İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/775 E. 2024/594 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/775
- Karar No
- 2024/594
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/775 Esas KARAR NO : 2024/594 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'nın Ankara'da ticari hacme sahip, birden çok şirketin ortağı pozisyonunda olan, kendi çevresinde ticari itibara sahip, oldukça iyi tanınan bir iş insanı olduğunu, davacı yapmış olduğu ticari işler gereği davalı şirketle tanıştığını ve davalı şirketin yöneticileriyle iletişim kurduğunu, davalı ticari hayatın getirisi olarak mali olarak güç duruma düşmesi neticesinde, davacıdan finansman desteği talep ettiğini, davalı tarafın bu talebinin davacı tarafından kabul gördüğünü ve davacı tarafından davalı ... A.Ş.'ye toplamda 880.000,00 USD olacak şekilde finansman sağladığını, davalı şirket yetkilisi ve davacının yardımcısı olan ... arasındaki maillerde davalı şirkete finansman sağlandığını, şöyle ki; 22.07.2020 tarihli mailde davalı şirket yetkilisi ... ...'nin "Size olan borçlarımız için krediye başvurduk. Paranızı bu şekilde vermeyi önerdik. Verdiğiniz 4.176.675 TL ( 719.983 USD) faizi ile anlaştığımız 880.000,00 USD olarak verebilmek için uğraşıyoruz" şeklindeki beyanı ile borcu açıkça ikrar etmekte olduğunu, yine aynı mailde " sizi garantiye almak için de protokolde 39.541.932 TL değerindeki şirketin %25 hissesini teminat olarak yazdık" şeklindeki beyanı ile davacıdan alınan borca karşılık şirketin %25'lik hissesini teminat olarak verdiğini, davalı ve davacı arasındaki mailler ve süre gelen ticari ilişki Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nun amir hükümlerine göre müvekkil finansman desteği olarak davalıya vermiş olduğu borcun faiziyle kendisine geri ödenmesi için talep ve dava hakkına haiz olduğunu davalı şirket tarafından borcun ödenmemesi sebebiyle dava şartı olan zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmış olup görüşmeleri kapsamında yapılan toplantı neticesinde de herhangi bir anlaşmaya iş bu sebeplerle davacı tarafından davalı şirkete sağlanan finansman desteğinin faizi birlikte davalıdan tahsiline, ödenmemesi durumda davalı şirketin %25 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesi ile Davalı Şirket'e 880.000 USD değerinde finansman desteği sağladığını, iddia ettiği bu finansman desteğinin faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini, söz konusu tutarın tahsil edilememesi halinde ise davalı Şirketin %25 hissesinin Davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ettiğini, Davacılar, tamamen kötü niyetle davalı Şirketten haksız kazanç ve yarar sağlama gayesi ile, asılsız iddialarla huzurunuzdaki işbu haksız davayı ikame ettiğini, davanın tamamen hayali bir dava olduğunu, Davacıların iddia ettikleri ödemeye ilişkin herhangi bir banka dekontu veya ödemeye ilişkin bir belgenin dosyada mevcut olmadığını davacıların işbu hayali davayı, davalı şirket ile ilgisi olmayan ve kim tarafından gönderildiği teyit edilemeyen yazışmalara, davalı şirketin imzasının bulunmadığı, hiçbir delil niteliğini haiz olmayan sözde borç protokolüne dayanarak ikame ettiklerini iş bu nedenlerle davacıların davayı ikame etmesinde hukuki yararı bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava şartı arabuluculuk tutanağının eksik olması nedeniyle davanın usulden reddine, alacağın belirlenebilir durumda olması nedeniyle, HMKnın 107. maddesinde belirtilen Belirsiz Alacak Davası açıldığı için dava şartı yokluğundan davanın esasa girilmeksizin bu yönden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, Davacıların HMK 107 uyarınca ileri sürdüğü 880.000.-USD alacak talebi üzerinden harcı ikmal etmesi ve başkaca alacak taleplerini var ise tek tek açıklaması ve her bir alacak kalemi için toplam tutar içinde ne kadar talepte bulunduğunun ve alacağının bildirmesinin istenilmesine ve bunun üzerinden harcı ikmal etmesine, davacılar arasında mecburi ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacılardan ... bakımından derdestlik itirazımızın kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davalı şirket ile davacılar arasında hukuken bir ilişki olmaması, herhangi bir alacak ve borç olmaması nedeniyle, davacıların yasal şartları oluşmayan alacak ve faiz talebi dahil olmak üzere tüm alacak taleplerinin ve davalı şirket hissesinin davacılar adına tescili talebi de dahil olmak üzere tümden reddine, usul ve esas yönünden hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, ... ...'ye HMK madde 61 vd. hükümlere göre işbu davanın ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; ticari ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili aksi kanaat halinde davalı şirketin %25 hissesinin davacı adına tescili istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 200.000,00-TL asıl alacak 79.817,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 279.817,80-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 01/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13/07/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. HMK 190. Maddesine göre; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Delil avansı, HMK’nın 324.maddesinde hükme bağlanmıştır. HMK’nın 324/2 maddesinde “taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmamasının sonuçları farklıdır. Bilirkişi ücreti delil avansı niteliğindedir. Belirtilen avansın yatırılmaması halinde belirtilen delilden vazgeçilmiş sayılır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkememizin 03/04/2024 tarihli 1 nolu celsesinde bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin meselenin çözümünün uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği, bu itibarla mahkememizce mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın reddine, 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 269,85-TL'den düşümü ile kalan 157,75-TL nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır