İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/431 E. 2024/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/431
- Karar No
- 2024/788
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/431 Esas KARAR NO:2024/788 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ :24/07/2024 KARAR TARİHİ:12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...'e ait ... plakalı araca, davalı yanın sahibi, sürücüsü ve sigorta şirketi olduğu ... aracın 10.02.2021 tarihinde çarpması nedeniyle gerçekleşen hasar sebebiyle müvekkili şirket 9.409,99 TL tazminat ödediğini, davalı yanın sahibi, sürücüsü ve sigorta şirketi olduğu araç sürücüsünün olay yerini tutanak tutmadan terk ettiğini ve kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesine göre müvekkili şirket, zarara uğrayan sigortalısı yerine kaim olmuş ve zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkili şirkete intikal ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/5 maddesine göre "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. " Söz konusu hüküm uyarınca, davalı araç sahibi, gerçekleşen trafik kazasında meydana gelen hasar sebebiyle sürücü ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılar, söz konusu alacaklarına ilişkin olarak .... İcra dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibine kötü niyetle itiraz etmişler ve itiraz üzerine takibin durduğunu, arz ve izah edilen ve mahkemece resen gözetilecek sebeplere binaen, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulü ile davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçluların takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, davalıların tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, tazminatın doğumuna sebep olan trafik kazasının 10.02.2021 tarihinde meydana geldiği hususu dikkate alındığında, talep edilen alacağın 10.02.2023 tarihinde zamanaşımına uğramış olduğunun sabit olduğunu, bu noktada işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sigortalısı tarafından emniyet birimlerine haber verilerek kaza tespit tutanağı tutulması gerekmekteyken yapılmadığını, bu nedenle öncelikle davanın esastan reddine, aksi halde usulsüz başvuru yapıldığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca ispat yükü davacı taraf üzerinde olduğundan taraflarını usulüne uygun temerrüde düşürmediğinin bu sebeple aleyhlerine tazminata hükmedilecek olması halinde karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, aksi halde; yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, kazada rücu nedeni söz konusu olmadığından ilgili ödemenin sigortalılarının sorumluluğunda olduğunu, arz ve izah edilen sebepler ve re’sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve .... İcra dairesinin ...Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, ayrıca yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin dahi davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 10.02.2021 tarihinde İstanbul ili ... ilçesinde müvekkili ...'nın maliki, ...'nın sürücüsü olduğu ... plakalı araca ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı tarafından, gerçekleşen trafik kazasında ortaya çıkan hasardan dolayı ödenen tazminat tutarının talep edildiği .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talep edildiğini, davacının iddialarının isabetsiz olduğunu, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, gerçekleşen trafik kazasının ardından davacının sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve bu durumun tutanağa geçirilemediğini, ancak ... plakalı araç sürücüsünün sigorta şirketine başvuru yaptığını ve kusurlu araç sürücüsünün tek taraflı iddiaları doğrultusunda davalı sigorta şirketi ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, müvekkili e-devlet sistemi üzerinden 10.02.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda kendisine yüzde elli kusur atfedildiğini ve buna bağlı olarak aracı üzerinde 4.705,00 TL değerinde tazminat ödemesinin bulunduğunu gördüğünü, bilgi almak için ... plakalı aracın sigortacısı davacı ... Anonim Şirketi'ne başvuru yapıldığını ve hasar dosyasında mevcut evraklar talep edildiğini, ancak sigorta şirketi KVKK nedeni ile evrakların taraflarına iletilemeyeceğini beyan ederek olumsuz cevap verdiğini, müvekkiline atfedilen kusur oranına itirazları ile trafik kazasında kusur oranı %50 olarak belirlenen müvekkilinin maliki olduğu araç için hasar bedelinin ve değer kaybının ödenmesi talebinde bulunulduğunu, yapmış oldukları kusur oranına itirazları ile hasar bedeli ve değer kaybının ödenmesi taleplerine davalı sigorta şirketi tarafından yanıt verilmediğini, sigorta şirketinin taleplerini cevapsız bırakması ve müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına dava yoluna gidildiğini, açılan dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve derdest olduğunu, davada, kusur oranının tespiti ve hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin belirlenmesi talep edildiğini, devam eden davanın sonucu, huzurdaki davanın sonucuna etki edecek nitelikte olduğundan, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, 10.02.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebinin 2 yıl içinde ileri sürülmesi gerektiğini, 2 yıllık sürenin geçmiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, işbu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yaşanan kazanın ardından kusurlu aracın sürücüsü olan davacının sigortalısının olay yerini terk etmesi etmesi nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulamadığını, davacı tarafından hasar dosyası oluşturulup müvekkiline yüzde elli oranında kusur atfedildiğini, bu kusur oranını kabul etmediklerini, ortada kesinleşmiş bir kusur oranı bulunmadan davacının hesap etmiş olduğu tazminat tutarını müvekkillerinden talep etmesini kabul etmediklerini, müvekkillerinin kusurlu olduğunun kabulü halinde dahi, hasar bedelinin usulüne uygun bir şekilde belirlenmediğini, bu tutara da itiraz ettiklerini ve yeniden belirlenmesini talep ettiklerini, neticeten yapılacak yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, yargılama sonucunda davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; 10.02.2021 tarihinde davacı şirkete sigortalı dava dışı ...'e ait ... plakalı araca ... plakalı aracın çarpması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalı sürücü aracın maliki ve sigorta şirketinden rücuen tazmini istemiyle, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta sigortalısına hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketi kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalı aleyhine ödediği hasar bedelinin tahsilini dava etmektedir. Davacı ve davalı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından halefiyet kuralı gereğince sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı olan ... arasında ... plakalı araç için Kasko Sigorta Poliçesi imzalanmıştır. Davacının sigortalısı gerçek kişi olup sigortalı araç, ruhsat bilgilerine göre hususi nitelikte minübüstür.Yine davalı sürücü ... ve aracın maliki ... da gerçek kişidir. Davacı, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının halefi sıfatıyla eldeki davayı açmıştır. Sigortalı ile davalı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından mahkememizin iş bu davaya bakmakta görevli olmadığı anlaşılmakla , dosyanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-)İş bu davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-)H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren taraflardan herhangi birinin iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-)Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine, Dair davalı gerçek kişiler vekilinin yüzüne karşı, davacının/vekilinin ve diğer davalının / vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 sayılı HMK nın 341/2 maddesi gereği karar tarihi dikkate alınarak miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)