İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/483 E. 2023/966 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/483
Karar No
2023/966
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/483 Esas KARAR NO : 2023/966 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/07/2023 KARAR TARİHİ : 11/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Ltd. Şti. ve dava dışı ... San. Tic. A.Ş.'nin şirket yetkilisi dava dışı ... ... olduğunu, dava dışı ... San. Tic. A.Ş‘nin acil nakit ihtiyacı nedeni ile finansal destek sağlanması amacıyla müvekkili Deniz Kemaloğlu ile dava dışı şirketler arasında 04.07.2014 tarihli borç alımı ve ödeme protokolü imzalandığını, şirket yetkilisi ... ...’in söz konusu protokol ile garantör olduğu borca karşılık olarak ... Ltd. Şti'nin ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/... Esas sayılı dosyasında bulunan alacağı davacı müvekkiline temlik edildiğini, davalı borçlu ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/... Esas sayılı dosyasından 26.07.2022 tarihinde yapılan kapak hesabı gereğince aynı tarihte icra dosyasına ödeme yaparak dosyayı infaz ettiğini, müvekkili, her ne kadar icra takip alacağını ... Noterliği'nin 09.07.2014 tarihli işlemi ile devir almışsa da temlik ile tüm haklar baştan itibaren müvekkiline geçtiğin, dolayısıyla icra takip tarihi ile ödemenin yapılmış olduğu tarih karşılaştırıldığında, ülkemizdeki enflasyonist ekonomik sistem dikkate alındığında yapılan ödemenin ve temerrüd faizinin müvekkilinin zararını karşılamaktan çok çok uzak olduğunun açık olduğunu, Anayasa Mahkemesinin kararında da açıkça belirtilmekte olduğu üzere müvekkilinin aşkın zararının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin munzam zararlarına ilişkin işbu davasını Anayasa Mahkemesi kararına ve bu karar gereğince oluşan içtihatları da dikkate almak suretiyle açtığını, munzam zarar Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere sepet formülüne göre hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin munzam/aşkın zararının icra takip tarihinden itibaren ödemenin yapıldığı tarih dikkate alınarak hesaplanarak belirlenmesi ve bulunacak tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini için işbu davayı açmak gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle müvekkilinin munzam/aşkın zararının icra takip tarihinden itibaren icra takip dosyasına yapılan ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanarak belirlenmesini, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklar saklı kalmak kaydı ile; HMK 107. maddesi gereğince tahkikat sonucunda alacağın değerinin belirlenmesi üzerine artırılmak kaydı ile şimdilik 50.000,00TL belirsiz alacak tutarının, paranın ödenmesi tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdakis dava görevli mahkemede açılmadığını, nitekim asliye ticaret mahkemelerinin mutlak görevli olduğu dava ve işler TTK'nın 4.maddesinde sınırlı bir şekilde sayılmış olup huzurdaki dava mutlak ticari dava kapsamında olmadığını, yine uyuşmazlığın nispi ticari dava kapsamında olması için her iki tarafın tacir olması ve söz konusu uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması şartları bir arada sağlanması gerektiğini, fakat bu koşul da gerçekleşmediğini, davacı tarafın tacir olmadığını, ayrıca davaya konu uyuşmazlığın davacının ticari işletmesini ilgilendiren bir uyuşmazlık da olmadığını, bu bağlamda öncelikle göreve yönelik itirazlarının kabulü ile Mahkemenizin görevsiz olması sebebiyle huzurdaki davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesini, davacının munzam zarara uğramış olduğu iddiasıyla ikame edilen işbu davası zamanaşımına uğradığını, davacı, temlik aldığı alacağın geç tahsil edildiğinden bahisle Borçlar Kanununun 122. maddesi uyarınca munzam zararlarının müvekkili şirketten tazminini talep etmişse de uğramış olduğu bir munzam zarar söz konusu olmadığını, alacaklının zararın varlığını ispatlaması gerektiğini, öncelikle görev yönünden huzurdaki davanın görev yönünden usulden reddini, aksi halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli davanın zamanaşımı defi de göz önünde bulundurularak esastan reddini, yargılama ve giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce .... ATM dosyası, ... İcra Müdürlüğü dosyaları, banka cevabi yazıları celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacının dava dışı ... İnşaat adlı şirketten temlik aldığı icra takibine bağlı alacak kapsamında davalının ödemede temerrüde düşüp düşmediği ve yapılan ödeme ile alacaklının temerrüt faizini aşan munzam zararı doğup doğmadığı ile miktarı ve davalıdan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı istemlerine ilişkindir. 6098 sayılı TBK.nın aşkın zararı düzenleyen 122. maddesinde “Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanun hükmünün açık lafzından da anlaşılacağı üzere, munzam zarar; borçlunun temerrütü nedeniyle uğranılmış olan ve temerrüt faizini aşması nedeniyle borçlu tarafından karşılanmayan zarardır. Alacaklı, temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararının borçludan tahsilini talep edebilir. Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan asıl alacağının varlığını, bu alacağın geç veya hiç ifa edilmemesinden dolayı temerrüt faizi ile karşılanmayan zararını, zarar ile borçlu temerrüdü arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmekle yükümlüdür. Diğer bir anlatımla fiilen uğranılan zararın somut veri ve belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Zira munzam zarar, alacaklının öz varlığından, ekonomik ve sosyal faaliyetlerinden, toplum içerisindeki statüsünden, başına gelen olaylardan kaynaklanan, somut olgular nedeniyle uğramış olduğu fiili zarardır (HGK'nın 31.10.2007 tarih ve 2007/11-668 E.-2007/798 K. ilamı). Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davacı ile dava dışı şirketler arasında 04/07/2014 tarihinde borç alımı ve ödeme protokolü imzalandığı, şirket yetkilisi ... ...'in söz konusu protokol ile garantör olduğu borca karşılık ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti'nin ... İcra Müdürlüğünün 2012/... Esas sayılı dosyasında davacıya temlik ettiği, temlikten sonra dava dışı ... Şirketi hesabına 17/11/2014 tarihinde 999.886,00USD gönderildiği, davalının icra takibine itirazı sonucu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/288 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/197 Esas, 2022/3635 Karar ve 28/06/2022 tarihli kararı ile mahkeme kararının onandığı, icra dosyasına 26/07/2022 tarihinde ödeme yapılarak dosyanın infaz edildiği görülmüştür. Davacı tarafından faizi aşan munzam zararının tazmini talep edilmiş ise de yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alındığında TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Davacının sadece yüksek enflasyon, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu hususları alacaklının faizi aşan zarar iddiasına ilişkin ispat yükünü ortadan kaldırmayacağı, davacının kendi duruma özgü şekilde somut olarak zararını ispat etmesi gerektiği, (Yargıtay HGK., 2021/11-938E., 2022/401K; Yargıtay 11.HD., 2019/101 E., 2022/7803K.,. Yargıtay 11. HD., 2021/4165E., 2022/8361K. Yargıtay 11.HD., 2021/4970 E. , 2022/8362 K.), davacının somut olarak gerçek zararını ispata yönelik delil sunmadığı, bunun yanında davacı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/288 Esas sayılı dosyası ile geçirilen safahat kapsamında davanın makul süreden fazla bir sürede sonuçlanması nedeniyle hak ettikleri tazminata geç ulaştıklarından bahisle munzam zarar isteğinde bulunsa da yargılamanın uzun sürmesi davalının sorumluluğunu gerektiren bir neden sayılamayacağından (İzmir BAM., 4.HD., 2018/2276E., 2019/153K. ve bu kararı onayan Yargıtay 4.HD., 2021/16775E., 2021/4920K.) bunun dışında somut bir zarar oluştuğunu gösteren delil de bulunmadığına göre, davacı yanca munzam zarar isteminin ispatlanamadığı, bahsi geçen AYM ihlal kararlarının dosyamız ile doğrudan örtüşen yanının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85-TL harcın, peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 584,03-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.11/12/2023 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/483, K. 2023/966, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-483-e-2023-966-k-7faba7a5d800