İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/681 E. 2024/625 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/681
- Karar No
- 2024/625
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/681 Esas KARAR NO : 2024/625 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/10/2023 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından 04.01.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... Mahallesi, ... Caddesi ile ... Sokak kesişimi .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, davalılar tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.354,88-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalılara ödeme emrinin gönderildiğini, davalıların ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalıların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde iş bu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi sebebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden madde gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalıların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarının ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini ve hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle davanın reddini, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu adreste kazı çalışması yapmadığını, davacının dosya kapsamına müvekkili şirketin belirtilen adreste kazı yaptığını ispatlar hiçbir delil sunmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında imzalanan "Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi" uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsatın ... tarafından temin edildiğini, dolasıyla müvekkili şirketin alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ve davacı Bedaş'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusurunun bulunduğunu, diğer bir ifadeyle davacı şirketin yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, davacının söz konusu kurallara hiçbir şekilde uymadığını ve haksız bir şekilde alacak tahakkuk ettirdiğini, yapılan her kazıda müvekkili şirket işçilerinin iş kazası tehlikesi yaşamaları nedeniyle asıl mağdur olan taraf müvekkili şirket iken davacı şirketin kötü niyetli ve haksız taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının davaya sebebiyet veren hasara ilişkin özellikle bu hasarın giderimi için ayrıca harcama yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; hasar mahallinde müvekkili şirketçe veya diğer davalı yüklenici şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, iddia edildiği gibi bir hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabının müvekkili şirket olmadığını, belirtilen tarihte ve anılan mahalde alt yapı çalışması yapan firmaya ait bilgilerin celbi için ilgili belediyeye müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirkete husumet yöneltileceğini kabul anlamına gelmemekle davacının etüt koordinasyon bedeli, montaj, araç ve işçilik bedellerini istemeyeceği hususunun yerleşmiş içtihat kararlarıyla kesinlik kazandığını, davacının hiçbir somut delile altyapı çalışmaları esnasında tesislerine zarar verildiğini iddia etse de dosyaya hiçbir somut delil sunamadığını, oysa ki hasarın meydana geliş şekli, kim tarafından hasar verildiği vs. hususların somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının icra takibinde hangi tarihten itibaren faiz istediğinin anlaşılmadığını, müvekkili şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcunun bulunmadığı gibi davacı tarafından da ihtarname gönderilmediğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: 1-.... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası, 2-... ne, ...'a, ... A.Ş.'ne ve ... Ltd. Şti'ne yazılan müzekkere cevapları, 3-Bilirkişi raporu, 4-Tarafların beyan ve dilekçeleri, 5-Tanık, İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında haksız fiilden kaynaklanan 3.165,04-TL hasar bedeli, 189,84-TL faiz olmak üzere toplam 3.354,88-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin borçlu ... şirketine 30/05/2022 tarihinde, diğer borçlu ...'a ise 31/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'un 03/05/2022 tarihinde, borçlu ... şirketinin ise 31/05/2022 tarihinde süresi içerisinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu görülmüştür. Mahkememizin 03/06/2024 tarihli duruşmasında tanık ... ...'ın dinlenildiği, tanık beyanında; "Ben davacı şirkette arıza teknisyeni olarak çalışırım, dava konusu kazının yapıldığını arıza bildirimi geldiği zaman olay yerine gittiğimizde gördük, ben ... ile birlikte olay yerine gitmiştim, gittiğimizde kazının yapıldığını ... adlı şirketin çalışanlarının orada kazı yaptığını gördüm, kazı ile kablolara zarar verilmişti, kazı yapılan yerin derinliğini hatırlamıyorum ancak bana göstermiş olduğunuz dava dilekçesine ekli şekilde olan fotoğrafları biz çekmiştik, kablonun tamiri için taşeron olan firmamız ... adlı şirket yapmıştı, biz bildirimde bulunduk, onlarda aynı gün geldi, kabloyu tamir ettiler, bu süreçte kendi elemanları ve kendi araçlarını kullandılar, bildiğim kadarıyla tüm malzemeleri ... kendisi temin eder, bunun ayrıca faturalandırılıp faturalandırılmadığını ben bilmem, tanıklık ücreti talebim vardır," şeklinde beyanda bulunmuştur. İnşaat Mühendisi ve Elektronik Mühendisi bilirkişinin 22/04/2024 tarihli raporunda özetle; davacı şirket tarafından sunulmuş olan “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, Altyapı Kazı Ruhsat Formu ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; davalı ... ve Yüklenicisi ... çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı ... A.Ş.’nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, hasarın meydana geldiği tarihte davalının (veya Yüklenicisinin) davaya konu kazı yapılan adreslerde Altyapı Kazı Ruhsatı almış olduğu, ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti’ne meydana gelen hasarda kusurlu olduğu, dosya münderecatındaki belgelerden; davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı somut bir durumun tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, davacının takip dosyaları ile davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme Bedeli, Montaj Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, Şebeke Yıpranma Bedeli kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, emsal Yargıtay kararlarında; özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından Montaj, Personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği, (4.Hukuk Dairesi 2015/10383 Esas, 2015/12692 Karar, 4.Hukuk Dairesi 2018/1089 Esas. 2018/5527 Karar) dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilecek olan tutarın 1.094,95 Asıl Alacak, 66,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.161,54 TL alacak talep edebileceği, Sayın Mahkemenizin takdiri, davacının, davalılardan hasar bedeli olarak malzeme ve montaj, kalemlerinin toplamı ve bu hasar bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedelini talep edebileceği yönünde olması durumunda; 2.965,05 TL asıl alacak, 180,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.145,36 TL talep edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalıların birlikte kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalılardan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Davalı ... şirketi ve davalı ... dava konusu hasarın meydana geldiği adreste kazı çalışması yapmadıklarını, davacının zarar meydana geldiğini iddia ettiği tüm kazılarda davacının ağır kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Davacı ise bu savunmayı kabul etmemiştir. ... Müdürlüğünün müzekkere cevabında ... Belediye Başkanlığı tarafından ... A.Ş.'ne ait "Telefon Abone Bağlantısı" için 05/01/2022 - 06/01/2022 tarihleri arasında ... AYBİS sayılı Altyapı Kazı Ruhsatının verildiğinin tespit edildiği görülmüştür. Dosya kapsamında incelendiğinde meydana gelen hasarda davacı şirkete ait alt yapı tesisatında teknik açıdan ilgili mevzuatlara aykırı bir durum olduğunu gösterir somut bir belge bulunamamıştır. Sunulan fotoğraflardan da kabloların yeterli derinlikte bulunduğu, aksinin ispat olunamadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, dava dışı şirket ile götürü şekilde düzenlenen bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda da hasarların onarımına ilişkin yüklenicisine ek ödeme yaptığına dair bir iddia veya ispat bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca malzeme ve şebeke yıpranma bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sabit olmadığı, diğer davalı ...'un akidi olan yüklenicisi davalı ... şirketinin üçüncü kişi davalıya verdiği zarardan adam çalıştırması hasebiyle müteselsil sorumluluğunun bulunduğu görülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı, haksız fiile dayalı olduğu gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kötü Niyet Tazminatı yönünden; kötüniyet tazminatı İİK. 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK.’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 1.094,95 TL asıl alacak, 66,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.161,54 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harç mahsup edilerek kalan 157,75-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 539,70-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.161,54-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.161,54-TL (red miktarı ve kabul miktarının aşılamayacağı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.045,25-TL yargılama gideri kabul durumuna göre takdiren oranlayarak (%34,62) 2.439,23-TL'lik kısmının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.200,00-TL'nin Kabul-red oranına (%34,62 kabul) göre 1.107,92-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen, 2.092,08-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır