İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/72 E. 2025/375 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/72
Karar No
2025/375
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/72 Esas KARAR NO :2025/375 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:01/02/2025 KARAR TARİHİ:20/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: 29/01/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki sigorta poliçesi olmayan ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurduklarını, ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.'nın ilgili maddesini ihlal ettiğini, kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, dava konusu talepler hususunda davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru neticesinde davalı kurum nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu, dava konusu kazaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na ...numaralı soruşturma dosyasının olduğunu, müvekkili söz konusu trafik kazası nedeniyle ... Üniversitesi Hastanesi'nden 05/02/2024 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %7 oranında malul kaldığını, müvekkilinin mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 50,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, davacının teminat yatırması zorunlu olduğunu, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, Suriye uyruklu olduğu anlaşılan davacının kimlik bilgilerinin teyidi için konsolosluk marifetiyle tespit yapılması gerektiğini, davacının teminat yatırma yükümlülüğü bulunduğunu, bu husus tamamlatılmadan esasa geçilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olup olmadığı, davacının kimlik bilgilerinin doğru olup olmadığı, dava takip yetkisi bulunup bulunmadığı, kontrolü sağlanarak tespit edilmesinin gerektiğini, dava şartına dair ilk inceleme yerine getirilmesini, Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun madde 48 gereği Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olduğunu, müvekkili kuruma usulune uygun bir başvuru yapılmamış olması, davadan önce yapılan başvuruda kusurlu olduğu iddia edilen aracın kazanın oluşundaki kusurunun ispatlanamaması, kalıcı engel oranı bulunduğunun ispatlanamamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davadan önce müvekkilu kuruma başvuru yapılmış olmasının zorunlu olduğunu, bu zorunlululuk bu davada dava şartı olarak öncelikle ele alınmasının gerektiğini, davadan önce yapılan başvuruda, kusurlu olduğu iddia edilen sigortasız araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde kusurlu olup olmadığı ispatlanamadığını, davacının iddia ettiği kalıcı maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınmasının gerektiğini, iddia edilen arazlar yönünden, nöroloji uzmanı, plastik cerrahi uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan engelli sağlık kurulu uzman heyeti marifetiyle kalıcı engel iddiası değerlendirmesinin gerektiğini, davacının iddia ettiği iş göremezlik halinin iddia edilen kaza nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususu tespit edilmeli, ayrıca kalıcı maluliyeti varsa bunun oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmesinin gerekitğini, davacının gerek illiyet bağının tespiti gerekse maluliyet oranının tespiti hakkında Adli Tıp Kurumu'na sevkinin gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasının gerektiğini, Yargıtay tarafından da benimsenen görüş uyarınca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden denetime elverişli ve ayrıntılı inceleme yapılmış bir rapor alınmasının gerektiğini, davacının ve diğer sigortasız olduğu iddia edilen aracın dava konusu kazadaki kusur oranı belirlenmesinin gerektiğini, müvekkili kurum ancak kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olarak, sigortasız aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, olay yeri kamera inceleme tutanaklarında kaza anını gösterir herhangi bir veri olmadığının tespit edildiğini, araç sürücüsü de kişinin kayıp düştüğünü araca çarpma söz konusu olmadığını beyan ettiğini, başvuran kendisi de araç plakası görmediğini etraftakilerden bilgi aldığını beyan ettiğini, motosiklet sürücüsü olan davacının, kendi kusuru ile hakimiyeti kaybedip düştüğü anlaşıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu 2024.E... sayılı dosyada verilen 09.11.2024 – ... sayılı karardan da görüleceği üzere, ZMMS poliçesi bulunmadığı iddia edilen ... sevk idaresindeki ... plaka sayılı aracın kazada kusuru bulunduğuna dair hiçbir somut delil bulunmadığını, tazminat hesaplaması TRH yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, kazaya sebebiyet veren ve sigortasız olduğu iddia edilen araç sürücüsüne ve işletenine davanın ihbarını talep ettiklerini, müvekkili kurum, Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği’nin 9/b maddesi gereğince davacıya ödeme yaparsa, ... Hesabı Yönetmeliği’nin 16. Maddesi ile müvekkil ... Hesabı’na yasada belirtilen nedenlerle yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara rücu etme hakkı tanındığını, bu nedenle davanın malik ve sürücüye ihbar edilmesini, SGK ödemelerinin mahsup edilmesinin gerektiğini, davayı ve faizi kabul anlamına gelmemekle beraber dava konusu uyuşmazlıkta temerrüt gerçekleşmediğini, davanın açılmasına müvekkili kurum sebep olmaması nedeniyle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden de sorumlu tutulamayacağını, ... Hesabı’nın sorumluluğu kaza tarihindeki trafik sigortası teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılama neticesine aleyhe hüküm kurulması halinde, ... Hesabı’nın sorumluluğu kaza tarihi itibariyle vefat hallerinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limiti ile sınırlı olduğunu, aleyhlerine karar verilmesi durumunda ... Hesabı’nın sorumluluğu kaza tarihindeki poliçedeki teminat limitini aşamayacağını, Trafik Sigortası Genel Şartları madde B.2.2.4 uyarınca, eğer tazminat teminat limitini geçiyorsa, yargılama giderleri, harçlar ve avukatlık ücreti yönünden de buna göre oran yapılarak sorumluluk sınırlandırılmak zorunda olduğunu, öncelikle ZMSS Genel Şartları'na göre usulune uygun bir başvuru yapılmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ispatlanamayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 29/01/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizdeki dava 01/02/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan 15/05/2025 tarihli dilekçe ile: davalı taraf ile tüm şartlarda anlaşıldığını, davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri vekalet ücreti vb. Taleplerinin bulunmadığını, feragat neticesinde gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK'nın 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde: davadan feragat etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, davayı sona erdiren taraf işlemleri olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu 22.maddesi uyarınca alınması gerekli 205,13 TL harçtan davacı tarafça başlangıçta yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 410,26 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/72, K. 2025/375, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-72-e-2025-375-k-323db9b7de48