İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/95 E. 2023/820 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/95
- Karar No
- 2023/820
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/95 Esas KARAR NO :2023/820 eyoğlu/İSTANBUL
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/02/2023 KARAR TARİHİ:22/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi 2022/... numaralı dosya ile takip başlatılmış, daha sonrasında süresi içerisinde itiraz olmadığı sebebiyle dosya esasa geçirilmiş İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... - E. Sayılı dosyası açıldığı, davalı itiraz evrakını UYAP üzerinden MTS dosyasına evrak gönderilmediği sebebiyle gönderemediği ve itiraz süresini kaçırdığı sebebiyle şikayet yoluna başvurduğunu, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Dosyasında verilen karar ile itirazı süresi içerisinde yapıldığı kabul edildiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığı, borca ve İcra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu İstanbul İli,... İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. Tarafından okunduğunu, bu okumalara dair verilerin ...'a bildirilmekte ve...'tan müvekkil şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırıldığını, müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalı-borçlu tarafından ödenmeyen faturanın ... nolu 01.09.2013 Tarihli elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı takibe konu 177.222,18-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT%15,00 kullanım şartlarında görüleceği üzere konfigürasyon sebebiyle sözleşme feshedilmiş ve sözleşme bitiş süresinden önce fesih nedeniyle cayma bedeli 21/03/2022 tarihli faturaya yansıtıldığını, şöyle ki elektrik abonelik sözleşmesinin son sayfasında gayet net bir şekilde yer aldığı üzere, "Sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde hüküm altına alındığı, söz konusu hüküm, tacir olan borçlunun da bilgisi ve rızası dahilinde olup haksız şart niteliğini taşıması söz konusu olmadığını, elektrik abonelik sözleşmesinin 5.6. Maddesine göre " ABONE'nin faturaya İtiraz süresi, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 (sekiz) gün olup, faturaya itirazı, ödeme yükümlülüğünü durdurmayacak veya ortadan kaldırmayacaktır." şeklinde olduğu, ancak ne bu süre içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takip konusu fatura gereği müvekkilinin davalıdan alacaklıdır...” ifadesi ile davanın kabulüne davalının takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkiye ilişkin itirazda; davalının abonelik adresinin bulunduğu İstanbul İli Beyoğlu İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. Tarafından okunmaktadır." diye belirtilmişse de şirketin adresi Beyoğlu olup, abonelik adresi İstanbul ili Kartal İlçesi olduğunu, dolayısıyla görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi olup mahkememizin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, dava dilekçesinin bir bölümünde icra takibinin konusunun "cezai bedel" olduğundan bahsedildiği, öncelikle talep edilen bedelin cayma bedeli mi yoksa cezai şart mı olduğu dava dilekçesinden anlaşıldığını, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin son sayfasında" Sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebeple feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir nedenle tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde faturaların ortalama tutarının 2 (iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak ödemeyi.." kabul şartı olduğundan bahsettiğini, bu sefer de cayma bedeli ve cezai şartın yanı sıra "fesih cezası" kavramı karşımıza çıktığını, davacının talebinin dayanağının tam olarak ne olduğu halen açık olmadığını, dava dilekçesinde yapılan açıklamanın aksine söz konusu bu madde haksız şart niteliğinde olduğu, haksız şart kısaca, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları olduğu, dava dilekçesinde 4 no lu bendin devamında "fahiş olması sebebiyle borçlunun cezai şartın indirilmesini isteme hakkından" bahisle, bu sefer icra takibine konu edilen fatura bedelinin cezai şarttan kaynaklı olduğunu beyan ettiğini, dava dilekçesinde farklı hukuki anlamlara gelen ve dolayısıyla farklı hukuki sonuçlar doğuran bu kavramların aynı talep için kullanılması hukuka uygun nitelikte olmayıp, davacı tarafça bu durumun netleştirilmesi gerektiğini, kabul anlamında olmamak kaydıyla mahkemece aksi kanaat oluştuğu takdirde dahi, davacının dilekçesinde belirttiği üzere davacı şirketin müvekkile sunduğu avantajlar karşısında beklediği aboneliğin belirlenen zaman dilimi süresince sürdürülmesi olduunu, müvekkili şirketin hem sözleşme tarihi olan 02.12.2019 tarihinden sonraki ilk 24 ay hizmet alımını sürdürme hem de 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunma koşulunu gerçekleştirerek sözleşmeye uygun davranmış olup haksız şart niteliğinde de olsa cayma bedeli vs adı altında bir yaptırımla karşılaşması hukuka uygun olmadığını, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 02.12.2019 tarihli abonelik sözleşmesi kapsamında; İlgili tarife paketinin süresiz olduğu, sözleşmenin önceden haber vermeksizin fesih edilmesi halinde cayma bedeli ödeneceği, taraflardan herhangi birinin 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunması koşulu ile işbu tarife paketi ve sözleşmeyi sebepsiz feshedebileceği hüküm altına alındığını, bu sözleşmenin eki niteliğinde yine 02.12.2019 tarihinde imzalanan EK-1 Aboneye Özel Sözleşme Koşulları başlıklı sözleşme özel koşulları uyarınca, bu sözleşme çerçevesinde brüt kar marjı taraflarca %15 olarak belirlendiği ve sözleşme süresince sabit kalacağı hüküm altına alındığını, aynı sözleşmede dava dilekçesinde alıntı yapılan cümle ile, “tedarik başlangıç tarihinden sonraki İLK 24 AY içerisinde abone tarafından herhangi bir sebeple feshedilmesi veya abonenin bu sürede herhangi bir nedenle tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde .."şeklinde düzenlendiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, sözleşmenin imzalandığı Aralık 2019 tarihinden başlamak üzere tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay ve devamında Mart 2022 tarihine dek hizmet almaya devam ettiğini, davacı şirketin müvekkile yaptığı sözleşmenin yenilenmesi talebi karşısında müvekkili taahhüt süresinin de dolduğunu göz önüne alarak öncesinde telefon vasıtasıyla ardından 31.01.2022 tarihinde e-mail yoluyla yazılı şekilde sözleşmenin yenilenmeyeceğine yönelik iradesini belirten maili davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin bu talebin işleme alındığı cevabı mailinde bildirdiğini, sözleşme belirtildiği üzere süresiz olup, taraflardan birinin 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunması koşulu ile işbu tarife paketi ve sözleşmeyi sebepsiz feshedebileceği sabit olduğunu, müvekkil de 31.01.2022 tarihinde ( 30 Gün önceden ) yapmış olduğu yazılı bildirim ile sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş bulunduğunu, müvekkili bildirimden sonraki 30 gün yani 01.03.2022 tarihine kadar sözleşme şartlarına uymaya devam ettiğini, yine sözleşmede belirlendiği üzere sözleşme tarihinden sonraki ilk 24 ay feshedilmemesi koşuluna uyulduğunu, buna rağmen davacı tarafın müvekkili şirket tarafından sanki 24 aylık taahhüt süresinde feshedilmişcesine cayma bedeli/fesih cezası /cezai şart vs adı altındaki bedelin faturaya yansıtılmasını anlayamadıklarını, bunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinin 5 nolu bendinde faturaların teslim alındığı sms vs ile hatırlatma yapıldığı halde ödeme yapılmadığı iddia edildiğini, davacı şirkete elektrik kullanımından kaynaklı ödenmemiş fatura bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenip ödenmeyen tek fatura işbu davanın da konusu olan cayma bedeli vs adı altında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan fatura olduğunu, bu faturanın da müvekkiline posta yoluyla gönderilmiş olup, müvekkil şirket tarafından teslim alınmayarak iade edildiğini, akabinde davacı tarafça başlatılan icra takibi ile fatura bedelinden haberdar olmuş isek de, gönderilen ödeme emri ekinde fatura sureti tebliğ edilmediğinden fatura içeriğine halen vakıf olamadıklarını, dava dilekçesinde her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği belirlenen faiz oranından bahsedilmişse de sözleşmede b öyle bir hüküm bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına ve % 10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın; Taraflar arasında akdedilen ... nolu abonelik sözleşmesinde düzenlenen cayma bedeline ilişkin 1 adet faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin (İstanbul Abonelik Sözlemeleri İcra Dairesi) MTS ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ... Sistemi 2022/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 228.616,18-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :21/03/2022, Son Ödeme Tarihi :31/03/2022, Tutar :177.222,18 TL, ... NOLU fatura olduğu, 21/09/2022 tarihli ödeme emrinin 03/10/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, akabinde dosyanın İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... esas sayısına kaydedildiği ve İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 02/12/2022 tarihli karar tensip tutanağında borçluya yapılan tebligatın tebliğ tarihinin 06/10/2022 olarak değiştirilmesine karar verildiği görülmekle ödeme emrinin 06/10/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 12/10/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Mali Müşavir ... ile Elektrik Mühendisi...tarafından müşterek imzalı 22/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının sunduğu sözleşmede; 6.1, İşbu Sözleşme, taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe girer ve taraflardan birince, feshedilinceye kadar geçerlidir. ABONE, talebini ...'a 2 (iki) ay önceden yazılı olarak bildirmek ve varsa Tarife Paketi fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla Sözleşmeyi her zaman sona erdirebilir. Davalının sunduğu sözleşmede:Taraflardan herhangi biri 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak koşulu ile işbu Tarife Paketi ve Sözleşme'yi mevcut hak ve sorumlulukları mahfuz kalmak koşuluyla sebepsiz fesih edilebilir...: hükümleri bulunduğu, davalı tarafından 31.01.2022 tarihinde sabihazengin ©hedefendustri.com adresinden, ...©....com.tr adresine, “sözleşme yenilenmemesi - iptal edilmesi” konulu “..Merhabalar aramızda imzalanan sözleşmenin yenilenmemesini talep ediyoruz.” Mail gönderildiği, davalının mailine 03.02.2022 tarihinde ...@....com.tr adresinden, “sözleşme yenilenmemesi iptal edilmesi” konulu “tarafımıza ulaşan mailinize istinaden abonelik iptaliniz 01.03.2022 tarihi için işleme alınmıştır..” cevap verildiği, mahkemece sözleşmenin süresi içerisinde fesih edildiği hakkında karar ittihazı halinde davacı davasının reddinin gerekeceği, aksi durumda ise davacının, davalıdan; 177.222,18 TL asıl alacak (cayma bedeli/cezai şart) 50.690,40 TL takip tarihli işlemiş faiz 227.912,58 TL TL talep edeceği, davacının bu alacağına takip tarihinden itibaren aylık % 5 faiz uygulanması gerekeceği, davacının, 704,03 TL işlemiş faiz talebinin fazla ve yersiz talep olduğundan reddinin gerekeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ... Sistemi 2022/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 228.616,18-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının Abone/Müşteri No :..., Belge/Fatura Tarihi :21/03/2022, Son Ödeme Tarihi :31/03/2022, Tutar :177.222,18 TL, ... NOLU fatura olduğu, 21/09/2022 tarihli ödeme emrinin 03/10/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, akabinde dosyanın İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... esas sayısına kaydedildiği ve İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 02/12/2022 tarihli karar tensip tutanağında borçluya yapılan tebligatın tebliğ tarihinin 06/10/2022 olarak değiştirilmesine karar verildiği görülmekle ödeme emrinin 06/10/2022 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 12/10/2022 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 09/02/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın görev ve yetki itirazının; taraflar arasında akdedilen ve sunulan abonelik sözleşmesi incelendiğinde, aboneliğin kurumsal olduğu belirlendiğinden, mahkememizin görevli olduğu, ayrıca sözleşmenin 8.7. maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından, mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla Mahkememizin 05/07/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile davalı vekilinin görev ve yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacının sunduğu taraflar arasında akdedilen 02/12/2019 tarihli abonelik sözleşmesinin 6.1. Maddesine göre sözleşmenin tarafların biri tarafından feshedilinceye kadar geçerli olduğunun belirtildiği ve bu ifadeye göre sözleşmenin süresiz olduğu, yine sözleşmenin 6.1.maddesine göre aboneye 2 ay önceden yazılı bildirimde bulunması halinde tek taraflı fesih hakkının tanındığı görülmüş, davalının sunduğu sözleşmede ise bu sürenin 30 gün olarak belirtildiği görülmüş, feshe ilişkin davalı tarafça sunulan mail yazışmaları incelendiğinde davalının davacıya 31/01/2022 tarihli aboneliğin iptaline/ sözleşmenin feshine ilişkin mail gönderdiği ve davacının cevaben 03/02/2022 tarihli mailinde abonelik iptalinin 01/03/2022 tarihi için işleme alındığı belirtilmiştir. Davacı ve davalının sunduğu sözleşmelere göre fesih için bildirim süresi taraflar arasında ihtilaflı olmakla beraber, davacının cevap olarak gönderdiği 03/02/2022 tarihli mail içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere davacının 01/03/2022 tarihi için işleme aldığını bildirmesinden davacının da fesih için yazılı bildirim süresini davalının savunmasındaki ve sunduğu sözleşmedeki gibi 30 gün olarak esas aldığı ve taraflar arasında bu hususun dava açılmadan evvel davacı tarafından gönderilen mail nedeniyle taraflar arasında ihtilaflı olmadığı değerlendirildiğinden davalının 30 gün evvel fesih bildiriminde bulunduğu, sözleşmenin davalının süresinde yazılı ihbarı ve davacının da cevabi mailinden bu hususun kabulünde olduğu ve sözleşmenin karşılıklı sonlandırıldığı kanaatine varıldığından davacının davalıdan takibe konu edilen alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların sunmuş olduğu ve fesih süresinde tereddüte yol açan sözleşmeler dikkate alındığında yazılı ihbar süresine ilişkin farklı düzenlemeler bulunması nedeniyle davacının 2 aylık yazılı ihbar süresini esas alarak düzenlenen faturalara ilişkin takip başlatmakta kötüniyetli olduğu veya ağır kusurunun ulunduğuna dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı değerlendirildiğinden kötüniyet tazminatının koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, Koşullar oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 179,90- TL'nin mahsubu ile bakiye 89,95 -TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaqlanan 36.292,49-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan bakiyenin karar kesinleştiğinde yatırana/vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır