İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/58 E. 2024/1120 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/58
Karar No
2024/1120
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 17/01/2024 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, ... tarihinde Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, Bağlar Mahallesinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkiline ait ... plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini ayrıca araç mahrumiyet bedelinin kazaya sebebiyet veren gerçek şahıstan alınması gerektiğini, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketinin ... tarihinde yapılan başvuruya istinaden ... tarihinde hasar dosyası açıldığını ayrıca vekil ile de sigorta şirketine kargo ve mail ortamında ... tarihinde başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığını ileri sürerek 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL hasar bedeli ve 10,00 TL değer kaybının tüm davalılardan, 10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise davalı gerçek şahıstan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istenmiş, ön inceleme duruşması yapılmadan önce sunulan ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye yönünden hasar bedeline yönelik isteminin 30.000,00 TL'na yükseltmiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile davalılardan ... yönünden değer kaybı istemine ilişkin talep sonucunu 16.000,00 TL'na, araç mahrumiyet bedeline ilişkin talep sonucunu ise 8.000,00 TL'na yükseltmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili ... tarihinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, poliçe limitinin tamamının davacıya ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin başka herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından başvuru şartının yerine getirilmediğini, zamanaşımının dolduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti gerektiğini, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş, ... tarihinde sunmuş oyduğu beyan dilekçesinde, davacıya ait aracın onarımı için ... tarihinde 90.000,00 TL ve değer kaybına ilişkin olarak ... tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL ödendiğinden poliçe limitinin dolduğunu ve müvekkili sigorta şirketinin bakiye tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, ayrıca karşı vekalet ücreti bakımından taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı ..., davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın tam kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemelere dair belgeler ve davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, hasar bedeli ve değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması yönünden makine mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklı sigorta şirketi ve sürücüye yöneltilmiş hasar onarım bedeli ile değer kaybı istemine ve sürücüye yöneltilmiş ikame araç bedeli istemine ilişkindir. ... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen eksper raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin yedek parçada iskonto uygulanmak suretiyle ve KDV hariç olarak 73.000,00 TL yedek parça ve 17.000,00 TL işçilik bedeli olmak üzere 90.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihinde 90.000,00 TL ödeme yapıldığı, yine dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ... tarihinde 30.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, aracın onarımda kaldığı süre boyunca davacının ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiş olup, davalı sürücü de kusura nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür. Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden; ... tarihinde saat ... civarlarında davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... istikametine yola katılım sağlayrer sırada. ... isimli iş yeri önüne geldiğinde. aracınıı sol yan kısımlarıyla. ... istikametinden ... istikametine sol şeritten seyir eden ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ ön köşe kısımlarının çarpışması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ana yoldan gelen araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle 2918 sayılı KTK'nun 57/1B maddesinde düzenlenen kuralı ihlal ettiğine yönelik tespit edilmiş, yargılama aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda da, davalı ...'ın ilk geçiş hakkına sahip olan davacıya ait araca geçiş hakkını vermemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunda ki kusur belirlemesine iştirak edilmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Araç hasarı halinde, trafik sigortacısı ile sürücü meydana gelen hasarı karşılamakla yükümlüdür. Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve2020/120 E.-2022/1380 K. sayılı ilamı) Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davaya konu aracın 73.000,00 TL yedek parça ve 17.000,00 TL işçilik ücreti olmak üzere toplam 90.000,00 TL bedel karşılığında onarıldığı, aracın hasarlı haline ait ekspertiz raporu incelendiğinde, raporda belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile uyumlu olduğu, onarımının ekonomik olacağı, aracın kazalı hali ve geçmiş hasarları gözetildiğinde davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 46.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, makul tamir süresinin 16 gün ve ikame araç bedelinin 16x500=8.000,00 olacağı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir. Kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin 90.000,00 TL olarak belirlendiği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da yapılan bu tespitin piyasa şartları ile uyumlu olduğunun mütalaa edildiği, belirlenen hasar onarım bedelinin de dava açılmadan önce davacıya ödendiği anlaşılmakla davacı tarafından hasar onarım bedeline ilişkin her iki davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi yönünden hasar bedeline ilişkin talep sonucu 30.000,00 TL'na yükseltilmiş ise de, davalı sigorta şirketi vekilinin ... tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile vekalet ücreti talebi bulunmadığının beyan ettiğinden davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Eldeki davada, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu diğer davalı sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü %100 kusurlu olup, bilirkişi raporu ile davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 46.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiştir. Poliçe limiti 120.000,00 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın hasar onarımı için 90.000,00 TL ve dava açıldıktan sonra ve bedel arttırım dilekçesi sunulmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin 30.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Davacı tarafından dava açılırken değer kaybına ilişkin harçlandırılan dava değeri 10,00 TL olup, bedel arttırım dilekçesi ile, bilirkişi raporu ile tespit edilen 46.000,00 TL'den davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 30.000,00 TL mahsup edilerek bakiye kalan 16.000,00 TL değer kaybının davalı sürücüden tahsili talep edilmiştir. Bu nedenle, değer kaybına ilişkin davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yör olmadığına, diğer davalı sürücü aleyhine değer kaybına ilişkin açılan davanın 16.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacı tarafından araç mahrumiyet bedeli sadece davalı sürücüden talep edildiğinden davalı sürücü aleyhine araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılan davanın 8.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalı sürücünün sorumluluğunun haksız fiile dayalı olmasına ve zararı giderim yükümlülüğünün kaza tarihi itibarıyle doğmasına göre davalı sürücü aleyhine hükmedilen değer kaybı ile araç mahrumiyet bedellerine kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı tarafından hasar bedeline ilişkin olarak davalılar aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-) Davacı tarafından değer kaybına ilişkin olarak; b-) Davalı sigorta şirketi aleyhine açılan dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b-) Davalı ... aleyhine değer kaybına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 16.000,00 TL değer kaybının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-) Davacı tarafından davalı ... aleyhine araç mahrumiyet bedeline ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 8.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.639,44‬ TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 537,66‬ TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 674,18‬ TL harcın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 0,28 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 537,66 TL ıslah harcının toplamı olan 1.392,86‬ TL'nın, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 0,57 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından 857,50 TL tebligat ve posta gideri ile 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.357,5‬0 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.296,06 TL'lik kısmının, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 0,39 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 24.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin bu bedelin 10,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacının reddedilen hasar bedeline ilişkin; davalı sigorta şirketi vekili kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, davalı sigorta şirketi vekili yargılama aşamasında vekalet ücreti talebinden vazgeçtiğinden davalı sigorta şirketi yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Davanın davalılardan sadece davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu ve arabuluculuk aşamasının görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmakla, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 1,19 TL'lik kısmının davalı sigorta şirketinden, 3.598,81 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 10-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/58, K. 2024/1120, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-58-e-2024-1120-k-2d3ec5475a58