İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/285 E. 2025/437 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/285
- Karar No
- 2025/437
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/285 Esas KARAR NO :2025/437 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ:22/04/2025 KARAR TARİHİ:27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki, Tahsin Kavaklı’nın sürücüsü olduğu ... Plakalı ... marka 2021 model aracın 05.02.2025 tarihinde park halindeyken; maliki ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,kaza neticesinde müvekkilinin aracında ciddi anlamda maddi hasar meydana geldiğini, karşı tarafın aracının ... A.Ş. tarafından .../0 nolu poliçe ile sigortalandığını, ... A.Ş.’ye 09.04.2025 tarihinde değer kaybı bedeli talebi için PTT-KEP üzerinden başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödemede yapılmadığını belirterek, öncelikle alacağı belirli hale gelmesi için usul ekonomisi gereğince tensiple birlikte dosyanın bilirkişiye tevdiine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının aracında meydana gelen 50 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacıya ait olan ve dava dışı Tahsin Kavaklı idaresindeki ... plakalı aracın park halinde iken davalıya sigortalı ... plakalı aracın çarpması neticesinde gerçekleştiği iddia edilen iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasarlanması nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı zararının, ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle poliçe kapsamında davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Arabuluculuk, 6325 sayılı Kanun ile hukukumuza giren Mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm yollarından birisidir. 19.12.2018 tarihli 30630 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı kanun MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “3. Dava şartı olarak arabuluculuk ''MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' hükmü ile 01.01.2019 tarihi itibariyle ''konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için'' dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiş olup, Mahkememizin 28/04/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylı suretinin sunulması için 1 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verileceği ihtar edilmiş olup, tensip tutanağının davacı vekiline 03/05/2025 tarihinde e tebligat yoluyla tebliğ edildiği görüldü. Davacı vekili 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Trafik Sigortacısına (ZMMS) karşı açılacak davaların zorunlu arabulucuk dava şartına tabi olmadığı gözetilerek, mahkemece işin esasının incelenerek karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir. Yapılan incelemede, davacının talebi, uyuşmazlık olarak yukarıda belirlenen trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı alacağının ZMMS poliçesi kapsamında davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, gerek davacının değer kaybı zararı için alacak talebinde bulunması, gerekçe bu talebini ZMMS ile sigortalayan davalı şirkete yöneltmesi ve ZMMS'ye dayanılması nedeniyle TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklanan dava olması nedeniyle mutlak ticari dava olduğundan, davanın 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereği arabuluculuk özel dava şartına tabi olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 28/04/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylı suretinin sunulması için kesin süre verildiği, ancak davacı vekilince 02/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davanın arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı beyanında bulunulduğu ve verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı aslı/ onaylı sureti sunulmadığı gibi dava açılmadan evvel arabuluculuk başvurusunun yapıldığına dair herhangi bir beyanda bulunulmadığından, davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığı ve zorunlu dava şartının yerine getirilmediği anlaşıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 esas ve 2019/869 karar sayılı ilamında "...TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla ... " yönünde karar vermiştir. 6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.); ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' HMK 138(1) madde; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir...'' belirtilen istinaf kararı ve kanun maddeleri uyarınca 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Peşin olarak alınan harç, karar tarihi itibariyle alınması gereken harcı karşıladığından, harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı/ vekili, davalı tarafın yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır