İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/194 E. 2024/720 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/194
Karar No
2024/720
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/194 Esas KARAR NO : 2024/720 DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 26/11/2020 KARAR TARİHİ : 06/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 01.06.2017 tarih ... tescil, ... sözleşme numaralı, finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, mülkiyeti müvekkili şirkete ait malın sözleşme gereği kiracıya teslim edildiğini, kiracı sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ve temerrüde düşürüldüğünü, ... Noterliğinin 10.03.2020 tarih ... yevmiye madde numarasıyla ihtarnameyi keşide ettiğini, ihtarnamenin 11.03.2020 tarihinde yanında çalışan ... a tebliğ edildiğini, 60 gün içerisinde ödenmesi gereken kira bedelini kiralanan malların iadesini ve temerrüde düşülen meblağ ile vadesi gelmemiş kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle tahsil için yasal yollara başvurulacağını, ödeme olmadığı takdirde üç gün içerisinde sözleşme konusu malların teslim edilmesini ve imzalanan sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, haklarının zayi olmaması nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nn 2020/... değişik iş sayılı dosyasıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini, finansal kiralama sözleşmesinin 23.maddesine göre kiralanan malların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğunu, aynı yasanın 31-33.maddesine göre kiracı sözleşmenin kiralayan tarafından feshi halinde finansal kiralama konusu malları iade etmekte yükümlü olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin feshinin tespitine, kiralama konusu malların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete 10.03.2020 tarihinde çekilen ihtarnamede davalının ödeyemediği taksitlerin ödenmesi için 60 gün süre verildiğini, ancak ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihlerde Covit 19 salgını nedeni ile borcunu ödeyemediğini, hastalık döneminde temerrüde düşen tüm borcun büyük kısmını ödediğini, davacı şirketin ticari kayıtlarında yapılan ödemelerin tamamının görülmekte olduğunu, açılan davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi kök ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; finansal kiralamaya konu malın aynen iadesi isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Mahkememizce verilen 21/09/2021 tarih ve 2020/682 Esas 2021/593 sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 15/03/2022 tarih ve 2022/18 Esas 2022/383 Karar sayılı ilamıyla;"... Mahkemece, davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş, karar yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilince istinaf edilmiştir.6100 Sayılı HMK.nun 320/1 maddesinde: "Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmü öngörülmüştür. HMK.nun 320/1 maddesinde düzenlenen, mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir hükmü yorumlanırken öncelikle belirtmek gerekir ki anılan maddeye göre duruşma yapmadan karar verilebilmesi için hukuken bunun mümkün olması gerekir. Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği durumlarda dosya üzerinden karar verilemez. Bilindiği üzere HMK.nun hukuki dinlenilme başlıklı 27. maddesi gereğince davanın tarafları, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda Hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için Kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36. maddesiyle düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin, doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Somut olayda, Mahkemece duruşmanın 24.11.2021 tarihine ertelenmesine karar verildiği, davacı vekilinin 21.09.2021 tarihli dilekçesi üzerine henüz duruşma gelmeden aynı tarihte dosya üzerinden yapılan incelemeyle, ''konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına'' karar verilmek suretiyle yukarıda belirtilen yasal düzenlemelere aykırı davranılarak, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır (Yargıtay 6. HD'sinin 2014/12382 esas, 2014/13235 karar sayılı kararı). Bu durumda Mahkemece, duruşma için belirlenen gün ve saatte davalı tarafa savunma imkânı sağlanarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmadığından, davalının istinaf başvurusunun sair sebepler bu aşamada değerlendirilmeksizin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarih, 2020/682 E. 2021/593 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına," şeklinde karar verilmiştir. Mali Müşavir ...'in hazırlamış olduğu 21/12/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"... tarafların ticari defterleri, belge, bilgi, mübrez belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun; davacının, davalı ile olan uyuşmazlığının, taraflar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamındaki sözleşme konusu malların davacıya iadesi istirdat) talebinden ibaret olduğu, Davacı; defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğu, davacının 2017-2018- 2019-2020-2021 yıllarında E-Defter sistemine tabi Yevmiye-Defter-i Kebir defterlerinin yasal süresi içerisinde beratlarını gönderdiği, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davacının 2017-2018-2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalı defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2017-2018-2019-2020 yıllarına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017-2018-2019 yıllarına ait Yevmiye Defterlerinin kapanıĢ tasdikinin yasal süresi içerisinde yapılmıĢ olduğu, ancak; 2020 yılına ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davalının 2017-2018-2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu; ancak; 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, Davalı; defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2021 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde sadece Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2021 yıllında envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davalının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı taraf ile davalı arasında, 30.05.2017 sözleşme tarihli ... sözleşme numarası ile düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin ... tescil numarası ile 01.06.2017 tarihinde saat: 11:07’de 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman şirketleri Kanunu 22. Maddesi gereğince Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Birliği tarafından tescil edilen Finansal Kiralama Sözleşmesinin mevcut olduğu, sözleşme kapsamında

davacı ...Ş.’nin kiralayan, ... Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kiracı olduğu, ... ’ın müteselsil kefil olduğu, Finansal Kiralama Sözleşmesinin dosya münderecatında mevcut olduğu, ... Noterliğinin 10.03.2020 Tarih ve ... Sayılı İhtarnamesinin Tablo (1) (Muaccel Borçlar) dökümünde; 06.12.2019 tarih 14.440,00 TL + 08.01.2020 tarih 14.726,47 TL + 07.02.2020 tarih 14.726,47 TL + 06.03.2020 tarih 14.726,47 TL muaccel finansal kira olarak bildirildiği, işbu bildirim toplamının muaccel finansal kira yönünden 58.623,81 TL tutarında olduğunun hesaplandığı, ... Noterliğinin 10.03.2020 Tarih ve ... Sayılı İhtarnamesinin davalı şirkete 11.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede yer alan 60 + 3 = 63 gün ödeme süresi dahil edildiğinde 14.05.2020 temerrüt tarihli 2019-2020 yılı ... hesap kodlu muavin defterinde muaccel olan ihtarnamede yer alan; 06.12.2019 tarih ..., 08.01.2020 tarih ..., 07.02.2020 tarih ..., 06.03.2020 tarih ... no.lu E-faturalara ilişkin olarak finansal kira borcu 14.444,40 TL + 14.726,47 TL + 14.726,47 TL + 14.726,47 TL = 58.623,81 TL tutarında hesaplanmış olup, ihtarname ve muacceliyet ihbarına konu 4 adet finansal kira borcundan dolayı, davacının davalıdan olan alacağında defter kayıtlarındaki borç miktarını esas aldığı, Davalı şirketin; davacı şirkete, ihtarname tarihinden dava tarihine kadar rapor içeriğinde yer alan tabloda açıklandığı üzere toplamda 93.995,00 TL tutarında ödeme yaptığı, ilgili dekontlar incelendiğinde; itiraz-i kayıtla ile ilgili herhangi bir şerhin mevcut olmadığı, (*)17.09.2021 tarihli 64.000,00 TL bedelli ödemenin “faaliyetlerimizin devamı ve müşterilerimize olan taahhütlerimizin yerine getirebilmek için ... no.lu sözleşmeye ist. İtiraz-i kayıtla ... İcra 2020/... syl. Borcuma şerhen ödeme” açıklamalı olarak itiraz-i kayıtla yapıldığı, tarafların defter kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, (**)17.09.2021 tarihli 60.000,00 TL bedelli ödemenin “faaliyetlerimizin devamı ve müşterilerimize olan taahhütlerimizin yerine getirebilmek için ... İcra 2020/... syl. Dosyaya istinaden itiraz-i kayıtla şerhen ödeme” açıklamalı olarak davacının hesabından davacı vekili dava dışı ... hesabına itiraz-i kayıtla yapıldığı, ilgili ödemenin davacının defter kayıtlarında yer almadığı, ancak; davalının defter kayıtlarında yer aldığı, açıklama bölümündeki icra esas numarasının (*)17.09.2021 tarihli 64.000,00 TL bedelli ödemenin açıklamasında yer alan icra esas numarası ile eşleştiğinin tespit edildiği, ilgili ödemenin kabulünün Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, Davalı şirketin; davacı şirkete, yargılama devam ederken rapor içeriğinde yer alan tabloda açıklandığı üzere toplamda (**) 17.09.2021 tarihli ödemenin kabulü halinde 313.995,00 TL tutarında, kabul edilmediği takdirde 253.995,00 TL ödeme yaptığının hesaplandığı, 30.05.2017 sözleşme tarihli ... sözleşme ve ... tescil numaralı düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesine konu 1 adet 2016 model ... marka ... paletli, ... motor numaralı, ... saşi numaralı Ekskavatör’ün davacı ... A.ġ. tarafından 01.10.2021 tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ĠĢ Makinası SatıĢ SözleĢmesi ile 1.010,00 TL KDV dahil bedel (ödeme planının son taksit tutarı 49 no.lu taksit) ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. ġti.’ne sattığı ve ilgili finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalının davacıya yargılama sırasında yaptığı ödemeler neticesinde borcunun bulunmadığı, 30.05.2017 sözleşme tarihli ... sözleşme ve ... tescil numaralı düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesih şartlarının oluşup oluşmadığı ve davalı savunmalarında yer alan; “Müvekkiline verilen süre içerisinde bu ödemeleri yapamamasının kendi durumundan ziyade ülkede yaşanan pandeminin sebep olduğunu, pandeminin mücbir sebep sayılması gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin temerrüde düştüğünün düşünülemeyeceğini” hususu uzmanlık alanım dışında olduğundan bu konuda değerlendirme yapılamadığı, takdirinin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sonuç ve Kanaatine varılmıştır. Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, onaltı (16) sayfadan ibaret görüşüme havi iş bu raporumu saygılarımla arz ve talep ederim.21.12.2022 .... "şeklinde görüş bildirmiştir. Mali Müşavir ...'in hazırlamış olduğu 27.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle;"..1- Yukarıda izah edilen hususların kül halinde değerlendirilmesi neticesinde; KÖK rapordaki görüş ve kanaatimde her hangi bir değişiklik oluşmadığı, 2- 30.05.2017 sözleşme tarihli ... sözleşme ve ... tescil numaralı düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesih şartlarının oluşup oluşmadığı ve davalı savunmalarında yer alan; “Müvekkiline verilen süre içerisinde bu ödemeleri yapamamasının kendi durumundan ziyade ülkede yaşanan pandeminin sebep olduğunu, pandeminin mücbir sebep sayılması gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin temerrüde düştüğünün düşünülemeyeceğini” hususu uzmanlık alanım dışında olduğundan bu konuda değerlendirme yapılamadığı, takdirinin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sonuç ve Kanaatine varılmıştır. Tüm delillerin, tarafımca belirlenen değerlerin, tespit, görüş ve kanaatlerimin takdir ve münakaşası ile hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimi bildirir iş bu ek raporumu saygıyla arz ederim.27.02.2024 ..." şeklinde görüş bildirmişitr. Mahkememiz dosyası bilirkişi heyetine tevdii olunarak, 07/08/2024 tarihli Mali Müşavir ... ve Borçlar Hukuku Uzmanı ... ... Ve Finansal Kiralama Uzmanı ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporundan özetle;"...Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, i. Her ne kadar fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olsa ve taraflar arasındaki sözleşme 10.03.2020 tarihli ihtarname neticesinde belirtilen 60+3 gün günlük süre sonunda feshedilmiş olsa da davalı şirketin; davacı şirkete, yargılama devam ederken yukarıda tabloda yer alan tarihlerde toplamda 17.09.2021 tarihli ödemenin kabulü halinde 313.995,00 TL tutarında, kabul edilmediği takdirde 253.995,00 TL ödeme yaptığının hesaplandığı, ii. 30.05.2017 sözleşme tarihli ... sözleşme numarası ile düzenlenen Finansal Kiralama Sözleşmesinin ... tescil numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesine konu 1 adet 2016 model ... marka ... paletli, ... motor numaralı, ... saşi numaralı Ekskavatör‟ündavacı ...ġ. tarafından 01.10.2021 tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ĠĢ Makinası SatıĢ SözleĢmesi ile 1.010,00 TL KDV dahil bedel (ödeme planının son taksit tutarı 49 no.lu taksit) ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. ġti.’ne sattığı ve ilgili finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalının davacıya yargılama sırasında yaptığı ödemeler neticesinde borcunun bulunmadığının tespit edildiği, iii. Bu noktada ulaşılacak ilk ara sonucun tarafların sözleşmenin feshine rağmen sürekli borç ilişkisini sürdürme iradesinde olduklarına; ikinci ara sonucun ise davacının feshin ardından davalıdan ödeme kabul etmesi ve ardından 01.10.2021 tarihli ... Makinası SatıĢ SözleĢmesi ile finansal kiralama konusunu davalı Ģirkete satması hasebi ile davacının istirdat talebi ile ikame ettiği huzurdaki davanın konusuz kalmasına iliĢkin olduğu, iv. Tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere huzurdaki davada istirdat talebine konu iş makinesinin feshin ardındaki süreçte tüm borçların ödenmesi nedeni ile davalıya devredilmiş olmasının davanın da konusu kaldığı sonucunu beraberinde getirdiği, v. Davacının davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı iddiası ile davalı kiracı şirkete .... Noterliğinden 10.03.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malların teslimini ihtar ttiğinin” müşahede edildiği, vi. Bahse konu ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği hususunda bir çekince bulunmamakla birlikte dosya münderecatında tebliğ mazbatası bulunmadığından heyetimizce temerrüt tarihi hesaplamasında ihtarname tarihinin esas alındığı, ihtarnamenin 10.03.2020 tarihli olduğu ve ödeme ile malın iadesi için 60 günlük süre verildiği hususu nazara alındığında temerrüt tarihinin 09.05.2020 olduğunun ifade edilebileceği, ii. İhtarda belirtilen tutarların, ihtarname tarihi itibariyle geçerli olup; verilen 60 günlük süreiçerisinde iki aylık kira daha muaccel hale geleceğinden Nisan ve Mayıs Aylarının taksitlerinin de muaccel borç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü, dolayısıyla davacı tarafından Nisan ve Mayıs aylarında ödenen toplam 20.000,00-TL‟lik bedelin de muaccel borçlardan düşülmesi gerektiği; bu yönü ile temerrüt tarihi olarak hesaplanan 09.05.2020 tarihinde davalının muaccel borcunun 85.034,63 -TL olduğunun hesaplandığı, ii. Rapor içeriğndeki tabloda da açıkça görüleceği üzere; davalı tarafından davacı ... şirketine 09.05.2020 tarihi itibariyle 1 yıl içerisinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini ödemediği, ix. 6361 sayılı Kanun‟un “Sözleşmenin İhlali” başlıklı 31. maddesinin 1. fıkra hükmüne görebir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünün” veya “üst üste ikisinin” zamanında ödememesi halinde sözleşmenin feshinin mümkün olduğu, x. Somut ihtilaf kapsamında taraflar arasında akdedilen 30.05.2017 tarihli sözleşmeye istinaden ihtarname keşide tarihi 10.03.2020 olduğu, başta T .C. Cumhurbaşkanlığı ve T .C. İçişleriBakanlığı tarafından Covid -19‟un bulaşma riskinin kontrol altına alınabilmesi amacıyla başvurulan tedbirlerin başında pandeminin ilk ortaya çıktığı 2020 yılı Mart ayı itibariyle karantina uygulamaları , bazı sektörlere yönelik hizmet veren işletmelerin kapatılması vb . kararlar gelmiş, normalleşmesürecininbaşlamasıyla bazı sektörlere ilişkin alınan kararların geçerliliklerini koruduklarının görüldüğü, xi. Somut ihtilaf bazında mücbir sebep ele alındığında ihtarnamenin zaman diliminin pandeminin ilk ayları olduğunun tespit edildiği, bu durumda hastalığın bulaş oranı, tehlikesi, işletmede çalışan işçilerin sağlığı, Devlet tarafından başvurulan kısıtlamalar ve en önemlisi böyle bir salgın hastalığın bu denli ciddi sonuçlar doğuracağının hiç kimse tarafından öngörülemeyeceği hususları birlikte ele alındığında: Şayet Muhterem Mahkemece davalının işletmenin kapalı kalmasından sebep davacıya finansal kiralamadan kaynaklı borcunu ifa edemediği kanaatinde olunması durumunda somut ihtilaf yönünden mücbir sebebin mevcudiyetinden bahsetmenin mümkün olabileceği, Buna karşın Sayın Mahkemece davacının ileri sürdüğü “Pandeminin genel bir mücbir sebebi olmayıp Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bu dönemde uygulanacak kuralların belirlendiği, bu kurallar açısından da değerlendirsek dahi davalının uzatılan sürelerde de ödemelerini yapmadığı, söz konusu dönemde başkaca finansal kiralama sözleşmelerinin fesih işlemlerine devam edildiği ve ihtiyati tedbir kararı alınarak tedbir kararlarının Uygulandığı” kanaatinde olunması durumunda ise huzurdaki yargılamada mücbir sebebin Mevcut yetinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır..." şeklinde görüş bildirmiştir. Davacı vekilinin 29/08/2024 tarihli talep dilekçesinden özetle"....Bilirkişi raporları ile sabit olan sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespitine, finansal kiralama konusu mal kiracıya devredilmiş olduğundan iade isteminin konusuz kaldığına, davalı taraf dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına arz ve talep ederiz..." şeklinde talepte bulunmuştur. Huzurdaki dava finansal kiralama sözleşmesine konu malın aynen iadesi istemine ilişkindir. Yargılama sırasında finansal kiralamaya konu malların feshin arkasındaki süreçte tüm borçların ödenmediği hususunda taraflar arasında bir çekişme kalmadığı bu nedenle davanın konusuz kaldığı sabittir. Ancak HMK'nın 331. Maddesi gereğince davanın açılığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdiri gerektiği gözetilmekle karar kaldırma ilamı sonrasında dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Alınan kök rapor ve ek raporlar nihayetinde denetime elverişli hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarına göre davalının davacı ... şirketine karşı olan borçlarının üst üste ikisini ödemediği, 6361 sayılı finansal kiralama kanunu 31/1. Maddesine göre sözleşmede belirlenen kira bedellerinin üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödenmemesi halinde sözleşmenin feshinin mümkün olduğu her ne kadar davalı tarafça pandemi nedeniyle mücbir sebep iddialarında bulunmuş ise de pandeminin genel bir mücbir sebep olmadığı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu dönemde uygulanacak kuralların belirlendiği, uzatılan sürelerde de davalının borcunu ödemediği Covid-19 pandemisinin somut olayda mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi16. Hukuk Dairesi 2022/2021 Esas, 2023/1796 Karar) anlaşılmakla dava açıldığı tarihte davacının davayı açmakta haklı olduğu ancak yargılama sürecinde borcun ödenerek finansal kiralamaya konu malların davalıya devri gerçekleştiğinden malların iadesine yönelik açılan eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesinde; "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmünü ihtiva ettiği, pandeminin somut olayda mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda davacının dava açıldığı tarih itibariyle haklılık durumu söz konusu olduğundan, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmiş, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 427,60TL harçtan, peşin alınan 4.269,38 TL'den mahsubu ile arda kalan 3.841,78 TL harcın davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan 14.879,00-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 4.269,38 -TL peşin ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.323,78-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/11/2024

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/194, K. 2024/720, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-194-e-2024-720-k-cd085fc001f5