İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/174 E. 2025/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/174
- Karar No
- 2025/398
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/174 Esas KARAR NO :2025/398 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:21/05/2019 KARAR TARİHİ:13/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; ... tarafından yaptırılan 600 yatak kapasiteli ... Devlet Hastanesinin yüklenici olarak davalı ve alt yüklenicisi ... İnşaat Tekstil San. ve Tic. A.Ş. & ... İnşaat A.Ş. Ortaklığı ile inşaat işini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin davalının yüklenicisi olan ortaklığa boya satışı yaptığını, toplam düzenlenen faturanın 95.700,00-TL olduğunu, ancak yapılan ödemenin 30.000,00-TL olduğunu, bakiye kalan alacağın ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki ve sözleşme bulunmadığını, icra takibine dayanak yapılan belgelere bakıldığında bunların 23/01/2018 ve 20/03/2018 tarihli, dava dışı ... ... firması tarafından kendilerine hitaben yazılan ve alacağın davacıya temlik edildiğine dair yazılar olduğunu, kendileri ile dava dışı ... arasındaki sözleşmenin 16.maddesine istinaden, kendilerinin muvafakati olmadan ...’in alacağını 3.kişiye devredemeyeceğini, ayrıca ...’in kendilerinden herhangi bir alacağının olmadığını, davacının taleplerini malzemeleri alan asıl borçluya yöneltmesi gerektiğini beyanla neticeten davacının taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine itirazın iptali davası iken ıslah suretiyle alacak davasına dönüştürülmüştür. .... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içeresine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 29.700,00-TL asıl alacağa ve 36.000,00-TL asıl alacağa ile birlikte 65.700,00-TL için takip yapıldığı. Takip dayanağı olarak: “23/01/2018 tarihli 29.700,00-TL'lik ve 20/03/2018 tarihli 36.000,00-TL'lik ödeme taahhütleri…” gösterilmiştir. Ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içeresinde 04/01/2019 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "Davanın kabulüne " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesinin 2021/1851 Esas, 2025/211 Karar sayılı, 13.02.2025 tarihli ilamı ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf Karar ilamında özetle; "İlk derece mahkemesince yazılan gerekçede; dava dışı şirketin düzenlemiş olduğu 23/01/2018 tarihli ve 20/03/2018 tarihli belgelerde davacıya olan borçlarının hak edişlerinden kesilerek davalı şirket tarafından davacıya ödenmesinin talep edildiği, ancak davalı tarafından söz konusu belgelere herhangi bir onay verilmediğinin belirlendiği açıklanmıştır. Yine gerekçeli kararda davalının dava dışı ortaklık ile aralarında bir sözleşme olduğu, dava dışı ortaklık ile aralarındaki sözleşme gereği alacağın temlik edilmesinin mutabakatlarının olmasına bağlandığı, dava konusu hususa ilişkin herhangi bir muvafakat verilmediği iddiasında olduğu, ancak dosyanın tetkikinde herhangi bir sözleşmeye rastlanılmadığından davalı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır. Oysa davalı vekilince gerek kök gerekse ek rapora karşı verilen beyan dilekçelerinde sözleşmenin cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu ve sözleşmenin 16 ve 33 maddeleri kapsamında temlikin muvafakata bağlandığı ileri sürülerek savunma ve itirazlarda bulunulmuştur. Davalı ile dava dışı adi ortaklık arasındaki 06.03.2015 tarihli sözleşme örneğinin uyapta yapılan denetimde cevap dilekçesi ekiyle sunulduğu anlaşılmaktadır. Ancak davalı savunma ve itirazları kapsamında davalı ile dava dışı adi ortaklık arasındaki sözleşme hükümleri hiç değerlendirilmeden ve sözleşmenin davalı yanca dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesi kabulüne göre de; davacı takip ve daha sonra ıslah dilekçesiyle 65.700,00 TL alacağın tahsilini talep etmiş olup, davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucu davacının dava dışı adi ortaklıktan kendi defter kayıtları ile 64.594,70.-TL alacaklı görülmesine rağmen, davanın tümüyle kabul edilme gerekçesi de açıklanmamıştır. Yine, ilk derece mahkemesince verilen hüküm de açık ve icraya elverişli değildir. Açık bir alacak tahsil hükmü oluşturulmamış ve sanki itirazın iptali davası gibi takibin devamı anlamına gelecek ibareyle hüküm oluşturulmuştur. Bu durum da açıkça HMK'nın 297. maddesine aykırı olmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davalı savunma ve itirazları kapsamında davalı ile dava dışı ... İnş. Tekstil San.ve Tic.A.Ş. & ... İnşaat A.Ş.ortaklığı arasında imzalanan ve dosyaya sunulan 06.03.2015 tarihli " ince yapı işleri" başlıklı sözleşme hükümleri ( özellikle davalı iddia ve itirazları ışığında sözleşmenin 16 ve 33. Maddeleri ) kapsamında temlik düzenlemeleri ile davacının alacağa dayanak gösterdiği 23.01.2018 ve 20.03.2018 tarihli belgelerin bu sözleşme hükümleri ışığında alacağın temliki olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve davalı sorumluluğu soncuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.'' Mahkememizden verilen 06/07/2021 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 14. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 tarih ve 2021/1851 Esas 2025/211 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından, ... tarafından yaptırılan ... Devlet Hastanesinin yüklenicisinin davalı ... olduğunu, bu firmanın da işlerinin, alt yüklenici olarak ... İnş. Tekstil San.ve Tic.A.Ş. & ... İnşaat A.Ş.ortaklığı ile sürdürdüğünü, davalının, kendilerinden alınacak boya bedellerinin, dava dışı firmanın hak edişlerinden kesilerek ödeneceğini onaylaması üzerine, dava dışı firmaya faturalarla toplam 95.700,00-TL boya satışı yapıldığını, ancak bu ödeme belgelerine istinaden kendilerine sadece 30.000,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye 65.700,00-TL'nin ise ödenmediğini, kalan kısmın tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde davacı ile davalı arasında düzenlenmiş sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafından, davalının alt yüklenicisine satılan boya vb. malzeme bedellerinin davalı tarafından alt yüklenici firmanın hakedişlerinden kesilerek davacıya ödenmesinin onaylanması sebebiyle davalıdan tahsilinin talep edildiği, dava konusunu oluşturan malzeme alış satışına ilişkin hukuki işlemin davacı (satıcı) ile dava dışı yüklenici (... İnş. Tekstil San.ve Tic.A.Ş. & ... İnşaat A.Ş.ortaklığı) arasında yapıldığı, davalı ile dava dışı yüklenici arasında akdedilen 06.03.2015 tarihli " ince yapı işleri" başlıklı sözleşmenin 16. Maddesine göre yüklenicinin davalının muvafakati olmadıkça hakediş alacaklarını temlik edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin 33. Maddesi ile davalının yazılı izni olmadıkça yüklenicinin istihkaklarında herhangi bir meblağı başka bir kimseye devir veya temlik edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, tüm dosya kapsamında davalının, dava dışı yüklenicisinin kendisinden olan alacağını davacıya devrine ilişkin yazılı iznin bulunmadığı, davacı tarafından dosyamıza sunulan 23.01.2018 ve 20.03.2018 tarihli belgelerin dava dışı yüklenici tarafından davalıya hitaben yazılan talep mahiyetinde olduğu, davacının alacağa dayanak gösterdiği 23.01.2018 ve 20.03.2018 tarihli belgelerin, ince yapı işleri sözleşmesi hükümleri ışığında alacağın temliki olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından dava dışı yükleniciye hakedişlerinin devri yazılı izin verilmediği anlaşıldığından davaya konu malzeme bedelinden davalının sorumluluğunun bulunmadığı, anlaşılmakla davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın pasif husumet nedeniyle reddine, 2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 1.122,00-TL peşin harç ve 59,30-TL ıslah harcı toplamı 1.181,30-TL'den düşümü ile kalan 565,90-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır