İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/727 E. 2025/303 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/727
Karar No
2025/303
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/727 Esas KARAR NO:2025/303 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:24/06/2016 KARAR TARİHİ:22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 19/08/2013 tarihinde Şişli istikametine seyir halinde iken, müvekkili idaresinde ki ... plakalı aracına ön kısmı ile vurması sonucu müvekkilinin yaralanmasına ve maddi manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, olay sonrası ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında alınan raporda, davalı ...'ın kazanın oluşunda asli , müvekkilinin ise tali kusurlu olduğu yönünde rapor alındığını, müvekkilinin sürüş esnasında trafik kurallarına uyduğunu, aracının durumu da göz önünde bulunduğunda kazaya maruz kaldığının belli olduğunu ve olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumuna sebebiyet veren ...'ın vermiş olduğu zararları gidermek zorunda olduğunu, ikinci davalı olarak belirtilen kişiye ait aracı kullandığı esnada zarara sebebiyet verdiğini, ikinci davalının aracın işleteni olduğunun ortada olduğunu ve hukuki sorumluluğunun olduğunu, kazaya karışan davalı aracın sigortasının davalı ... Sigorta olduğunu ve müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin kazadan dolayı eski yaşantısına aynı standartlar ile devam edemediğini belirterek , davanın kabulüne, dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 40.000-TL manevi tazminat talebinin kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle talep edilen alacakların zamanışamına uğradığını, davacı yanca müvekkili firmaya KTK 85.md gereği araç işleten sıfatını yüklediğini ve bu nedenle davalı olarak gösterildiğini ancak müvekkili firmanın araç işleten olmadığını, müvekkilinin kazaya karışan aracı "... Otomotiv İnş. Ve Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 08/11/2010 tarihli kiralama sözleşmesi ile 36 aylığına kiraladığını, kazanın bu kiralama süresi içinde 19/08/2013 gününde meydana geldiğini, ayrıca diğer davalı araç sürücüsü ...'ın müvekkilin değil, aracı uzun süreli kiralayan ... Otomotiv İnş. Ve Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğunu , bu yönden de müvekkiline herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, davacı yanın talep ettiği tedbir talebinin reddini, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddini, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; Öncelikle ....ASCM'nin ...esas sayılı dosyasının celp edilmesini talep ettiklerini, olaya ilişkin ise müvekkilinin kendi şeridinde şehir içi nizami hızında çift şeritli yolda geçiş üstünlüğü hakkı ile giderken , davacının aşırı hızla sağ taraftan gelerek müvekkilinin aracına çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, davacı sürücünün aşırı hızla geldiği gibi emniyet kemerini de takmadığını ve yasayı ihlal ettiğini , kendi neden olduğu çarpmanın etkisi ile başını ön cama vurduğunu ve yaralandığını, davacının kendi kusuruna dayalı durumda müterafik kusur hükümleri gereği tazminat isteme hakkı olmadığını , kazada davacı tarafından müvekkilinin aracına hızla çarpıldığını ve müvekkilinin aracının takla atarak yan yatmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca çarpma bölgesi müvekkilinin aracının sağ arka kısmı olduğunu bu hali ile müvekkilinin geçişini tamamlamak üzere olduğunu ve fakat davacının kural ihlali yaparak gelip çarptığının sabit olduğunu, davacı yanın iddialarının tamamına itiraz ettiklerini, olaya ilişkin müvekkilinin suçlanması ve ceza almasının tamamen hatalı rapor ve hatalı değerlendirmeden kaynaklı olduğunu, olay yeri inceleme raporu incelendiğinde raporun metin kısmı okunduğunda kusurun tamamen davacı ticari taksi sürücüsüne atfedildiğini, fakat metin kısmının üzerinde kusurlu kişi olarak kutucuk işaretli kısımda ise yanlışlıkla müvekkilinin adının yazılı olduğunu , tutanak incelendiğinde bunun görüleceğini, müvekkilinin olayda maddi ve manevi zararının bulunduğunu belirterek , araç üstündeki tedbirin kaldırılmasını, haksız davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Zamanaşımının incelenmesinde; KTK'nın 109. maddesi gereğince, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli olup bunun dışında fail hakkında ceza davasının açılması ya da mahkumiyet kararı verilmesi gibi bir koşul aranmamaktadır. Anılı kanuni düzenlemelere göre somut olaya ilişkin ceza davası bulunduğundan ceza zamanaşımının esas alınması gerekmektedir. Buna göre 5237 sayılı TCK 89/1. maddesi kapsamında öngörülen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında kaza tarihi ve dava tarihi arasında zaman aşımı dolmadığından yargılamaya devam olunmuştur. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 19.08.2013 tarihli kazada davacının yaralandığından bahisle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Olaya ilişkin .... ASCM'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının müşteki olduğu, davalı sürücünün taksirle yaralama suçu nedeniyle yargılandığı, mahkemece davalı sanığın asli kusurlu, davacının ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanık davalının cezalandırıldığı, anılan kararın 23.03.2016 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. ATK Üst Kurulu tarafından son olarak düzenlenen11/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; Besim oğlu, 15/05/1956 doğumlu, ...’in 19/08/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle maluliyet tayinini gerektirecek nitelikte herhangi bir yaralanma tespit edilmediği, oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. ATK tarafından düzenlenen 11/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Besim oğlu, 1956 doğumlu, ...’in 19/08/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A-) 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu; B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Dosya içerisinde bilgi ve belgelere istinaden; Bu kazanın oluşumunda ; ... plakalı araç sürücüsü ...: -2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre 52/1-A maddesine ( Kavşaklara yaklaşırken , dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken , dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine , hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken , yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar .) Kuralına uymadığından; -2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 47/1-d'ye göre " Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu " başlıkla trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak yasaktır. Kuralına uymadığından; ... plakalı araç sürücüsü ...; -2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre 52/1-A maddesine ( Kavşaklara yaklaşırken , dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken , dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine , hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken , yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar .) Kuralına uymadığından; Meydana gelen trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ASLİ kusurlu olduğu, Diğer sürücü; ... plakalı araç sürücüsü ... TALİ kusurlu olduğu, Tarafımca belirlenmiş incelemeler neticesinde kanaatimdir. Nihai karar ve hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olmak üzere bilgi ve tensiplerinize sunarım. "şeklinde mütalaada bulunmuştur. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 27/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ; 26/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1.Davalı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, 2.Davacı sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, 3.Davalıların %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın; a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararların = 140,64-TL olduğu, b)Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, c)Yukarıda belirlenen zarar tutarının poliçe limitleri içinde kaldığı, Manevi tazminat taleplerini zorunlu trafik sigorta poliçe kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, d)Sigorta şirketinin 24.06.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 19.08.2013 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte oto olması nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, f)Davalı ... Tic. Ltd. Şti tarafından ... plakalı aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti adlı şirkete kiralandığı belirtilerek işleten sıfatlarının olmadığı belirtilerek adi nitelikte düzenlenmiş kira sözleşmesi ile kira ödemelerine ilişkin 4 adet fatura ibraz edilmiştir. Vergi Dairesi tarafından ise söz konusu kira sözleşmesinin kayıtlarda bulunmadığı belirtilmiştir. Kira sözleşmesinde kiralanan araçların plakası numarası yazılmamış sadece 4 adet 2011 model ... ... marka aracın 36 ay süre ile kiralanacağı yer almaktadır. Bu durumda; Söz konusu kira sözleşmesine itibar edilip edilmeyeceği ve buna göre davalı ... Tic. Ltd. Şti'nin işleten sıfatının bulunup bulunmayacağı ve buna göre de işbu dava kapsamında sorumlu olup olmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu arz ederiz."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın, olayda %25 oranında kusurlu olduğu, Davacı ... plakalı ticari oto sürücüsü ...'ın olayda %75 oranında kusurlu olduğu, Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkânının bulunmadığı, kanaat ve sonucuna ulaşmış bulunmaktayız. Keyfiyet, nihai takdir Sayın Mahkeme Makamına ait olmak üzere saygıyla sunulur. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ; 26/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Davalıların %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın; a)Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 140,64 TL olduğu, b)Adli Tıp Kurumu tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş gücü kaybı nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, c)Yukarıda belirlenen zarar tutarının poliçe limitleri içinde kaldığı, Manevi tazminat taleplerini zorunlu trafik sigorta poliçe kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, d)Sigorta şirketinin 24.06.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 19.08.2013 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte oto alması nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, f)Davalı ... Tic.Ltd.Şti tarafından ... plakalı aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı ... Tic.Ltd.Şti adlı şirkete kiralandığı belirtilerek işleten sıfatlarının olmadığı belirtilerek adi nitelikte düzenlenmiş kira sözleşmesi ile kira ödemelerine ilişkin 4 adet fatura ibraz edilmiştir. Vergi Dairesi tarafından ise söz konusu kira sözleşmesinin kayıtlarda bulunmadığı belirtilmiştir. Kira sözleşmesinde kiralanan araçların plakası numarası yazılmamış sadece 4 adet 2011 model ... ... marka aracın 36 ay süre ile kiralanacağı yer almaktadır. Bu durumda; Söz konusu kira sözleşmesine itibar edilip edilmeyeceği ve buna göre davalı ... Tic.Ltd.Şti'nin işleten sıfatının bulunup bulunmayacağı ve buna göre de işbu dava kapsamında sorumlu olup olmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Sonuç ve kanaati ile tarafımızca tanzim olunan işbu raporu arz ederiz."şeklinde mütalaada bulunmuştur. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 19.08.2013 tarihi itibari ile yürürlükte olan ''Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmeliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği''hükümleri kapsamında ATK Üst Kurul raporu temin edilmiş, davacının son haline ilişkin güncel durumu ve tüm raporlar da incelenerek hazırlanan raporda davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığının, geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğunun tespit edildiği görülmüştür. ATK raporunun, Üst Kurul'dan alıdnığı, dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Kazadaki kusur durumları bakımından; ceza dosyasında davalı sürücü asli kusurlu kabul edilerek hüküm tesisi edildiği, mahkememizce alınan 27/11/2020 tarihli ve 27/11/2020 tarihli bilirkişi raporlarında ise davalının % 25 oranında yani tali kusurlu olduğunun belirlendiği, bu sebeple raporlar arasındaki çelişkiyi giderir 3'lü ... heyet raporu alındığı , buna göre davalı sürücünün % 25 oranında tali kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağında davacının 2 farklı maddeyi, davalı sürücünün ise tek bir maddeyi ihlal ettiği nazara alındığında davacının asli kusurlu olmasının olaya uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan ve itibar edilir bulunan 28.01.2025 tarihli ek aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın 3 hafta geçici iş göremezlik süresi nazara alınarak 140,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceğinin belirlendiği, davacının kalıcı bir maluliyeti bulunmadığı, böylece davacının talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti hususları da dikkate alınarak hesaplanan bu tutar üzerinden davalıların sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS ile sigortacısının davalılar olduğu, davacının, davalıların zararını arttırdığına dair dosyada veya kaza tespit tutanağında bir belirleme olmadığı, SGK tarafından davacıya rücuya esas bir ödeme yapılmadığı anlaşılmış ve anılan tutar yönünden maddi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından kalıcı maluliyete ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Ayrıca davacı taraf; davaya konu aracın dava dışı oğlu tarafından kiralandığını, fiilen de davacı tarafça kullanıldığını, araç zararı ve kar kaybı da doğduğunu beyan etmiş ise de; bu durumda hak sahibinin davacı değil, davacının oğlu veya aracı kiralayan dava dışı şirket olacağı, kaldı ki dosyaya ne kira sözleşmesine ne de araç zararına ilişkin bir delil sunulmadığı anlaşılmakla anılan tazminat kalemleri de hesaplamaya dahil edilmemiştir. Davalı ..., kazaya karışan aracın dava dışı 3. Bir şahsa uzun süreli kiraya verildiğini savunmuş ise de; sunulan kira sözleşmesinde plaka bilgisi bulunmadığı, vergi dairesi kayıtlarında sunulan sözleşmenin bulunmadığının bildirildiği, bu sebeple gerçek bir kira ilişkisinin varlığının ispat edilemediği anlaşılmakla davalının pasif husumet itirazlarına itibar edilmemiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak sigorta şirketi dışındaki kişilere yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Poliçe kapsamı dışında kalması nedeniyle davalı sigortadan talep edilen manevi tazminatın ise reddi gerekmiştir. Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup ; davalı sigorta yönünden en erken temerrüdün dava tarihi olduğu, ,diğer davalılar yönünden TBK 117 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi itibari ile temerrüdün gerçekleştiği, davalı aracının tescil kayıtlarında hususi göründüğü, bu sebeple yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın maddi-manevi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Maddi tazminat istemine ilişkin talep yönünden 140,64-TL geçici maluliyete dayalı tazminatın davalı sigorta yönünden 24.06.2016 tarihinden diğer davalılar yönünden 19.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin ispat edilememesi ve davacının maluliyeti bulunmaması nedeniyle reddine, Manevi tazminat istemine ilişkin talep yönünden 6.000-TL manevi tazminatın 19.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigortaya yöneltilen manevi tazminat isteminin reddine, 2-Alınması gerekli 615,40- TL karar harcından, davacının yatırdığı 140,05-TL harcın düşümü sonucu kalan 475,35‬-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL başvuru harcı ile 140,05-TL peşin harç olmak üzere toplam 175,95-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre davanın kabul kısmı üzerinden hesaplanan 140,64 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden; davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesine göre hesaplanan 140,64-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre davanın kabul kısmı üzerinden hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden; davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 maddesine göre hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 648,55-TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 97,15-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ( davalı sigorta 2,21-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) 9-Davalı sigorta tarafından yapılan 50-TL yargılama giderinin davanın red oranına göre hesap edilen 49,83-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 10-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 17.600,00-TL bilirkişi ücretleri, 3.765,00-TL ATK ücreti ve 850-TL posta masrafları olarak toplam 22.815,00-TL masrafın , dava kabul ret oranına göre , 3.417,69-TL'sinin davalılardan , ( davalı sigorta 77,57-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) ve 19.397,31-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair , davacı ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/727, K. 2025/303, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-727-e-2025-303-k-71ce815bc6e2