İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/154 E. 2024/870 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/154
Karar No
2024/870
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/154 Esas KARAR NO : 2024/870 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2023 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı ...'ın, 9 Kasım 2016 tarihinden bu yana ... Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nde %49 oranında pay sahibi sıfatını haiz hak sahibi olarak yer aldığını, ... sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olup, iştigal konusu genetik laboratuvarlarında modern genetik uygulamaları ile tüm genetik hastalıkların teşhisi ve tedavisine yönelik Prenatal (doğum öncesi) ve Postnatal (doğum sonrası) genetik testler yapılması olduğunu, davacı müvekkil ... ...'e ortak olduğu günden itibaren şirketin mali durumunun yetersiz kaldığı durumlarda faaliyetlerin sekteye uğramaması ve şirkete tıbbi cihaz alınması amacıyla ...'e yıllara (2017-2021 arasında) sari olarak toplamda 359.781,00- TL tutarında borç verdiğini, ... finansal kayıt ve ticari defterlerinden de açıkça görüleceği üzere müvekkilinin 2021 yıl sonu itibariyle şirketten 359.781,00-TL alacaklı hale geldiğini, bu hususun davalı şirkete ait banka kayıtları ve finansal tablolardan da açıkça görülebileceğini, gelinen aşamada ...'in diğer ortakları ve münferiden yetkili müdürleri tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun emredici hükümlerine ve dürüst resim ilkesine aykırı hareket edilmekte ve müvekkilin ortaklıktan kaynaklanan haklarının ihlal edildiğini, bu hususta tarafımızca birçok dava ikame edilmiş olup, bu davaların derdest olduğunu, “İzah edilen nedenlerle, müvekkilinin Şirket'ten alacağını talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu kapsamda tarafınca ...'e ihtarname gönderilerek bahse konu tutarın ödenmesi talep edilmişse de bu ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, İhtarnamenin davalı şirkete 09.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup tebliğ şerhinin ekte ibraz edilmekte olduğunu, 14.11.2022 tarihinde ise tarafınca .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak davalı borçlu şirkete ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emrinin 25.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı vekilleri tarafından ise 30.11.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz edilerek icra takibi durdurduğunu, nihayetinde tarafınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, ancak sürecin anlaşamama ile sonuçlanmış olup, huzurdaki davanın açılmasının zorunluluğu doğmuş olduğunu, müvekkilin pay sahibi olarak ...'e ihtiyaç halinde ve her talep edildiğinde borç verdiğini ve bu tutarların ... finansal tablolarında ve ticari defterlerinde “ortak alacağı” olarak kaydedildiğini, ancak müvekkilin alacağının, talep edilmesine rağmen hiçbir sebep ileri sürülmeksizin davalı şirket tarafından ödenmediğini, dolayısıyla ticari defter ve kayıt düzeni ile de ihtilafsız ve sabit olan davaya konu alacağın ödenmemesi ve icra takibine haksız ve dayanaksız şekilde itiraz edilmesinin kötü niyetli olduğu kanaatinde olduğunu, bu nedenle 2002 sayılı İİK m. 67/2 gereği, %20'den az olmamak koşuluyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sonuç olarak; tarafınca gönderilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı İcra takibine ve ödeme emrine karşı yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal temerrüt faizi ve diğer fer 'ileri ile takibin devamına, davalı borçlunun kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görüldü. Dava, davacı tarafın ortağı olduğu şirkete verdiği borçların tahsiline ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 359.781,00-TL asıl alacak 266,14-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 360.047,14-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 25/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/11/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 15/02/2024 tarihli 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı tarafın, davalıdan alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile .... İcra dairesinin 2022/... E. dosya numarası ile 16.11.2022 tarihinde 359.781,00-TL asıl alacak, ve 266,14.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 360.047,14.-TL üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiği; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiği, Davalı Şirketin İbraz Edilen Ticari Defterler Üzerinde İnceleme de davalının ortağı olduğu davalı şirketin sürekli olarak borç verdiği icra takip tarihi itibariyle davacıya 385.945,98.-TL borcu olduğunun tespit edildiği, Somut olayda, davacının, ödüncün geri verilmesine yönelik talebini bildirdiği ihtarnamenin, ödünç alana, 09.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği; bu tarihten itibaren başlayacak altı haftalık ödeme süresinin 21.12.2022 tarihinde dolduğu; ödünç verme borcunun bu tarih itibariyle muaccel hale geleceği; davaya konu icra takibinin ise 16.11.2022 tarihinde, borç henüz muaccel hale gelmeden başlatıldığı, İbraz edilen bilgi ve belgelere göre davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2022/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde, davalının icra dosyasına yaptığı 359.781,00 -TL tutar kadar itirazın ispata muhtaç olduğu, TL olduğu; 21.12.2022 tarihinden itibaren davacı alacağına yasal faiz yürütülmesi gerektiği, Tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra - inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 30/09/2024 tarihli 3 sayfadan ibaret Ek raporunda özetle; Dava dosyasının, delillerin, tarafların kök rapora karşı beyan ve itirazlarının birlikte incelendiğinde, taraf itirazlarının, kök rapordaki tespit ve kanaatlerinin değiştirilmesini gerektirecek nitelikte olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafından ortağı olduğu davalı şirkete borç verdiğinden bahisle verilen borcun tahsili talep ettiği, davalının ise davaya cevap vermeyerek dava dilekçesinde belirtilen tüm hususları inkar etmiştir. Mahkememizce davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında inceleme yaptırılmış, buna göre davalının ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğundan ticari defterlerinin delil vasfı taşıdığı, davacının ortağı olduğu davalı şirket sürekli olarak borç verdiği, takip tarihi itibariyle davacıya 385.945,98.-TL borcu olduğu tespit edilmiş ancak taleple bağlı kalınarak icra takibinde belirtilen 359.781,00 TL asıl alacak yönünden icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir. Her ne kadar davacı icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş ise de; Taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi, Borçlar Kanunundaki tüketim ödüncü sözleşmesi olarak adlandırılmıştır. Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir. Ödüncün geri verilmesi konusunda, belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Somut olayda, davacının, ödüncün geri verilmesine yönelik talebini bildirdiği ihtarname, ödünç alana, 09.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tarihten itibaren başlayacak altı haftalık ödeme süresi ise 21.12.2022 tarihinde dolmaktadır. Ödünç verme borcu bu tarih itibariyle muaccel hale gelecektir. Bu nedenle davacı alacağına icra takibinden sonra yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden faize ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 359.781,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 71.956,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 24.576,64-TL nin peşin alınan 4.348,47-TL den düşümü ile kalan 20.228,17-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 4.528,37-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 10.222,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 10.214,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 55.967,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 266,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/154, K. 2024/870, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-154-e-2024-870-k-8d5757f26f3d