İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/508 E. 2024/508 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/508
- Karar No
- 2024/508
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/508 Esas KARAR NO : 2024/508 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2016 KARAR TARİHİ : 10/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile yaptığı 04/09/2014 günlü teklife binaen sözlü olarak akdedilmiş eser sözleşmesi uyarınca davalıya ait ... Cd. No: .../İSTANBUL adresindeki otel binasının mekanik tesisat, sıhhi tesisat, yangın tesisatı ile kazan ve doğalgaz tesisatı işlerini yaptığını iş bedelinin KDV dahil 283.139,46-TL olduğunu, teklif metni ile teklife dair iş ve işlem listelerini yazı ekinde sunduklarını sözleşme uyarınca ödeme olarak inşaası tamamlanmak üzere olan Kağıthanedeki bir binanın bir adet dairesinin kendilerine devredileceğini ve bunun 220.000,00-TL olarak borçtan düşüleceğini bakiye kısmının ise %20'sinin peşin kalanın %40'nın 60 günlük çek ile ve diğer kalanın da iş bitiminde nakit olarak ödeneceğini ancak kendilerine hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, dairede teslim edilmediğini belirterek iş bedeli 283.139,46-TL'nin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; teklif bedelinin yüksek olması nedeniyle müvekkili tarafından mutabık kalınmadığını, yazılı bir sözleşme ya da icap kabul bulunmadığını, teklifin kabul edilmemesi sonrası davacı ile aynı grupta bulunan ... Limited Şirketine klima ve iklimdirme için verildiğini, ayrıca davalının otel inşaatı yapması ve diğer inşaat işlerinde de referans olması nedeniyle KDV dahil bedelin 246.208,23-TL olarak kararlaştırıldığını, iddiaların aksine karşı tarafa herhangi bir daire verme taahhütünde bulunulmadığını, faturaların karşı tarafa iade edildiğini, yine ... Firması tarafından işin bitirilme tarihinin 30/10/2014 tarihi olarak kararlaştırılmasına rağmen işe başlanmadığını bu nedenle sözleşmeden dönüldüğünü, ayrıca davacının iddia ettiği bir kısım işlerin başkalarına yaptırdıklarını belirterek asıl davanın reddini savunmuş olup, karşı dava ile otelin bitirilmemesi nedeniyle kiraya verilememesinden ötürü şimdilik 1.000,00-TL kazanç kaybını vade tarihi 30/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLER 1-Bilirkişi Raporları 2- ... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyası. 3-Keşif BOZMA: Mahkememizden verilen 26/06/2019 tarih ve 2016/... Esas 2019/... sayılı kararı ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarih ve 2019/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2019/... Esas 2022/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; ''Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.09.2018 tarihli raporda, " 3- 8+1 kat üzerine otel olarak inşa edilmiş binada, içerisinde banyo WC dahil otel odası olarak projelendirilmiş 77 ayrı bağımsız bölümün 42 tanesi açık ve kilitsiz olarak görülerek ve incelenebilmiş olup, diğer 35 tanesinin kilitli olduğu görülerek, kilitli olanların banyo-wc bölümlerindeki sıhhi tesisatı ve vitrifiye ürünleri montajı incelemesi yapılamadığı " belirtilmiştir. Buna göre, mahkeme tarafından yapılan keşif incelemesi sırasında binadaki odaların kilitli olması sebebiyle dava konusu yapılan işlerin bir kısmında inceleme yapılmadan rapor tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dava konusu yapılan işlerin tümünün yerinde görülmesi ve bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda, asıl dava yönünden bilirkişi raporu denetime uygun olmadığından, mahallinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi kurulu tarafından dava konusu işlerin tümünün incelenmesi ve rapor düzenlenmesi; mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Davalı tarafından karşı dava ile, davacı yüklenicinin otel inşaatının bitirilmemesi sebebiyle binanın kiraya verilememesinden ötürü zararların tahsili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybının vade tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile karşı davalıdan tahsili talep edilmiş; ancak, karşı dava açılırken karşı davacı vekili tarafından harç yatırılmamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/4 maddesi uyarınca, karşı davacı tarafından yatırılmayan harçlar yönünden Kanun'un 30. Maddesi gereğince işlem yapılması gerekmektedir. Harçlar Kanunu'nun 30. Maddesine göre, harcın eksik yatırılması veya yatırılmaması halinde, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunarak, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcının davacı tarafa tamamlattırılması gerekmektedir. Buna rağmen harcın tamamlanmaması halinde ise davaya devam olunmayacaktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Mahkemece, eksik harcın tamamlanması için yukarıda değinilen şekilde usuli işlem yapılmaksızın ve harcı tamamlanmadığı halde yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalı olmuştur'' şeklinde karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 14/03/2023 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında ihtilafa neden olan ve eser sözleşmesi ile yapıldığı anlaşılan işlerin yapıldığı, davalı OTEL binasına gidilerek, yapılan inceleme ve araştırmalarda; Taahhüt edilen mekanik ve elektrik olarak, tüm teknik konuların yerine getirilmiş olduğu, Davacı tarafından düzenlenen faturalar kapsamında söz konusu imalatların yapıldığına dair işe başlama, hakkediş belgeleri, kabul veya mutabakat tutanaklarının mevcut olmadığı, aynı şekilde yapılan imalatların ayıplı olup olmadığı hususunda tespitlerin mevcut olmadığı, yapılan işlerin kapsamındaki ünitelerin devrede ve çalışır durumda oldukları, fiyatlandırma, süre ve ödemeler konularında, yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı, işin zaman aşımının ne kadar olduğu ve nedenlerinin somut olarak açıklanamadığı bildirilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 09/12/2023 tarihli raporda özetle; Tanzim olunması talep edilen rapor formatı ve içeriğinin; Teknik olarak, Mali olarak, İdari olarak, yapılması gereken yorum ve değerlendirmelerin yapılamamış olması, kök raporda dosyada bulunmadığı ifade olunan bilgi ve belgelerin Heyetimizce taraflardan talep edilmesine rağmen, dosyaya sunulmamış olduğundan kaynaklanmış olduğu, taraf vekillerinin dosyaya sundukları dilekçedeki dayanakdan yoksun ifade, iddia ve itirazların değerlendirilmesi sonucu kök raporumzudaki değerlendirmemizin değişmediği, hükme esas alınacak nitelikte bilimsel kriterlere haiz bir raporun tanzimi için kök raporda açıkça olmadıkları belirtilen belgelerin temini ile mümkün olabileceği bildirilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/06/2024 tarihli raporda özetle; . Hukukumuza hâkim olan sözleşme serbestisi ilkesi gereğince, kanunda aksi öngörülmedikçe, geçerli bir sözleşmenin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Ancak kanun koyucu sözleşmeden doğan alacakların ispatı için ise aynı kuralı benimsememiş ve HMK m. 200'de belli bir miktarın üzerinde olan alacakların ancak senet ile ispat edilebileceğini düzenlemiştir. Dava konusu alacak miktarının ise bu sınırın üstünde olduğu açıktır (davanın açıldığı tarihte ispata ilişkin söz konusu sınır 2.500 TL'dir). Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde tarafımıza teslim edilen dava dosyasında taraflarca imzalanmış bir sözleşme metni bulunmamaktadır. Bununla birlikte davalı / karşı davacı ... taraflar arasında 246.208,23 TL tutarında bir sözleşmenin kurulduğunu kabul etmekte, ancak bu bedele KDV'nin dahil olduğunu ve bu bedelin karşı tarafın iddia ettiği gibi 468.996 TL'ye yenilenmediğini ileri sürmektedir. Sözleşme bedelinin 468.996 TL'ye revize edildiğini iddia eden davacı / karşı davalı Isısan dosyaya buna ilişkin bir yazılı delil / senet veya iş sahibinden sadır bir yazılı delil başlangıcı sunmamıştır. Bu nedenle söz konusu iddianın ispat edildiğinin kabulü fikrimizce mümkün değildir. Buna karşılık, davalı / karşı davacı ...'in ikrarı ile birlikte taraflar arasında 246.208,23 TL tutarında bir sözleşmenin kurulduğu sonucuna varılmaktadır. Bu bedelin KDV dahil mi yoksa KDV hariç bir bedel mi olduğuna ilişkin olarak ise yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca taraflarca anlaşılmış olan bedel, KDV dahil bedel olarak kabul edilmelidir. Bunun aksi ancak taraflarca sözleşmede bunun aksinin kararlaştırılması durumunda mümkündür. Huzurdaki uyuşmazlıkta da taraflar arasında bu tür bir sözleşme hükmü bulunmadığından veya bulunsa dahi bu ispatlanmadığından, söz konusu bedelin KDV dahil olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. * Huzurdaki uyuşmazlığın temelini teşkil eden hususlardan biri de yüklenici (davacı / karşı davalı) Isısan tarafından ayıp / eksik ifa yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Davalı / karşı davacı taraf, yüklenici ... tarafından sözleşmede kararlaştıran tesisat işinin tamamlanmadığını, yarım kalan bu işlerin daha sonra kendileri tarafından dava dışı üçüncü kişilere tamamlattırıldığını iddia etmektedir. Dosyada mevcut olan teknik bilirkişi incelemelerinden hali hazırda sözleşme konusu otelde herhangi bir eksik işin bulunmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin de konuya ilişkin bir kararında ifade etmiş olduğu üzere; “...kural olarak bitmiş olan işin yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin kabulü gerekir. Buna göre teslimden sonra eksik işlerin varlığı ve kendisi tarafından tamamlandığını ispat yükü iş sahibine aittir. Ancak teslimin eksik yapıldığının delil tespiti, tutanak gibi yasal delillerle ispatlanması halinde kanıtlanan eksiklerin giderildiğini ispat yükü yükleniciye geçecektir. Somut olayda, yukarıda da ifade ettiğimiz üzere, yapılan teknik bilirkişi incelemesi sonucunda herhangi bir eksik ifa tespit edilmemiştir. Bu durumda ifanın eksik gerçekleştirildiğini ispat yükünün iş sahibi olan (davalı / karşı davacı) ... üzerinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Dosya muhtevası incelendiğinde ise iş sahibi ...'in ifanın eksik gerçekleştirildiğine dair tanık beyanlarına dayandığı ve eksik işin üçüncü kişilere yaptırıldığına dair birtakım faturalar sunduğu görülmüştür. Fakat 6/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda, “bu faturaların (davalı / karşı davacının) ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak dava dışı üçüncü kişilere yaptırdığı iddiasına ilişkin herhangi bir ödemeye ticari defterlerinde rastlanmamıştır” şeklinde bir tespitte yer verilmiştir (bkz. raporun 10 sayfası). Yine tanık olarak dinletilen kişilerin de işin yaptırıldığı iddia edilen (ancak bilirkişi incelemesi sonucunda ticari defterlerden kendilerine herhangi bir ödeme yapıldığı tespit edilemeyen) dava dışı kişiler olduğu dosya muhtevasından anlaşılmaktadır. Bu durumda eksik işe dair ispat yüklü üzerinde olan davalı / karşı davacı ... tarafından, ilgili iddianın ispat edilip edilmediğine dair takdir tümüyle Sayın Mahkeme'de olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava asıl dava yönünden İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası karşı dava yönünden ise geçikmiş ifa nedeni ile mahrum kalınan karın tazminatına ilişkin alacak davasıdır. Uyuşmazlığın, asıl ve karşı dava yönünden davacı karşı davalı yüklenici tarafın sözleşmede kararlaştırılan işi sözleşeme ve eki olan şartnameye uygun olarak imal edip davalı karşı davacıya teslim edip karşı edim olan ücreti hak edep etmediği ve üslenilen işin bedelinin ne kadar olduğu ile karşı dava yönünden ise davacı yüklenicinin üstlenmiş olduğu işin eksik ve gecikmiş ifası nedeni ile mahrum kaldığı kar bulunup bulunmadığı kalınan kar mahrumiyeti var ise miktarının ne kadar olduğu konularında toplandığı anlaşıldı. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince davacı karşı davalı yüklenicinin davalı tarafa düzenlediği faturadan kaynaklı davacı karşı davalı alacaklı tarafından davalı karşı davalı borçlu aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz neticesinde mahkememizin 2016/... Esas 2019/... Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde mahkeme asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar vermiş, davalı karşı davalının kararı istinaf etmesi neticesinde ... BAM ... Hukuk Dairesinin 2019/... Esas 2022/... Karar sayılı ilamındaki " Mahallinde yapılan keşifte dava konusu yapılan işlerin tümünün yerinde görülmesi ve bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi gerekmektedir. Bu durumda, asıl dava yönünden bilirkişi raporu denetime uygun olmadığından, mahallinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi kurulu tarafından dava konusu işlerin tümünün incelenmesi ve rapor düzenlenmesi; mahkemece tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Davalı tarafından karşı dava ile, davacı yüklenicinin otel inşaatının bitirilmemesi sebebiyle binanın kiraya verilememesinden ötürü zararların tahsili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybının vade tarihi olan 30.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile karşı davalıdan tahsili talep edilmiş; ancak, karşı dava açılırken karşı davacı vekili tarafından harç yatırılmamıştır." diyerek eksik inceleme ve harç eksikliği gerekçesi ile verilen kaldırma kararı neticesinde dosya yeniden esasa kaydı yapılarak yapılan yargılama neticesinde, kaldırma kararı gerekçesindeki eksikliğin giderilmesi için bilirkişi heyeti ile birlikte yeniden keşif yapılmış, karşı dava yönünden davanın ıslahı için karşı davacıya süre verilerek ıslah harcının tamamlatılmış yapılan keşifteki tespitler gözetilerek ve diğer eksik hususların da giderilmesi için dosya keşifte refakate alınan bilirkişiler ile sonradan heyete dahil edilen hukukçu bilirkişisinin oluşturduğu bilirkişi heyetine tevdi edilerek kaldırma gerekçeleri gözetilerek yenden rapor alınmış bilirkişinin dosyaya sunduğu ek ve 11/06/2024 tarihli ikinci ek raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava ve karşı dava ile cevap dilekçeleri ile taraflar arasındaki sözleşme, karşılıklı düzenlenen ihtarnameler ve faturalar ile kaldırma kararı ve kaldırma kararı sonrasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davalı karşı davacının sahip olduğu otelin mekanik tesisat işlerinin imali için taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı ve işin bedelinin taraflarca belirlendiği uyuşmazlık dışıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı karşı davalı yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi, sözleşeme ve eki olan teknik şartlara uygun olarak imal edip teslimini gerçekleştirip gerçekleştirmediği ile sözleşme ile kararlaştırılan ücrete KDV'nin dahil olup olmadığı noktasındadır. Mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi heyet raporundaki teknik bilirkişin yapmış oldukları incelemelerde, taraflar arsındaki eser sözleşmesinde belirtilen ve davalı karşı davacı tarafa ait otelde yapılması kararlaştırılan teknik işlerin yapılarak yerine getirildiği ancak söz konusu işlerin davacı karşı davalı tarafından yerine getirildiğine dair hak ediş veya benzeri bir belgenin bulunmadığı yönünde tespitte bulundukları görülmüştür. Davacı yüklenici üslendiği işin imalının yapıldığını ve tam ve ayıpsız olarak iş sahibine teslim ettiğinin ispat yükü altında ise de, davalı karcı davacının otelindeki işlerin imalı yapıldığına göre, kural olarak bitmiş olan işin yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin kabulünün hayatın akışına daha uygun olduğu buna göre de teslimden sonra eksik işlerin varlığı ve kendisi tarafından tamamlandığını ispat yükü iş sahibine ait olacağı ancak teslimin eksik yapıldığının delil tespiti, tutanak gibi yasal delillerle ispatlanması halinde kanıtlanan eksiklerin giderildiğini ispat yükü yükleniciye geçeceği kuşkusuzdur. Davalı gerek cevap dilekçesinde gerekse ihtarnamelerinde eksik ve ayıplı ifa yapıldığını ileri sürerek davacı tarafın üstlenmiş olduğu işleri teslim ettiğini ikrarda bulunduğu görülmüş, davalının ayıplı ve eksik teslim nedeni ile keşif sırasında tanık dinlettiği dinlenen tanıkların beyanlarında, iş yeri sahibi olmadıkları yönünde beyanda bulundukları, beyanlarının birbirleri ile çeliştiği, davalının yaptırdığı işlerle ilgili eksik işleri yaptırdığını ileri sürdüğü tanıklara ödeme yaptığına ilişkin davalı defter ve belgelerinde her hangi bir kaydın bulunmadığı ayrıca sözleşme ile kararlaştırılan işlerin nitelik ve niceliği dikkate alındığında davalı tanıklarının sözleşmede belirlenen işleri üstlenmesinin hayatın akışına aykırı olduğu dikkate alındığında davacı karşı davalının sözleşmedeki işlerin imalını yaparak davalı iş sahibine teslimini gerçekleştirdiğinin kabulü gerekmektedir. Taraflar arasındaki işin bedeli karşılıklı olarak belirlenmiş ise de kararlaştırılan bedele KDV'nin dahil olup olmadığı sözleşme metininden anlaşılamamaktadır. Davacı karşı davalı söz konusu ücrete KDV dahil olmadığını ileri sürmekte davalı karşı davacı ise KDV'nin dahil olduğunu iddia ettiği görülmektedir. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre taraflar arsında kurulan sözleşmelerdeki bedele KDV'nin dahil olup olmadığı sözleşme ile kararlaştırılmadığı taktirde, KDV'nin bedele dahil olacağı yönündeki kararları dikkate alındığında, davacının sözleşme ile kararlaştırılan 246.208,23 TL tutarlı iş bedelinin KDV hariç olduğunu ispat edemediği görüldüğünden, davacı karşı davalının davasının kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 246.208,23 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden yapılan yargılamada ise, karşı davanın harcının tamamlanması için karşı davacıya verilen sürede davasının 1.000,00 TL üzerinden devam edeceğini beyan etmiş, dosyaya sunulanan ıslah dilekçesinin sehven hata yapıldığı anlaşıldığından hatalı ıslah dilekçesi dikkate alınmayarak yapılan değerlendirme sonucunda, yukarıdaki gerekçede de izah edildiği üzere davacı yüklenicinin üstlendiği işi eksik veya ayıplı ifa edildiği davalı karşı davacı tarafından ispat edilemediğinden karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; Asıl Dava Yönünden Davanın Kısmen KABULÜ ile; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2016/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 246.208,23 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine 2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine 3-Karar ve ilam harcı 16.818,48-TL nin peşin alınan 452,79-TL den düşümü ile kalan 16.365,69-TL bakiye ilam harcının davalı/karşı davada davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davacı/karşı davada davalı tarafından yatırılan 481,99-TL peşin ve başvuru harcının davalı/karşı davada davacıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı/karşı davada davalı tarafından yapılan 12.841,40-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 11.166,40-TL'nin davalı/karşı davada davacıdan alınarak Davacı/karşı davada davalıya verilmesine, -Davacı/karşı davada davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 38.931,23-TL vekalet ücretinin davalı/karşı davada davacıdan alınarak Davacı/karşı davada davalıya verilmesine, -Davalı/karşı davada davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin Davacı/karşı davada davalıdan alınarak Davalı/karşı davada davacıya verilmesine, -Davalı/karşı davada davacı tarafından yapılan 20.950,00-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 2.732,60-TL'nin Davacı/karşı davada davalıdan alınarak Davalı/karşı davada davacıya verilmesine, -Taraflara gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Karşı dava Yönünden 1-Davanın REDDİNE 2-Şartları oluşmadığından Kötü Niyet tazminatı talebinin reddine 3-427,60-TL karar harcının peşin alınan 452,79-TL den düşümü ile kalan 25,19-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde karşı davada davacıya iadesine, 4-Karşı davada Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin karşı davada davacıdan alınarak karşı davada davalı/asıl davada davacıya verilmesine, 5-Asıl davada davalı/karşı davada davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair; Asıl dava yönünden Davacı/birleşen davada davalı Vekili ve Davalı/birleşen davada davacı vekili yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karşı dava yönünden ise parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.10/07/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*