İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/60 E. 2024/708 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/60
- Karar No
- 2024/708
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/60 Esas KARAR NO : 2024/708 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 29/01/2021 KARAR TARİHİ : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Banka ile dava dışı ...A.Ş. arasında "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili Banka tarafından borçluya kurumsal kredi hesabı açılarak kredi kullandırıldığını, davalı; ..., sözleşme gereği "müteselsil kefil" sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu, dava dışı banka müşterisi ... Ticaret Ve Sanayi A.Ş. ve ...A.Ş. İş Ortaklığı, diğer davalı borçlu ... nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarının Ankara ... Noterliği 21.12.2018 tarih ve ... yevmiye nolu Temliknamede belirtilen şart ve 2.257.311,48-TL tutar kadar davacı müvekkil Bankaya temlik ettiğini, temlik; davalı ... Başkanlığınca uygun bulunmuş olup, 21.12.2018 tarihli yazıyla müvekkil Bankaya bildirildiğini, borcunu ödememekte direnen davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Md...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlulardan ...; İstanbul ... İcra Md. ... E. sayılı dosyadan adreslerine gönderilen örnek (7) ödeme emrinde belirtilen borca, gecikme cezasına ve ferilere, ... ise örnek (7) ödeme emrinde belirtilen yetkiye ve borca itiraz etmeleri nedeniyle huzurunuzdaki davayı açma zaruretinde kalındığını, davalılardan ...'ın İstanbul ... İcra Md. ...E. sayılı dosyasına yaptığı borca, gecikme cezasına ve ferilere itirazının iptaline ve takibin devamına, diğer borçlu ...nın yetkiye ve borca itirazının iptali ve takibinin devamına, kesin ve likit borca usul ve yasaya aykırı itiraz ederek takibin durmasına sebep olan davalıların (borçlu) 'nun, itiraz olunan alacağımızın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin yerleşim yeri Ankara olup işbu dava davalının yerleşim yerinde açılması gerekirken yetkisiz İstanbul mahkemelerinde açıldığını, açıklanan bu sebeplerle işbu davada yetkisizlik kararı verilerek Ankara Asliye Ticaret mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmesini, Genel kredi sözleşmeleri, çerçeve sözleşmeler olup bu sözleşmeye dayanılarak borçlu ile tekrar sözleşme yapmaya gerek olmaksızın birden çok kredi verildiğini, davacı ile davacı(temlik veren ziraat) arasında imzalanan kefalet sözleşmesi yasal unsurları barındırmadığından geçersiz olduğunu, müvekkili ..., kredi sözleşmesinde her ne kadar müteselsil kefil olarak görünse de, kredi sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkilin kefaletine eşinin rızası bulunmadığını, bununla beraber kredi sözleşmesinde müvekkilin sorumlu olduğu azami miktar da yer almamakta ve yine müvekkilin kefaletinin tarihi de kredi sözleşmesinde bulunmadığını, bu nedenle TBK'nda kefalet sözleşmesinin nitelikli şartlara bağlanması karşısında, müvekkilin kefalet sözleşmesinde yer alması gereken yasal unsurları taşımayan kredi sözleşmesi ile sorumlu tutulması mümkün olmadığını, kaldı ki davacının dava dilekçesinde belirtilen kredi sözleşmesinde müvekkilimin müteselsil kefil olduğuna dair kendi el yazısı ile yazılmış beyanı da bulunmadığını, söz konusu takiple müvekkil aleyhine fahiş ve hukuka aykırı olarak faiz işletildiğini, müvekkili ancak kredi limiti ile sınırlı olmak üzere ve ayrıca kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu tutulabileceğini, kredinin asıl borçlusundan kanunen talep edilemeyen alacak, kredi kefilinden de talep edilemeyeceğini, kefalet usulüne uygun olmadığından ve bu nedenle yok hükmünde olması sebebiyle haksız ve yersiz açılan davanın reddini, davacının kötüniyetli olarak başlatmış olduğu takip sebebiyle %20´den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Yalova Mahkemeleri olduğunu, icra takibine konu edilen temlikname ... İnşaat ile ... İnşaat ortalığına ait olup, borçlu dava dışı ...İnşaat'a borçları bulunmadığını bu nedenle itiraz ettiklerini, davalı belediyenin borcunun iş ortaklığına olup, dava dışı ...İnşaata borç olmadığını, davalı belediyenden ... İnş ya da davalı ...'ın alacağının bulunmadığını, davacı ...Bankasına borçlu olan... İnş ya da ... olup davalı ... Belediyesinin temlik sözleşmesi imzaladığı ... İnşaat -... İnş ortaklığı olmadığını, bu nedenle belediye yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tefrik; ...'nın yetki itirazının değerlendirilmesi için dosya bu davalı açısından Mahkememizin... Esas sayılı dosyasından 14/10/2021 tarihli celsesi 2 numaralı ara kararı ile tefrik edilmiş ve ... Esasını almış ise de; alacak para alacağı olup, alacağın temliğinin ...na bildirilmiş ve belediyece kabul edilmiş olduğu dikkate alındığında, 6098 sayılı Kanunun 89. maddesi gereğince davacı alacaklının yerleşim yeri de yetkili olmakla tefrik edilen dosyaya yeniden 26.10.2021 tarihinde aynı dosyaya birleştirilmesine karar verilmiş olup, iş bu tefrik edilerek yeniden birleştirilen dava yönünden ayrıca harç takdir edilmemiştir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 1.996.244,63-TL asıl alacak 67.040,55-TL gecikme faizi, 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 123,90-TL ihtiyati haciz gideri toplam 2.064.015,08-TL takip yapıldığı, borçlulardan ...'ın 13.09.2019, ... Belediyesi'nin 04.10.2019, borçlu ... İnşaat'ın 13.09.2019 tarihinde borca itiraz ettikleri, alacaklı ... İnşaat-... İnşaat İş Ortaklığının...Katılım Bankası A.Ş.'ye alacağını temlik ettiği, İstanbul ... İcra hukuk Mahkemesi ... E-... K. Sayılı ilamı ile borçlu... İnşaat yönünden takibin iptaline karar verildiği görülmüştür. Bankacı bilirkişinin 08.03.2022 tarihli 15 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla davalı kefilinde imzalamış oldukları, bahse konu sözleşme kapsamında muhtelif türden ticari proje kredi kullandırılmış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı kefil hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davalı kefillerin, kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitleri toplamının 40.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itbariyle hesaplanan asıl borç toplamının 2.050.307,47 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de dava DIŞI kredi lehtarı asıl borçlunun temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceği (Lütfen bkz: TBK 589 m. Mülga B.K 490.m'nın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) Takip tarihi itibari ile nakdi kredi yönünden; mahkemece raporun benimsenmesi halinde; a)Fazlaya ilişkin 2.106,56-TL (2.064.015.08 - 2.061.908,52) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 1.996.244,63 TL'sı tamamen ödeninceye kadar yıllık %19,50 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ile birlikte istenilebileceği, b)Gayrinakdi alacakların DEPO talebi Yönünden b-1)Teminat mektubu: Davacı bankaca, 14.12.2016 tarihinde 21-E1-1 no.lu, Kuşadası ...Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben kesin ve süresiz olarak verilen ve halen mer'i ve muteber olan 67.500,00 TL'lık teminat mektubu bedelinin davalı kefil tarafından DEPO edilebileceği, b-2)Gayrinakdi çek taahhüt bedeli: Dosya içeriğinde bulunan çek statü raporlarına göre, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen müşteri uhdesinde bulunan (...) adet çek yaprağı bedelinden dolayı toplam 150.220,00 TL'nın faiz getirmeyen bir hesapta davalı kefil tarafından müteselsilen DEPO etmeleri gerektiği kanısına ulaşıldığı, ... Yönünden; Temlikname içeriğine göre, temlike konu alacağın ...A.Ş. ve ... İnş....A.Ş. iş ortaklığına ait olduğu nazara alındığında, gerek müstakilen dava dışı ... İnş..A.Ş. ve gerekse de müteselsil kefil ...'nın tesis edilen temliknameden dolayı bir alacak hakkı doğmamış olduğundan, diğer davalı belediyeden bir hak ve alacak talebinde bulunamayacağını belirtmiştir. SGK Uzmanı ve bankacı bilirkişi heyetinin 11.07.2023 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... Vergi Dairesi Başkanlığı, ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün Mahkemeye yazılan 22.02.2023 tarihli ve ... Esas İçin Tahsilat Bilgisi Bildirimi konulu yazısında...A.Ş.-...A.Ş. İŞ ORTAKLIĞI adına ...Belediyesi tarafından toplam 612.609,24 TL vergi ödemesi yapıldığı görüldüğünü, Davalı ... tarafından ...A.Ş.-...A.Ş. İş Ortaklığı adına yapılan SGK Ödemeleri toplam tutarının 197.918,69-TL Vergi ödemelerinin ise 612,609,24TL olduğu belirtilmiştir. SGK Uzmanı, Bankacı ve Mali bilirkişi heyetinin 01.02.2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... A.Ş. - ...A.Ş. Adi Ortaklığının ...Belediyesinin yeni içme suyu ve kanalizasyon yapılması işi nedeniyle ... SGK borçlarından davalı belediyece ödenen miktarın ibraz edilen yeni belgelere göre 22.11.2023 tarihi itibarıyla 336.461,57-TL olduğu, dolayısıyla SGK borçlarından bakiye kalan halen ödenmesi gereken miktarın, yapılandırmanın son taksiti olan 01.01.2024 vadeli 19.791,84 TL olduğu, “Davalı ... tarafından ödenen vergi borcu miktarının 848.228,11 TL olduğu, adi ortaklık veya davalı tarafça ödenmemiş ancak ödenmesi gereken bakiye vergi borcunun bulunmadığı, netice itibarıyla davalı idarenin, dava dışı adi ortaklık adına 848.228,11 TL vergi borcu 336.461,57 SGK olmak üzere toplam 1.184.689,68 TL ödeme yaptığı, SGK ve vergi borçlarına ilişkin davalı belediyenin öncelikli olarak mahsup/hapis hakkı bulunmakla davalı belediyenin sorumlu olacağı temlik edilen alacak miktarı bakiyesinin 2.257.331,48 — 1.184.689,68= 1.072.641,80 TL olduğu, ödeme emrindeki alacak kalemlerinin aşağıdaki gibi olduğu, ¸ Temlik alan davacı ...'e yapılan ödemelerin, davalı idarenin 01.08.2023 tarihli dilekçesinde 1.170.000,00 TL olarak belirtildiği, makbuzların istenildiği taktirde dosyaya sunulabileceğinin ifade edildiği, aynı dilekçede davacı ...'e yapılan ödemelerin, İmdat Yetiş tarafından temlik sözleşmesi bildiriminin yapıldığı 20.05.2022 tarihinden itibaren gerçekleştirildiğinin beyan edildiği dikkate alındığında, ödemelerin dava tarihinden sonra yapıldığının anlaşıldığı, Davalı idarenin davacı ...'e yaptığını beyan ettiği 1.170.000,00 TL tutarındaki ödemenin hem takip hem de dava tarihinden sonra gerçekleştirilmiş olduğu, buna göre davalı idarenin dava dışı iş ortaklığı adına ve temlik ödemesi için yapmış olduğu toplam ödemenin takip ve dava tarihi sonrasında 1.184.689,68 +1.170.000,00 = 2.354.689,68 TL olduğu, bu durumda davalı idareye takip tarihinden önce 21.12.2018 tarihinde temlik bildirimi yapılmış olmasına, davalı idarenin de aynı tarihli cevap yazısı ile temlik borcunu kabul etmesine rağmen, bildirim tarihi itibarıyla borç sorgulaması yapmayarak, sorgulamaları 12.09.2019 takip tarihinden dahi sonra yapması ve ödemelere, yapılandırma ilk taksit tarihi olan 25.02.2021 tarihinde başlamış olması dikkate alındığında, takipteki 1.996.244,63 TL asıl alacak tutarından dava tarihine kadar sorumlu olup olmayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. SGK Uzmanı, Bankacı ve Mali bilirkişi heyetinin 07.08.2024 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; tüm husus ve delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davalı idarenin Davacı ...'e yaptığını beyan ettiği 1.170.000,00 TL tutarındaki ödemenin hem takip hem de dava tarihinden sonra gerçekleştirilmiş olduğu, buna göre davalı idarenin dava dışı iş ortaklığı adına ve temlik ödemesi için yapmış olduğu toplam ödemenin takip ve dava tarihi sonrasında 1.184.689,68 + 1.170.000,00 = 2.354.689,68 TL olduğu, mahkemenin görevlendirme kararında belirttiği şekilde yapılan ve detaylarına rapor içerisinde yer verilen hesaplamalar sonucunda, davacı yanın dava tarihi itibarıyla talep edebileceği tutarın 1.215.971,67 TL olduğu, buna göre de davalı ... açısından dava miktarı olan 2.257.311,48-TL'nin, 1.041.339,81-TL'lik kısmının haksız olduğu belirtilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesine kefalet ve kredi lehdarının alacağının temlik ile alınmasına dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun n 68/b maddesi uyarınca “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” hükmünü içermektedir. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Bu madde hükmüne göre,kefil yönünden alacağın muaccel olması için kat ihtarının borçluya tebliği gerekiyor ise de kat ihtarının kefile tebliğ şartı bulunmamaktadır. Ancak kefile yapılacak tebliğ,kefil hakkında temerrüt faizi uygulanması için değerlendirilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 581 vd. maddelerinde kefalet detaylı ve sıkı şekil kurallarına bağlı olarak düzenlenmiştir. TBK'nun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için; yazılı olması, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin müteselsil kefalet varsa bunu belirtmesi ve tüm bunların kefilin el yazısı ile yazılması gerekir. TBK'nun 584.Maddesi gereğince ise kefilin evli olması durumunda eşinin en geç sözleşmenin kurulması anında açıkça yazılı rızasının bulunması gerekmektedir. Tüm bu şartlar kefalet sözleşmesi için geçerlilik şartı olup herhangi bir eksikliğin bulunması durumunda geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı ...Katılım Bankası A.Ş. ile dava dışı ... İnşaat şirketi arasında genel 18/04/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve 30.05.2018 tarihinde limit arttırımı yapıldığı, dava dışı ... şirketi ile ...İnşaat iş ortaklığı diğer davalı ... Belediyesi nezdinde doğan alacaklarını davacı bankaya devrettiği, davacı...Katılım Bankası A.Ş.'nin de ...'e temlik ettiği, davalı ...'ın da müteselsil kefil olduğu, müteselsil kefillerin yukarıda ayrıntılı anlatılan kefalet sözleşmesi şekil şartlarını sağladıkları, kefiller şirket ortağı olduğu bu hali ile de eş rızası aranmayacağından kefaletin geçerli olduğu, davacı tarafından hesabın kat edildiği, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı görülmüş ve mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın bilirkişiye tevdii edilmiştir. Dava dosyası kapsamında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelini oluşturan temlik sözleşmesinin 21.12.2018 tarihinde kurulduğu görülmektedir. Ankara ... Noterliğinin 21.12.2018 tarih ve... yevmiye numaralı temlikname ile ...A.Ş - ...A.Ş İş Ortaklığı, davalı ... Belediyesi nezdinde "Yeni İçme Suyu ve Kanalizasyon Yapılması" işinden dolayı doğmuş ve doğacak 2.257.331,48 TL tutarındaki alacağını, ... Katılım Bankası A.Ş'ye temlik etmiştir. Temlikname incelendiğinde, ...TİC.A.Ş - ...A.Ş İş Ortaklığının, ... Belediyesi nezdinde "Yeni İçme Suyu ve Kanalizasyon Yapılması" işinden dolayı doğmuş ve doğacak 2.257.331,48 TL tutarındaki alacağını temlik ettiği görülmektedir. Bu temlik, iş ortaklığının üyelerinden olan ...A.Ş.'nin ...Katılım Bankası A.Ş.'ye olan kredi borçlarının ödenmesi amacıyla yapılmıştır. Davalı ... Belediyesi, kendisine yapılan temlik bildirimini 21.12.2018 tarih ve sayılı yazısı ile kabul etmiş, ancak iki önemli şart öne sürmüştür: 1) Temlik eden iş ortaklığının resmi kurumlara (Vergi, SGK gibi) olan borçlarının ödenmesi 2) Bu ödemelerden sonra kalan tutar üzerinden temlik ödemesinin yapılması Bu kabul yazısı ile belediye, öncelikle temlik eden adi ortaklığın resmi kurum borçlarını ödeyeceğini, kalan tutar üzerinden de temlikin asıl amacı olan ... İnşaat'ın banka borçları için ödeme yapacağını taahhüt etmiştir. Bu şekilde iki aşamalı bir ödeme süreci öngörülmüştür: - Birinci aşamada: İş ortaklığının SGK ve vergi borçları ödenecek - İkinci aşamada: Kalan tutar üzerinden ... İnşaat'ın banka borçları için yapılan temlik ödemesi gerçekleştirilecek. Dosya kapsamında, belediyenin temlik kabulü yazısında iş ortaklığının SGK ve vergi borçlarının temlik alacağından düşüleceği şartını açıkça koyduğu görülmektedir. Bu şart, temlik ilişkisinin kuruluşunda kabul edilmiş temel bir unsurdur. Davacı bankacı bilirkişinin, davada temel kredi ilişkisine dair yaptığı tespitler doğrultusunda: Davacı ...Katılım Bankası A.Ş. ile dava dışı kredi lehtarı (asıl borçlu) ... VE SAN. A.Ş. arasında toplam 40.000.000,00 TL limit dahilinde Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanmış olduğu, 12.09.2019 takip tarihi itibariyle, kredi alacağının kapsamı ve miktarı: Anapara: 1.996.244,63 TL İşlemiş faiz ve ferileri: 63.772,62 TL Toplam: 2.061.908,52 TL olduğu anlaşılmıştır. Belediyenin SGK borçlarını 18.12.2019'da, vergi borçlarını ise 23.12.2020'de sorgulaması ve bunun için beklemesi, iş ortaklığının resmi kurum borçlarının tam ve kesin olarak tespit edilebilmesi, bu borçların tahakkuku ve nihai tutarların ortaya çıkması belirli bir süreç gerektirmektedir. Takip tarihi olan 12.09.2019'da iş ortaklığının SGK ve vergi borçlarının kesin tutarı henüz tespit edilmemiş olduğundan, belediyenin temlik alacağından düşülecek miktar da bu tarihte belirli değildir. Bu nedenle davalı belediyenin, temlik kabulünde koyduğu mahsup şartı gereğince, borcun tamamına itiraz etmesi haksız olarak değerlendirilemez. İş ortaklığının resmi kurum borçları ancak 23.12.2020 tarihinde 7256 sayılı kanun kapsamında yapılan yapılandırma ile kesinleşmiştir. Bu yapılandırma ile: - SGK borcu: 336.461,57 TL + bakiye 19.791,84 TL - Vergi borcu: 848.228,11 TL olmak üzere toplam 1.204.481,52 TL'lik borç tutarı sabitlenerek ortaya çıkmıştır. Temlik alacağının tutarı 2.257.331,48 TL olduğuna göre, temlik kabulündeki mahsup şartı gereği bu tutardan resmi kurum borçları düşüldüğünde (2.257.331,48 TL - 1.204.481,52 TL =) 1.052.849,96 TL'lik bir bakiye kalmaktadır. İşte bu bakiye tutar, temlikin asıl amacı olan ... İnşaat'ın banka borçlarının ödenmesi için kullanılabilecek meblağı oluşturmaktadır. Belediyenin daha sonra yaptığı ödemeler incelendiğinde: - İş ortaklığının resmi kurum borçları için toplam 1.184.689,68 TL - ...'e yapılan ödemeler için 1.170.000 TL olmak üzere toplam 2.354.689,68 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Her ne kadar davacı, takip tarihi itibariyle haklılığın değerlendirilmesi ve mahsup şartı konulmuş olsa dahi bu tutarların icra takibi sırasında belli olmadığı için sonraki ödemelerin dikkate alınamayacağını ileri sürmüş ise de; temlik kabulünde açıkça resmi kurum borçlarının mahsup edileceği şartı konulduğundan ve bu borçların belirlenmesi ve kesinleşmesi için belirli bir sürecin geçmesi ticari hayatın olağan akışı gereği olduğundan, belediyenin takip tarihinde mahsuben ödenecek tutarı henüz tespit edememesi nedeniyle borcun tamamına itiraz etmesi haklı görülmelidir. Nitekim sonradan yapılan yapılandırma ile kesinleşen SGK ve vergi borçlarının toplamı olan 1.204.481,52 TL'nin temlik alacağından düşülmesi zorunludur. Belediye bu resmi kurum borçlarını mahsup etmeden davacıya temlik ödemesi yapamaz. Bu mahsup şartı temlikin kuruluşunda kabul edilmiş asli bir unsurdur. Bunun sonucu olarak, belediyenin takibe konu alacak açısından: - 1.052.849,96 TL bakımından sorumluluğunun devam ettiği - Asıl alacak talebinin bu tutarı aşan kısmı bakımından itirazının haklı olduğu - Belediyenin sonradan yaptığı ödemelerin (1.170.000 TL) ise icra dosyasındaki kapak hesabında dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır. ...nın yetki itirazında bulunulmuş is ede; alacak para alacağı olup, alacağın temliğinin ...na bildirilmiş ve belediyece kabul edilmiş olduğu dikkate alındığında, 6098 sayılı Kanunun 89. maddesi gereğince davacı alacaklının yerleşim yeri de yetkili olmakla icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... icra dosyasına sunduğu dilekçesi ile:"09.11.2023 tarihinde yapılan duruşmada hazır olduğunu, icra takibine yönelik itirazından feragat ettiği" anlaşılmakla bu davalı açısından itirazın iptali davası konusuz kalmakla işin esası hakkında karar verilmemiş ancak yukarıda açıklandığı gibi işin esası hakkında davalı ... haksız olmakla aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı belediyenin gerçek borç miktarı, iş ortaklığının SGK ve vergi borçlarının 23.12.2020 tarihinde yapılandırılması ile ortaya çıkmıştır. Temlik kabulünde mahsup şartı bulunması ve bu mahsup miktarının takip tarihinde (12.09.2019) henüz belli olmaması nedeniyle, takip tarihinden önceki dönem için işlemiş faiz hesaplanması mümkün değildir. Zira asıl alacak miktarı ancak mahsup sonrası kesinleşmiştir. Bu nedenle takip talebindeki işlemiş temerrüt faizi ve diğer fer'i alacaklara yönelik itirazın iptaline ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Belediyenin temlik kabulünde SGK ve vergi borçlarının mahsubu şartı konulmuş olup, bu borçların tam miktarı takip tarihinde belli değildir. Mahsup edilecek tutarlar ancak 23.12.2020 tarihinde yapılan yapılandırma ile kesinleşmiştir. Buna göre, takip tarihinde Belediye'nin borcu likit değildir, icra inkar tazminatı koşulları bu nedenle bulunmamaktadır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davalı ... açısından dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, -İşin esası hakkında davacı haklı olmakla lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine, 2- a) Davalı ... Belediyesi açısından davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının; -Yetki itirazının ve -1.052.849,96 TL asıl alacak kalemine itirazın iptaline, -İşleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 19,50 sözleşmesel temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile Takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına, b) Alacak, likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, c) Dava tarihinden sonra dava konusu alacağı temlik alan Davacıya yapılan 1.170.000-TL ödemenin kapak hesabında dikkate alınmasına, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 71.920,18 TL karar ve ilam harcından 34.477,49 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 37.442,69 TL harcın davalılardan ...'ndan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 34.477,49 TL peşin harç olmak üzere toplam 34.536,79 TL harcın davalılardan ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 145.813,50 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (1 nolu ara hüküm mad.) tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden takdir edilen 216.147,02-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalı yana verilmesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 501,59-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 858,41-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yapılan 21.003,50-TL yargılama giderinin, kabul / red oranına göre hesaplanan 7.746,39-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 13.257,11-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”