İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/156 E. 2024/772 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/156
- Karar No
- 2024/772
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/156 Esas KARAR NO : 2024/772 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 07/03/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü 2021/...E sayılı dosyasıyla adi takibe dayalı icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini vaki icra takip işleminden şirket yetkilisi ... ...’na haciz ihbarnamesi tebliğ netice haberdar olunduğunu, davalı şirket ile davacı arasında hiç bir ticari alışverişi ya da hizmet alım gerçekleşmediğini, davalı şirket ile haciz ihbarnamesi tebliğ sonrasında iletişime geçildiğin alacak konusu hakkında bilgi istendiğini, davalı şirket tarafından e-posta yoluyla İcra Müdürlüğünün dosyasına sunulan tablo gönderildiğini, tabloda ne gibi bir hizmet verildiğine açıklama bulunmadığını, davalı tarafından başlatılan icra takibi ve iddia edilen alacak ile müvekkili şirketin hiç bir ilgisi bulunmadığını, Beyan ederek; davanın kabulü ile müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü 2021/...E. sayılı dosya kapsamında borcu olmadığının tespitine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına; karar verilmesinin talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı dava dilekçesinde icra takip işleminden şirket yetkilisi ... ...’na haciz ihtarnamesi tebliğ neticesinde haberdar olduğunu belirtmiş ise de davacı şirket icra takibinin başlangıç işlemi olan ödeme icra emrinin tebliğ ile icra takibinden haberdar olduğunu, müvekkili şirketin, dava dışı Çin Menşeli ... şirketi tarafından davacı ... Ltd. Şti.'ne gönderilmek üzere müvekkili şirketten taşıma hizmetinin gerçekleştirilmesinin talep edildiğini, taşıma hizmeti verilmeden önce davacı şirket taşıma ücretini alıcı olarak ödemeyi kabul ettiğini, dilekçe ekinde sunulan konşimentoda da açıkça görüleceği üzere konşimentodaki “ ... (Alıcıya Fatura)” kısmına alıcı yani davacı şirketin paylaşmış olduğu abone numarasının yazıldığını, ilgili konşimento, hem gönderi hem de alıcı firma (davacı şirket) tarafından imzalanmış olduğunu, müvekkil şirketin hak kazandığı taşıma ücretinin alıcı tarafından ödeneceği hususunda uzlaşma sağlandığını, davacı şirketin bilgi ve anlaşması dahilinde olduğu üzere verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin, davalı borçludan 2.444,72TL tutarında alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu davacı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcunun doğduğunu, ancak davacının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davacı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, dava konusu faturanın davalıya tebliğ edildiğini, fatura teslim belgesi ile sabit olmasına rağmen; davacı tarafça işbu faturalara itiraz dahi edilmediğinden faturaların kesinleştiğini, müvekkili şirket tarafından taşıma hizmeti verildiğine ilişkin faturalar; 18.08.2020 tarih ... nolu 935,65-TL bedelli fatura, 02.09.2020 tarih ... nolu 917.70-TL bedelli fatura, 26.08.2020 tarih ... nolu 237,78-TL bedelli fatura, 19.08.2020 tarih ... nolu 170,43-TL bedelli fatura, 29.07.2020 tarih ... nolu 93,01-TL bedelli fatura, 10.07.2020 tarih ... nolu 90,15-TL bedelli fatura, davalıya teslim edildiğini, beyan ederek; davanın reddine, %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep etmiştir. Dava, icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. İİK. 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davasında, ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 2.444,72-TL alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 27/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun borca itiraz etmediği, icra takibinin kesinleştiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 17.10.2023 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davalının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının sürelerinde alındığı, envanter defterlerinin süresinde noter tasdiklerinin yapıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacının ibraz olunan 2020 yılı ticari defterlerinden envanter defteri sunulmadığından sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, Davacının ticari defterlerine göre davacının davalıya borç/alacağı olmadığı, davacının menfi tespit talebine konu .... İcra Müdürlüğü 2021/...E. Sayılı dosyası ile talep olunan davalı alacağını oluşturan davalı faturalarının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davalının ticari defterlerinde göre ... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas Sayılı dosyası 09.07.2021 takip tarihi itibariyle davalının 2.444,72TL davacıdan kayden alacaklı göründüğü, Dar anlamda TTK 21/2 yönünden yasal süresi içinde itiraza uğramayan davalı faturalarının davacı aleyhine borç doğurduğu, Fatura içeriği taşıma /lojistik hizmetin gönderileni davacıdır, göndereni ise dava dışı Çin firmasıdır. Bu nedenle, davalının asıl navlun borçlusu gönderen olup; gönderilenden dava ve talep edilebilmesi için bu yönde bir akdi üstlenmesi sabit olması gerektiği, Davacının dayanak faturalara konu yükleri teslim almış olmasının taşıma bedelinden sorumlu olduğu şeklinde yorumlanamayacağı, Yükü teslim etmeden ve hapsi hakkı baskısı altında taşıma bedellerini tahsil imkanı varken bunun kullanılmaması ve davacıdan daha sonra navlun talep edilmesinin sözleşmenin nispiliği ilkesine uymadığının değerlendirildiği, Davacı yan kayıtlarında yer almayan dayanak faturalardan davalının alacaklı olmayacağının değerlendirildiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim. Bilirkişinin düzenlediği 12.09.2024 tarihli 5 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Sayın mahkeme ek görevlendirmesi ile yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, kök raporda belirtildiği üzere tek taraflı olarak davacının taşıma bedelinden sorumlu olacağı yönünde ihracatçı ve taşıyıcının anlaşmasının davacı-ithalatçı için bağlayıcı olmayacağı, davacının ve yetkili temsilcisinin gönderileri taşımaya alındığı taşıma evrakında taşıma bedelinden sorumlu olduğu yazdığı ve davacının buna göre yükü teslim aldığı, taşıma işi ve sözleşme ile ilgili değerlendirmelerin soyut, dosya kapsamı delillere temas etmeden sehven delillerin içerik incelenmesi yapılmadan yapıldığı anlaşılmakla, itirazlardan esas itibarı ile davalı yanca ileri sürülen davacının taşıma senetlerine göre taşıma bedelinden sorumlu olduğu itirazının yerinde olduğu, davacının kendisi ve şirket yetkilisi için akdedilen çerçeve sözleşme kapsamında kendi müşteri numarası ve bilgileri ile yapılan taşımalarda yük teslimi sonrası taşıma bedelinden sorumlu olacağının değerlendirildiği, taşıma ve sevk evrakı ile çerçeve sözleşme birlikte değerlendirildiğinde gerek davacı gerekse dava dışı ... ... için yapılan taşımalarda düzenlenen faturalardan davacı yanın sorumlu olduğu, davacının usulüne uygun tanzim edilen ticari defterlerine itibar edilerek 2.444,72 TL alacaklı olduğunun değerlendirildiği, ek sonuçlarına varılmıştır. Takdir ve değerlendirmesi ile meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşıma hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, taraflar arasında taşıma hizmetinin verilmesine ilişkin anlaşma bulunup bulunmadığı, davalının taşıma hizmeti verip vermediği noktasında uyuşmazlığın düğümlendiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde tarafların ticari defter kayıtlarının düzenli, yasalara ve muhasebe tekniğine uygun olarak, zamanında işlenmiş olduğu, ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği anlaşıldığından delil vasfına haiz olduğu, davaya konu alacağın davacının kayıtlarında bulunmadığı, ancak davalı kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacının e-fatura yükümlüsü olduğu, davaya konu faturaların e tebliğ olarak davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle davacı aleyhine borç doğurduğu, davaya konu taşıma senetlerinin incelenmesinde alıcı ödemeli taşıma olduğu, taşıma ilişkisinde de alıcının davacı olduğu, davacının da ithalatçı sıfatı ile bu taşıma evrakına göre yürütülen taşımalarda yükü kabul ettiği, taşıma evrakında taşıma bedelinin alıcının ödeyeceği notu ile yapılan taşımaların yapıldığı ve gönderilen olarak gerek davacı ve gerekse davacının yetkili temsilcisi olan ... ... adına teslim ile tamamlandığının değerlendirildiği, her ne kadar davacı tarafından şirket yetkilisinin ... ... olduğu belirtilmiş ise de şirketin önceki yetkilisinin ... ... olduğu, davacının yetkilisinin ... ... olduğu yönünde karşı tarafta haklı güven oluşturduğu kanaatine varıldığından davaya konu taşıma işleminde teslimin davacıya yapıldığının kabulü gerekir. Sonuç olarak bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere taşıma ve sevk evrakı ile çerçeve sözleşme birlikte değerlendirildiğinde gerek davacı gerekse dava dışı ... ... için yapılan taşımalarda düzenlenen faturalardan davacı yanın sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 179,90-TL den düşümü ile kalan 247,70-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 2.444,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır