İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/790 E. 2024/668 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/790
Karar No
2024/668
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/790 Esas KARAR NO : 2024/668 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2023 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı İle Davalı Taraf Arasında Ürün Satışına İlişkin Sözleşme Ve Ticari İlişki Söz Konusuyken, Bu Kapsamda Satışı Ve Teslimi Yapılan Ürünler İçin Faturalar Düzenlediğini, işbu muaccel hale gelen faturalardaki alacakların ödenmesi defaatle istenmesine rağmen ödenmediğini, HMK 107. Maddesi kapsamında davacının uğradığı zararlardan temerrüt faizi ile karşılanamayan aşkın zararının HMK M. 107 kapsamında bilirkişilerce tam ve kesin olarak tespit edildikten sonra artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL'nin davalından alınarak davacıya verilmesini, tüm yargılama ve vekalet ücreti giderlerinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın kendisine ödenmediğini belirttiği haksız ihtilaflı meblağı / alacağı, davacı yanca yapılan ihtiyati haciz vs. icrai işlemler nedeniyle davacı şirketin malvarlığından da çıktığını, bu kapsamda da, söz konusu süreçte, ilgili tutarın ödenmemesine ilşikin davacı şirketin de hiç bir menfaat elde edemediği yasal hakların kullanımından ibaret bir süreç olduğu dikkate alındığında, davacının munzam zarar talebinin reddi gerektiğini, haksız ve dayanaksız işbu davanın gerek usulden gerekse esastan külliyen reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdırç Uyuşmazlık; taraflar arasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle davacı tarafın davalıya .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu takip ve ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/... Esas sayılı dosyasından açtığı itirazın iptali davasına konu ettiği alacakların zamanında ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu temerrüte düştüğü tarih ile dava tarihi arasında geçen süre içerisinde ülkedeki dövizdeki dalgalanma ve ekonomik olumsuzluklar nedeniyle alacağını zamanında tahsis edemediğinden kaynaklı olarak alacak değerinin enflasyon karşısında erimiş olması nedeniyle alacaklının aşkın zararının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. Somut Olayda; Merkez Bankası ve Borsa İstanbul verileri celp edilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarih 2021938 Esas 2022/401 karar sayılı ilamında ''TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Ancak mahkemece yapılan yargılama sırasında, davacı tarafından yukarıda belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığı söylenemez. Bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen davanın reddine dair direnme kararı, temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenen anapara yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi duruma özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeniyle yerindedir.'' şeklinde hüküm vermiştir Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Davacı aşkın zarar taleplerini sadece ülkedeki ekonomik koşulların kötülemesine dayandırdığı kendi durumuna özgü somut vakalar ileri sürmediği ve bu hususta delilde bildirmediği görülmüş, dolayısı ile yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı bu itibarla ülkenin içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan hareketle ileri sürülen soyut ve varsayıma dayalı zarar iddiası dışında somut bir zararın doğduğu davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE , 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 269,85-TL den düşümü ile kalan 157,75‬-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/790, K. 2024/668, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-790-e-2024-668-k-9fcdec03b3d8