İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/735 E. 2024/72 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/735
Karar No
2024/72
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/735 Esas KARAR NO : 2024/72 DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 09/11/2021 KARAR TARİHİ : 07/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ... 19/02/2018 tarihinde vefat ettiğini ve müvekkillerinin yasal mirasçısı olduğunu, müvekkilleri aleyhinde "mirasçısı" olmaları sebebiyle icra takibi başlatıldığını ve icra takibinin 20/10/2021 tarihinde banka hesaplarına haciz konulması ile öğrenildiğini, dosya ile ilgili icra dosyasında yapılan bir takım icrai işlemler sonrasında ancak 20/10/2021 tarihinde dosyadan haberdar olunduğunu , icra takibi incelendiğinde mirasçılar adına başlatılan icra takibinin dayanağının müteveffanın müteselsil kefaleti olduğunu ancak takip dayanağı belgeler arasında yer alan 26/12/2016 tarihli sözleşme incelendiğinde murisin bu yönde herhangi bir iradesi bulunmadığını, bankalar şirketlere kredi kullandırırken şirket yetkililerinin de imzasını şart koştuğu ve şirket yetkilisinin şahsi imzası olmaksızın kredi vermediklerini, genel işlem şartları kapsamında zorunlu olarak istenen ve bu kapsamda murise imzalatılan bir takım evraklar sebebi ile tüm şirket borcundan müteselsilen sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, 26/12/2016 tarihli kefalet sözleşmesinin ve eklerinin zorunlu şekil şartlarını taşamadığını, Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere kefilin yalnızca "kendi rızamla" yazmasının dahi kefaleti geçerli kılmadığını, iş bu dosyada olduğu gibi genel işlem şartı niteliğindeki sözleşmeye imza atılmış olmasının evleviyetle kefaleti geçersiz kıldığını, kefalete dair aksi düşünülse dahi azami miktarın sözleşmede yer almadığını, üçüncü kişi ...ŞTİ'ne takip yapılmadan mirasçılara karşı takip yapılmasının mümkün olmadığını, icra dosyasının incelendiğinde, mevcut alacağa %62,4 faiz işletildiğini, müvekkillerinin asıl borcun kaynağını dahi bilmez iken faiz oranının bu denli fahiş tutulmasının kabul edilmeyeceğini, masraf adı altında bir takım taleplerinin belgelendirilmediğini belirterek icra takibinin müvekkilleri açısından iptaline ve borçlu olmadıklarının tespitine, yargılama sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tehiri icra kararı verilmesine, davalı adına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davacıların mirasçıları olduğu müteveffa ...'nın müşterek ve müteselsil kefaleti ile dava dışı ...Tic. A.Ş lehine ticari kredi kullandırıldığı ve kredi ödemelerinin yapılmaması sonucu, ... tarihinde ... 6.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesapların kat edildiğini, ödeme yapılması gerektiğinin muhataplara ihtar edildiğini, ancak kefillerden ...'nın vefat ettiğinin müvekkili bankaca öğrenilmesi üzerine yasal mirasçıları olan davacılara ... tarihinde ... 6.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve gönderildiğini, ödeme yapılmaması sonucu ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyasında başlatılan icra takibine geçildiğini ve usulüne uygun tebligatlar ile işbu icra dosyasının kesinleştiğini, davacıların tebligattan haber olmadıkları, ikamet adreslerinin taşınma sonrası değiştirmenin akıllardan çıkmış olması gibi beyanlarının hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını, davacıların kefaletinin hukuka uygun olmadığı kefalet şartlarının gerçekleşmediği yönündeki itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara hükmedilmesini arz ve beyan etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; miras bırakanın kefaletinin geçersiz olduğundan bahisle mirasçılarca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili 07/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, davalıyla anlaştıklarını, karşılıklı olarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 07/02/2024 tarihli beyan dilekçesinde, icra dosyası kapsamında anlaşma sağladıklarını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Dosyada mübrez vekaletname uyarınca davacılar vekilinin feragate yetkili olduğu görülmüştür. HMK'nun 307/1. Maddesine göre; Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309/2 maddesine göre; Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. HMK'nun 310/1. maddesine göre; Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Buna göre davacılar vekilinin usulüne uygun olarak sunmuş olduğu feragat dilekçesi uyarınca, davanın feragat nedeniyle reddine, davalı tarafça talep edilmediğinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı gerekçe ile; 1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL karar harcından 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-Taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/735, K. 2024/72, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-735-e-2024-72-k-2d2f95a4ffc9