İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/614 E. 2024/797 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/614
- Karar No
- 2024/797
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/614 Esas KARAR NO : 2024/797 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 24/01/2020 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu 24.01.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile Davalı ... A.Ş'ye arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandırıldığını ve diğer davalı borçlular iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, Kredi alacakları vadesinde ödenmediğinden borçlulara ... Noterliğinin 15.10.2019/... yev. nolu hesap kat ihtarı keşide edildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen borca ilişkin olarak davalı borçlular aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... D.İŞ. sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının alınmasını müteakip davalı borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı icra dosyasını üzerinden icra takibini başlatıldığını, 26.12.2019 tarihlinde icra takibine itiraz edildiğini akabinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davanın kabulü ile itirazın iptalini ve takibin devamına davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile : Müvekkillerin imzaladığı müşterek borçlu ve müteselsil kefalet sözleşmesi geçerli olmadığını, Kefalet özleşmesi yasa gereği yazılı yapılması ve kefalet tarihide belirtmek zorunda olduğunu, dosyaya sunulan kefalet sözleşmesine bakıldığında kefalet tarihinin belirtilmediği ve birçok kısmının boş bırakıldığını, kefalet için eş rızası da alınmadığını, bu doğrultuda Yargıtay kararlarının mevcut olduğundan kefalet sözleşmesinin geçersiz olacağından davanın reddinin gerekmekte olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça talep edilen 450.000,-EURO ve diğer gayri nakdi alacağın depo edilmesi yönündeki talebi de hukuki dayanaktan yoksun olup Bu yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2018/19- 689K.2018/1624K. Olduğunu, müvekkillerinin davacıya gerek geçersiz kefalet sözleşmesi nedeniyle gerekçede tarafların defter ve kayıtları gereğince hiçbir borcu olmadığını, ayrıca davacı tarafça aynı borçtan dolayı birden fazla icra takibi başlattığını, bu takiplerden biri .... İcra Müdürlüğünün 2019/...E. Sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin Paraya Çevrilmesi yoluyla takibi olduğunu, Yargıtay kararları gereğince aynı borçtan dolayı birden fazla takip yapılması hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalılar aleyhine yine .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyasından da başka bir takip başlatıldığını, davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatının da hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, her müvekkil aleyhine ayn ayrı icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafı ve her müvekkili lehine ayrı ayrı avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini" isteminde bulunmuştur. .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esaslı dosyası sureti dosyamız içerisine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 3.164,57-Tl asıl alacağa % 20,15 temerrüt faizi tutarı 104,36 Tl ve % 5 Gider Vergisi tutarı 5,22 Tl ile birlikte toplam 3.274,15.-Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 19.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 26.12.2019 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmış, itiraz dilekçesinde; "Dosya alacaklısının müvekkillerimden böyle bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkillerin aleyhine yapılmış olan takip ile ilgili borca işlenmiş faize, faiz oranına itiraz eder açılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini'' İtiraz ve talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra ; " asıl davanın kısmen kredi borcuna ilişkin alacak ispatlanamadığından reddine, Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E sayılı dosyasına yapılan itirazın nakti alacakla ilgili kısım kanıtlanamadığından reddine, 24 adet çek yaprağı için 48.720.-Tl nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında bloke edilmesine, 2 Adet teminat mektubu toplam tutarı 450.000.-Euronun davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında bloke edilmesine, Alacak likit olmadığından %20 icra inkar tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karar davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmiştir. ... Mahkemesinin ... Hukuk Dairesinin 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı 07/09/2023 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle ; " Dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. İtirazın iptali davasının görülebilme koşulu da takibe geçerli bir itirazın varlığının davanın devamı süresince bulunmasıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, istinaf incelemesi aşamasında davalılar vekili davaya konu icra dosyasına sunduğu dilekçeyle borcu, faizi, yetkiyi, faiz oranını ve borcun tüm fer’ilerini kabul ettiklerini; ödeme emrine itiraz etmediklerini, talep edilen alacağın gerçek ve mevcut bir alacak olduğunu beyan etmiş; bu durum da davacı vekili tarafından işbu dosyaya sunulmuştur. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 31/01/2023 ve 07/02/2023 tarihli dilekçeleri kapsamında özellikle davalılardan ... ... ve ... A.Ş.'nin konkordato kesin mühleti içinde oldukları da gözetilerek, istinaf incelemesi aşamasında ortaya çıkmış olan bu yeni durum karşısında hali hazırda geçerli bir itirazın bulunup bulunmadığının yerinde değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi hususunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. İşin esası ve tarafların istinaf başvuruları incelenmeksizin hükmün kaldırılmasına, davalılar vekilinin icra takip dosyasına sunduğu itiraza ve takibe ilişkin 22/12/2022 tarihli dilekçenin değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için, HMK 353(1)-a-4 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesi" gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Davacı alacaklı 12/02/2024 tarihli davanın konusuz kaldığına ilişkin beyan dilekçesi ile, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına 28/12/2022 tarihinde sunmuş oldukları dilekçe ile itirazdan vazgeçmiş (takibin kesinleştirilmesi talebi) olmaları sebebiyle huzurdaki davanın konusuz kalmış olduğunu, bu durumun icra müdürlüğü kararı ile de sabit olduğunu, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2022/... esas sayılı dosyasındaki karar ilamının incelendiğinde de gerekçede görüleceği üzere konkordato yönünden de engel bulunmadığını, açıklanan tüm bu sebeplerle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine ve dosyada arta kalan gider avansı ve dosyaya yatırılan harçların tarafına iadesini arz ve talep etmiştir. Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın iptalinin talip edildiği, yargılama devam ederken 28/12/2022 tarihinde borçlular tarafından icra takibine itiraz etmediklerini bildirdikleri, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, itirazın iptali davasının görülebilmesi için davanın devamı sırasında icra takibine itirazın bulunması gerektiği, buna göre somut olayda davalıların icra takibine itirazı bulunmadığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalılardan ... A.Ş ve ... ...’den alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 654,83-TL'nin davalılardan ... A.Ş ve ... ...’den alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 427,60-TL nin peşin alınan 54,40-TL den düşümü ile kalan 373,20-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 108,80TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.482,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 3.274,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır