İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/434 E. 2024/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/434
- Karar No
- 2024/22
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/434 Esas KARAR NO :2024/22 DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:26/11/2018 KARAR TARİHİ:11/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında çeşitli tarihlerde Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve Ticari Taşık Kredisi ve Rehin Sözleşmelerinin imzalandığını ancak davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı şirkete .... Noterliğinin 27/08/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını, .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini ancak davalıların 28/09/2018 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıların itirazlarının yerinde olmadığını, yapılan itirazların hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı şirket tarafından icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini ancak bu itirazında yerinde olmadığını, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun şekilde tebligatın yapıldığı, davaya cevap verilmediği anlaşıldı. Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kaldırma; Mahkememizin 2018/... Esas ... Karar sayılı dosyası ile dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde "...Bilindiği üzere üzere, bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece, dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmek istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve ayrıca kayıt kabul davası açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Ancak, İİK'nın 193.maddesi uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilebilir ve İİK'nın 194.maddesi hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olan eldeki davaya da devam edilmesi gerekir. Diğer bir deyişle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipler borçlunun iflası ile durmayacağı ve düşmeyeceği (İİK 193/3)gibi bu takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davaları da borçlunun iflas etmesi ile durmaz. Somut olayda da, davacının davalı aleyhine davalıya ait rehin konusu taşınır malın paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı görülmekte olup bu durumda mahkemece, davaya devam edilerek itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, hatalı değerlendirme ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. " şeklinde karar verilmiştir..." Kaldırma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, tayin edilen gün,yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir. Kaldırma sonrası mahkememizin 28.12.2023 tarihli celsesinde "Takip talebinde alacak kalemleri kısmında 495.000,00-TL'yi geçen talep bulunmasına rağmen alacağın şimdilik 495.000,00-TL üzerinden kısmi olarak takibe konulduğu, buna göre takibe konulan ve bu nedenle de itirazın iptaline konu olan 495.000,00-TL'nin takip talebindeki hangi alacak kalemi için olduğu"na ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin bu hususta yazılı beyanda bulunmadığı 11.01.2024 tarihli celsede ".... nolu taksitli ticari kredi alacağı açısından itirazın iptali talebimiz bulunmaktadır." beyanında bulunduğu anlaşılmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ....İcra Dairesi'nin 2018/... esas sayılı takip dosyasında genel kredi sözleşmeleri nedeniyle ... plakalı ... marka araç rehni yapıldığı, menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapıldığı, toplam takip bedeli 871.459,60-TL ise de davacı vekilinin mahkememizin 11.01.2024 tarihli celsesinde beyan ettiği ... no.lu taksitli ticari kredi borcu yönünden 621.106,71-TL asıl alacak 34.267,16-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.713,36-TL BSMV olmak üzere 657.087,23-TL üzerinden şimdilik 495.000,00-TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 22/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 28/09/2018 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Davalı hakkındaki .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1010 esas sayılı dosyasında verilen iflas kararının kesinleştiği, dava konusu alacak miktarını aşacak şekilde alacağın sıra cetveline kaydedildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 193.maddesine göre iflasın açılması ile borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipler durur. İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer. Fakat rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilebilir ve satış bedeli 151.maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek, rehnin 185.maddeye göre satılmasını isteyebilir. İİK'nın "Hukuk davalarının tatili" başlıklı 194/1.maddesi ise, "(Değişik birinci fıkra: 9/11/1988 - 3494/40 md.) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz." hükmünü içermektedir. İİK'nın 193.maddesi uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilebilir ve İİK'nın 194.maddesi hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olan eldeki davaya da devam edilmesi gerekir. Diğer bir deyişle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipler borçlunun iflası ile durmayacağı ve düşmeyeceği (İİK 193/3)gibi bu takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davaları da borçlunun iflas etmesi ile durmaz. Davacının davalı aleyhine davalıya ait rehin konusu taşınır malın paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı görülmekte olup bu durumda mahkememizce, kaldırma ilamı doğrultusunda yeni esas alınarak yargılamaya devam edilmiştir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. GKS, ihtar, ihtarın tebliğine ilişkin evraklar, ticari defterler, ticaret sicil kaydı ve tüm dosya içeriği ile bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka defterleri usulüne uygun tutulmuş olup, sahibinin lehine delil olarak kullanılabilecek niteliği taşımaktadır. Taraflar arasında 04.11.2014, 14.03.2016, 30.06.2015 ve 31.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu alacağın dayanağı krediler, ... nolu taksitli ticari kredi, ... nolu ticari taşıt kredisi, ... nolu ticari kredili mevduat , ... nolu şirket kredi kartı kredilerdir. GKS gereğince düzenlenen hesap kat ihtarı 31.08.2018 tarihi itibariyle davalıya tebliğ edilmiş olup, verilen 7 günlük sürenin sonu olan 08.09.2018 tarihi itibariyle davalı temerrüde düşmüştür. Yetki itirazında bulunulmuş ise de GKS'de yetki şartının bulunduğu, yetki şartının gerçek kişi kefiller açısından da TTK 7. Maddedeki teselsül karinesi gereğince geçerli olduğu, buna göre yetki itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. GKS'nin temerrüde ilişkin maddesinde bankaca uygulanan faiz baz alınarak temerrüt faizinin belirlenmesi kararlaştırılmış olup; GKS'deki temerrüt faizi düzenlemesi açıkça (fiilen) uygulanan faizi baz almakta olup, hesaplama da buna göre yapılmıştır. KMH kredide temerrüt faizi oranın tespiti ise TCMB'nın 2006/1 ve 2013/8 sayılı tebliğleri doğrultusunda yapılmıştır. Şirket kredi kartı temerrüt faizi oranın tespiti ise TCMB'nın 2013/10 sayılı tebliği ile 2006/1 sayılı tebliğin 3. Maddesinden sonra eklenen 3/A maddesi doğrultusunda yapılmıştır. Kök rapor ve sonuç miktar açısından da kaldırma kararı öncesi esasımızla alınan ek bilirkişi raporunda tam detayı olduğu üzere bilirkişi tarafından hesap kat tarihinde, takip tarihinde ve hukuki menfaatin tespiti açısından dava tarihinde asıl alacak ve temerrüt tarihi ve temerrüt faiz oranına göre fer'ileri hesaplanmıştır. Tüm bu nedenlerle; davalının ... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı takip dosyasında; icra dairesine yetkisine itirazın iptaline, takip talebinde alacak kalemleri daha çok olsa da yine takip talebinde neticede takibe konulan miktar sadece 495.000,00-TL olmakla, davacı tarafın son celsedeki beyanı doğrultusunda ... numaralı taksitli kredi yönünden 495.000,00-TL üzerinden itirazın iptaline, işleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %84 temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalının ... İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı takip dosyasında ; a) İcra dairesine yetkisine itirazın iptaline, b) ... numaralı taksitli kredi yönünden 495.000,00-TL üzerinden itirazın iptaline, İşleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek %84 temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla devamına, 2- 495.000,00-TL'nin %20'si olan 99.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 33.813,45-TL ilam harcından peşin alınan 5.978,37-TL'nin mahsubu ile bakiye 27.835,08-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 5.978,37-TL peşin harç ve 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.014,27-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 75.300,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.607,10-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.11/01/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır