isabet eden tutarlarının aşağıdaki gibi olduğu, Hak sahipleri Davacı Eş ... Davacı Oğlu ... 1.475,58 TL | Davacı Kızı ... * 1.010,86TL | İTOPLAM 57.500,00 TL e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 31.08.2021 olarak belirlendiği, f)Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğuna dair dosyada bir belgeye rastlanılmadığı, sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu saygı ile arz ederiz. 10.10.2024..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava ; 28/08/2006 tarihinde meydana gelen ve ...'un ölümü ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından 25/10/2023 tarihli duruşma ara kararı gereğince davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden tefrikine karar verilmiştir. Huzurdaki dava incelendiğinde uyuşmazlığın; 28/08/2006 tarihinde meydana gelen ve ...'un ölümü ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı olarak davalıların destekten yoksun kalma tazminatı ile sorumlu olup olmadığı, davaya konu trafik kazası ile ölüm olayının meydana gelmesinde kusurun kimde olduğu, davacı yanın mevcut ise talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının tespiti ve tazminatın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde usulüne uygun zamanaşımı def'i ileri sürmüştür. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesi gereğince, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli olup bunun dışında fail hakkında ceza davasının açılması ya da mahkumiyet kararı verilmesi gibi bir koşul aranmamaktadır. Anılı kanuni düzenlemelere göre somut olayda meydana gelen kazaya davacının desteğinin tam kusuru ile neden olduğu ve kendisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması bu eylemle ilgili ceza davasının TCK'nın 66/1-e. maddesi uyarınca sekiz yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli olması; davanın olay tarihi olan 28/08/2006 tarihi üzerinden yaklaşık 14 yıl geçtikten sonra 20/12/2022 tarihinde açılmış olması karşısında zamanaşımı süresi dolduğunun kabulü gerekmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/17-224 Esas 2020/982 Karar ). Her ne kadar somut olayda tahkim yargılaması için 2021 yılında yapılan başvuru ve 15/06/2022 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusu dikkate alınsa dahi tahkime ve arabuluculuğa başvuru aşamasında da zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılması karşısında davanın zamanaşımı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacılar tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan peşin harçtan 269,85 TL ve tamamlama harcı olan 902,00 TL toplam 1.171,85 TL harçtan alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 556,45 TL' nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücretinin tefrik yapılan ... Esas sayılı dosyada karara bağlandığı görülmekle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır