İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/518 E. 2025/759 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/518
- Karar No
- 2025/759
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/518 Esas KARAR NO :2025/759 DAVA:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/03/2016 KARAR TARİHİ:22/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafından sunulan dilekçesinde; ''İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen gerekçeli karar 14.12.2022 tarihinde kesinleşmiş olup, HMK'nun 375-(1) a) maddesindeki koşulların mevcut olduğuna ve yargılamanın yenilenmesi talebimin kabul edilmesi ile ....s. kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak; Mahkeme veznesine yatırdığım bilirkişi ücretinin tarafıma yasal faizi ile ödenmesine, Haksız olarak tahsil ettiği 1.444,86 TL.'nın davalıdan yasal faiziyle alınarak tarafıma verilmesine, Davalı'nın BK'nun 58. Mad. gereğince tarafıma 30.000TL manevi tazminat ödemesine, Av....'a Ödediğim 2.444,85 TL. karar vekalet ücretinin kendisinden yasal faizi ile alınması ile tarafıma verilmesine, Dava masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini'' talep ettiği görülmüştür. Mahkememizin ... sayılı, 13/02/2019 tarihli ilamı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2020/1092 Esas 2022/1440 Karar sayılı 14/12/2022 tarihli ilamı ile; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... sayılı 13/02/2019 tarihli kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı ... tarafından 11/07/2025 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. Dava, yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. Yargılamanın iadesi sebepleri Hukuk Muhakemeleri Kanununda sayılanlara sınırlı olmak üzere ilgili kanun metninde sayılmıştır. Buna göre; HMK MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. HMK MADDE 377- (1) Yargılamanın iadesi süresi; a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olduğunun öğrenildiği, b) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği; alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, c) Yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ç) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde, ceza mahkûmiyetine ilişkin hükmün kesinleştiği veya ceza kovuşturmasına başlanamadığı yahut soruşturmanın sonuçsuz kaldığı, d) Karara esas alınan ilamın bozularak kesin hüküm şeklinde tamamen ortadan kalkmasından haberdar olunduğu, e) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde yazılı sebepten dolayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararının tebliğ edildiği, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır. (2) 375 inci maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde yazılan sebepten dolayı yargılamanın yenilenmesi süresi ilama ilişkin zamanaşımı süresi kadardır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından mahkememizin 13/02/2019 tarih, 2016/2019 Esas sayılı dosyasında verilen kararın bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar kurulmasına rağmen bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiğini, delliller değerlendirilmeden karar verilmesi sebebiyle yargılamanın yenilenmesini talep ettiği, mahkememizin 2016/2019 Esas sayılı dsyasının istinaf ve yargıtay nezdinde incelenmesi neticesinde 06/04/2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesine neden olan Yargıtay ilamının 17/05/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının bu tarihten itibaren 3 ay içerisinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması gerektiği ancak bu süre geçtikten sonra başvuruda bulunduğu anlaşıldığından yargılamanın iadesi davasının esasa girmeden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yargılamanın iadesi talebinin süresi içerisinde yapılmadığı anlaşıldığından yargılamanın iadesi davasının esasa girmeden reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin alınan 42,70-TL den düşümü ile kalan 572,70-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- Davalı tarafından yapılan 130,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 2.444,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır