İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/306 E. 2024/927 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/306
- Karar No
- 2024/927
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/306 Esas KARAR NO :2024/927 DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/05/2021 KARAR TARİHİ:19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin uzun yıllardır taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... gurubunun ortağı olduğunu, ayrıca bu sektördeki şirketlerde uzun yıllar şirket ortağı ve yöneticisi olarak görev aldığını ve sektörde tanınan ve bilinen bir kişi olduğunu, müvekkilinin var olan iş portföyü, mesleki bilgi ve tecrübesinden yararlanmak isteyen ... A.Ş. ile davacı, iş portföylerini birleştirmek için 15.08.2016 tarihli "Ön Sözleşme "imzalayarak aralarında ortaklık kurduğunu, işbu ön sözleşme ile, ... A.Ş ile davacının kendi portföylerindeki işleri birleştirerek ortak çalışılması, işlerin yürütülmesi için diğer davalı ... A.Ş. firmasının kurulması ve ortaklık paylarının belirlendiğini, sözleşme gereğince; davalı ... A.Ş.'nin 19.08.2016 tarihinde kuruluş işlemleri yapılarak tescil edildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre yeni kurulan şirketin sicil kayıtlarında resmi ortağının yalnız davalı ... A.Ş. olarak gösterildiğini, sözleşmenin "ortaklık yapısı" maddesi ile yeni şirketin kar ve net satışlarının oluşması neticesinde belirlenecek hisse oranlarına göre davacı müvekkiline isabet edecek şirket hissesinin devrinin düzenlendiğini, davacı müvekkilinin, akdedilen sözleşmeye uygun olarak portföyüne dahil olan ve sözleşme ile getirilmesi belirlenen şirketler ile yeni kurulan davalı şirket için sözleme yapılmasını sağladığını ve firmaların 2 nolu davalı şirketle çalışmaya başladığını, davacı müvekkilinin ortağı olduğu ... gurubundan gerekli personelleri yeni kurulan şirkete devrettiğini ve gerekli her türlü desteği sağladığını, yeni kurulan şirket bünyesinde iş akışı sağlanarak operasyonel olarak nakliye işleri sürdürüldüğünü, işbu sebeple bir nolu davalı ile davacı müvekkilinin yeni kurulan 2 nolu davalı şirkette ortak olduğunun sabit olduğunu; davacı müvekkilinin sadece resmiyette ortak olarak gösterilmediğini, davacı müvekkili için ödenmesi gereken aylık Yönetim Kurulu danışman ücreti davalı şirketin kuruluş tarihi olan 19.08.2016 tarihinden itibaren ödenmediğini, serbest piyasa şartlarına göre yönetim kurulu danışman ücreti aylık 30.000-TL civarında olduğunu, davalı şirketler işler yoluna girdikten sonra davacı müvekkili şirketi işlerinden uzaklaştırdıklarını, bilgi aktarımı sağlamadıklarını ve müvekkilinin şirkete girişine dahi izin verilmediğini, yeni şirketin mali durumu, kar oranı ve sair işleyişi hakkında inceleme imkanı olmadığını, sözleşmeler ile kararlaştırılan ve şartların oluşumu ile müvekkiline verilmesi planlanan şirket hissesinin verilmediğini beyanla, davanın kabulüne, davacı müvekkile ödenmeyen danışmalık ücreti, kar payı, sözleşme gereğince isabet eden ortaklık hissesinin bilirkişi marifeti ile tespitine, tespit edilecek danışmanlık ücreti ve kar payından yargılama sürecinde harcı tamamlanmak üzere şimdilik 20.000-TLsinin, davalılardan arabuluculuk sürecinin başladığı başvuru tarihi 16.03.2021 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek davacı müvekkil hissesinin adına tesciline; aksi halde tespit edilen şirket hissesi bedelinin harca esas olmak üzere şimdilik 10.000-TLsinin davalılardan arabuluculuk sürecinin başladığı başvuru tarihi 16.03.2021 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... A.Ş. Vekilinin savunmasının özeti; Usuli olarak; Davacı ...'ın ile müvekkil şirket arasında imzalanan Ön Sözleşme belirli şartların yerine getirilmesi halinde ortaklık ilişkisinin kurulmasını öngördüğünü, TBK m.147 f.4 uyarınca bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5 yıllık zamanaşımına tabi oluğunu, davacı tarafın huzurdaki davada taleplerinin ise kurulması amaçlanan ortaklık ilişkisine dair olduğunu, davacı tarafın ortaklık payının tespiti ve devri, pay bedelinin ödenmesi ile kar payı talepleri 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, Davacı taraf Ön Sözleşme'ye istinaden diğer davalı ...'nun ortağı olduğunu ve yönetim kuruluna danışmanlık verdiğini iddia ettiğini, kar payı talebi ile danışmanlık ücreti talebinin muhatabı diğer davalı ...'nun yetkili organları olduğunu, bu nedenle müvekkil şirkete yönelik kar payı ile danışmanlık ücreti taleplerinin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarakta; ... vasıtasıyla ... tarafından ...'ya devrinin gerçekleştirilmesi gereken müşterilerin büyük bir kısmı ...'ya devredilmediği gibi devredilen müşterilerin tüm bölgelerinin ise ... ile çalışmadığını, bu noktada ...'ın sözleşmede yer alan asli edimini yerine getirmediğini, devam eden süreçte ise davacı ...'ın ortağı olduğu ...'in yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle müşterilerinin başka lojistik firmalarına geçtiği ve de faaliyetlerine fiilen son vermiş olduğuna yönelik duyumlar alındığını, davacı beyanlarının aksine ...'in işlerinin kötüye gitmesi sonrası davacı ... tarafından haber alınamadığını, bu bakımdan davacı ...'ın diğer davalı ... işlerinden uzaklaştırıldığı iddiaları dayanaktan yoksun olduğunu, ön Sözleşme imzalanmasından yaklaşık 5 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen müvekkil şirketle irtibata geçmeyen davacı ... iddialarını destekler hiçbir delili de dosya kapsamına sunamadığını, kendi edimlerini yerine getirmeyen davacı ...'ın Ön Sözleşme'ye dayalı olarak sözleşmenin diğer tarafı müvekkil şirketi ifaya zorlamasının mümkün olamayacağını beyanla, Danışmanlık Ücreti ve Kar Pay'ı adı altında davacı talepleri açısından davanın usulden reddine, pay bedelinin tespiti ve tescili ile pay devir bedelinin tahsiline ilişkin davacı talepleri açısından açıklamalarımız ve delillerimizin incelenmesi neticesinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı... A.Ş vekilinin savunmasının özeti; Usule ilişkin olarak; dava dilekçesinin HMK.M.119/f İle 194. maddesine uygun olarak tanzim edilmediğini, davacının davasını somutlaştırması için davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, payların devri ve pay bedelinin ödenmesine ilişkin taleplerin muhatabının da ... şirketi olduğunu, bu nedenle müvekkil şirkete yönelik payların devri ile pay devir bedelinin ödenmesine dair taleplerin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarakta; Davacı ... ile diğer davalı ... arasındaki 15.08.2016 tarihli Ön Sözleşme'ye istinaden müvekkili şirketin kurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre; davacı ...'ın ortağı ve aynı zamanda yöneticisi olduğu ... Limited Şirketi'nin müşterilerinnin müvekkili şirkete devri ... tarafından sağlanacağını, bunun yanında ... tarafından da birtakım müşterilerin işlerinin devri gerçekleştirileceğini, müvekkil şirkete devredilmesi gereken ... depo ve dağıtım, ... Kırtasiye, ... işler devredilemediğini, ...'in lojistik işlerinin nispeten büyük kısmı da müvekkil şirkete devredilemediğini, Ön Sözleşme'nin Ek-1'inde yer alan müşterilerden ... işine ilişkin ... tarafından müvekkili şirkete devredilmesi gereken... olmak üzere bu bölgelerde bulunan toplam 9 mağazaya ait lojistik işinin devri de sağlanamadığını, davacı ...'ın müvekkil şirketle imzalamış olduğu iş sözleşmesi ve danışmanlık sözleşmesi gibi herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı ..., bugüne kadar müvekkil şirkete danışmanlık hizmeti vermediği gibi uzun yıllardır kendisi ile iletişime geçilmediğini, kar payı talep eden davacı ...'ın müvekkil şirketin ortağı olmadığı gibi diğer davalı ile olan sözleşme gereği ortaklığa da hak kazanamadığını beyanla, Pay Bedelinin Tespiti Ve Tescili İle Pay Devir Bedelinin Tahsiline İlişkin davacı talepleri açısından davanın usulden reddine, danışmanlık ücreti ve kar pay'ı adı altında davacı talepleri açısından açıklamalarımız ve delillerimizin incelenmesi neticesinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Sözleşmeler,faturalar, ihtarname, cari hesap ekstresi, banka kayıtları, mailler, ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, BA- BS kayıtları,davalı şirketlerin ve müvekkilin ortağı olduğu şirketlere ait ticari defter ve kayıtlar, emsal ücret araştırması, bilirkişi incelemesi,uzman görüşü, gerektiği takdirde tanık ,yemin ve sair her türlü ilgili kanuni delile dayanmışlardır. İncelenen ticaret sicil kaydına göre; ... Anonim Şirketi ' nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 6/5/2005 olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ..., şirketin son tescil tarihinin 22/04/2021 olduğu anlaşılmaktadır. ... Dağıtım Anonim Şirketi'nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-5 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, odaya kayıt tarihinin 19/8/2016 olduğu, yönetim kurulu üyelerinin ..., ... Şirketi ..., ... AŞ ..., yetkililerinin; ..., ... Anonim Şirketi ..., ... AŞ ... olduğu, şirketin son tescil tarihinin 27/12/2023 olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketlere ilişkin BA-BS formları celp edilerek dosya arasına katılmıştır. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 04/08/2023 havale tarihli raporlarında: ''...Davacının ... ve ... Kırtasiye’nin işlerinin devrinde Davacının Ön Sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği kanaatine varılacak olması halinde Ön Sözleşmede öngörülen hesaplama doğrultusunda 2 Nolu Şirket payının devrine hak kazanabileceği, Davacının 19.08.2016 ile 17.10.2016 tarihleri arasında 24.920.62 TL Brüt danışmanlık maaşına hak kazanabileceği..." bildirilmiş, Rapora karşı taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerini sunmuş olduğu, mahkememizin 12/10/2023 tarihli celsesinde dosyanın taraf vekillerinin itirazlarının gerekçeli olarak karşılanması ve bilhassa davacının tüm edimlerini yerine getirdiği varsayımında adı geçen şirkette sahip olacağı hisse oranının hesaplanması için ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği; Bilirkişi heyetinin 02/02/2024 tarihli ek raporlarında; "... Ek Rapora yönelik açıklamalarda izah edildiği ve hesaplaması yapıldığında sözleşmenin hukuken geçerli sayılmış olması durumunda; Davacı ... için sözleşmede geçen dönemlerdeki net kar / net satışlar oranları sözleşmedeki yüzde oranların altında kaldığından sermaye ye katılma payı hesaplamasında herhangi bir tutar çıkmadığı hesaplanmıştır. Davacının tüm edimleri yerine getirdiği varsayıldığında 2016-2017 yıllarında sözleşmedeki şartları tutan ( FAVÖK ) olmadığı 2018 yılı 24 aylık dönemi kapsadığından 24 ay için ( FAVÖK ) 2018 yılı kurumlar vergisi ekindeki gelir tablosundan kar 6.027.458.27 TL / net satışlar 91.846.637.77 TL =0.066 olarak oranı hesaplanmıştır. Bu oran % 6 dan yüksek olması nedeniyle sözleşmeye göre sermaye oranı hesaplaması yapılabilmiştir. Bu hesaplamaya göre davacı ...’ın sermaye payı sermayenin % 20 si olup 200.000.00 TL olacağı hesaplanmıştır. Müşteri tahsilatları gün bilgisi dosyaya intikal ettirilmemiştir. Ancak 45 günün altında kabul edildiği takdirde Davacını sermayesinde 28.571.42 TL daha artırım yapılacağı hesaplanmıştır. Davacının Tüm edimler yerine getirildiği varsayıldığında toplam sermayesinin 2018 yılındaki verilere göre 228.571.42 TL olabileceği hesaplanmıştır..." tespit ve rapor edilmiş, Taraf vekillerinin ek rapora itirazları sonucunda dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; Bilirkişi heyetinin 30/05/2024 tarihli 2.ek raporlarında; "... Kök ve Ek Raporda Davacının 2 nolu şirkette sahip olması gereken pay oranı %20 olarak hesaplanmıştır. 2 nolu şirketin Rapor tarihinde sermayesi beheri 1 TL kıymetinde nama yazılı 55.000.000 adet paydan oluşmaktadır ve toplam 55.000.000 TL’dir. Bu durumda, Davacının %20’lik pay oranı doğrultusunda Davacıya 2 nolu Şirketin beheri 1 TL kıymetinde olan 11.000.000 adet payın verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Davacıya verilmesi gereken 2 nolu şirket sermaye tutarının 11.000.000 TL olması gerekmektedir. Davacı Vekilinin ikinci itirazı, müvekkilinin hak kazandığı danışmanlık ücretinin eksik hesaplanmasına ilişkindir. Davacı Vekilinin itirazında kök rapordaki görüşümüzden ayrılmayı gerektirir bilgi, belge itiraz sunmamış olması nedeniyle bu hususta Kök ve Ek Raporlardaki görüşlerimizi muhafaza etmekteyiz..." tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili 07/10/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; "...1-) Müvekkile ödenmeyen brüt 24.920,62-TL danışmanlık ücretinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 16.03.2021 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, Müvekkile ödenmeyen 1.000-TL kar payının arabuluculuk başvuru tarihi olan 16.03.2021 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, Davalı... A.Ş.’nin %20 oranındaki hissesinin müvekkil adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde bu hisseye karşılık gelen 11.000.000-TL’nin arabuluculuk başvuru tarihi olan 16.03.2021 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; danışmanlık ücreti, kar payı ve ortaklık hissesinin tespit ve tahsiline ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Davacı ile davalı ... A.Ş arasında 15.08.2016 tarihli "Ön Sözleşme" imzalandığı tarafların kabulündedir. Sözleşmede, sözleşmenin amacı; ...'ın hisselerinin tamamına sahip olduğu ... Limited Şirketi bünyesinde devam etmekle olan ve sözleşme ekinde isimleri bulunan mevcut işleri ile Netlog'un sözleşme ekinde müşteri isimleri bulunan mevcut mikro dağıtım işlerini yeni kurulacak... AŞ.ye devir etmesi sonucu mikro dağılım konusunda yeni bir operasyonel tüzel kişiliğin oluşturulması ve bu yeni şirkte ... ve ...'in hissedar olması şeklinde açıklanmıştır. Sözleşmenin "ortaklık yapısı" başlığı altında yeni kurulacak şirketin başlangıçta tek hissedarının ... olacağı, davacının ise sözleşme ekindeki işlerin yeni şirkte devri sonrası şirketin 12 aylık net karı üzerinden oransal olarak hisse sahibi olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşmenin Yönetim başlığı altında ise; yeni şirketin kurulduğu andan itibaren ...'ın icra yetkisi olmayan yönetim kurulu danışmanı görevini yürüteceği ve ... ile ...'ın üzerinde anlaşacağı genel müdür maaşının ...'ın icra yetkisi olmayan yönetim kurulu danışmanı oluğu süre boyunca kendisine ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacı yanın; sözleşme gereğince ... A.Ş.'nin 19.08.2016 tarihinde kuruluş işlemleri yapılarak tescil edildiğini, davacının sözleşmeye uygun olarak portföyüne dahil olan ve sözleşme ile getirilmesi belirlenen şirketler ile yeni kurulan davalı şirket için sözleme yapılmasını sağladığını, firmaların davalı... Anonim Şirketi ile çalışmaya başladığını, davacı için ödenmesi gereken aylık Yönetim Kurulu danışmanlık ücretinin davalı şirketin kuruluş tarihi olan 19.08.2016 tarihinden itibaren ödenmediğini, ödenmeyen danışmalık ücreti, kar payı, sözleşme gereğince isabet eden ortaklık hissesinin bilirkişi marifeti ile tespitine, tespit edilecek danışmanlık ücreti ve kar payından yargılama sürecinde şimdilik 20.000-TLsinin, tespit edilecek davacı hissesinin adına tesciline; aksi halde tespit edilen şirket hissesi bedelinin harca esas olmak üzere şimdilik 10.000-TLsinin en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği, cevaba cevap dilekçesi ile de; adına yapılması taahhüt edilen pay devri talebinin reddi halinde şirket hisse pay devri değerinin tespiti ile ödemesinden 1 nolu davalı ...'in sorumlu olduğu, kar payı ödemelerinden ve yönetim kurulu danışmanlık ücretinin ödenmesinden ise 2 nolu davalı şirket olan ...'nun sorumlu olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Davalılardan ... A.Ş. Vekilinin; davacı tarafın ortaklık payının tespiti ve devri, pay bedelinin ödenmesi ile kar payı taleplerinin 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle zamanaşımına uğradığnı, kar payı talebi ile danışmanlık ücreti talebinin muhatabının ...'nun yetkili organları olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete yönelik kar payı ile danışmanlık ücreti taleplerinin husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür. Davalılardan... A.Ş vekilinin ise; payların devri ve pay bedelinin ödenmesine ilişkin taleplerin muhatabının ... şirketi olduğu, şirkete yönelik payların devri ile pay devir bedelinin ödenmesine dair taleplerin husumet yokluğundan reddi gerektiğinin savunduğu görülmüştür. O halde somut olayda çekişme; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hukuki niteliği, davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, getirmişse, davaya konu edilen alacak kalemlerinin tutarının hesaplanması noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri getirtilmiş, tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve sosyal güvenlik uzmanı bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılmış olup, sunulan 04/08/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...söz konusu tespitler karşısında, davacının Ön Sözleşme EK-1'de yer alan şirketlerden ...'un 2 nolu şirkete devredilmesi için gayret gösterdiği ve bu şirketlerin işlerinin 2 Nolu davalı şirkete devredildiği anlaşılmaktadır. Davacının, ...'nın işlerinin devrinde de gayret gösterdiği ve ilgili mail yazışmasında ... şirketinin teminat mektubu istemesi ve ... ile sözleşme akdedilmesinde yetkinin davalı şirket yetkililerinde olması ve davalılarca anılan görüşmeler sürecinde anlaşma sağlanamamasının davacının kusurundan kaynaklı olduğunu gösterir bir bilgi ve belge sunulmamış olması sebebiyle, sözleşme akdedilememesinin davacının sorumluluğunda olmayacağı kanaatindeyiz. Davacı, ... ve ... kırtasiye'nin işlerinin devrine ilişkin görüşmelerin yapıldığı ancak davalılarla bu şirketin anlaşamadığını ileri sürmüştür. Diğer işlerin aksine bu şirketlerin işlerinin devir sürecine dair dosya kapsamında mail yazışması vb. bir delile rastlanmamıştır. Bu noktada, Mahkemece davacının anılan işlerin devri için gerekli gayreti göstermesine rağmen davalı şirket yetkililerinin sözleşme şartlarının uygun bulmaması veya kabul etmemesi sebebiyle ilgili şirketler ile davalı şirketler arasında sözleşme kurulamadığı kanaatine varılacak olması halinde davacının bu şirketlerin işlerinin devri hususunda da Ön Sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği kanaatine varılabilecektir. Bu kapsamda, davacının ... ve ... kırtasiye'nin işlerinin devrinde davacının Ön Sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği kanaatine varılacak olması halinde Ön Sözleşmede öngörülen hesaplama doğrultusunda 2 Nolu Şirket payının devrine hak kazanabileceği kanaatindeyiz. Davacının ikinci talebi, danışmanlık ücretinin ödenmesi talebidir. Ön Sözleşme uyarınca Davacı, 2 Nolu Davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren icra yetkisi olmayan Yönetim Kurulu danışmanı olarak görevi yürüteceği ve bu süre boyunca 1 nolu Davalı şirket ile Davacı arasında anlaşacağı maaşın kendisine ödeneceği ifade edilmiştir. Taraflar arasında bu hususta belirli bir maaş tutarında anlaşma sağlanmadığı görülmektedir. Davalılar ise Davacının şirkete danışman olarak hizmet vermediğini ileri sürmektedir. Dosya kapsamında yapılan incelemece, 2 nolu Davalı şirket 19.08.2016 tarihinde kurulduğu ve dosyaya sunulu mail yazışmalarından Davacının bu şirkete işlerin devredilmesi ve bu şirketin kuruluş organizasyonu sürecinde 17.10.2016 tarihine kadar yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, Ön Sözleşmede pay devrine kadarki süreçte, Davacının danışman olduğu sürece ödeneceğinin kararlaştırılması ve bu sebeple Davacının aktif çalışması karşılığı maaşa hak kazanacağı ve bu sebeple de Davacının 19.08.2016 ile 17.10.2016 tarihleri arasında danışmanlık maaşına hak kazanabileceği kanaatindeyiz. İTO'nun cevabi müzekkeresinde icra yetkisi olmayan yönetim kurulu danışmanı pozisyonunda çalışan kişilerin çalıştığı döneme ait maaş bordrosundaki miktar kadar olabileceği ifade edilmiştir. Davacı, ilgili tarihlerde Davalı şirketlerde sigorta kaydı bulunmamaktadır. Ancak mail yazışmalarından anlaşıldığı kadarıyla 2 Nolu Davalı Şirketin kuruluş organizasyonunu birlikte yürüttükleri ve birlikte Yönetim Kurulu toplantısı yaptığı ...'ın 10.000.00 TL net Brüt 13.350.00 ve ...'ün 11.993,00 TL brüt maaşı (2016 Eylül maaşı) esas alınarak Davacının aylık danışmanlık ücreti 12.671.50 TL brüt ortalama esas alınabileceği kanaatindeyiz. Bu kapsamda Davacının 19.08.2016 ile 17.10.2016 tarihleri arasında ortalama 12.671.50 TL brüt TL x (1429/30)5 24.920.62 TL Brüt danışmanlık ücretine hak kazanabileceği..." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosya kapsamın ile bilirkişi raporundaki tespitlere göre; taraflar arasında yeni kurulacak şirket aracılığıyla gelir etmeye amacıyla bir temel işbirliği kurulması amaçlandığı, Ön Sözleşme kapsamında tarafların kendi şirketleri uhdesindeki birtakım müşterileri yeni kurulacak şirkete devretmeyi, bunun karşılığında yeni kurulacak şirkette belirli oranda ortak olmayı amaçladıkları, sözleşmenin amacı ve diğer hükümleri incelendiğinde hisse satışı ve hissedarlık (paysahipleri) sözleşmesine ilişkin hükümler içerdiği, yeni şirketin sermaye tutarını, yönetim kurulu sayısını, tarafların yönetim kurulu içindeki sandalye sayısını ve şirket temsilinde ve yönetimindeki görevini, belirli şartların sağlanması sonrasında şirket hisse senedini opsiyonunu düzenlemesinin hissedarlık sözleşmesinde düzenlenen hükümler niteliğinde olduğu, bunun yanında, müşterilerin birleştirilerek yeni şirket kurulması, belirli şartların sağlanması halinde davacıya hisse almaya hak kazandırması, devredilecek hisse bedelinin sermaye bedelinden emisyon primi içermeyecek şekilde hesaplanacak bedelin nakit ödenmesini içermesi sebebiyle Ön Sözleşmenin birden fazla sözleşme türüne ilişkin edimleri içermesi sebebiyle sözleşmenin bir bütün olarak sui generis bir sözleşme niteliğinde olduğu sonucuna varılmış, davalı yanın sözleşmenin ticari simsarlık sözleşmesi olduğuna yönelik beyan ve açıklamalarına itibar edilmemiştir. Davacının sözleşmede değinilen 6 şirketten 3'ünü yeni kurulan şirkete getirmediği için yükümlülüklerinin tam olarak yerine getirmediğini ileri sürmüş ise de; dosya kapsamı ile bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davacının yükümlülüklerinin bir tür iş görme edimi olduğu, bu bağlamda sonuç meydana getirmekten ziyade özen yükümlülüğünün ön plana çıkmasından hareketle davacının yükümlülüğünü yerine getirdiği sonucuna varılmıştır. Davacı yanın kar payı alacağına ilişkin olarak bilirkişi heyetinin 02/02/2024 tarihli ek raporlarında özetle "...Davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yeni şirketten hisse sahibi olmaya hak kazanacak olması halinde hisse sahibi olması gereken tarihten sonraki kar payı dağıtımından payı oranında kar alması gerekecektir. İşbu raporun aşağıdaki başlığı altında Davacının tüm edimlerini yerine getirdiği varsayımında adı geçen şirkette davacı ...'ın 31.12.2018'den itibaren hisse payının %20 olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda Davacı, 31.12.2018'den sonra dağıtılan kar paylarından %20 oranında hak sahibi olabilecektir. Yeni şirketin ticaret sicili kayıtları incelendiğinde 31.12.2018'den dava tarihi 11.05.2021 yılına kadar yeni şirketin kâr payı dağıtımı yapmadığı 22.12.2023 tarihli Genel Kurul Kararı ile dağıtılmayan karlardan sermaye artışı yaptığı görülmüştür. Bu doğrultuda, Davacıya ödenecek bir kâr payı hesaplanamamıştır." şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin 30/05/2024 tarihli 2.ek raporlarında "... Kök ve Ek Raporda Davacının 2 nolu şirkette sahip olması gereken pay oranı %20 olarak hesaplanmıştır. 2 nolu şirketin Rapor tarihinde sermayesi beheri 1 TL kıymetinde nama yazılı 55.000.000 adet paydan oluşmaktadır ve toplam 55.000.000 TL’dir. Bu durumda, Davacının %20’lik pay oranı doğrultusunda Davacıya 2 nolu Şirketin beheri 1 TL kıymetinde olan 11.000.000 adet payın verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Davacıya verilmesi gereken 2 nolu şirket sermaye tutarının 11.000.000 TL olması gerekmektiği..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacı ile ... A.Ş arasında 15.08.2016 tarihli "Ön Sözleşme" imzalandığı, davacının sözleşme gereği belirlenen altı şirketten üçünü yeni şirkete getirdiği, diğer şirketlerle görüşme yaptığı ama anlaşma sağlanamadığı, bu şirketlerle anlaşma sağlanamamasın davacının kusurundan kaynaklandığını gösterir bir bilgi ve belge mevcut olmadığı, davacının yükümlülüklerinin bir tür iş görme edimi olduğu, bu bağlamda sonuç meydana getirmekten ziyade özen yükümlülüğünün ön plana çıkmasından hareketle davacının yükümlülüğünü yerine getirdiği sonucuna varıldığı, davacının bilirkişi heyetince hesaplanan ve mahkememizce benimsenen 24.920.62 TL brüt danışmanlık ücretine hak kazandığı, ancak bu talebini sözleşmenin tarafı olamayan ...'ya yönelttiği, davalı yeni kurulan şirketin ticaret sicili kayıtları incelendiğinde 31.12.2018'den dava tarihi 11.05.2021 yılına kadar yeni şirketin kâr payı dağıtımı yapmadığı, 22.12.2023 tarihli Genel Kurul Kararı ile dağıtılmayan karlardan sermaye artışı yaptığı, bu nedenle davacının bir kâr payı alacağının bulunmadığı, kök ve ek raporlarını göre davacının yeni kurulacak şirkette sahip olması gereken pay oranının %20 olarak hesaplandığı, şirketin sermayesi beheri 1 TL kıymetinde nama yazılı 55.000.000 adet paydan oluştuğu, toplam sermayesi 55.000.000 TL olup, davacının %20’lik pay oranı doğrultusunda şirketin beheri 1 TL kıymetinde olan 11.000.000 adet payın verilmesi gerekmekle bu kapsamda davacıya payına karşılık şirket sermaye tutarının 11.000.000 TL ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalılar ayrı ayrı husumet itirazında bulunmuş olup; sözleşmenin taraflarının davacı ... ile ... olduğu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşmenin kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlayacağı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin tarafları olup, bu bakımdan gerek kar payı ödemelerinden, gerekse davacıya ödenmesi kararlaştırılan yönetim kurulu danışmanlık ücretinin ödenmesine ilişkin taleplerin muhatabının sözleşmenin tarafı olan ... şirketi olduğu, ancak bu taleplerin davalı... AŞ,'ye yöneltildiği, açıklandığı üzere... AŞ. hakkında açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, hisse devrinin yöneltildiği ... A.Ş.nin husumet itirazının ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalılar zamanaşımı itirazında bulunmuş olup, taraflar arasında imzalanan Ön Sözleşmede belirli şartların yerine getirilmesi halinde ortaklık ilişkisinin kurulmasının öngörüldüğü, TBK m.147 f.4 uyarınca bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olmasının düzenlendiği, sözleşmenin 15.08.2016 tarihli olduğu, davanın ise 11.05.2021 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan tüm nedenlerle; davalı... AŞ hakkında açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı ... AŞ hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, 11.000.000,00 TL hisse bedelinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 16/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, cevaba cevap dilekçesi ile kar payı ödemelerinden ve yönetim kurulu danışmanlık ücretinin ödenmesi taleplerini davalı ...'dan talep ettiği halde, talep arttırım dilekçesi ile bu taleplerini tüm davalılardan istediği anlaşıldığından bu talepleri yönünden falaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davalı... AŞ hakkında açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Davalı ... AŞ hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 11.000.000,00 TL hisse bedelinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 16/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 751.410,00-TL harcın peşin alınan 512,33-TL ve tamamlama harcı olan 187.783,00 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 563.114,67-TL harcın davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin Davalı ... AŞ'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 59,30 -TL başvurma harcı, 512,33 -TL peşin harç, 187.783,00 -TL tamamlama harcı, 8,50 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 188.363,13-TL harcın Davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 644,95 -TL davetiye gideri 14.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.644,95-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 14.610,52-TL'sinin Davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 712.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin Davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Kendini vekil ile temsil ettiren Davalı... AŞ lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Kendini vekille temsil ettiren davalı Davalı ... AŞ lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2.maddesi uyarınca 25.920,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır