İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/249 E. 2024/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/249
Karar No
2024/845
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/249 Esas KARAR NO : 2024/845 DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/04/2022 KARAR TARİHİ : 13/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 14.12.2020 tarihinde, müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı ... şase numaralı, 2020 model ... Marka ... otomobile 14.12.2021 vadeli “Genişletilmiş Kasko Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkili şirketin, sözleşmenin başlangıcı ile sözleşmenin vade tarihine kadar olan süre içerisinde, poliçede belirtilen araçtan doğan menfaatinin, sözleşmede belirtilen risklerin gerçekleştiğini, sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alındığını, somut olayda, 18.09.2021 tarihide müvekkili şirkete ait olan ve iş bu sözleşme ile teminat altına alınan ... plaka sayılı, ... şase numaralı, 2020 model ... marka ... otomobil “cisme çarpmak” suretiyle kazaya karıştığını, Söz konusu kazaya ilişkin olarak araçta yerinde inceleme yaptırılarak ekspertiz raporu alındığını, aracın hasarlandığı tespit edildiğini ve bu hasarlanma sonucunda 2,124,329.97 TL zarar bulunduğunu, davacı müvekkili firmaya bildirdiğini, ... rapor numaralı, 25.10.2021 tarihli ekspertiz raporu uyarınca müvekkili firmaya ait ... plakalı sigortalı araç hakkında tanzim edilen tutanakta araç “perr-total (tam hasar)” olarak değerlendirildiğini ve “ Onarılamayacak şekilde hasarlandığı, aracın geçmişinde eski hasar kaydı olmadığı, aracın hasarlı vaziyetteki değerinin 750.000,00 TL olduğu ” tespitlerine yer verildiğini, Ekspertiz raporu sonrası, davacı müvekkili firma ile davalı arasında 16.11.2021 tarihli , müvekkili firmanın şerh kaydı ile düzenlendiğini, söz konusu belge ile, sovtaj bedeli 750.000,00 TL olan araç davalı firmada bırakılmak kaydı ile araca belirlenen 2.200.000,00 TL müvekkiline ödenmesini davalı tarafından kabul edildiğini, davacı müvekkili firma aynı belgeyi “ fazlaya ilişkin talep ve dava hasar işlemleri mutabakatname ve taahhütnamesi, hakkım saklı kalmak kaydı ile..” kabul ettiğini, Davacı müvekkili firmanın şerh koyarak imza ettiğini, belgeye istinaden davalı firma tarafından 03.12.2021 tarihinde davacı müvekkili firmaya 2.200.000,00 TL ödendiğini, Yasal mecburiyet gereği konu tarafımızca 2022/... nolu dosya ile arabuluculuk aşamasına ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/... sayılı dosyasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, Davaya konu aracın hasar tarihi itibariyle rayiç bedelinin belirlenmesine, Müvekkili firmaya ait ... plaka numaralı aracın, belirlenecek emsal değerinden şimdilik 100.000,00 TL'sinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari (avans) işletilmek suretiyle hüküm altına alınmasına ve davalıdan tahsilini, Tüm yargılama giderleri ile birlikte ücret-i vekâletin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasına rağmen, davanın niteliği belli olmadığını, Dava, kısmı alacak davası mı yoksa belirsiz alacak davası mı anlaşılamadığının iki dava türüne uygulanacak hükümler farklı olduğundan bu konunun davacı tarafından açıklanması gerektiğini, davacı taraf, kendisine ait aracın iddia ettiği bedelini dava dilekçesinde beyan ettiğini, Davacı taraf talep miktarını dilekçesinde beyan ettiğinden belirsiz alacak davası ikame edemeyeceğini, HMK 107.maddeye göre; alacağın miktarı belirlenebilir durumda ise belirsiz alacak davası açılamayacağını, Davacı taraf kısmi dava açmış ise; bu durumda daha sonra talebini artıramayacağını, Davacı tarafın dilekçesinde sözkonusu durum tam olarak açık olmadığını davacı tarafın davasının hukuki niteliğini açıklanmasını talep ettiklerini, Bu konuda davacı tarafından açıklaması yapıldıktan sonra savunma ve itiraz haklarımızı şimdilik saklı tutuklarını, Davacı şirkete ait ... plakalı araç müvekkili şirket ... no'lu Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu poliçe teminatıyla ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu değerlendirilirken Türk Ticaret Kanunu ilgili hükümleri, Motorlu Taşıtlar İhtiyarı Mali Sorumluluk Sigortası (Kasko) Genel Şartları ve Kasko Poliçesinde bulunan şartlar çerçevesinde tespit edilmesi gerektiğini, Davacı taraf dava dilekçesinde ... plakalı aracın 18.09.2021 tarihli kaza sebebiyle meydana gelen hasar zararını talep ettiğini, ancak davacı şirketin kaza sonucu meydana gelen zararı, davacının da beyan ettiği üzere müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Davacının poliçe kapsamında olan 2.200,000,00.-TL hasar tazminatı müvekkili şirket tarafından ödendiğini, Dava konusu kazanın müvekkili şirkete ihbarı üzerine incelemelere başlanıldığını ve Ekspertiz Raporu uyarınca tespit olunan gerçek zarar tutarı sigortalı davalı şirkete ödenerek zarar tazmin edildiğini, Eksper incelemesi sonucu Ekspertiz Raporunda tespit edilen hasar miktarı olan ve ... plakalı aracın kaza tarihindeki rayiç değeri olan 2.200.000,00.-TL esas alınarak davacı sigortalının hasar tazminatı ödendiğini, Davacı sigortalının gerçek ve poliçe kapsamında hasar miktarı olan 2.200,000,00.-TL müvekkili şirket tarafından ödendiğinden davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını, Davacının gerçek hasar miktarına talebine ilişkin işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafa davanın hukuki niteliğinin açıklattırılmasını, Davacı tarafın gerçek hasar tazminatı müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğundan ve müvekkili şirketin poliçe kapsamında herhangi bir sorumluluğu kalmadığından haksız ve kötü niyetli açıldığını bu nedenle davanın reddini, Davacı tarafından greymarket taahhütnamesi imzalanmış olduğundan ve greymarket taahhüdü kabul edilerek piyasaya sokulduğunda ve de gerçek ve mutabık kalınan zararı ödenmiş olduğundan davanın reddini, Davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin reddini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını, talep etmişlerdir. DELİLLER: Davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş poliçe ve hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi Otomotiv Mühendisi ... ve Sigorta Hesaplama Uzmanı ... 'nun hazırladığı 11/11/2022 tarihli bilirkişi raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişiler Otomotiv Mühendisi ... ve Sigorta Hesaplama Uzmanı ... ve Hukuk Bilirkişisi ... 'in hazırlamış olduğu 23/07/2024 tarihli bilirkişi ek heyet raporu mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; Taraflar arasındaki 14/12/2020 tarihli “Genişletilmiş Kasko Poliçesi” uyarınca, poliçeye konu ... plaka sayılı, ... ... model aracın 18/09/2021 tarihinde kazaya karışması ve ekspertiz raporu ile “total pert (tam hasarlı)” olarak belirlenmesi neticesinde davacıya ödenen bedelin hasar tarihi itibari ile rayiç değerin altında kalıp kalmadığı, davacıya ödenen rayiç değerin usulüne uygun tespit edilip edilmediği, davacının bakiye tazminat isteminden ibarettir. Bilirkişi Otomotiv Mühendisi ... ve Sigorta Hesaplama Uzmanı ...'nun hazırladığı 11/11/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda heyetimiz,1) Dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında meydana geldiği ve davalı şirketin zarardan sorumlu bulunacağı, 2) Davacının talep edebileceği zarar bedelinin 2.200.000 TL olduğu, bu bedelin davalı tarafından davacıya 03.12.2021 tarihinde ödenmiş olduğu, 3) Davacıya ödenen bedelin hasar tarihi itibari ile rayiç değerin altında kalmadığı, 4) Davacıya ödenen rayiç değerin usulüne uygun tespit edildiği, 5) Davacının dava tarihi itibari ile talep edebileceği tazminat miktarının bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederiz.11/11/2022..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Otomotiv Mühendisi ... ve Sigorta Hesaplama Uzmanı ... ve Hukuk Bilirkişisi ... 'in hazırlamış olduğu 23/07/2024 tarihli bilirkişi ek heyet raporundan özetle ;"...Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda heyetimizce, Dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında meydana geldiği ve davalı şirketin zarardan sorumlu bulunacağı, Davacının talep edebileceği zarar bedelinin 2.200.000 TL olduğu, bu bedelin davalı tarafından davacıya 03.12.2021 tarihinde ödenmiş olduğu, Davacıya ödenen bedelin hasar tarihi itibari ile rayiç değerin altında kalmadığı, Davacıya ödenen rayiç değerin usulüne uygun tespit edildiği, Ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinin kıyasen de olsa somut olayda uygulanamayacağı, Davacının dava tarihi itibari ile talep edebileceği tazminat miktarının bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederiz....." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Huzurdaki davada davacının kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazminat isteminde bulunduğu, davacıya ait ... plakalı aracın 18/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde aracın hasar gördüğü, davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi ile sigortalısı bulunan dava konusu araç hakkında düzenlenen ekspertiz raporuna göre tespit edilen onarım bedelinin aracın rayiç bedeline yakın olması nedeniyle pert total olarak değerlendirildiği, poliçe değeri sovtaj bedeli hasar durumuna göre tazminat tutarı 1.250.000,00-TL olarak hesaplanmış ise de davacıya davalı tarafından poliçe teminatı kapsamında 2.200.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılamada davalı sigorta şirketinin eksik ödeme yapıp yapmadığı hususunda yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde uzman bilirkişilerce alınan ve mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporuna göre aracın markası modeli yaşı kazayla uyumlu hasarı irdelenmek suretiyle araçta hasarlanan parçaların tek tek belirlenmek ve kazayla uyumlu olduğu teyit edilmek suretiyle değişecek araç parçalarının hurda amortisman ve varsa kıymetinin tespit edildiği, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, araç pert değerinin aracın kaza tarihindeki piyasa değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespit edildiği ve bu tespite göre davacının talep edebileceği zarar bedelinin 2.200.000,00-TL olarak davalı tarafça ödendiği, bu bedelin rayiçlerle uyumlu olduğu, davacının bu kapsamda davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı bulunmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalara itiraz edilmiş ise de yapılan hesaplamaların yeterli teknik incelemeyi içerdiği, piyasa koşulları ile uyumlu olduğu, ekspertiz raporunda yer alan tespitlerle de çelişmediği, davacı vekilince rapora itibar edilmemesini gerektiren herhangi bir delil ibraz edilmediği, anlaşılmakla mahkememizce hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunan bilirkişi raporlarında yer alan tespitlere ve göre ve tüm dosya içeriğine göre yukarıda izah olunan nedenlerle davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği ve kaza nedeniyle oluşan zararı poliçe teminatı kapsamında davacıya ödediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2- Davacı tarafça peşin yatırılan 1.707,75 TL harçtan, kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 427,60 TL karar-ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/249, K. 2024/845, T. 13.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-249-e-2024-845-k-8b53e5bdae2e