İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/710 E. 2022/503 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/710
Karar No
2022/503
Karar Tarihi

T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/710 Esas - 2022/503 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2018/710 KARAR NO : 2022/503 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2022 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim ile davacı şirket arasında Irak Devleti ... inşaat projesi kapsamında 18/04/2013 tarihli altyüklenici sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmede davacının altyüklenici, davalıların yüklenici sıfatını haiz olduklarını, sözleşme uyarınca 04/07/2013 tarihinde işe başlanılmasının ardından Aralık 2013 - Nisan 2014 tarihlerinde davalıların sözlü talimatları ile işe ara verildiğini, yeni kazı ve dolgu bölgesinin gösterilmediğini, işe ara verilen bu dönemde davacının ekipmanlarının büyük çoğunluğunun boş bırakıldığını ve bu duraksamaya sebep olarak davalı ortak girişim ile akit devlet arasında bulunan problemler sebebi ile ortaklığın zarar ettiği iddiasının gösterildiğini, bu problemin davacıyı bağlayan bir süreç olmamakla birlikte davacının, ortak girişimin talimatlarına uyduğunu, üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini, Nisan 2014 tarihinde tekrardan işe başlama talimatı verildiğini, Mayıs 2014 tarihinde davalı ortak girişimin sözlü talimatı uyarınca tekrardan işe ara verildiğini, müvekkilinin tekrar işe başlamayı beklerken 18/06/2014 tarihinde sözlü olarak taraflar arasında mevcut sözleşmenin 29.maddesi uyarınca hiçbir sebep gösterilmeden ortaklığın tek taraflı inisiyatifi ile sözleşmenin feshedildiğini, ilk fesih ihbarının ardından hukuka aykırı bir şekilde farklı gerekçe yaratılarak 2.kez fesih ihbarında bulunulduğunu, 06/08/2014 tarihli sözleşmenin feshi konulu yazı ile Irak'ta son 2 aydır yaşanan ve de artık gelişmelerin güvenliği tehdit eder duruma gelmesi nedeniyle tüm işlerin fiili olarak durdurulduğu, projede normal çalışmanın ne zaman başlayacağının da belli olmadığı, ana müteahhit olarak sözleşmenin 21.maddesine istinaden işin durdurulduğunun sözlü olarak 18/06/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 06/08/2014 tarihinden itibaren sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini, haksız fesih sonucunda davalının konusuz kalan teminatları 02/06/2015 tarihine kadar iade etmediği gibi davacıya ait ve davacı tarafından hazır bulundurulan ekipmanların Türkiye Gümrüğünde davacıya teslimini de gerçekleştirmediğini, davacının tüm süreçte davalı ortak girişimin emir ve talimatlarını harfiyen yerine getirdiğini, sözleşmeye aykırılık teşkil edecek herhangi bir davranışta bulunmadığını, sözleşmenin devamının sağlanabilmesi inancı ile sözleşme gereklerini yerine getirmeye devam ettiğini, buna karşılık davalının tutum, davranışları ve yanlış talimatları sebebiyle davacının zararının günbegün artmasına ve davacının atıl durumda bekletilen personel, ekipman ve araçların maliyetlerine katlanmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından Üsküdar 6. Noterliğinden keşide edilen 13/02/2015 tarihli ihtarnamede Irak'ta son 2 aydır yaşanan gelişmelerin güvenliği tehdit eder duruma gelmesi ve tüm işlerin fiili olarak durdurulduğu belirtilmiş ise de, davalının sözleşmeyi feshettiği tarihte bir iç savaş ve/veya güvenlik tehlikesinin bulunmadığının her iki tarafça açık ve net bir şekilde bilindiğini, aynı tarihlerde Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile sözleşme akdeden başkaca proje yüklenici firmaların sözleşmelerinin duraksamadan devam ettiğini, sözleşmenin başlangıç tarihi ve şantiyenin davacı tarafından kurulma tarihi itibariyle dava dilekçesi eki listede yer alan ve mülkiyeti davacıya ait araçların davalının yüklenicisi olduğu Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi Duhok Havaalanı inşaatındaki şantiyedeki işe tahsis edilmek üzere davalıya teslim edildiğini, sözleşme tarihinden sonra davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işi daha aktif ve verimli ifa edebilmek için günlük iş yapabilme kapasitesi ile davalı tarafından taahhüt edilen işi yapma kapasitesine uygun ekipmanı yeni kurmak suretiyle gerekli araç ve ekipmanların davalı adına Habur Gümrük Kapısından girişi yapılmak suretiyle davalının şantiyesine koyduğunu, sözleşmenin haksız feshinin ardından araç ve ekipmanların tesliminin gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde davalı ortaklığa uyarı ve bildirimlerde bulunulmasına karşın ekipmanların Türkiye'ye çıkışının gerçekleştirilmediğini, toplam bedeli 15.480.000,00 USD ve günlük çalışma bedeli 62.600,00 USD olan ekipmanların teslim edilmeyerek davacının ciddi kâr kaybı, iş kaybı ve mağduriyetine sebebiyet verildiğini, günlük (kazı ve dolguda) 260.357,00 USD iş kaybı ve zararın söz konusu olduğunu, ekipman ve araçların teslim edilmemesinden dolayı ilk girişte 59.000,00 USD, daha sonra her ay gümrük vergisi adı altında ayda 12.300,00 USD ödenmek durumunda kalındığını, bu kapsamda mülkiyeti davacıya ait araç ve ekipmanların 02/04/2015 tarihine kadar haksız ve hukuka aykırı olarak teslim edilmemesi nedeniyle doğan zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 50.000,00 USD'nin, ayrıca şantiye alanı inşaat giderine ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 USD, personel ücret ve giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, sigorta ve kasko giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, nakliye giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, iş makinası çalışma giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, akaryakıt giderlerine ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, teminat mektubu masraflarına ilişkin şimdilik 5.000,00 USD, kâr kaybına ilişkin şimdilik 10.000,00 USD ve diğer zararlar adı altında sözleşmenin yerine getirilememesi dolayısıyla uğranılan tüm zararlar, katlanılan tazminatlar, ekipmanların teslim edilmemesinden dolayı doğan her türlü zarar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşmenin kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlar vb. tüm zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 USD (bu kalemlerden toplam 55.000,00 USD)'nin sözleşmenin fesih tarihi 06/08/2014 tarihinden itibaren döviz faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacı vekili 14/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle yoksun kaldığı kârın 1.254.715,68 USD, iş makinalarının çalışmadığı dönem için hesaplanan kâr kaybının 1.073.398,69 USD olarak bilirkişi raporunda hesaplandığını belirterek 105.000,00 USD'lik alacak talebini 2.223.114,37 USD artırarak toplam 2.328.114,37 USD'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davacıya süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da ...Valiliği ile davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim arasında 06/02/2013 tarihinde Duhok Uluslararası Havaalanı inşaatı sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede işin bitim tarihinin 06/09/2015 olarak belirlendiğini, davacı ile davalılar arasında 18/04/2013 tarihinde altyüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca işin 10/05/2013 tarihinde başlanılıp 10/05/2014 tarihinde bitirileceğini, üstlenilen iş, havaalanı inşaası yapım işinin ilk safhalarından biri olup, yapılan işin ...Valiliği ile imzalanan sözleşme ve eki teknik şartnameler kapsamında ...Valiliğinin talimatları doğrultusunda yürütülmesinin zorunlu olduğunu, projenin ifası için çalışmalara başlanmasının ardından işveren ile davalı arasında imzalanan sözleşme içeriğinde yer almayan davalı ortak girişimin ve dolayısıyla davalı alt yüklenicinin çalışmalarını doğrudan etkileyecek 3 temel sorun ortaya çıktığını, dava tarihi itibariyle bu sorunlar nedeniyle halen işe devam edilemediğini, sorunlardan birinin; ...Valiliğinin yükümlülüğünde olan ve projenin en kilit bölgesinde yer alan Mukuble Köyü ve köy yolu istimlak sorunu, diğeri; ...Valiliği ile imzalanan sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına karşın ariyet ocaklarının ...Valiliği tarafından teslim edilememesi sorunu, bir diğerinin Irak'ta yaşanan güvenlik sorunu olduğunu, bu koşullar altında özellikle dizayn değişikliği neticesinde ariyet kazısı yapılması, dolgu sahasına nakli, serilmesi, sıkıştırılması işinin yapılmasının mümkün olmadığı hususu da dikkate alınarak davacı alt yükleniciye sözleşme konusu işin verilmesinin fiilen imkansız hale geldiğini, davacı taraf ile imzalanan 18/04/2013 tarihli altyüklenici sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme feshedilmemiş olsaydı dahi davacıya sözleşme kapsamında iş yaptırılmasının mümkün olmadığı, hukuki ve fiili imkansızlığın söz konusu olduğunun ortada olduğunu, alt yüklenicilik sözleşmesinin, sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesi 1.bendi uyarınca kazı çalışmalarının her türlü zeminde yapılacağının kararlaştırıldığını, teklifin yeterliliği başlıklı 4.maddesinde altyüklenicinin mukavele ve eklerini, şartnameleri, çizimleri, dokümanları alıp okuduğu, işyeri ve çevresinin ulaşım, yerleşim, fiziksel gerçekler ve iklim koşulları yönünden incelediği, tekliflerine etki edebilecek her türlü riskin değerlendirilerek tatmin olduğu ifadelerine yer verildiğini, sözleşmenin bu hükümleri karşılığında davacının zarara uğradığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacıya ait ekipmanların davalı şirketler tarafından Türkiye'ye girişlerinin geciktirildiğine dair iddiaların tamamının asılsız olduğunu, davacıya ait ekipmanların gümrük işlemlerinin tamamlanarak Türkiye'ye çıkışının gerçekleştirilebilmesi amacıyla en üst düzeyde emek ve çaba gösterildiğini ancak davacının özensiz davranışları ile sürenin geciktirilmesinin önlenemediğini, davalıların kendi ekipmanlarından önce davacının ekipmanlarının çıkışını sağlamaya çalıştığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı ortak girişime teslim edilen teminat mektuplarının haksız olarak davacıya iade edilmemesi iddiası ile ortaya çıkan masraflar talebinin haksız olduğunu, sözleşmenin tutarı başlıklı 5.maddede açıkça belirtildiği üzere ağır iş makinaları, işçilik, nakliye ve tüm vergi, sigorta vb. giderler dahil olmak kaydıyla bunlardan herhangi bir ek ücret talep edilmeden yapmayı taahhüt ettiğini, ayrıca ücret talep hakkının sözleşme yürürlükte iken dahi bulunmadığını, iş makinası çalışma ve akaryakıt giderleri ile nakliye giderleri talebinin de sözleşme birim fiyatlı ve davacının hiç bir koşulda bu giderleri talep hakkının zaten bulunmadığını, personel giderlerine ilişkin talep hakkının da bulunmadığını, kâr kaybı adı altında talep edilen tutarın, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle talep edilen zarar kalemleri içerisinde olduğunu, ayrıca kâr kaybı başlığı altında ne şekilde hangi kârı elde etmekte yoksun kaldığının açıklanmadığını, boş tutulan ekipmanlar nedeniyle maddi kayıp isteğinin dayanağının anlaşılamadığını, ek olarak kâr kaybı adı altında zarar talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin, davalı şirketlerin oluşturduğu yüklenici adi ortaklık tarafından haksız feshedildiği iddiası ile şantiye alanı inşaası gideri, personel ücret ve gideri, sigorta ve kasko gideri, nakliye gideri, iş makinası çalışma gideri, akaryakıt gideri, teminat mektubu gideri, boş tutulan ekipmanlar ve iş kaybı alacağı, kâr kaybı, makinaların geç tesliminden kaynaklanan zarara konu alacağın tahsili isteğine ilişkindir. Deliller toplanıp, davacının uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi 09/10/2020 tarihli raporunda, davacının incelenen 2013-2014 ve 2015 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunduğunu, davacı şirketin alt yüklenici sözleşmesi çerçevesinde davalı ortak girişime düzenlediği 11 ayrı hakedişin bulunduğunu, bu hakedişlerin toplam tutarının 8.921.115,00 USD olup sözleşmeye bağlı kesintiler sonrası 8.183.318,00 USD'nin gecikmeler ile işveren ortaklık tarafından ödendiğini, davacı ve davalı ortak girişim arasında sözleşme tutarı fiilen miktarı belli olmadığından tutarları ön görülmeyen 2 kalem hariç 24.410.000,00 USD olup, hakedişe bağlanan toplam imalat ve gerçekleşen ödemenin düşümü ile 15.488.885,00 USD tutarında iş ve hakediş yapma olanağından yoksun kaldığını, davacı şirketin sözleşme feshi sonrasında fiilen çalışmadığını, araç ve iş makinalarını yurt içine getiremediği 11 aylık sürede kaçırdığı iş imkanlarının tespiti için 2015 yılı 2.yarısında yurt içinde yapmış olduğu sözleşme ve hasılatları esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda aylık 1.421.818,00 TL'den 11 ayda toplam 15.639.998,00 TL hasılat ve buna bağlı asgari 1.023.782,00 TL kazançtan mahrum kaldığının hesaplandığını bildirmiştir. Davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın, uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere bulunduğu yer mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi 30/05/2021 tarihli raporunda, ortak girişimin 2013-2014-2015 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığını, 2013 ve 2014 yıllarında toplam 11 hakedişe davacının hak kazandığı, toplam tutarının brüt 8.590.360,00 USD olduğunu, bu tutardan teminat kesintisi olarak 446.056,00 USD kesinti yapıldığının görüldüğünü, davalı taraf kayıtlarına göre davacının hakedişleri ile ilgili tahakkuk eden alacakların ödendiğini bildirmiştir. Dosya üzerinde, sözleşmenin feshi, davacının davalılardan dava konusu alacak kalemleri noktasında alacağı olup olmadığı, varsa miktarı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 24/11/2021 tarihli raporlarında, inceleme ve değerlendirmelerini yapıp sonuç itibariyle dava dışı Irak Hükumetinden kaynaklanan sebeplerin davalının yer teslimi ediminin yerine getirilmemesini haklı kılmayacağını, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı değerlendirilmekle birlikte bu hususun takdirinin mahkemeye ait olduğunu, mahkemece sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği kanaatine ulaşılması halinde, davacının ticari defterlerinde yurt dışı giderlerinin yer almaması nedeniyle Yargıtay'ca kabul edilen kesinti yönteminin uygulanma imkanının bulunmadığını, Yargıtay uygulaması ile götürü işlerde uygulanan yaklaşık maliyet hesabına göre davacının sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle yoksun kaldığı kârın 1.254.715,68 USD olarak hesaplandığını, talep edilen tüm alacak kalemlerinin yaklaşık maliyet hesabında yüklenici masrafı içinde yer alması nedeniyle ayrıca talep edilmesinin mükerrerliğe yol açacağını, davacı tarafça işin durdurulduğu süreler içinde iş makinalarının kira kaybından dolayı zarara uğranıldığı, bu durumda iş makinalarının boşta kalmasından kaynaklanan sürenin feshe kadar toplam 4 ay 25 gün olup, bu dönem için kâr kaybının 1.073.398,69 USD olarak hesaplandığını, bu miktarın iş makinalarının atıl kalması nedeniyle yoksun kaldığı kâr olarak hesaplandığını, sözleşmenin feshedilmesinden sonra iş makinalarının geç teslim edildiği ve bu süre zarfında da atıl kaldığı iddia edilmiş ise de, bu gecikmenin, davacı tarafça makinalar listesinin doğru ve eksiksiz bir şekilde davalıya iletilmemesinden kaynaklandığı anlaşılmakla bu döneme ilişkin talepte bulunulamayacağının değerlendirildiğini bildirmişlerdir. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 17/02/2022 tarihli ek raporlarında itirazları değerlendirerek kök raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığını bildirmişlerdir. Dosya kapsamından; davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim ile dava dışı ...Valiliği arasında 06/02/2013 tarihinde Duhok Uluslararası Havaalanı inşaatı sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında 18/04/2013 tarihli altyüklenicilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun 2.maddede düzenlendiği, gerçekleştirilecek işin birim fiyat esaslı olup, altyüklenici davacının tamamen kendine ait sözleşme ekinde belirtilen makina listesi ile 4 başlık halinde belirtilen işin yapımı olduğu, sözleşme tutarının 5.maddede 24.410.000,00 USD olarak belirtildiği, altyüklenicinin, işleri, sözleşmenin başka yerlerinde aksi özellikle belirtilmedikçe ağır iş makinalı, işçilik, nakliye ve tüm vergi ve sigorta vb. giderler dahil olmak kaydıyla bu sözleşmede taraflarca kabul edilen birim fiyatlarla, süresinde ve kabule şayan bir şekilde yapmayı ve teslim etmeyi taahhüt ettiğinin kararlaştırıldığı, işin süresinin 6.maddede 360 takvim günü olarak kararlaştırıldığı, gecikme cezasının 8.maddede düzenlendiği, hakedişler ve teminat kesintisinin 11.maddede, kesin teminatın 12.maddede, sözleşmenin feshinin 21.maddede düzenlenmiş olup, buna göre alt yüklenicinin sözleşme ve eklerinde tayin olunan taahhüt ve vecibelerden herhangi birine riayet etmez ise, sözleşmenin imzalanmasından ve yer tesliminden itibaren 20 gün içinde işe başlamaz ise, gereğine göre yeteri kadar makine, teçhizat, araç - gereç ve işçi ile işe devam etmez ise, işleri, iş programına göre 15 günden fazla geciktirir ise, iflas ederse, altyüklenicinin sözleşme altındaki yükümlülüklerini yerine getirirken iyi niyetle hareket eden, bunu yaparken aynı iş sahasında faaliyet gösteren, yürürlükteki mevzuat hükümlerine uyan basiretli, deneyimli ve becerikli bir işletmeciden beklenebilecek düzeyde beceri, özen, ihtiyat ve ileri görüşlülüğü gösteren işletmeci gibi hareket etmemesi halinde, altyüklenici alacaklarına icra dairelerince haciz ve icra konulması halinde, altyüklenicinin, yükleniciden doğmuş doğacak alacaklarını temlik etmesinin fesih nedeni olarak belirtildiği, yüklenicinin altyükleniciye göndereceği günlük yazılı ihbarname ile sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, bu durumda altyüklenicinin, yükleniciden herhangi bir hak ve tazminat talebinde bulunmayacağının kabul ve taahhüt edildiği, sözleşmenin toplam 39 maddeden ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim tarafından davacı şirkete Üsküdar 9. Noterliği'nden keşide edilen 13/02/2015 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesi uyarınca; Irak'ta yaşanan iç karışıklıklar da dikkate alınarak 06/08/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiği hususunun ihtar edildiği, davacı şirket tarafından Bakırköy 3. Noterliği'nden keşide edilen 02/04/2015 tarihli cevabi ihtarname ile taahhüt olunan işin çok altında iş verilmesine karşın taahhüt edilen işi karşılamak için hazır bulundurulan ekipmanın iş çalışma kapasitenin çok altında iş verilmesi nedeniyle çalıştırılamadığı ve taahhüt edilen işin taraflarına teslim edilmediği için ekipmanın bir kısmının boşta ve atıl vaziyette kaldığı, 10/05/2014 tarihinde ortaklık tarafından 15 gün süre ile işe ara verildiği söylendikten sonra işe başlamayı beklerken 18/06/2014 tarihinde sözleşmenin 29. maddesine göre hiç bir sebep gösterilmediğinden ortaklığın tek taraflı inisiyatifi ile fesh edildiği, bu fesihten sonra hukuka aykırı bir şekilde farklı gerekçe yaratılarak ikinci fesih ihbarında bulunulduğu, konusuz kalan teminatların taraflarına iade edilmediği, ekipmanların da teslim edilmediği, teminatların derhal iadesi, 07/07/2014 tarihinden bu yana yapılan ihbar ve ihtarlar ile temerrüt durumundan kaynaklı tüm zararların da talep edileceğinin ihtar olunduğu, davalı şirketler tarafından oluşturulan ortak girişim tarafından davacıya Üsküdar 9. Noterliği'nden keşide olunan 22/06/2015 tarihli ihtarname ile, feshin gerekçesiz yapıldığı iddiasının maddi gerçeğe aykırı olduğu, projedeki iş makinaları ve ekipmanlar ile iki adet teminat mektubunun Jeopet'e teslim edildiği, Jeopet'in cari hesaptan kaynaklı ortak girişimden herhangi bir alacağının bulunmadığı, ihtarnamede belirtilen eksiklikler nedeniyle 150.000,00 USD'nin ortak girişim uhdesinde tutulmaya devam edileceğinin ihtar olunduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf; taraflar arasında Irak Devleti Duhok Uluslararası Havalimanı İnşaat Projesi Kapsamında imzalanan 18/04/2013 tarihli altyüklenici sözleşmesi birim fiyat esaslı olup işin genel anlamda kazı yapılması ve dolgu sahasına nakli ile sıkıştırılması kalemlerine ilişkin olduğu, 04/07/2013 tarihinde işe başlanılmasından sonra, Aralık 2013-Nisan 2014 tarihlerinde davalıların sözlü talimatları ile işe ara verildiği, Nisan 2014 tarihinden tekrardan işe başlama talimatı verildiği, Mayıs 2014 tarihinde sözlü talimatla tekrardan işe ara verildiği, 10/05/2014 tarihinde davalı tarafından 15 gün süre ile işe ara verildiğinin söylendiği, sonrasında 18/06/2014 tarihinde sözlü olarak davalının tek taraflı inisiyatifi ile sözleşmenin feshedildiği, fesih ihbarının ardından 06/08/2014 tarihli sözleşmenin feshi konulu yazı ile Irak'ta son iki aydır yaşanan ve artık gelişmelerin güvenliği tehdit eder duruma gelmesi nedeniyle tüm işlerin fiili olarak durdurularak sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, iş makinalarının boşta kaldığı sürede kira bedelinden kaynaklı zararların olduğu, teminat mektubu komisyonları, şantiye giderleri, personel gideri, sigorta ve kasko gideri, nakliye gideri, iş makinası çalışma gideri, akaryakıt gideri, boş tutulan ekipmanlar ve iş kaybından dolayı kar kaybı ve diğer zararlar başlığı altında ekipmanların teslim edilmemesinden dolayı uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliliğinine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolasıyla uğranılan zararların tahsili isteğinde bulunmakta, davalı taraf; ...Valiliği'nin yükümlülüğünde olan ve projenin en kilit bölgesinde yer alan Mukuble Köyü ve Köy yolu istimlak sorunu nedeniyle yer teslimi gerçekleştirilemediği, ...Valiliği ile imzalanan sözleşmede açıkca belirtilmiş olmasına rağmen ariyet ocaklarının ...Valiliği tarafından teslim edilememesi ve Irak'ta yaşanan güvenlik sorunu nedeniyle, iş programının tamamında ciddi aksamalar meydana gelmesine neden olduğu, buna rağmen mevcut 45 milyon m3 kazı işinin 3,9 milyon m3'lük kısmının davacıya yaptırıldığı, yaşanan belirsizlik sonucunda proje kapsamında sadece davacı şirketin değil diğer altyüklenicilerin sözleşmelerinin de fesh edilmek zorunda bırakıldığı, müvekkili şirketlerin de hali hazırda işe devam edemediği, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiği, davacı tarafça iş makinalarının boşta kaldığı iddia edilen sürede başka firmalara kiralandığı, bu nedenle oluşmuş bir zarardan bahsedilemeyeceği, diğer alacak taleplerinin de yerinde olmadığı savunmasında bulunmaktadır. Taraflar arasında sözleşme kapsamında işin zaman zaman durdurulduğu, 18/06/2014 tarihinde sözlü olarak ve sonrasında 06/08/2014 tarihi itibariyle sözleşmenin fiilen sona erdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada uyuşmazlık; davalı tarafça sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı bu kapsamda davacının makina kira bedelleri, ekipmanlar ve iş kaybından kaynaklı kar kaybı, yapılan masraflar ve diğer zararlar başlığı altında belirtilen katlanılan tazminatlar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlar, sözleşmenin yerine getirilememesi nedeniyle uğranılan zararların tahsili talebinin yerinde olup olmadığı, var ise ne miktarda olduğu hususlarında toplanmaktadır. Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki altyüklenicilik sözleşmesinin birim fiyat esasına göre düzenlendiği, yer tesliminden 20 gün sonra işe başlamak üzere, iş programına göre işin 10/05/2013 tarihinde başlayıp, 10/05/2014 tarihinde bitirileceğinin hükme bağlandığı, eser sözleşmelerinde yer teslimi gerçekleştiriminin iş sahibinde olduğu, davalı tarafça işveren ...Valiliği tarafından iş tesliminin tamamlanamadığı ve yer tesliminin gerçekleştirilemediği ve Irak'ta yaşanan güvenlik sorunu nedeniyle işe devam imkanının kalmadığı belirtilmiş ise de, Irak Valiliği tarafından yer tesliminin sağlanamaması hususunun Irak Hükumeti ile yapılan sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, davacının o sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin 4.maddesindeki "alt yüklenicinin, mukavele ve eklerini, şartnameler, çizimler, vb. dokümanları almış, okumuş, işyerleri ve çevresini, ulaşım, yerleşim, fiziksel gerçekler ve iklim koşulları yönünden tetkik etmiş, tekliflerine tesir edebilecek her türlü risk, ihtimal ve koşulları değerlendirerek tatmin olmuştur." hükmünün yer teslimi edimini ortadan kaldıracak bir düzenleme niteliğinde olmadığı, Irak'ta yaşanan güvenlik sorunlarını, taraflar tacir olup, bilmeleri ve ön görmeleri gerektiği, davalı iş sahibinin buna rağmen sözleşmeyi akdetmek suretiyle yer teslimini sağlamayı taahhüt ettiği, sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı nedene dayanmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin feshi başlıklı 21.maddenin 2.fıkrasında günlük gönderilecek yazılı ihbar ile sözleşmenin sebepsiz feshi hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu olayda fesih ihbarlarının bulunduğu dönemler ve içerikler de nazara alındığında ve bu madde kapsamında sebepsiz fesih hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dosya kapsamı itibariyle feshin 21.maddenin altyüklenici başlıklı kısmında a,b,c,d,e,f,g,h bentleri halinde belirtilen nedenler kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekeceği, buna göre değerlendirmenin yapıldığı ve yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde, sözleşme ile ilgili şantiye alanı inşası gideri, personel gideri, sigorta ve kasko gideri, nakliye gideri, iş makinası çalışma gideri, akaryakıt gideri, teminat mektupları masrafı ve diğer zararlar olarak 45.000,00 USD, iş kaybı ve boş tutulan ekipmanlardan kaynaklı kâr kaybı 10.000,00 USD ve sözleşmenin feshinden ekipmanların teslimine kadarki dönem için geç teslimden kaynaklı zarar olarak 50.000,00 USD'nin tahsili talebinde bulunmuş olup, davacının sözleşmenin feshinden ekipmanların teslimine kadarki dönem için geç teslimden kaynaklı 50.000,00 USD talebine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; gecikmenin, davacı tarafça makineler listesinin doğru ve eksiksiz bir şekilde davalıya iletilmemesinden kaynaklandığı, kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı, anlaşılmakla bu kalem alacak talebi yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerekmiştir. Müspet zarar kapsamında bulunan kâr kaybında feshin haklı olup olmadığına göre değerlendirme yapılarak fesihte, altyüklenicilik sözleşmesinde yüklenicinin haklı olması halinde kâr kaybı istenemeyeceği, haksız olması halinde altyüklenici tarafından kâr kaybı istenebileceği, hakedilen iş bedelleri için feshin haklı olup olmadığının bir öneminin bulunmadığı, işbu dosyada yapılan hakedişler kapsamında ödemelerin yapıldığı, hakediş bedellerinin ödenmediğine yönelik bir uyuşmazlığın bulunmadığı, esasen bu konuda talebin de olmadığı, yüklenicinin iş sahibinin kusurlu olarak sözleşmenin feshi nedeniyle talep edebileceği müspet zarar, kesinti yöntemine göre hesaplanması gerekir ise de, davacının yurt dışı şantiye maliyetlerinin büyük bölümünün kayıtlara yansıtılamadığı, ağırlıklı olarak yurt içinden yapılan maliyetlerin gösterildiği, gerçekçi olmayan masraf ve gider kayıtlarına göre kesinti usulü uygulanarak zarar hesabının yapılamayacağı, bu nedenle talep edilebilecek müspet zararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin kökleşmiş içtihatları da nazara alınarak yaklaşık maliyet hesapları üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada 1.254.715,68 TL olarak hesaplandığı, iş makinalarının sözleşmenin feshedilmesinden önce boş tutulduğu döneme ilişkin kâr kaybı talebine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme, bilirkişi heyeti rapor içeriği de nazara alınarak bakım maliyeti düşüldükten sonra kâr kaybının 1.073.398,69 USD olarak hesaplandığı, iş kaybı ve boş tutulan ekipmanlardan kaynaklı kâr kaybına ilişkin olarak dosya kapsamı itibariyle 10.000,00 USD talepte bulunulduğu, hesaplanan miktarlar da nazara alınarak 10.000,00 USD'lik talebin yerinde olduğu, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından bu miktar alacağın dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, müspet zarar kapsamında kâr kaybı ve iş makinalarının sözleşmenin feshinden önceki boş tutulduğu döneme ilişkin kâr kaybı talebini 14/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 2.328.114,37 USD'ye yükseltmiş ise de, davalı taraf yasal süresi içerisinde verdiği cevapta ıslaha konu miktara ilişkin zamanaşımı definde bulunduğu, talebin dayanağı eser sözleşmesi kapsamında kâr kaybına ilişkin olup, alacağın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığı, sözleşmenin 18/06/2014 tarihinde şifahen feshedildiği, 06/08/2014 tarihli sözleşmenin feshi konulu yazı ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiği ve 13/02/2015 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesi uyarınca; Irak'ta yaşanan iç karışıklıklar da dikkate alınarak 06/08/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmenin feshedildiği hususunun ihtar edildiği, davacının cevabi ihtar tarihi 02/04/2015 olup, bu tarih itibariyle fesholduğunun bildirildiğinin kabulü halinde dahi TBK'nın 147/6 maddesi uyarınca 5 yıllık sürenin ıslah tarihi itibariyle dolduğu ve geçtiği anlaşılmakla ıslaha konu miktarların zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının sözleşme ile ilgili şantiye alanı inşası gideri, personel gideri, sigorta ve kasko gideri, nakliye gideri, iş makinası çalışma gideri, akaryakıt gideri, teminat mektupları masrafı ve diğer zararlar olarak 45.000,00 USD talebi ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın tüm alacak kalemlerinin yaklaşık maliyet hesabında yüklenici masrafı içerisinde yer alması nedeniyle ayrıca bu kalem giderlerin mükerrerliğe yol açacağından talep edilemeyeceği anlaşılmakla bu kalem taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ıslaha konu ettiği miktarların zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Dava dilekçesindeki talep edilen kalemlerden kâr mahrumiyetine ilişkin davanın 10.000,00 USD üzerinden kabulü ile, 10.000,00 USD'nin 04/10/2018 dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca birer yıllık dönemler itibariyle USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Alınması gerekli 4.111,58 TL harcın peşin alınan 10.792,90 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 658.969,84 TL toplamı 669.762,74 TL'den mahsubu ile artan 665.651,16 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 16.084,20 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %0,16'si olan 25,73 TL ile 35,90 TL başvurma ve 4.111,58 TL peşin harç toplamının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan 24,10 TL vekalet ve tasdik harcı ile 1,70 TL posta masrafından ibaret toplam 25,80 TL yargılama giderinin %99,84’ü olan 25,76 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.630,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 629.428,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2022 Yargılama Gideri Dökümü Davacı Posta Gideri : 609,00 TL Vekalet Tasdik Harcı : 25,20 TL Bilirkişi Ücreti : 15.450,00 TL + TOPLAM 16.084,20 TL

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/710, K. 2022/503, T. 12.10.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-710-e-2022-503-k-00bf6c91150d