İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/385 E. 2024/547 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/385
- Karar No
- 2024/547
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2021/385 Esas KARAR NO:2024/547 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/06/2021 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E SAYILI DAVADA; DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:24/08/2021 KARAR TARİHİ:17/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 14.06.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş.’nin ana müteahhit olduğu ... İli, ... Köyü ... ... ... şantiyesinde alt taşeron olarak çalışmalarını sürdürdüğü sırada 28.01.2003 tarihinde işçisi ...’nın iş kazası geçirdiğini; iş kazası sonrasında dava dışı kazazede ...’nın iş kazasından kaynaklı olarak .... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını davacı lehine çıkan kararın temyiz safhasında Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2011/11497 E. ve 2011/10859 K. Sayılı kararı ile bozulduğunu ancak akabinde ilk derece mahkemesine dönen dosyanın ... ... Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararı ile 28.140,65 TL maddi tazminat ve 24.500,00 TL manevi tazminatın müvekkili ... İnşaat Turizm Sanayi Taahhüt Ticaret Ltd. Şti., ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., dava dışı ancak icra takibinde borçlu olan ... ... İşle. Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ancak icra takibinde borçlu olan ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, bu kararın da Yargıtay tarafından 16.06.2016 tarihinde onandığını; .... İş Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararının dava dışı ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, takip bedeli üzerinden sigortalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin toplam kusur oranı olan %40’a karşılık gelen 64.996,76 TL’nin davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olduğunu akabinde Yargıtay’ın bozma ilamını takiben yeniden görülen davada verilen karara istinaden yeniden ödeme emri düzenlenip düşmüş icra dosyasının da yeni ödeme emri sunulmak sureti ile yenilendiğini ve yeni esas numarası alarak ... E. numarasını alarak takibe devam edildiğini ve 109.096,70 TL’nin faizi ile birlikte talep edilerek icra işlemlerinde devam edildiğini, bu bedelin de dosya borçlularının müşterek ve müteselsil sorumluluğu gözetilerek müvekkili ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’den tahsil edildiğini; müvekkilinin alt taşeronu olduğu ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin ana müteahhit olarak tüm alt taşeronları ve işçilerini işveren mali mesuliyet sigortası ile o zamanki adıyla “Genel Sigorta A.Ş.” yani şu anki adıyla ... Genel Sigorta A.Ş.’ye sigortalattığını, sigortalama döneminin ise 22.11.2002 ila 31.03.2003 tarih aralığındaki 129 gün olup iş kazasının da bu aralıkta sigorta kapsamında olan 28.01.2003 tarihinde gerçekleştiğini, işbu poliçe kapsamında 551 Branş no ve ...-... Poliçe No’su ile şahıs başına 135.000,00 TL ve kaza başına 305.000,00 TL limitinde sigortalandığını, işbu poliçenin ilişiğinde 551/.../9 no’lu Poliçenin ilişiğidir başlıklı ... İnş ve Tic. A.Ş. şantiyesinde bulunan 35 taşeronun işçi sayıları yazılarak sigortalandığını dolayısıyla iş kazasının sigorta poliçesi kapsamında sigortalama limitleri dahilinde olduğunu ve bu sebeple tamamının sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, daha sonrasında ise halefiyet kuralları gereği kusur oranlarına göre diğer taraflara bu bedelleri rücu etme hakkının kendilerinde olacağını; davalının, sigorta poliçesi kapsamında dava dışı kazazede ...’ya toplamda 97.895,56 TL ödeme yaptığını, dava dışı icra takibi borçlularından ... ... İşl. Tic. Ltd. Şti.’ye de 5.560,00 TL ödeme yaptığını ancak icra dosyasında bakiye kalan 109.096,70 TL borcun müvekkili ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından kusur oranı yalnızca %20 olmasına rağmen sorumluluk bedelinden çok fazlasına tekabül edecek şekilde icra takibi baskısına maruz kalarak şirket yetkilisinden taahhüt de alınarak ödendiğini; müvekkilinin fazladan ödeme yaptığı bu bedelin sigorta poliçesi limitleri dahilinde olmasına ve müvekkili tarafından ... ... Noterliğinin 03.12.2010 tarih ve ... yevmiye no’su ile ihtarname keşide ederek davalının ...-... poliçe no ile yapılan “işveren mali mesuliyet sigortası” kapsamında ödeme yapılması hususunda ihbar ve ihtar edilmiş olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin fazladan ödemiş olduğu bu bedelin ihtar edilmesine rağmen ödenmemesi ve buna istinaden .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından başlatılan takibe davalının itiraz etmesi üzerine işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu; itirazın iptali davası için dava şartı arabulucu görüşmesinin de anlaşamama ile sonuçlandığını; .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki bedelin likit alacak olması ve davalının da bu takibe haksız itiraz etmiş olduğu iddiasıyla icra takibine konu 50.000,00 TL bedel üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ederek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçede sigorta ettirenin ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. olduğunu buna rağmen davanın sözleşmenin tarafı olmayan ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından açıldığını, bu sebeple açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini; davaya konu kararın ... ... Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı karar olduğunu yani karara istinaden ödenen 109.096,70 TL tazminat alacağının dosyadaki tüm borçlulardan müştereken ve müteselsilen alınmak üzere icra takibinin başlatıldığını ve ödemenin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra dava açıldığı için alacağın zamanaşımına uğradığını ayrıca ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin ödediği işbu tazminatın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından müvekkil sigorta şirketi aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine 14.06.2021 tarihinde itirazın iptali davası açıldığını, TBK’nın sair kanun hükmü ve Yargıtay içtihatlarına göre rücu zamanaşımının 2 yıl olduğunu, somut olayda davacının fiili ve rücu edeceği tarafı en başından bilmesine rağmen böyle bir talepte bulunmadığını bu sebeple rücu talebinin zamanaşımına uğradığını; itirazın iptali davası açılabilmesi için 1 yıllık hak düşürücü sürenin icra takibine itiraz edildiği tarihten itibaren başlayacağını, ancak davacının tüm hususları öğrenmesine rağmen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davasını açmadığını; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ilgili poliçede limitin her bir hasar için kişi başına 135.000,00 TL olduğunu, poliçede azami teminat limitinin yazılmış olmasının bu miktarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmeyeceğini; müvekkili sigorta şirketi tarafından .... İş Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararına istinaden .... İcra Müdürlüğünde başlatılan takibe ilişkin olarak dosyaya ve kazazede ...’ya toplamda 97.895,56 TL ödeme yapıldığını, 22.12.2010 tarihinde müvekkiline tebliğ olunan 1. Haciz ihbarnamesine istinaden sigortalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve taşeronu ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin toplamda %40 sorumluluğuna göre 64.996,76 TL icra müdürlüğü hesabına yatırıldığını, ilaveten kazazede ...’ya farklı tarihlerde toplamda 32.898,80 TL ödeme de yapıldığını, böylece ibranameler, yapılan ödemeler ve icra dosyasına yapılan ödeme ile birlikte sigorta şirketinin toplamda 97.895,56 TL ödeme yaptığını ve müvekkilinin böylece sorumluluğunun sonra erdiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi icra dosyasına ve kazazedeye daha önce yapıldığı belirtilen ödemelerin 135.000,00 TL olan poliçe limiti dahilinde dikkate alınması gerektiğini; davacı şirketin kazanın meydana gelmesindeki kusuru oranında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, dosyadaki belgelere bakıldığında davacı tarafından kendi kusuruna denk gelmeyen kısımlar için de talepte bulunulduğunu dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin davaya konu talepler bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını aksi durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, müvekkilinin sigortalıların sorumluluğu olan %40 kusur oranı üzerinden ödeme yaptığını ve başkaca bir sorumluluğu kalmadığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketlerinin poliçeden kaynaklanan sorumluluklarında temerrüt tarihinden itibaren sorumluluğun tespitinin gerektiğini, faiz sorumluluğu doğacak ise de hükmedilecek faizin ancak yasal faiz olabileceğini, sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için kendisine usulüne uygun ihtarda bulunulmuş olmasının gerektiğini bu sebeple tüm faiz taleplerini reddettiklerini; davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin de reddinin gerektiğini, davacı tarafından açılan takibin haksız olduğunu bu sebeple icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın husumet, rücu zamanaşımı, itirazın iptali davasının süresinde açılmaması yönlerinden reddine; esasa ilişkin inceleme yapılacak ise de davanın reddine, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhlerinefaizehükmedilmemesine, itirazın devamına ve itirazın iptali talebinin reddine, icra takibine girişmekle kötü niyetli olduğunu iddia ettiği davacı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin ana müteahhit, müvekkilinin alt taşeron olarak çalışmalarını sürdürdüğü ... İli, ... Köyü ... ... şantiyesinde 28.01.2003 tarihinde müvekkilinin işçisi ...’nın iş kazası geçirdiğini ve aynı gün davalıya bu durumun bildirildiğini; iş kazası sonrasında dava dışı kazazede ...’nın iş kazasından kaynaklı olarak .... İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını davacı lehine çıkan kararın temyiz safhasında Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2011/11497 E. ve 2011/10859 K. Sayılı kararı ile bozulduğunu ancak akabinde ilk derece mahkemesine dönen dosyanın ... ... Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararı ile 28.140,65 TL maddi tazminat ve 24.500,00 TL manevi tazminatın müvekkili ... İnşaat Turizm Sanayi Taahhüt Ticaret Ltd. Şti., ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., dava dışı ancak icra takibinde borçlu olan ... ... ve Vinçle İşle. Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ancak icra takibinde borçlu olan ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, bu kararın da Yargıtay tarafından 16.06.2016 tarihinde onandığını; .... İş Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararının dava dışı ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, takip bedeli üzerinden sigortalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin toplam kusur oranı olan %40’a karşılık gelen 64.996,76 TL’nin davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olduğunu akabinde Yargıtay’ın bozma ilamını takiben yeniden görülen davada verilen karara istinaden yeniden ödeme emri düzenlenip düşmüş icra dosyasının da yeni ödeme emri sunulmak sureti ile yenilendiğini ve yeni esas numarası alarak ... E. numarasını alarak takibe devam edildiğini ve 109.096,70 TL’nin faizi ile birlikte talep edilerek icra işlemlerinde devam edildiğini, bu bedelin de dosya borçlularının müşterek ve müteselsil sorumluluğu gözetilerek müvekkili ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’den tahsil edildiğini; müvekkilinin alt taşeronu olduğu ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin ana müteahhit olarak tüm alt taşeronları ve işçilerini işveren mali mesuliyet sigortası ile o zamanki adıyla “Genel Sigorta A.Ş.” yani şuanki adıyla ... Genel Sigorta A.Ş.’ye sigortalattığını, sigortalama döneminin ise 22.11.200 ila 31.03.2003 tarih aralığındaki 129 gün olup iş kazasının da bu aralıkta sigorta kapsamında olan 28.01.2003 tarihinde gerçekleştiğini, işbu poliçe kapsamında 551 Branş no ve ...-... Poliçe No’su ile şahıs başına 135.000,00 TL ve kaza başına 305.000,00 TL limitinde sigortalandığını, işbu poliçenin ilişiğinde 551/.../9 no’lu Poliçenin ilişiğidir başlıklı ... İnş. Ve Tic. A.Ş. şantiyesinde bulunan 35 taşeronun işçi sayıları yazılarak sigortalandığını dolayısıyla iş kazasının sigorta poliçesi kapsamında sigortalama limitleri dahilinde olduğunu ve bu sebeple tamamının sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, daha sonrasında ise halefiyet kuralları gereği kusur oranlarına göre diğer taraflara bu bedelleri rücu etme hakkının kendilerinde olacağını; davalının, sigorta poliçesi kapsamında dava dışı kazazede ...’ya toplamda 97.895,56 TL ödeme yaptığını, dava dışı icra takibi borçlularından ... ... İşl. Tic. Ltd. Şti.’ye de 5.560,00 TL ödeme yaptığını ancak icra dosyasında bakiye kalan 109.096,70 TL borcun müvekkili ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından kusur oranı yalnızca %20 olmasına rağmen sorumluluk bedelinden çok fazlasına tekabül edecek şekilde icra takibi baskısına maruz kalarak şirket yetkilisinden taahhüt de alınarak ödendiğini; müvekkilinin fazladan ödeme yaptığı bu bedelin sigorta poliçesi limitleri dahilinde olmasına ve müvekkili tarafından ... 15. Noterliğinin 03.12.2010 tarih ve ... yevmiye no’su ile ihtarname keşide ederek davalının ...-... poliçe no ile yapılan “işveren mali mesuliyet sigortası” kapsamında ödeme yapılması hususunda ihbar ve ihtar edilmiş olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkilinin kusur oranı kapsamında sorumlu olduğu bedelden daha fazlasını ödemek zorunda kaldığını ve davalıya ihtar edilmesine rağmen bu bedelin ödenmediğini ve .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının ikame edildiğini ve ayrıca müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına haciz baskısı altında toplamda 109.096,70 TL ödeme yaptığını, ihbar olunan davalının süresi içerisinde dava dışı kazazede ...’ya yeteri kadar tazminat ödememesi sebebiyle bakiye kalan tazminat miktarı yönünden dava açılıp icra takibine konu edildiği için faiz, dava masrafı, vekalet ücreti, harç ve yargılama giderleri gibi ek masrafların da ödenmek zorunda olduğunu ancak davalının sadece ilk icra takibi takip çıkışı üzerinden sigortalılar ...müvekkili ... İnşaat Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin %40 kusuru oranında ödeme yaptığını ve bu oranı aşan kısmı ödemediğini, ancak işveren mesuliyet poliçesi ve “İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları” kapsamında davalının kusur oranları üzerinden değil poliçe limiti kadar olan bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, tazminat ve ek masrafların artmasında da kusurlu olduğunu ve dava masrafları, faiz, harç, vekalet ücreti gibi kalemleri de ödemek zorunda olduğunu ancak bu ödemeleri yapmaması sebebiyle tüm bu bedellerin müvekkilinden tahsil edildiğini, bundan dolayı da .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/385 E. sayılı dosyasında müvekkilince ödenen 109.096,70 TL’nin 50.000 TL’si talep edildiğinden işbu davada da rücuen tazminat olarak bakiye kalan 59.096,70 TL’yi talep ettiklerini; ayrıca ... Başkanlığının dava dışı kazazede ...’ya yapmış olduğu ödemeler için rücuen tazminat talepli olarak ... ... Mahkemesinin .... Sayılı dosyasını ikame ettiğini, ... BAM 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunu esastan reddettiğini ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin de onadığını, akabinde SGK Başkanlığının ... ... Müdürlüğünün .../... E. sayılı icra dosyası ile 660,98 TL geçici iş göremezlik, 2.180,00 TL vekalet ücreti, 10.773,80 TL rücuen tazminat 75 TL mahkeme masrafı ve 16.741,46 TL faiz olmak üzere toplamda 30.431,24 TL üzerinden icra takibi başlattığını ve bu takibin de halihazırda derdest olduğunu, müvekkilinin hesapları ve aracı üzerine hacizler konulduğunu, davalının işbu icra takibine konu davaya da taraf olmasına rağmen bu dosyaya da herhangi bir ödeme yapmadığını; müvekkilinin davalıyı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına şikayet ettiğini ve davalının kazazede ...’ya farklı tarihlerde olmak üzere icra dosyasına toplamda 97.895,56 TL ödeme yaptığı yönünde cevap verdiğini, müvekkilinin ayrıca icra takibi ile taahhütname imzaladığını, ilk ödemelerini yapınca davalıya durumu mail atarak ödeme yapmaları yönünde talepte bulunduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını; davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunu yerine getirmeyerek müvekkilinin banka hesaplarının haczedilmesine sebebiyet verdiğini ve kusur oranından daha fazla bedel ödemek zorunda kalması sonucu dosya borcunu ödemek için diğer ödemelerini yapmayarak zararlarının doğduğunu, davalının bu zarar kalemlerinden doğan bedelleri de TBK m.112 kapsamında müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, müvekkilinin 109.096,70 TL’nin 21.347,60 TL’sini 20.02.2017 tarihinde, bakiye kalan 87.749,10 TL’sini ise 3 eşit taksitte ödemeyi taahhüt ettiğini ancak bu taahhüdünü yerine getiremediğini, alacaklının iyi niyeti ve taahhüdü ihlalden suç duyusunda bulunmayıp müvekkilini beklemiş olması sayesinde de 04.04.2017 tarihinden son ödeme yapılan 15.08.2017 tarihine kadar 8 taksitte ancak ödenebildiğini, müvekkilinin bu dosya borcunu ödemek zorunda kalınca nakit dengesinin bozulduğunu ve bir kısım çeklerini, SGK yapılandırma borçlarını ödeyemediğini, icra dosyasına olan borcun taahhütname baskısı altında taksitlerle ödenmesi sonucu alacaklısına borcunu öteleyebilmek adına çek keşide ettiğini, 26.09.2017 tarihinde ... Bankası ... E-5 Şubesi ... çek nolu 115.000,00 TL bedelli çekin ... ... İnş. A.Ş.’ye borcu karşılığında 31.07.2018 vade tarihi olacak şekilde verildiğini ancak işbu çekin vadesinde ödenemediğini, müvekkilinin alacaklısı olan ... İskelenin de bu çek ödenemeyince ... ...Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosya ile icra takibi yaptığını ve bu çekin hala ödenemediğini, yine müvekkilinin bir başka alacaklısı ... San. Tic. Ltd. Şti.’ye 08.11.2017 tarihinde ...Bankası ...sna Şubesi ... çek nolu 35.000,00 TL bedelli çekin keşide edildiğini ve 25.02.2018 tarihli vadesinde de bu çekin ödenemediğini, yine müvekkilinin 2017 yılı başlarında işi gereği yurt dışından kule vinç ithal etmek için ... Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığını bu sebeple de anlaşma gereği birtakım ödemelerin yapıldığını ancak 2017 yılı Şubat ayı itibari ile hesapları haczedilip bu hacizleri kaldırmak için de borç bedeli kadar sigorta şirketinin ödemediği tazminat bedellerini ödemek zorunda kalınca müvekkilinin ithalatı iptal etmek zorunda kaldığını ancak sözleşmeyi feshedemediğinden kule vinci doğrudan almak yerine önce finansal kiralama ile yurt içinde getirip sonra elde edeceği gelirle satın almayı planladığını, 2017 yılı Haziran ayında ise Euro/TL kurunun 3.93 civarı olduğunu ve kule vincinin piyasa değerinin de 165.000,00 Euro civarında olduğunu, sözleşmenin satın almak yerine finansal kiralama ile yurt içinde getirilerek satın alma planı sonrası ... Tic. Ltd. Şti. kule vincin Gümrük Mevzuatı kapsamında geçici İthalat Rejimine Tabii olarak ülkeye getirilmesi ve 6 aylık izinlerle bu iznin uzatılmak suretiyle 24 aya kadar bu kule vincin yurt içinde kullanılmasının sağlanması hususunda anlaşıldığını, ancak gümrük müşavirliği şirketlerinin yurt dışından getirdiği ticari malların uluslararası nitelik taşıması, gümrük mevzuatının katı yapısı ve sistem işleyişinin yavaşlığı gibi sebeplerle sözleşmeyi işlemden önceki tarihlerde kurup alacağı bedelin büyük kısmını nakit alıp bakiye kalan bedelleri de taksitler halinde aldığını, bu müşavirlik şirketinin bahse konu makineyi 20.06.2017 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğünden gerekli izinleri alıp ödenmesi gereken bedelleri ödeyerek yurt içine getirdiğini, müvekkilinin makinenin yurt içine getirildikten sonraki süreçte izinlerin yenilenmesi, sürecin takibi için de aynı sözleşme kapsamında aynı müşavirlik firması ile anlaştığını ilk nakit ödeme sonrası taksitlendirilen bedellerin ödenemediğinden müşavirlik şirketine ödeme yapılamaması nedeniyle de haklı sebeple feshedilen sözleşme sonrası makinenin Geçici İthalat Rejimine tabi olduğu sürece takip etmediğini ve müvekkilinin de bu mevzuatı bilmemesinden ve kendisinden bilmesi beklenemeyeceğinden resmi izinlerin kaçırılması sürecinin kaçırıldığını ve bundan dolayı da Gümrük Kanunu sair hükümleri uyarınca 369.806,64 TL idari para cezasına çarptırıldığını, davalının müvekkilini uğrattığı zarar kalemlerinden birinin de bu olduğunu; müvekkilinin şirketinin KOBİ olarak tabir edilen Küçük ve Orta Büyüklükteki işletmelerden en küçüğü olan mikro ölçekli KOBİ olduğunu, bu tür KOBİ’lerin çalışan sayısının 10’dan az olduğunu, bu tür mikro ölçekli işletmeler için nakit girdisinin ve sürekliliğinin işlerin ve şirketin sürdürülebilmesi için elzem olduğunu, en ufak nakit aksamasının dahi şirketin işleyişini ve işlerini doğrudan etkileyebileceğini bunun da sebebinin KOBİ’lerin kurumsal ve büyük işletmeler kadar yüksek sermayeye ve özsermayeye sahip olamadıklarından ileri geldiğini, bankalar ve kurumlar nezdinde kredibilitelerinin de yüksek olmaması ve marka ve isim bilinirliklerinin de az olması sebebi ile de nakit sürekliliğine ihtiyaç duymalarından kaynaklandığını, müvekkil şirketin bir çeşit aile şirketi olup sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki ödemelerini yapmaması sonucu ödemeleri kendisinin yapmak zorunda kaldığından bir süre bu durumu idare edebilmek gayesiyle acil kısa vadeli sermaye ihtiyacının oluştuğunu ve yüksek faizli krediler çekmek durumunda kaldığını, ... Bankasından 21.09.2017 tarihinde 297.500,00 TL ticari kredi çektiğini ancak 2018 yılı ortalarından sonra da bu krediyi de ödeyemediğini, bankanın bu sebeple .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatarak müvekkilin bu kredi kapsamında ipotek ettiği taşınmazlardan birini %50 fiyatına sattığını, bu nedenlerle karşı tarafın ilk aşamada icra dosyasındaki poliçe bedeli kapsamındaki ödemeleri zamanında yapmamasının müvekkile zararının 35.000,00 TL + 115.000,00 TL + 369.806,64 TL = 519.806,64 TL olarak yansıdığını, müvekkilinin 2000 yılında kurulmuş, piyasada müteahhitlik, alt taşeronluk ve vinç kiralama gibi alanlarında bilinen bir aile şirketi olması ve davalının ödemeleri zamanında yapmaması sebebiyle uğramış olduğu zararlar neticesinde bankalar nezdinde borçlarını da ödeyemediğinden kredibilitesinin düşmüş olması sebebiyle itibarinin zedelendiğini bu sebeple de 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi taleplerinin de olduğunu; dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek öncelikle işbu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalıdan iş kazasına ilişkin 2003/... hasar dosya nolu dosyanın celbine, davalının 89.527,94 TL rücuen tazminat ve ferileri bedelinin müvekkiline dava tarihinden itibaren avans faizi ile ödenmesine, davalının TBK m.112 kapsamında müvekkilinin uğradığı maddi zararlar sebebiyle şimdilik 20.000 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile ödenmesine, davalının köklü ve itibarı yüksek bir aile şirketi olan müvekkilinin piyasadaki itibarının zedelenmesine sebebiyet vermesinden ötürü 50.000,00 TL manevi tazminata avans faizi ile birlikte ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçede sigorta ettirenin ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. olduğunu buna rağmen davanın sözleşmenin tarafı olmayan ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. tarafından açıldığını, bu sebeple açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini; davacının .... İş Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı kararının Yargıtay tarafından bozulması akabinde ilk derece mahkemesine dönen dosyanın yargılamasının ... ... Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyası ile yapıldığını, yeni karara istinaden 109.096,70 TL tazminat alacağından bakiye kalan 59.096,70 TL’nin tahsili amaçlı ödemenin üzerinden 6 yıl geçtikten sonra işbu davanın açıldığını TBK’nın sair hükmü ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda 2 yıllık rücu zamanaşımı süresinin dolduğunu, yine davacının TBK m.112’ye göre talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, bu nedenle huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının dilekçesinde zikrettiği çeklerin bedelinin 165.000,00 Euro ve 150.000,00 TL civarında olduğunu, 109.096.70 TL ödenmemesinin davacıya yaklaşık olarak 2.000.000,00 TL zarara neden olmuş olmasının ticari hayatla ve hayatın olağan akışıyla izah edilemeyeceğini, davacı tarafın 109.096,70 TL’yi icra vasıtasıyla ödediğini ve o borcun borçlusunun hukuken davacı taraf olduğunu, sigorta poliçesi yapılmış olsa da olmasa da bu parayı her halükarda icra nedeniyle ödemek zorunda kalacaklarını, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, tüm ticari hayattaki riskleri ve zararları sigorta şirketinin ödeme yapmamasına bağladığını, böylesine dolaylının dolaylısı zararların sigorta poliçesine bağlanamayacağını bu sebeple davanın reddinin gerektiğini; tacirlerin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, ticari hayattaki borçlarını ödeyemeyen ticari itibarı zedelenen bir tacirin bunun sebebi olarak müvekkili sigorta şirketini göstermemesi gerektiğini, ayrıca manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, manevi tazminatın ne bir ceza ne de gerçek manada bir tazminat olduğunu bu sebeple manevi tazminatın bir tatmin aracı olduğu hususunun unutulmaması gerektiğini, bu gerekçelerle davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarına itiraz ettiklerini; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ilgili poliçede limitin her bir hasar için kişi başına 135.000,00 TL olduğunu, poliçede azami teminat limitinin yazılmış olmasının bu miktarın her halükarda ödeneceği anlamına gelmeyeceğini; müvekkili sigorta şirketi tarafından .... İş Mahkemesinin ... E. ve ... K. Sayılı kararına istinaden .... İcra Müdürlüğünde başlatılan takibe ilişkin olarak dosyaya ve kazazede ...’ya toplamda 97.895,56 TL ödeme yapıldığını, 22.12.2010 tarihinde müvekkiline tebliğ olunan 1. Haciz ihbarnamesine istinaden sigortalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve taşeronu ... İnş. Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin toplamda %40 sorumluluğuna göre 64.996,76 TL icra müdürlüğü hesabına yatırıldığını, ilaveten kazazede ...’ya farklı tarihlerde toplamda 32.898,80 TL ödeme de yapıldığını, böylece ibranameler, yapılan ödemeler ve icra dosyasına yapılan ödeme ile birlikte sigorta şirketinin toplamda 97.895,56 TL ödeme yaptığını ve müvekkilinin böylece sorumluluğunun sonra erdiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi icra dosyasına ve kazazedeye daha önce yapıldığı belirtilen ödemelerin 135.000,00 TL olan poliçe limiti dahilinde dikkate alınması gerektiğini; davacı şirketin kazanın meydana gelmesindeki kusuru oranında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, dosyadaki belgelere bakıldığında davacı tarafından kendi kusuruna denk gelmeyen kısımlar için de talepte bulunulduğunu dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin davaya konu talepler bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını aksi durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, müvekkilinin sigortalıların sorumluluğu olan %40 kusur oranı üzerinden ödeme yaptığını ve başkaca bir sorumluluğu kalmadığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta şirketlerinin poliçeden kaynaklanan sorumluluklarında temerrüt tarihinden itibaren sorumluluğun tespitinin gerektiğini, faiz sorumluluğu doğacak ise de hükmedilecek faizin ancak yasal faiz olabileceğini, sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlututulabilmesi için kendisine usulüne uygun ihtarda bulunulmuş olmasının gerektiğini bu sebeple tüm faiz taleplerini reddettiklerini; davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin de reddinin gerektiğini; davacı tarafından açılan takibin haksız olduğunu bu sebeple icra inkar tazminatınahükmedilmemesigerektiğini beyan ederek davanın husumet, rücu zamanaşımı, itirazın iptali davasının süresinde açılmaması yönlerinden reddine; esasa ilişkin inceleme yapılacak ise de davanın reddine, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhlerine faize hükmedilmemesine, itirazın devamına ve itirazın iptali talebinin reddine, icra takibine girişmekle kötü niyetli olduğunu iddia ettiği davacı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, 03/09/2021 tarihinde 2021/... karar sayılı kararı ile "...taraflar arasındaki itirazın iptali davasının derdest olduğu, dava sebebinin ve tarafların aynı olduğu, buna göre davalar arasında bağlantı olup, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından her iki davanın birleştirilmesinin delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesi açısından ve usul ekonomisi açısından yararlı olacağı..." gerekçesiyle dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan dosyanın Mahkememizin 2021/... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden Mahkememizce dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanarak asıl ve birleşen dava yönünden ön inceleme 24/11/2021 tarihli celse birlikte yapılmıştır. Asıl dava, dava dışı kazazede işçi ...'ya ödenen tazminatın 50.000,00-TL tutarındaki kısmının rücuen tahsili için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Birleşen dava, dava dışı kazazede işçi ...'ya ödenen tazminata ilişkin asıl davaya konu edilen tutar düşülerek bakiye kısmın ferileri ile birlikte rücuen tahsili ve maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat davasıdır. .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... İnşaat Tur. San. Taah. Tic. Ltd. Şti. , borçlunun ... Genel Sigorta A.Ş, ... , ... ... İşletmesi Tic. Ltd. Şti olduğu, takibin 50.000,00-TL asıl alacak+ 665,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.665,75 TL Alacağa ilişkin ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlu ... Genel Sigorta A.Ş. ye 29.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... Sigorta A.Ş'nin 01.06.2017 tarihinde borca, faize, fer’ilerine ve faiz oranına itiraz ettikleri görülmüştür. .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... İnşaat San. Tic. A.Ş, ... ... İşletmesi Tic. Ltd. Şti, ... İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti olduğu, takip tarihinin 30.07.2015 olduğu, takibin 60.457,39 TL asıl alacak + 103.113,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.570,81 TL Alacağa ilişkin icra takibi olduğu, takibin dayanağının ... Mahkemesi ... E ... K sayılı ilamı olduğu, ödeme emrinin ... İnş. San. Tic. A.Ş. ye 24.08.2015 tarihinde, ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ye 02.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, .... İcra Dairesinin ... esas dosyasına dava dışı sigortalı asıl işveren ... İnşaat San Ticaret A.Ş. tarafından 27.12.2010 tarihinde 64.996,76 TL ödeme yapıldığı, İcra Müdürlüğü tarafından 17.02.2017 tarihinde düzenlenen kapak hesabında; Toplam Alacak 174.093.46 TL Ödenen 27.12.2010 64.996.76 TL Bakiye Borç 109.096,70 TL olarak belirlendiği, dava dışı işçi tarafından aynı İcra dosyası kapsamında Dava dışı Borçlu olan ancak hakkında dava red edilen ...’e 20.02.2017 tarihinde Dosyada borçlu ... İnşaat Ltd Şirketi Borcunun tamamına şahsı adına icra kefili olmak istediğini isteyen dilekçe vermiştir. İcra Müdürlüğü tarafından 27.02.2017 tarihinde 109.096 TL asıl alacak ve 190,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.287,62 TL.lık bir İcra Emrini dava dışı ...’e tebliğ etmiş, Dava dışı ... takibin kesinleşmesine aynı tarihte yazılı beyanı ile muvafakat ettiği, akabinde aynı tarihte İcra Müdürlüğünde, Dav dışı İşçi vekili ile dava dışı borcu üstlenen Tahir Kılagöz arasında Taahhütname Tutanağı’nın düzenlendiği tespit edildiği, söz konusu tutanakta, Dosyada hesaplanan toplam borca dahil 13.910.62 TL vekalet ücret, olma üzere 109.096.70 TL borcun 15.000,00 TL.lık bölümünün Banka hesabına ödenmiş olmakla kalan 87.749,10 TL.nin ilk taksidi 31.03.2017 tarihinde 29.249,70 TL ile başlamak üzere 3 eşit taksitte ödeyeceğini, 2.taksidin 30.04.2017 tarihinde 29.249,70 TL. son taksidin 31.05.2017 tarihinde ödenmesi kabul ve beyan ettiği, bu ödemelerin davacı ... İnşaat tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. .... İş Mahkemesinin ... E ... K sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalılardan birinin ... İnşaat San. Tic. A.Ş. olduğu ve davacının davalılara ait inşaatta çalıştığı 28.01.2003 tarihinde inşaatın dış cephesinin 2. Katında dış sıva işlerini yapmak üzere vinç sepetinde bulunduğu sırada sıva işinin bitmesi üzerine operatör ...’ün davacıyı indirmek için vinç bomunu döndürmesi sonucunda iki ayağı açık olmayan vincin devrilmesi sonucu kazanın meydana geldiği, dosyada 08.09.2008 tarihinde düzenlenen kusur raporunda davalı asıl işveren ,,, A.Ş. ile davalı taşeron firma ... İnşaat Turizm Ltd.Ştinin müştereken % 40 oranında, davalı ... ,,, Ltd Ştinin % 40 oranında, vinç operatörü ...’ün % 20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, kusur raporundan sonra davacıya ait peşin sermaye değere ilişkin belgelerde celp edilerek dosya hesap bilirkişisine verilerek rapor alındığı, kazanın meydana gelişinde davalılarına 1475 sayılı İş Kanununun 73, 2, 3, ve 4. Maddelerinde belirtilen hususlara riayet etmeyerek, iş yerinde gerekli iş güvenliği ve işçi sağlığını sağlamadıkları ve kazanın meydana gelişinde kusurlu bulundukları, kaza nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığı, her ne kadar ,,, ve ... haklarında dava açılmış ise de bu davalıların kazanın meydana gelişinde kusursuz bulundukları anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 28.140,65 TRL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 24.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... AŞ ve ... İnşaat ve davalı ... ... Ltd Şti ve davalı ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedildiği görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti 12/07/2023 tarihli raporunda özetle; Asıl dava yönünden:, uyuşmazlığın davacı tarafından ödenen bedelin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerekip gerekmediği hususundan kaynaklandığı, kural olarak sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere rizikodan doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu ve zararın sigortalının kusuruna denk düşen kısmının poliçe limitinden daha düşük olması halinde sigorta şirketinin ilgili kısmı ödeyerek borcundan kurtulabileceği, somut olayda da sigorta şirketinin toplam alacağın sigortalıların kusuru oranına denk düşen kısmını ödeyerek borcundan kurtulduğu ve bu nedenle poliçe limitinin kalan kısmının sigorta şirketinden talep edilemeyeceği, Birleşen dava yönünden, birleşen davada uyuşmazlığın sigorta şirketinin dava konusu ödemenin kalan kısmını yapmamasından dolayı davacının uğradığı kar kaybı/ticari itibar zedelenmesi gibi olgulardan kaynaklı dolaylı zarardan sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı ve ayrıca asıl davada talep edilmeyen bakiye rücu alacağının hususundan kaynaklandığı, asıl davaya ilişkin değerlendirmelerde belirtildiği üzere sigorta şirketinin toplam alacağın sigortalısının kusuruna denk gelen kısmını ödemesi sebebiyle sorumluluğunun sona erdiği ve davacının basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olması sebebiyle bazı alacakların tahsil edilememesi rizikosuna karşı yedek akçe ayırma yükümlülüğünün bulunması ve ayrıca sigorta şirketinin ilgili ödemeyi yapmaması ile davacının maddi ve manevi zararı arasında doğrudan bir illiyet bağının tespit edilememesi sebebiyle tazminat koşullarının oluşmadığı hususları tespit edilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 17/01/2024 tarihli ek raporlarında özetle; Asıl Dava Yönünden: uyuşmazlığın davacı tarafından ödenen bedelin sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerekip gerekmediği hususundan kaynaklandığı, kural olarak sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere rizikodan doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu ve zararın sigortalının kusuruna denk düşen kısmının poliçe limitinden daha düşük olması halinde sigorta şirketinin ilgili kısmı ödeyerek borcundan kurtulabileceği, somut olayda da sigorta şirketinin toplam alacağın sigortalıların kusuru oranına denk düşen kısmını ödeyerek borcundan kurtulduğu ve bu nedenle poliçe limitinin kalan kısmının sigorta şirketinden talep edilemeyeceği, Birleşen Dava Yönünden: birleşen davada uyuşmazlığın, sigorta şirketinin dava konusu ödemenin kalan kısmını yapmamasından dolayı davacının uğradığı kar kaybı/ticari itibar zedelenmesi gibi olgulardan kaynaklı dolaylı zarardan sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı ve ayrıca asıl davada talep edilmeyen bakiye rücu alacağının hususundan kaynaklandığı, asıl davaya ilişkin değerlendirmelerde belirtildiği üzere sigorta şirketinin toplam alacağın sigortalısının kusuruna denk gelen kısmını ödemesi sebebiyle sorumluluğunun sona erdiği ve davacının basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olması sebebiyle bazı alacakların tahsil edilememesi rizikosuna karşı yedek akçe ayırma yükümlülüğünün bulunması ve ayrıca sigorta şirketinin ilgili ödemeyi yapmaması ile davacının maddi ve manevi zararı arasında doğrudan bir illiyet bağının tespit edilememesi sebebiyle tazminat koşullarının oluşmadığı hususları tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dava dışı işçi ...'nın iş kazası geçirdiği şantiyede asıl işveren dava dışı ... ... AŞ olup, asıl ve birleşen davada davacı şirket ise söz konusu şantiyede alt taşeron olarak iş yapmaktadır. Asıl ve birleşen davada davalı sigorta şirketi ise, asıl işveren ... ... AŞ adına ...-... poliçe numaralı İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenleyerek dava dışı asıl işverenin ve ona bağlı taşeron firmalarının ... projelerinde çalışan personelinin İşveren Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları dahilinde meydana gelebilecek kazaları neticesinde uğrayabilecekleri zararlarını kişi başı 135.000,00-TL limitle teminat altına almıştır. Ayrıca manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu belirlenmiştir. Dava dışı işçi ... 28/01/2003 tarihinde inşaatta çalıştığı sırada gerçekleşen kaza neticesinde yaralanması üzerine maddi ve manevi zararlarının tahsili için .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında tazminat davası açmış ve Mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu kazada asıl işveren ... .. AŞ ile taşeron ... İnşaat ... Ltd Şti'nin %40 oranında, dava dışı ... ... Vinç Ltd Şti'nin %40 oranında ve kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, .... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 28.140,65-TL maddi tazminata ve 24.500,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... .. AŞ, ... İnşaat ... Ltd Şti, ... ... Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. HD 2011/11497 esas 2011/10859 karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiş ve bozma üzerine dosya ... ... Mahkemesinin ... esas sırasına kaydedilmiş ve ... ... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde ... karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 28.140,65-TL maddi tazminata ve 24.500,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... .. AŞ, ... İnşaat ... Ltd Şti, ... ... Ltd Şti ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. HD 2016/9661 esas 2016/1016 karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır. Davalı sigorta şirketi ise, .... İş Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararının dava dışı kazazede işçi tarafından .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilmesi üzerine 27/12/2010 tarihinde İcra Dairesine sigortalı ... ... AŞ ve taşeronu ... İnşaat ... Ltd Şti'nin %40 oranında kusuruna isabet eden kısım olan 64.996,76-TL tutarında ödeme yaptığı belirlenmiş ve asıl davanın dava dilekçesinde de bu husus davacı tarafça açıkça kabul edilmiştir. Asıl davada davacı iddiasında, davalı sigorta şirketinin ilk karara, yani .... İş Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararına istinaden .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına 27/12/2010 tarihinde İcra Dairesine sigortalı ... ... AŞ ve taşeronu ... İnşaat ... Ltd Şti'nin %40 oranında kusuruna isabet eden kısım olan 64.996,76-TL tutarında ödeme yaptığını, ancak .... İş Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararının Yargıtay ilamı ile bozulması üzerine ... ... Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen ... karar sayılı karar nedeniyle yeniden ödeme emri düzenlenerek takibin yenilendiğini ve takibe devam edilmesi üzerine bakiye 109.096,70-TL üzerinden icra işlemlerinin devam ettiğinden bahisle bakiye 109.096,70-TL alacağın davacıdan tahsil edildiğini belirterek sorumluluğundan fazlasını ödediğinden bahisle ödenen bedelin poliçe teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davalıdan rücuen tahsili için .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yaptığı takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Yukarıda açıklandığı ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere, takip dosyasında icra Dairesince 17/02/2017 tarihinde düzenlenen kapak hesabına göre toplam alacak miktarının 174.093,46-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 27/12/2010 tarihinde 64.996,76-TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarih itibariyle sigortalıları asıl işveren ... ... AŞ ve taşeronu davacı ... İnşaat ... Ltd Şti'nin %40 kusur oranına isabet ettiği ve poliçe kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Davalı Sigorta şirketi poliçe kapsamında sigortalısının kusuruna isabet eden kısmı ödemesiyle sorumluluğu sona ermiş olup, ödeme sonrası bakiye teminat limitinin bulunması, sorumluluğunun bulunduğu anlamına gelmemektedir, zira dava ve takibe konu alacağın dayanağı haksız fiil olduğundan sigorta şirketinin haksız fiil nedeniyle sorumluluğu üst sınırı poliçe teminat limiti olmakla birlikte sigortalının kusuru oranında dır. Bu nedenle davacı taşeron'un sigorta şirketinin yaptığı ödeme sonrası bakiye 109.096,70-TL ödemeyi poliçe kapsamında sorumluluğu sona eden davalı sigorta şirketinden rücuen talep etme hakkı bulunmadığından asıl dava yönünden buna ilişkin yaptığı takibin haksız olduğu anlaşılmakla davalının takibe itirazının iptalini talep ettiği asıl davanın reddine karar vermek gerekmiş, birleşen dava yönünden de davacının talebi yine dava dışı kazazede işçi ... için ödenen tazminata ilişkin asıl davaya konu edilen tutar düşülerek bakiye kısmın ferileri ile birlikte rücuen tahsili ile poliçe kapsamında ödenmesi gerektiği iddia edilen tutarların zamanında ödenmemesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararları ile ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği manevi zararlara ilişkin tazminat talepleri de yine davalının sigortalılarının kusuruna isabet eden kısmı ödemesi üzerine sorumluluğunun sona ermesi ve poliçe kapsamında ödemekle yükümlü olduğu tutarın bulunmaması nedeniyle birleşen dava yönünden de davacının poliçe kapsamında bakiye rücu alacağı ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; A)Asıl Davada; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 853,88 -TL harçtan mahsubu ile fazla 426,28 -TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, B)Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı Davada; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 2.724,34-TL harçtan mahsubu ile fazla 2.296,74-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Alacak ve maddi tazminat talepleri yönünden kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Manevi tazminat talebi yönünden kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır "Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır" ¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸