İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/692 E. 2024/877 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/692
Karar No
2024/877
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/692 Esas KARAR NO : 2024/877 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/05/2022 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'na ... Sicil numarası ile kayıtlı ... Tic. A.Ş nin müvekkili ...'ın murisi ... ... ve ... ... tarafından 14/02/2020 tarihinde ısı ve sıcaklık ölçümünde kullanılan alet ve cihazların imalatını yapmak üzere kurulduğunu, hissedarlardan ... ... ve ...'ın kuruluş sermayesini ödediğini ancak Muris ... ...'un müvekkilinden kendi adına sermaye borcunu ödemesini istediğini ve bu bedeli daha sonra müvekkile ödeyeceğini söylemesi üzerine müvekkili ...'ın 21/02/2020 tarihinde ''... ... için'' açıklamasıyla şirket hesabına ödeme yaptığını, bu şekilde müvekkilinin, ... ... adına peşin sermaya koyma borcunu yerine getirdiğini, Muris ... ...'un borcunu ödeyeceğini söylemesine rağmen müvekkil oyalaması ve borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, 03/11/2022 tarihinde takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, yapılan bu itirazdan kısa bir süre sonra Muris ... ...'un vefat ettiği, icra takip dosyasından alınan yetki belgesi ile .... Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/... Esas 2022/... Karar sayılı dosyasında muris ... ...'un yasal mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi alındığını, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü 2021/... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Merhum ... ..., Davacı ... ve dava dışı ... ...'un kalorimetre üretimi alanında faaliyet gösteren ... Anonim Şirketi isimli şirketin ortakları olduğunu, dava dilekçesi ile merhum ... ...'un Şirket'e olan sermaye bedelinin ... tarafından onun yerine ödediğinin iddia ettiğini ve buna ilişkin "Ortaklar Hesaba ... ... için" açıklamalı bir dekont eklediğini, dekont ile Şirket'e gönderildiği görülen 50.000-TL'nin "Ortaklar Hesabına ... ... İçin" şeklindeki açıklamasının merhum ... ...'un davacıya bu parayı borçlu olduğunu kanıtlamadığını, dekonttaki açıklamada ve dosyada bulunan delillerde bu paranın ... ...'dan geri alınmak üzere ödendiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, dolayısıyla başlatılan icra takibine dayanak oluşturan belgenin merhum ... ...'un borcu olduğu anlamına gelmemekle beraber başlatılan icra takibinin taciz amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, Merhum ... ...'un 02.01.1951 doğumlu olduğunu, müvekkilin sermayesinin ödendiği tarih ise 27.09.2021 olduğunu, bu tarihte 70 yaşında olan merhum ... ...'un, yaşı itibariyle teknoloji ile arası iyi olmadığından internet bankacılığı ve benzeri uygulamaları kavrayamamakta ve bu nedenle kullanamama olduğunu, dekont açıklamasından da anlaşılacağı üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") 40. maddesi uyarınca bir iç temsil ilişkisi olduğu anlamına geldiğini, bilindiği üzere temsilci hukuki işlemi yaparken temsil olunan adına yaptığını bildirmesi gerektiğini, merhum ... ..., davacıyı parayı kendisi için internet bankacılığı aracılığıyla hızlı bir şekilde yatırması için iradi olarak yetkilendirmiş ve davacı ... parayı merhum ... ... için yatırdığını belirten bir açıklamayla yatırtığını beyanla davanın usulden ve esastan reddine, asıl alacak miktarının en az %20'si olmak üzere kötü niyet tazminatının ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Merhum ... ..., Davacı ... ve dava dışı ... ...'un kalorimetre üretimi alanında faaliyet gösteren ... Anonim Şirketi isimli şirketin ortakları olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemede açılmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, Şirket'e gönderildiği görülen 50.000 TL'nin "Ortaklar Hesabına ... ... İçin" şeklindeki açıklamasının merhum ... ...'un davacıya bu parayı borçlu olduğunu kanıtlamadığını, dekonttaki açıklamada ve dosyada bulunan delillerde bu paranın ... ...'dan geri alınmak üzere ödendiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, dolayısıyla başlatılan icra takibine dayanak oluşturan belge merhum ... ...'un borcu olduğu anlamına gelmemekle beraber başlatılan icra takibinin taciz amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, Merhum ... ... 02.01.1951 doğumlu olup sermayesinin ödendiği tarihin ise 27.09.2021 olduğunu, bu tarihte 70 yaşında olan merhum ... ...'un, yaşı itibariyle teknoloji ile arası iyi olmadığından internet bankacılığı ve benzeri uygulamaları kavrayamamakta ve bu nedenle kullanamama olduğunu, dekont açıklamasından da anlaşılacağı üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") 40. maddesi uyarınca bir iç temsil ilişkisi olduğu anlamına geldiğini, bilindiği üzere temsilcinin hukuki işlemi yaparken temsil olunan adına yaptığını bildirmesi gerektiğini, merhum ... ..., davacıyı parayı kendisi için internet bankacılığı aracılığıyla hızlı bir şekilde yatırması için iradi olarak yetkilendirmiş ve davacı ... parayı merhum ... ... için yatırdığını belirten bir açıklamayla yatırtığını beyanla davanın usulden ve esastan reddine, asıl alacak miktarının en az %20'si olmak üzere kötü niyet tazminatının yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; davalıların murisi adına yatırıldığı beyan edilen peşin sermaye borcunun tahsili talebiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalıların murisi ... ... aleyhine sermaye bedelinin iadesi talebine istinaden toplam 50.000,00-TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup dava dışı murisin vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip dosyasına sunulan ve ödemeye dayanak gösterilen dekontun incelenmesinde; ''Ortaklara hesaba ... ... için'' açıklaması ile dava dışı ... A.Ş nin hesabına 21.02.2020 tarihinde 50.000 TL nin ödendiği görülmüştür. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı tarafından dava dışı ... A.Ş nin kuruluş sermayesinin, davalıların murisine ait 50.000 TL kısmının taraflarınca ödendiğinden bahisle iadesi istemiyle takip başlatıldığı, vefat eden murisin itirazı üzerine mirasçıları olan davalılara işbu davanın yöneltildiği , mahkememizce dava dışı şirketin kuruluş evraklarının incelenmesinde ... Bankası A.Ş tarafından, ... ne gönderilen 13.02.2020 tarihli yazıda aynen ¸ Denildiği, bu durumda davacının 21.02.2020 tarihinde dava dışı muris adına ödediğini beyan ettiği sermaye ödemesinin, bu tarihten daha önceki bir tarih olan 13.02.2020 tarihindeki banka yazısından anlaşıldığı üzere, davacının iddia ettiği tarihten daha önce muris tarafından yatırılmış olduğu, davacı tarafça ''Ortaklara hesaba ... ... için'' denilerek bir ödeme yapılmış ve aslında davalılar da bu ödemeyi kabul etmiş olmakla birlikte, anılan banka yazısı uyarınca davacı tarafça yapılan ödemenin peşin sermaye ödemesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, zira dekontta açıkça peşin sermaye bedeli olarak ödendiği yazmamakla birlikte dava dışı murisin bu dekont tarihinden önce ödeme yaptığının anlaşıldığı, yine şirketin tescilinin de 14.02.2020 olduğu ve davacının ödeme iddiasının bu tarihten yani şirketin tescilinden de sonra olduğu, davacı tarafın takipte beyan ettiği alacağın sebebiyle bağlı ve itirazın iptali davasının da takip talebine sıkı sıkıya bağlı bulunduğu, böylece davacı tarafından yapılan ödemenin muris adına yapılan sermaye ödemesi olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan 603,88-TL peşin harçtan alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 176,28-TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Yargılama giderlerinden sayılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/692, K. 2024/877, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-692-e-2024-877-k-ceff36db39f7