İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/68 E. 2024/829 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/68
Karar No
2024/829
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO2024/68 Esas KARAR NO :2024/829 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/01/2024 KARAR TARİHİ:22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar, kötü niyetli olarak teminat amaçlı, sadece imza atılmış, boş olarak verilmiş bedelsiz bonoyu sonradan amacı dışında doldurulmak suretiyle ... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibine koymak suretiyle fahiş bir haksız kazanç peşine düşüldüğünü, davalılardan ...; Müvekkilinin “... Cd. No. 62 Esenyurt/İstanbul “ adresinde bulunan taşınmazın giriş ve bodrum katındaki dükkanın Kiracısı olduğunu, müvekkili söz konusu mecuru 5 yıl içinde satması halinde cezai şart olarak 300.000.00 TL ödeyeceğine dair davaya konu bono sadece imza atılmış diğer kısımları boş olarak teminat bonosu verildiğini, bu durum mecurun kiralanmasına yönelik yapılan sözleşmenin altına da derkenar olarak belirtildiğini, davalıların fikir ve eylem birliği içinde bedelsiz bonoyu icra takibine koymak sureti ile müvekkilini mağdur etmeleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti için işbu menfi tespit davasının açılmasının zarureti hasıl olduğunu, ileride telafisi güç durumları ortadan kaldırmak için ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, arz ve izah olunduğu ve resen gözetilecek sebeplerle, davanın kabulüne, davalıların fikir ve eylem birliği içinde bedelsiz bonoyu icra takibine koymak suretiyle müvekkilinin mağdur ettikleri söz konusu bonodan dolayı müvekkili borçlu olmadığının tespitine,müvekkilin mağduriyetinin önlenmesi için, İhtiyati tedbir kararı verilmesine, davalılar aleyhine % 20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının tüm iddialarının asılsız olduğu, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle, davacı yanın, müvekkili ve diğer davalının yakın dost-akraba olduğu borçlu/davacı zararına bilerek hareket edildiği iddia edildiğini, müvekkili diğer davalının dostu değil alacaklısı olduğunu, diğer davalı müvekkilden borç karşılığında karşılığı 400.000 TL olan gram altın ve Usd almış ve borcunu ödemediğini, müvekkilinin diğer davalıya ödeme yapması gerektiğini şifaen sürekli söylediğini, diğer davalı ... borcu ödeyemeyeceğini söylemiş ve davacı ...’den senet alacağını, müvekkiline ciro ettiğini, ... İcra müdürlüğünün ...E Sayılı dosyasından hem ... hem de ... ... aleyhine icra takibi başlattığını, davacı ile diğer davalı arasında yapılan kira sözleşmesinin tarihine bakıldığında 2011 yılında yapılmış bir sözleşme olduğu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yan boş olarak senedin kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte verildiğini, davalılar tarafından sonradan doldurulduğunu iddia etmekte ise de davacı yan bunca yıl her hangi bir hukuki yola başvurulmadığını, bununla birlikte davaya konu senedin ödeme tarihi 23.06.2020, müvekkile ciro edildiği tarih ise 14.04.2022 tarihi olduğunu, müvekkili davalı ...’e gram altın ve USD karşılığında borç para verdiğini bu alacağın tahsil edilememesi üzerine ...’in alacaklısı olduğu senet ciro edilmiş ve müvekkili tarafından icraya konulduğunu, davacı; dava konusu senedin boş olarak verildiğini, sonradan davalılar tarafından doldurulduğu beyan edilmiş ancak bunun yazılı delille ispatlayamadığını, kira sözleşmesindeki cezai şartta diğer davalıya cezai şart karşılığı senet verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, bununla birlikte tanık deliline muvafakat edilmediğini, davacının tüm iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ...' in cevap dilekçesinde özetle: Davalı/alacaklı ..., ... İcra Md. ...E Sayılı dosyası ile davacı ya ve kendisine aynı talepler icra takibi başlattığını, diğer davalı ... ile arasında birinci, ikinci, üçüncü dereceden hiçbir akrabalık bağının bulunmadığını, dava konusu senedi de elden aldığı borçlarına karşılık verdiğini ve alacaklı şahsın ... olduğunu, davacı, ...’in dava dilekçesinde diğer davalı ... ...’nın akrabam, dostum olduğu iddiasının abesle iştigal olduğunu, diğer davalının şahsına ve davacıya başlattığı icra dosya borcunu mevcut şartlarla ödeyemeyeceğini ve biraz süre verilmesini talep ettiğini, diğer davalı / alacaklı hem kendisine, hem de davacı ...’e aylarca süre verdiği halde, ... ne kendisine, ne de diğer davalı/alacaklıyı ödeyeceğim diyerek 1 yıl oyaladığı ve nihayetinde senedi ödemediği için ...E Sayılı icra takibi başlatıldığını, Davacı/borçlu ... huzurdaki davayı açmadan evvel de takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, borca itiraz etmek suretiyle ... İcra Hukuk Mahk. ... E. Sayılı dosyasından dava açmış ise de: imzanın kendisine ait olduğunu, itirazın reddine karar verildiğini, akabinde de işbu davayı açtığını, davacı, kiracısı olduğu işyerini satmak istemediğini söylemesi üzerine bu işyerini kendisinin satın almak istediğini, davacıyla anlaştıktan sonra bu anlaşma karşılığında borç senedi düzenlenmiş ve senet konusu bedelinin davacıya ödendiğini, ancak davacı hariçte her ne planladı ise, işyerinin devrini sağlayamamış kendisine verdiği parayı geri ödeyemeyince de diğer davalı/alacaklıdan aldığım borçlar karşılığında bu senedi ona devretmek zorunda kaldığını, dolayısıyla davacının şahsına olan borcunu inkar mahiyetinde hem kendisine tahliye davası açıp, hem de ; “ İşyerimin elektriğini kesmek suretiyle güvenlik kamerası görüntülerini iptal ederek gizlice işyerime girmiş, dükkanımdaki mallarımı yağmalamış ve hakkında açılan ceza soruşturma davasında yargılandığı için sırf intikam almak saikiyle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının suçu komşu işyerinin kamera kayıtlarıyla tespit edilerek savcılığa şikayet akabinde açılan ceza davasının ... 1 ACM... E Sayılı dava olduğunu, davacının açtığı tahliye davasının da ... 1 SHM ... E Sayılı davası olup derdest olduğunu, duruşmasının 14.06.2024 tarihi olduğunu, dolayısıyla davacı/borçlu ...’in davaya konu senedin boş olarak verildiğini, senedin sonradan doldurulduğu iddiasının külliyen yalan beyan olduğunu, kaldı ki dava dilekçesinde iddia edilen bütün hususların varlığına dair aradan geçem bunca yıl boyunca hiç bir savcılık şikayetinde bulunulmamış olması da huzurdaki davada kötü niyet ve borcunu ödeme istememesine bir başka karine olduğunu, davacının hiçbir beyanın hukuken geçerliliği olmadığı ve yazılı delille ispatlanamadığını, açıklandığı üzere, davacı/borçlu ...’in “çarıklı kurnazlığı “ yapmak suretiyle Mahkemeye dürüstçe beyanlar sunmadığı, adliye ve adaletle dalga geçtiği, kötü niyetli ve haksız davanın reddine, Masraf ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; 300.000-TL alacağa ilişkin .... İcra müdürlüğünün ...takip sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan iş bu menfi tespit davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; ... 6. İcra Müd....es sayılı dosyası, Kira Kontratı, arabuluculuk tutanağı, tanık, yemin sair kanıtlar ve her türlü yasal delile dayanmıştır. ... 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlusunun ...Ve ... olduğu, 300.000,00-TL asıl alacak, 84.566,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 384.566,67-TL için 12/05/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takibe girişildiği anlaşılmıştır. (takibin dayanağının 23/10/2020 düzenlenme tarihli 23/06/2020 ödeme tarihli 300.000,00 TL bedelli bono ) Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi tevdii edildiği 22/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; bononun teminat maksadı ile verilmiş olduğu yönündeki iddia senedin hüküm ve kuvvetini azaltmaya matuf bir iddia olup bu hususun senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde kesin delille ispatı gerekeceği, Kira sözleşmesinin sonunda yer alan derkenarda davaya konu olan senetle ilgili açıkça bir “teminat” senedi olduğunu ortaya koyan bir açıklamanın mevcut olmadığı, bununla birlikte, davacının davalılardan ... lehine bono Tanzim etmesini mümkün kılacak kira ilişkisinden başka bir alt hukuki ilişkinin (herhangi bir borç doğurucu alt maddi hukuk ilişkisi) bulunmaması, senet bedeli ile sözleşmenin sonunda derkenar olarak yer alan “Cezai şart olarak : 5 yıl İçerisinde işyeri satıldığı takdirde ...’e 300 Bin TL (üçyüzbin) ödeyeceğimi Kabul ediyorum “ ifadesinde gösterilen miktarın ayniyet arz etmesi karşısında, davaya konu senedin teminat olarak verilmiş olduğu hususunda takdirin tamamen sayın mahkemeye ait olacağı, eğer sayın mahkeme, davacının davalılardan ... lehine bono tanzim etmesini mümkün kılacak bir alt hukuki ilişkinin (herhangi bir borç doğurucu alt maddi hukuk ilişkisi) bulunmamasından ve senet bedeli ile sözleşmeninin sonunda derkenar olarak yer alan “Cezai şart olarak : 5 yıl İçerisinde işyeri satıldığı takdirde ...’e 300 Bin TL (üçyüzbin) ödeyeceğimi Kabul ediyorum “ ifadesinde gösterilen miktarın ayniyet arz etmesinden hareketle, davalı ... ile davacı arasındaki kira sözleşmesinin derkenar hükmünü HMK m.201 bakımından yeterli görecek olur ise bu yaklaşımın sonucu olarak senedin teminat olarak verilmiş olduğunu davacının hmk M.201 çerçevesinde kesin delille ispat etmiş sayılabileceği sonucuna varmanın mümkün olabileceği, zira bu halde kira sözleşmesinin anılan derkenar hükmünü “delil başlangıcı” olarak değerlendirmenin de mümkün olabileceği, Aksi halde eğer sayın mahkeme, kira sözleşmesindeki derkenarda açıkça “teminat” ifadesinin bulunmamasından hareket edecek olur ise davacının bonoyu teminat olarak vermis olduğunu ispat etmiş sayılmasından söz etmenin de mümkün olamayacağı, davacının iddialarından birinin de, davaya konu bononun boş olarak verilmiş olduğu ve sonradan doldurulduğu biçiminde bulunması ve 1989 tarihli İBK’nın senet metninin iradeye aykırı olarak tamamlanmış ya da doldurulmuş olması halinin ceza yargılamasında ancak senetle ispat edilebileceğini ifade etmesi karşısında, somut olayda bu husus ile ilgili olarak davacının herhangi bir kesin delil sunduğundan söz etmenin mümkün görünmediği, somut olayda senedin davalılardan ... tarafından diğer davalı ...’e ciro edildiği tespit edildiği, bono bir ödeme vasıtası olduğuna göre, davalılar ... ile ... arasında hangi borç ilişkisinin meydana geldiği, bu borç ilişkisinden ...’in ne miktarda alacaklı olduğu , bu ilişkinin (varsa) muvazaadan ari olup olmadığı meselelerinin de somut olay bakımından önemi olduğu, bu bağlamda, somut olayda davalılardan ... vekili, diğer davalının müvekkilden borç karşılığında karşılığı 400.000 TL olan gram altın ve usd almış ve borcunu ödemediği, müvekkil diğer davalıya ödeme yapması gerektiğini şifaen sürekli söylediğini beyan etmiş olduğunu, ifade ettiğinden, davalılardan ...’in iddia etmiş olduğu gerek ödünç sözleşmesinin (hukuki işlem olması sebebiyle HMK m.200 gereğince senetle ispatı gerekir) kendisi ve gerekse yine bir hukuki işlem olması sebebiyle iddia edilen ödünç sözleşmesi sebebiyle 400 gr altının ... tarafından diğer davalı ...’e teslim edilmiş olduğunun kesin delille ispatının gerektiği, ancak somut olayda bu yönde bir ispatın da yerine getirilememiş olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davalı/alacaklı ... tarafından 12/05/2022 tarihinde davalı borçlu ..., ... aleyhine .... İcra müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası 300.000,00-TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davacı ...' in yanın işbu menfit tespit davasını açtığı, ... 1 İcra Hukuk mahkemesinin 13/10/2022 tarih .... İlamı incelendiğinde davacının ... davalının ..., davanın .... İcra dairesinin ...icra takibindeki imzaya itiraz olduğu yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda takip dayanağı 300.000,00TL bedelli 23/01/2020 düzenleme senet üzerindeki imzanın davacı ...' in eli ürünü olduğundan davacının imzaya itirazının reddine karar verildiği, Davacının delil olarak gösterdiği kira sözleşmesi incelendiğinde kiraya veren ... kiracının ... 20/07/2011 başlangıç tarihli 5 yıl 6 ay süreli kira sözleşmesinin akdedildiği, kira sözleşmesinin sona erme tarihinin 20/01/2017 tarihi olduğu, davacı yan, mecurun kiralanmasına yönelik yapılan sözleşmenin altına da derkenar olarak belirtildiğini iddia etmiş ise de kira sözleşmesinin incelenmesinden, sözleşmeninin sonunda derkenar olarak : “Cezai şart olarak : 5 yıl İçerisinde işyeri satıldığı takdirde ...’e 300 Bin TL (üçyüzbin) ödeyeceğimi kabul” şeklindeki yazı altında ... ve ... tarafından imza atılı olduğu, kira sözleşmesinin sonunda yer alan ve derkenarda davaya konu olan senetle ilgili açıkça bir “teminat” senedi olduğunu ortaya koyan bir açıklama mevcut olmadığı, bononun teminat maksadı ile verilmiş olduğu yönündeki iddia senedin hüküm ve kuvvetini azaltmaya matuf bir iddia olup bu hususun senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde kesin delille ispatı gerekeceği, kira sözleşmesinin sonunda yer alan derkenarda davaya konu olan senetle ilgili açıkça bir “teminat” senedi olduğunu ortaya koyan bir açıklamanın mevcut olmadığı, Davacının iddialarından birinin de, davaya konu bononun boş olarak verilmiş olduğu ve sonradan doldurulduğu biçiminde bulunması ve 1989 tarihli İBK’nın senet metninin iradeye aykırı olarak tamamlanmış ya da doldurulmuş olması halinin ceza yargılamasında ancak senetle ispat edilebileceğini ifade etmesi karşısında, somut olayda bu husus ile ilgili olarak davacının herhangi bir kesin delil sunduğundan söz etmenin mümkün görünmediği, özellikle dava konusu bononun ise 23/01/2020 düzenleme tarihinde ciro edildiği, ... İcra Hukuk Mahkemesince imza incelemesi yapılan dava konusu senedin davacı ...' in eli ürünü olduğu ve açılan davanın reddine karar verildiği hususu göz önüne alındığında davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harcın başlangıçta peşin alınan 5.123,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.695,65‬-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine, Dair, Davacı vekilinin, davalı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 22/11/2024 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/68, K. 2024/829, T. 22.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-68-e-2024-829-k-c67b6a79fbf4