İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/711 E. 2024/637 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/711
Karar No
2024/637
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/711 KARAR NO : 2024/637 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2023 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili olan ..., diğer davacı müvekkili ...A.ş 'den aldığı mallar karşılığında işbu davaya konu ...11/03/2023 tarihli ...seri numaralı 223.000,00 TL bedelli çek ile dava dışı halkbankası 28/02/2023 tarihli ...seri numaralı 200.000,00 TL bedelli çekleri keşide ettiğini, bu çeklerin 02/12/2022 tarihinde ... A.Ş çalışanı ...tarafından ... Tic. San A.Ş Şirketin ana merkezine gönderilmek üzere ...'dan teslim alındığını, derya karaca tarafından keşide edilen çeklerin ...Kargo şubesine ...'a teslim edilmek üzere "..." kargo takip numarası ile 02/12/2022 tarihinde gönderildiğini, 05/11/2022 tarihinde martaş tarafından teslim alınan kargo poşeti açıldığında iki adet çek yaprağına rastlanılmadığını ve kargo poşeti boş çıktığını, bunun üzerine İstanbul Anadalou ...Asliye Ticaret Mahkeme'sinin...Esas sayılı dosyası üzerinden çek iptali davası açıldığını, ve ... Cumhuriyet Başavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı ...Faktoring Tarafından Kambiyo Senetlerine özgü icra takibi kapsamında çek ortaya çıktığını, kendilerini tarafından incelenen söz konusu çekin ... A.ş adına sahte kaşe ve sahte imza ile arada ciro edilen iki kişinin üzeri karalanarak iptal edilmesi sonrası davalı ... adlı kişiye ciro edildiğini, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçu işlendiğini, çekin dolaşıma sokulduğunu, müvekkili ...'ın...'e hiçbir borcu olmadığını ve ticari ilişkisinin olmadığını, bu nedenle tahkikat yapıldığını, müvekkillerine ödeme emrinin tebliği sonrası takibe itiraz ile takibin iptali ve takibin durdurulması için istanbul ...İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas ve ... esas dosyalarında dava açıldığını, ilgili mahkemece takip durdurulduğunu ve imzanın sahteciliği bakımından inceleme yapılmaya başlandığını, davanın kabulünü, takibin iptalini, istanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibini takip konusu çeke ve çekten kaynaklanan tüm alacaklara ferilerine, faize ilişkin müvekkilerinin borcunun bulunmadığını, takibin teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını, teminatsız durdurulması halinde ödenmiş bulunan teminatın iadesi talebimizin kabulünü, mahkeme aksi kanaatte ise zaten teminatın icra dairesine ödenmiş olması sebebiyle ihtiyati alacağın %20'den aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini, davalıların alacağın %10 'u oranında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davacı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davanın konusuz kaldığını, davacılarca takibin iptali ve durdurulması amacıyla istanbul ...İcra hukuk mahkemesi... Esas ve... Esas dosyalarında dava açılmış davada karar verilmeden bir gün önce huzurdaki dava ikame edildiğini, her iki dava da mahkemece kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığını, müvekkili olduğu şirketin 6361 sayılı yasanın belirtmiş olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, dava konusu çeki iktisap ettiğini dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkili şirketin çekin haklı hamili olduğunu ve iktisabında kusuru bulunmadığını davacının çekin iptalini talep etmesinin mümkün olmadığını, çek üzerinde sahte imzanın olması imza çekleri üzerindeki diğer imzaların ve çekin geçerliliğini etkilemediğini, müvekkili şirketin yükümlülüğünün faktoring kanunlarından doğan yükümlülükler olduğunu, çekin ciro zincirinde herhangi bir kopukluk olmadığını, ciro zincirinde yer alan imaznın sahteliğine ilişkin araştırma yapma yükümlülüğü bulunmadığını, davacının çekin iptalini talep etme hakkı bulunmadığını, imzanın davacıya ait olduğunun tespiti durumunda haksız itiraz ve kötü niyet sabit olacağından asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, imzanın davacıya ait olmadığının tespiti durumunda ise alacaklı müvekkilin kötü niyeti bulunmadığından aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, iyiniyetli 3. kişi olan ve huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olan müvekkil aleyhine talep edilmiş olunan yargılama giderleri ve ücreti vekaletin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; ... 11/03/2023 tarihli ... seri numaralı 223.000 TL bedelli çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinde davacıların borçlu olup olmadığı, ciro silsilesinde kopukluk olup olmadığı, davalıların alacak isteminde bulunup bulunamayacağı, çekteki imzanın davacı ...yetkilisine ait olup olmadığı hususlarına ilişkindir. İstanbul ...İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına), Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/301 Esas 2023/1320 Karar Sayılı Kararında ".... Davalı şirket faktoring şirketi olup dava konusu çek de faktoring işlemine konu edilmiş olup, HMK'nın 266.maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazanmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu ile buna ilişkin yönetmelik ile BDDK genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp faktoring şirketlerinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracığıyla biirkişi inccelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde kara verilmesi doğru olmamıştır...." yönünde karar vermiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/301 Esas, 2023/130 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada; dava konusu çekin faktoring ilişkisi kapsamında alındığına dair davalı cevap dilekçesi göz önünde bulundurularak çekin faktoring işlemine konu edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde 6361 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, yukarıda ifade edilen içtihat ile HSK 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı Kararı gereğince davaya bakmala görevli olan İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesi gerektiği, mahkememize tevzi olan işbu davanın esasının kapatılmasına, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6,7,8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 16/10/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/711, K. 2024/637, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-711-e-2024-637-k-4b7b35965d7d